MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Son Saraylı

Son Saraylı
112,50

Son Saraylı

Babıali Kültür Yayınları

Kasım 2009112 sf.
Ciltsiz
TamadresEn ucuz

Son Saraylı

Takvimler Hicrî 18 Ramazan 1330 ve Miladî 31 Ağustos 1912 tarihini gösteriyordu Halen hayatta olan dedesi eski padişah Sultan Hamid ve büyük amcası yeni padişah Sultan Reşad da dâhil Osmanoğulları nın o anki 34 üncü erkek üyesi olarak dünyaya gözlerini açan minik şehzadeye Osman Ertuğrul ismi verildi Tarihin kaydettiği en uzun ömürlü devletlerden olan Devlet i Aliyye i Osmaniyye nin kurucusu ile Osmanoğulları nın atasının isimleri ilk defa yan yana gelerek bir şehzadeye isim olmuştu Şehzade devletlû necâbetlû Osman Ertuğrul Efendi Hazretleri nin daha 10 yaşında bir çocukken vatanından ayrı kalarak 70 sene süreyle İstanbul u göremeyeceğini kimse tahmin edemezdi Dahası çok uzun yaşayarak doğduğu Ramazan ayından sonraki 100 üncü Ramazan ı İstanbul da geçireceğini ve bayramdan hemen sonra vatanında vefat edeceğini de kimse bilemezdi Osman Ertuğrul Efendi Sultan Osman Gazi den itibaren Osmanoğullarından erkek veya kadın hiçbirinin ulaşamadığı bir yaşa ulaşmıştı Miladi 97 yıl 24 gün Hicri sene hesabıyla ise 100 yıl 17 gün ömür sürmüştü Sarayda doğmuş 12 yaşına kadar ileride Osmanlı tahtına geçmesi muhtemel müstakbel padişah olarak saray terbiyesi almış son Osmanlı şehzadesiydi

Tamadres
406,00

Yapı Kredi Yayınları

Eylül 2012776 sf.
Ciltsiz
Tamadres

M Çağatay Uluçay geniş bir tarih yelpazesinde kalem oynatmış pek çok konuda ilklere imza atmış bir araştırmacıdır 1930 lu yılların sonlarından itibaren vefatına kadar devam eden çalışmalarında yerel mahkemelerin kayıtlarıyla Osmanlı Arşivlerindeki belgelerden yararlanması onu özel ve öncü kılan yanlardan ikisidir Uluçay biyografiden menakıbnâmeye kültür tarihinden kurum tarihine yerel araştırmalardan Osmanlı Haremi ne eşkıyalık hareketlerinden âyanların yönetim ve davranış biçimlerine halk edebiyatından musiki tarihine padişahların devlet ve harem hayatlarından sultanların vâlide ve hanım sultanların cariyelerin özel hayatlarına varıncaya kadar bugün de değerini koruyan yazı ve kitapların müellifi olarak bilinir Sancaktan Saraya bir şehzâde sancağı olan Manisa araştırmalarıyla başlayan Uluçay tarihçiliğinin İstanbul Saray ve Harem üzerine bir yelpaze gibi açılan gelişim çizgisini yansıtan herbiri bir yerde yayımlanıp kalmış kırk iki yazı ile iki kitapçığı ilk kez bir kitap bütünlüğünde bir araya getiriyor