MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Sorokin in Toplum Felsefesi Fahri Atasoy 15 İndirim — Fahri Atasoy

Sorokin in Toplum Felsefesi Fahri Atasoy 15 İndirim
112,34
Genel FelsefeDiğer Felsefe KitaplarıDiğer

Sorokin in Toplum Felsefesi Fahri Atasoy 15 İndirim

Fahri Atasoy

Net Kitaplık Yayıncılık

2018144 sf.
Ekin KitapEn ucuz

Sorokin in Toplum Felsefesi Fahri Atasoy 15 İndirim

Fahri Atasoy

Toplum felsefesi ve toplumsal gerçekliğin bilgisine ulaşma problemi akademik hayatımda ilgimin odak noktası oldu Lisans eğitimimi aldığım Hacettepe Üniversitesi Felsefe Bölümü çok bilinçli bir seçim değildi benim için Felsefeyle orada tanıştım ve ön yargılarımın bu süreçte yavaş yavaş eridiğini hissettim İnsanın hayatında yaşadıkları inandıkları dünyaya bakışı ve yeni öğrendiği bilgiler çok etkili oluyor Benim de felsefe ve sosyoloji arasında odaklanmama bu süreç etkili oldu Bazı karşılaştığım problemler peşimi bırakmadı Âdeta takılıp kaldım Gençlik döneminde içine düştüğümüz siyasal çatışma atmosferi düşünce dünyamızda birtakım problemler doğurdu Büyük oranda onların peşinde sürüklendik O dönemde toplum ve özelde gençlik iki kutup hâline gelmişti Felsefe solun bir silahı gibiydi Sağcılık bir anlamda muhafazakârlık şeklinde öne çıkıyor ve düşünce dünyasını dinî referanslarla şekillendiriyordu Buna göre de felsefe insanı yoldan çıkarabilecek şeytanca bir uğraş şeklinde yorumlanıyordu O zaman düşmanın silahı ile silahlanıp onu yenmenin yolunu bulmak lazımdı Ben de onu yapmak istedim 1980 yılı öncesi ve sonrasıyla bizim neslin hayatında bir dönüm noktası oldu Devrimciler işçi sınıfını temele alan bir dünya görüşü benimsediler Bu dünya görüşü zaten Batı kapitalizmi karşısında Karl Marks tarafından ideoloji hâline getirilen sosyalizm ve uygulama örneği komünizm idi Bunun karşısında Batı dünyasında liberal sistem ve bizde milliyetçilik ön plana çıktı Millet gerçekliği aslında Batı modernleşmesiyle birlikte siyasal meşruiyetin temeline çoktan girmişti Milliyetçilik hareketleriyle Batı güçlenmiş ve modern bir siyasal sistem kurmuştu Fakat bizde bu çok yoğun bir tartışmaya sebep oldu Tanzimat ve meşrutiyet dönemlerinde siyasiler ve aydınlar bir türlü millet nedir sorusuna geçerli bir cevap bulamadılar Üç tarz ı siyaset olarak adlandırılan Osmanlıcılık İslamcılık Türkçülük öyle ortaya çıktı Gökalp buna cevap bulma yolunun Batı da yeni ortaya çıkan sosyolojiden geçtiğini gördü Sosyoloji bir bilim olarak toplumsal gerçekliğin aydınlatılması açıklanması ve yasalarının ortaya çıkarılması peşindeydi Gökalp in etkisinde kalan milliyetçiler de bu arayışın peşine takıldılar Milleti bilimsel olarak tanımlamak ve bu varlığın gücünden faydalanmak istediler Sosyalist hareketlere de bu gerçeklik üzerinden karşı durmaya çalıştılar Dünyada farklılaşmayı ortadan kaldıracak bir enternasyonalizm mi egemen olmaktadır yoksa farklı sosyal birimler olarak milletler kültürler bir gerçeklik alanı olarak hayatlarını sürdürmekte midir Milliyetçiliğin meşruiyetini ve gerekliliğini savunabilmek için bu sorulara çok sağlam cevaplar üretmek gerekliydi Bunu yapabilecek en güçlü araç ise tabii ki sosyolojiydi Felsefe eğitiminden sonra sosyolojinin felsefeden de faydalanarak pek çok sorumuza cevap bulabilecek bir bilim olduğunu fark etmem çalışmalarımın yönünü belirledi Gökalp sonrasında birçok bilim insanı bu konular üzerinde düşünce üretti bilimsel çalışma yaptı Hilmi Ziya Ülken bunlardan birisiydi Bu sebepten sosyoloji bölümünde yüksek lisans yaparken tez konumu Ülken in Millet Anlayışı olarak seçmiştim İkinci yüksek lisans eğitimimi tekrar felsefe alanında sürdürdüm ve tez olarak Sorokin in Toplum Felsefesi konusunu çalıştım Bunlar içinde bulunduğum sosyal ortamdan kaynaklanan ve zihnimi kurcalayan konulardı Elinizdeki kitap bu sürecin sonunda ortaya çıkan bir arayışın ürünüdür Dünyaya evrenselci ve ilerlemeci bir hümanizm mi egemendir yoksa dünyada birbirinden farklı kültürler milletler veya medeniyetler mi vardır Toplumsal hayatımızda yaşadığımız değişmeler bütün toplumları kapsayan bir ilerleme midir yoksa farklı toplumlarda inişli çıkışlı farklı değişimler mi görünmektedir Sosyolojinin ortaya çıktığı günden itibaren üretilen büyük teoriler genellikle bu sorunu görmezden gelmişlerdir Biraz da bunda çağın ruhu diyebileceğimiz egemen bir zihniyet yapısı etkilidir Fakat bu dönemin moda anlayışının gerçeklerle pek örtüşmediği dünyada yaşanan çatışmalar ve olumsuzluklarla çabuk ortaya çıkmıştır Sorokin nin Bir Bunalım Çağında Toplum Felsefeleri kitabı bu durumu çok güzel özetler O zaman bu anlayış farklılığını ortaya koymak bizim için bir görev hâline geldi Çünkü bizim arayışımız da zaten millet ve kültür farklılığının bilimsel olarak nasıl temellendirileceği üzerine idi Bir anlamda zihnimizdeki problemin çözümüne katkı sağlayabilecek bir cevher bulmuş gibi olduk Bu cevher Küreselleşme ve Milliyetçilik çalışmamız için de çok sağlam bir temel oluşturdu Sorokin sosyoloji tarihinde kendine özgü bir yere sahiptir Sosyoloji adı altında üretilen bilgileri felsefi eleştiri süzgecinden geçirir O dönemde sosyoloji teorisi olarak ortaya konan bütün bilgileri bu yöntemle gözden geçirmiş ve Çağdaş Sosyoloji Teorileri kitabını yazmıştır Kitabımızın bu baskısına Sorokin in hayatı ve Çağdaş Sosyoloji Teorileri kitabı üzerine yaptığımız çalışmayı da eklemeyi uygun gördük Her iki çalışma da Sorokin i anlamak bakımından önemli ipuçları vermektedir Önemli olan Sorokin in sosyolojik yaklaşımını ve toplum teorisini etraflı bir şekilde anlamaktır Bu eser Sorokin in görüşleri hakkında ipuçları veren bir kılavuz niteliğindedir Sorokin i daha doğru anlayabilmenin yolu kendi eserlerine doğrudan müracaat etmekten geçer Bizim yaptığımız toplum felsefesi bağlamında bir Sorokin okumasıdır Anladığımız kadarı bu sayfalara yansıyandır Eksikleri olduğunu kabul ederek okunması yeni arayışlara yol açacak ve doğru bilgiye ulaşmada bir basamak teşkil edecektir Felsefi eleştiri bilim için de elzem bir yöntemdir ve özellikle genç araştırmacılara hararetle tavsiye edilir Gençliğini kaybetmişlerin yaşı ne olursa olsun ezberlerini bozmak zaten mümkün değildir Bilgi bilim hakikat arama heyecanını canlı tutanlar her zaman insanlığa olumlu katkı sağlayanlardı

Kita Kitap
137,00

Net Kitaplık Yayıncılık

Temmuz 20232. baskı152 sf.
Ciltsiz13,00 x 20,00 cm2. HamurTürkçe
Kita Kitap

Dünyaya evrenselci ve ilerlemeci bir hümanizm mi egemendir yoksa dünyada birbirinden farklı kültürler milletler veya medeniyetler mi vardır Toplumsal hayatımızda yaşadığımız değişmeler bütün toplumları kapsayan bir ilerleme midir yoksa farklı toplumlarda inişli çıkışlı farklı değişimler mi görünmektedir Sosyolojinin ortaya çıktığı günden itibaren üretilen büyük teoriler genellikle bu sorunu görmezden gelmişlerdir Biraz da bunda çağın ruhu diyebileceğimiz egemen bir zihniyet yapısı etkilidir Fakat bu dönemin moda anlayışının gerçeklerle pek örtüşmediği dünyada yaşanan çatışmalar ve olumsuzluklarla çabuk ortaya çıkmıştır Sorokin nin Bir Bunalım Çağında Toplum Felsefeleri kitabı bu durumu çok güzel özetler O zaman bu anlayış farklılığını ortaya koymak bizim için bir görev haline geldi Çünkü bizim arayışımız da zaten millet ve kültür farklılığının bilimsel olarak nasıl temellendirileceği üzerine idi Bir anlamda zihnimizdeki problemin çözümüne katkı sağlayabilecek bir cevher bulmuş gibi olduk Bu eser Sorokin in görüşleri hakkında ipuçları veren bir kılavuz niteliğindedir Sorkin i daha doğru anlayabilmenin yolu kendi eserlerine doğrudan müracaat etmekten geçer Bizim yaptığımız toplum felsefesi bağlamında bir Sorokin okumasıdır img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Şehadet Kitap
177,50

Net Kitaplık Yayıncılık

2018144 sf.
Şehadet Kitap

Toplum felsefesi ve toplumsal gerçekliğin bilgisine ulaşma problemi akademik hayatımda ilgimin odak noktası oldu Lisans eğitimimi aldığım Hacettepe Üniversitesi Felsefe Bölümü çok bilinçli bir seçim değildi benim için Felsefeyle orada tanıştım ve ön yargılarımın bu süreçte yavaş yavaş eridiğini hissettim İnsanın hayatında yaşadıkları inandıkları dünyaya bakışı ve yeni öğrendiği bilgiler çok etkili oluyor Benim de felsefe ve sosyoloji arasında odaklanmama bu süreç etkili oldu Bazı karşılaştığım problemler peşimi bırakmadı Âdeta takılıp kaldım Gençlik döneminde içine düştüğümüz siyasal çatışma atmosferi düşünce dünyamızda birtakım problemler doğurdu Büyük oranda onların peşinde sürüklendik O dönemde toplum ve özelde gençlik iki kutup hâline gelmişti Felsefe solun bir silahı gibiydi Sağcılık bir anlamda muhafazakârlık şeklinde öne çıkıyor ve düşünce dünyasını dinî referanslarla şekillendiriyordu Buna göre de felsefe insanı yoldan çıkarabilecek şeytanca bir uğraş şeklinde yorumlanıyordu O zaman düşmanın silahı ile silahlanıp onu yenmenin yolunu bulmak lazımdı Ben de onu yapmak istedim 1980 yılı öncesi ve sonrasıyla bizim neslin hayatında bir dönüm noktası oldu Devrimciler işçi sınıfını temele alan bir dünya görüşü benimsediler Bu dünya görüşü zaten Batı kapitalizmi karşısında Karl Marks tarafından ideoloji hâline getirilen sosyalizm ve uygulama örneği komünizm idi Bunun karşısında Batı dünyasında liberal sistem ve bizde milliyetçilik ön plana çıktı Millet gerçekliği aslında Batı modernleşmesiyle birlikte siyasal meşruiyetin temeline çoktan girmişti Milliyetçilik hareketleriyle Batı güçlenmiş ve modern bir siyasal sistem kurmuştu Fakat bizde bu çok yoğun bir tartışmaya sebep oldu Tanzimat ve meşrutiyet dönemlerinde siyasiler ve aydınlar bir türlü millet nedir sorusuna geçerli bir cevap bulamadılar Üç tarz ı siyaset olarak adlandırılan Osmanlıcılık İslamcılık Türkçülük öyle ortaya çıktı

Ucuz Kitap Al
212,50

Net Kitaplık Yayıncılık

Temmuz 2023144 sf.
14.00x21.00 cm2. Hamur
Ucuz Kitap Al

Fahri Atasoy tarafından kaleme alınan Sorokin in Toplum Felsefesi Net Kitaplık Yayıncılık eseri olarak okurlarla buluşuyor Sorokin in Toplum Felsefesi Fahri Atasoy Kitap Özeti Toplum felsefesi ve toplumsal gerçekliğin bilgisine ulaşma problemi akademik hayatımda ilgimin odak noktası oldu Lisans eğitimimi aldığım Hacettepe Üniversitesi Felsefe Bölümü çok bilinçli bir seçim değildi benim için Felsefeyle orada tanıştım ve ön yargılarımın bu süreçte yavaş yavaş eridiğini hissettim İnsanın hayatında yaşadıkları inandıkları dünyaya bakışı ve yeni öğrendiği bilgiler çok etkili oluyor Benim de felsefe ve sosyoloji arasında odaklanmama bu süreç etkili oldu Bazı karşılaştığım problemler peşimi bırakmadı Âdeta takılıp kaldım Gençlik döneminde içine düştüğümüz siyasal çatışma atmosferi düşünce dünyamızda birtakım problemler doğurdu Büyük oranda onların peşinde sürüklendik O dönemde toplum ve özelde gençlik iki kutup hâline gelmişti Felsefe solun bir silahı gibiydi Sağcılık bir anlamda muhafazakârlık şeklinde öne çıkıyor ve düşünce dünyasını dinî referanslarla şekillendiriyordu Buna göre de felsefe insanı yoldan çıkarabilecek şeytanca bir uğraş şeklinde yorumlanıyordu O zaman düşmanın silahı ile silahlanıp onu yenmenin yolunu bulmak lazımdı Ben de onu yapmak istedim 1980 yılı öncesi ve sonrasıyla bizim neslin hayatında bir dönüm noktası oldu Devrimciler işçi sınıfını temele alan bir dünya görüşü benimsediler Bu dünya görüşü zaten Batı kapitalizmi karşısında Karl Marks tarafından ideoloji hâline getirilen sosyalizm ve uygulama örneği komünizm idi Bunun karşısında Batı dünyasında liberal sistem ve bizde milliyetçilik ön plana çıktı Millet gerçekliği aslında Batı modernleşmesiyle birlikte siyasal meşruiyetin temeline çoktan girmişti Milliyetçilik hareketleriyle Batı güçlenmiş ve modern bir siyasal sistem kurmuştu Fakat bizde bu çok yoğun bir tartışmaya sebep oldu Tanzimat ve meşrutiyet dönemlerinde siyasiler ve aydınlar bir türlü millet nedir sorusuna geçerli bir cevap bulamadılar Üç tarz ı siyaset olarak adlandırılan Osmanlıcılık İslamcılık Türkçülük öyle ortaya çıktı Gökalp buna cevap bulma yolunun Batı da yeni ortaya çıkan sosyolojiden geçtiğini gördü Sosyoloji bir bilim olarak toplumsal gerçekliğin aydınlatılması açıklanması ve yasalarının ortaya çıkarılması peşindeydi Gökalp in etkisinde kalan milliyetçiler de bu arayışın peşine takıldılar Milleti bilimsel olarak tanımlamak ve bu varlığın gücünden faydalanmak istediler Sosyalist hareketlere de bu gerçeklik üzerinden karşı durmaya çalıştılar Dünyada farklılaşmayı ortadan kaldıracak bir enternasyonalizm mi egemen olmaktadır yoksa farklı sosyal birimler olarak milletler kültürler bir gerçeklik alanı olarak hayatlarını sürdürmekte midir Milliyetçiliğin meşruiyetini ve gerekliliğini savunabilmek için bu sorulara çok sağlam cevaplar üretmek gerekliydi Bunu yapabilecek en güçlü araç ise tabii ki sosyolojiydi Felsefe eğitiminden sonra sosyolojinin felsefeden de faydalanarak pek çok sorumuza cevap bulabilecek bir bilim olduğunu fark etmem çalışmalarımın yönünü belirledi Gökalp sonrasında birçok bilim insanı bu konular üzerinde düşünce üretti bilimsel çalışma yaptı Hilmi Ziya Ülken bunlardan birisiydi Bu sebepten sosyoloji bölümünde yüksek lisans yaparken tez konumu Ülken in Millet Anlayışı olarak seçmiştim İkinci yüksek Yayınevi Net Kitaplık Yayıncılık Yazar Fahri Atasoy Sayfa 144 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 14 00x21 00 cm Basım Yılı Temmuz 2023 Barkod 9786052392034 Kategori Diğer Felsefe Kitapları Genel Felsefe