Son Sabah — Erhan Sunar

Son Sabah
Erhan SunarÖteki Yayınevi
Son Sabah
Erhan SunarGünler kısalıyor derdi annem yanıbaşındaki pencereden laciverdimsi göğe bakarken Kış geldi artık derdi perdeleri çekip elektrik ışığıyla henüz tanışmış evimizin eşyalarına kararmış mobilyalarına göz gezdirirken Beni yanına çağırır kucağına alır ve bir başıma yetişemediğim balkonun korkuluklarına yanaşarak sokaktan gelip geçenleri gösterirdi Sonradan yetişkinlik yıllarımın uzunca bir dönemi boyunca rüyalarıma girecek bir şeyleri hayal edip kurar birkaç kat yükseklikteki balkonumuzdan ölmeden ve kendimi öldürmeden atlayıp şehrin bana işaret edilen görüntüleri arasında kaybolduğumu düşünürdüm ben de Derken annem beni sessizce tembihlercesine geriye çekilir ve yeniden zamanın geçmek bilmediği odamıza dönerdik O akşam yemeğini hazırlamaya geçer ben ise yakınlarda uydurduğum bir oyunun kurallarına girişirdim O yaşlarda her çocuğun yapacağı gibi ben de evde çoğunluğu ağabeyimden kalan oyuncak arabalarla vakit geçirmeyi sever daha küçük bir kardeşimiz de olmadığı için bir tür güven ve hışımla onları birbirlerine çarptırır istasyonlarda gezindirir park edip seyrederdim Dört yaşımın sonlarına doğru sanki büyümemle orantılı biçimde ağabeyimden yediğim dayaklar o okula gittikten sonra onun eşyalarına yönelttiğim bir öfkeye öyle bir sertlikle dönüşürdü ki o anda yanımda bulunmayan annemin bütün bunları görüp beni cezalandıracağını düşünürdüm Ama annem bunu fark edemeyecek kadar kendi iç dünyasına dönüktü ve oyuncak sepetini çocuk odasına değil de oturma odasına dökmüşsem ikna kabiliyeti yüksek dokunaklı bir sesle onları toplamamı söyler yeniden bir şeyler işlemeye ya da okumaya dönerdi

Öteki Yayınevi
Günler kısalıyor derdi annem yanıbaşındaki pencereden laciverdimsi göğe bakarken Kış geldi artık derdi perdeleri çekip elektrik ışığıyla henüz tanışmış evimizin eşyalarına kararmış mobilyalarına göz gezdirirken Beni yanına çağırır kucağına alır ve bir başıma yetişemediğim balkonun korkuluklarına yanaşarak sokaktan gelip geçenleri gösterirdi Sonradan yetişkinlik yıllarımın uzunca bir dönemi boyunca rüyalarıma girecek bir şeyleri hayal edip kurar birkaç kat yükseklikteki balkonumuzdan ölmeden ve kendimi öldürmeden atlayıp şehrin bana işaret edilen görüntüleri arasında kaybolduğumu düşünürdüm ben de Derken annem beni sessizce tembihlercesine geriye çekilir ve yeniden zamanın geçmek bilmediği odamıza dönerdik O akşam yemeğini hazırlamaya geçer ben ise yakınlarda uydurduğum bir oyunun kurallarına girişirdim O yaşlarda her çocuğun yapacağı gibi ben de evde çoğunluğu ağabeyimden kalan oyuncak arabalarla vakit geçirmeyi sever daha küçük bir kardeşimiz de olmadığı için bir tür güven ve hışımla onları birbirlerine çarptırır istasyonlarda gezindirir park edip seyrederdim Dört yaşımın sonlarına doğru sanki büyümemle orantılı biçimde ağabeyimden yediğim dayaklar o okula gittikten sonra onun eşyalarına yönelttiğim bir öfkeye öyle bir sertlikle dönüşürdü ki o anda yanımda bulunmayan annemin bütün bunları görüp beni cezalandıracağını düşünürdüm Ama annem bunu fark edemeyecek kadar kendi iç dünyasına dönüktü ve oyuncak sepetini çocuk odasına değil de oturma odasına dökmüşsem ikna kabiliyeti yüksek dokunaklı bir sesle onları toplamamı söyler yeniden bir şeyler işlemeye ya da okumaya dönerdi

Öteki Yayınevi
Günler kısalıyor derdi annem yanıbaşındaki pencereden laciverdimsi göğe bakarken Kış geldi artık derdi perdeleri çekip elektrik ışığıyla henüz tanışmış evimizin eşyalarına kararmış mobilyalarına göz gezdirirken Beni yanına çağırır kucağına alır ve bir başıma yetişemediğim balkonun korkuluklarına yanaşarak sokaktan gelip geçenleri gösterirdi Sonradan yetişkinlik yıllarımın uzunca bir dönemi boyunca rüyalarıma girecek bir şeyleri hayal edip kurar birkaç kat yükseklikteki balkonumuzdan ölmeden ve kendimi öldürmeden atlayıp şehrin bana işaret edilen görüntüleri arasında kaybolduğumu düşünürdüm ben de Derken annem beni sessizce tembihlercesine geriye çekilir ve yeniden zamanın geçmek bilmediği odamıza dönerdik O akşam yemeğini hazırlamaya geçer ben ise yakınlarda uydurduğum bir oyunun kurallarına girişirdim O yaşlarda her çocuğun yapacağı gibi ben de evde çoğunluğu ağabeyimden kalan oyuncak arabalarla vakit geçirmeyi sever daha küçük bir kardeşimiz de olmadığı için bir tür güven ve hışımla onları birbirlerine çarptırır istasyonlarda gezindirir park edip seyrederdim Dört yaşımın sonlarına doğru sanki büyümemle orantılı biçimde ağabeyimden yediğim dayaklar o okula gittikten sonra onun eşyalarına yönelttiğim bir öfkeye öyle bir sertlikle dönüşürdü ki o anda yanımda bulunmayan annemin bütün bunları görüp beni cezalandıracağını düşünürdüm Ama annem bunu fark edemeyecek kadar kendi iç dünyasına dönüktü ve oyuncak sepetini çocuk odasına değil de oturma odasına dökmüşsem ikna kabiliyeti yüksek dokunaklı bir sesle onları toplamamı söyler yeniden bir şeyler işlemeye ya da okumaya dönerdi
Son Sabah
Erhan Sunar
Öteki Yayınevi
Günler kısalıyor derdi annem yanıbaşındaki pencereden laciverdimsi göğe bakarken Kış geldi artık derdi perdeleri çekip elektrik ışığıyla henüz tanışmış evimizin eşyalarına kararmış mobilyalarına göz gezdirirken Beni yanına çağırır kucağına alır ve bir başıma yetişemediğim balkonun korkuluklarına yanaşarak sokaktan gelip geçenleri gösterirdi Sonradan yetişkinlik yıllarımın uzunca bir dönemi boyunca rüyalarıma girecek bir şeyleri hayal edip kurar birkaç kat yükseklikteki balkonumuzdan ölmeden ve kendimi öldürmeden atlayıp şehrin bana işaret edilen görüntüleri arasında kaybolduğumu düşünürdüm ben de Derken annem beni sessizce tembihlercesine geriye çekilir ve yeniden zamanın geçmek bilmediği odamıza dönerdik O akşam yemeğini hazırlamaya geçer ben ise yakınlarda uydurduğum bir oyunun kurallarına girişirdim O yaşlarda her çocuğun yapacağı gibi ben de evde çoğunluğu ağabeyimden kalan oyuncak arabalarla vakit geçirmeyi sever daha küçük bir kardeşimiz de olmadığı için bir tür güven ve hışımla onları birbirlerine çarptırır istasyonlarda gezindirir park edip seyrederdim Dört yaşımın sonlarına doğru sanki büyümemle orantılı biçimde ağabeyimden yediğim dayaklar o okula gittikten sonra onun eşyalarına yönelttiğim bir öfkeye öyle bir sertlikle dönüşürdü ki o anda yanımda bulunmayan annemin bütün bunları görüp beni cezalandıracağını düşünürdüm Ama annem bunu fark edemeyecek kadar kendi iç dünyasına dönüktü ve oyuncak sepetini çocuk odasına değil de oturma odasına dökmüşsem ikna kabiliyeti yüksek dokunaklı bir sesle onları toplamamı söyler yeniden bir şeyler işlemeye ya da okumaya dönerdi

Öteki Yayınevi
Banka Havale Hesapları Sipariş Takip İletişim Formu Giriş Yap Kaydol ANASAYFA ÖTEKİ YAYINEVİ YAZARLARIMIZ YAYINEVLERİ KATEGORİLER İLETİŞİM Anasayfa Edebiyat Roman Günümüz Son Sabah Son Sabah Erhan Sunar Öteki Yayınevi Roman Günümüz Öteki Yayınevi ISBN 9789755846156 Basım Tarihi 2026 01 Baskı 1 Sayfa Sayısı 570 Boyut 135x195 Kapak Karton Kağıt Kitap Kağıdı Orjinal Dili Türkçe Yayın Dili Türkçe Emeği Geçenler Hazırlayan Mazlum Hancı Grafiker Sergen Sucu Dizgici Mizanpaj Ali İmren Günler kısalıyor derdi annem yanıbaşındaki pencereden laciverdimsi göğe bakarken Kış geldi artık derdi perdeleri çekip elektrik ışığıyla henüz tanışmış evimizin eşyalarına kararmış mobilyalarına göz gezdirirken Beni yanına çağırır kucağına alır ve bir başıma yetişemediğim balkonun korkuluklarına yanaşarak sokaktan gelip geçenleri gösterirdi Sonradan yetişkinlik yıllarımın uzunca bir dönemi boyunca rüyalarıma girecek bir şeyleri hayal edip kurar birkaç kat yükseklikteki balkonumuzd Devamını Oku Liste Fiyatı 500 00 500 00 Sepete Ekle Paylaş KURUMSAL Hakkımızda Bize Ulaşın Fiyat Listesi SÖZLEŞMELER Mesafeli Satış Sözleşmesi Gizlilik Sözleşmesi Kullanıcı Sözleşmesi Teslimat ve İade Çerez Politikasi HIZLI ERİŞİM Üye Ol Üye Giriş Sipariş Takip 2026 Öteki Yayınevi Her hakkı saklıdır Tasarım Uygulama ONSO Ödeme Yap İptal Ödeme Yap Bize Yazın Lütfen Giriş Yapın Üye Ol Giriş Yap Üye Olmadan Alışverişe Devam Et

Öteki
Günler kısalıyor derdi annem yanıbaşındaki pencereden laciverdimsi göğe bakarken Kış geldi artık derdi perdeleri çekip elektrik ışığıyla henüz tanışmış evimizin eşyalarına kararmış mobilyalarına göz gezdirirken Beni yanına çağırır kucağına alır ve bir başıma yetişemediğim balkonun korkuluklarına yanaşarak sokaktan gelip geçenleri gösterirdi Sonradan yetişkinlik yıllarımın uzunca bir dönemi boyunca rüyalarıma girecek bir şeyleri hayal edip kurar birkaç kat yükseklikteki balkonumuzdan ölmeden ve kendimi öldürmeden atlayıp şehrin bana işaret edilen görüntüleri arasında kaybolduğumu düşünürdüm ben de Derken annem beni sessizce tembihlercesine geriye çekilir ve yeniden zamanın geçmek bilmediği odamıza dönerdik O akşam yemeğini hazırlamaya geçer ben ise yakınlarda uydurduğum bir oyunun kurallarına girişirdim O yaşlarda her çocuğun yapacağı gibi ben de evde çoğunluğu ağabeyimden kalan oyuncak arabalarla vakit geçirmeyi sever daha küçük bir kardeşimiz de olmadığı için bir tür güven ve hışımla onları birbirlerine çarptırır istasyonlarda gezindirir park edip seyrederdim Dört yaşımın sonlarına doğru sanki büyümemle orantılı biçimde ağabeyimden yediğim dayaklar o okula gittikten sonra onun eşyalarına yönelttiğim bir öfkeye öyle bir sertlikle dönüşürdü ki o anda yanımda bulunmayan annemin bütün bunları görüp beni cezalandıracağını düşünürdüm Ama annem bunu fark edemeyecek kadar kendi iç dünyasına dönüktü ve oyuncak sepetini çocuk odasına değil de oturma odasına dökmüşsem ikna kabiliyeti yüksek dokunaklı bir sesle onları toplamamı söyler yeniden bir şeyler işlemeye ya da okumaya dönerdi