Sosyal Bilimler ve İslam Araştırmaları — Kolektif

Sosyal Bilimler ve İslam Araştırmaları
Kolektif
Eski Yeni Yayınları
Sosyal Bilimler ve İslam Araştırmaları
Kolektif
İslam araştırmaları İslâmî ilimlerden farklı olarak İslam a dair bütünlüklü bir çerçeveyi ifade eder İslâmî ilimleri de kuşatan ancak onunla sınırlı kalmayan İslâm tarihine ve toplumuna ilişkin tüm alanları bir bütün olarak telakki eder Bu çerçevede İslam araştırmaları geçmişten günümüze ağırlıklı olarak metin merkezli bir yaklaşım çerçevesinde ele alınmış dini bilgi büyük ölçüde klasik ilimlerin kendi iç mantığı ve yöntemsel sınırları içerisinde değerlendirilmiştir Ne var ki din olgusunun yalnızca klasik ilimlerin metinleri üzerinden okunması onun tarihsel toplumsal ve beşeri boyutlarının bütüncül biçimde kavranmasını güçleştirmektedir İnançların toplumsal karşılığı bireyin iç dünyasındaki yansımaları kültürel süreklilikler mekansal örgütlenmeler ve ekonomik ilişkiler dikkate alınmaksızın İslam araştırmalarının derinlikli bir analize konu edilmesi sınırlı kalmaktadır Bu sınırlılığı aşmanın yollarından birisi modern sosyal bilimlerin yöntem ve verilerinin İslam araştırmalarına uygulanmasıdır Günümüzde bu amacı taşıyan yatay bir literatür oluşmuş durumdadır Sosyal Bilimler ve İslam Araştırmaları başlıklı bu eser söz konusu sınırlılığı aşma çabasının bir ürünü olarak İslam araştırmalarını disiplinlerarası bir perspektif içinde yeniden düşünmeyi hedeflemektedir Literatürde yatay olarak var olan çalışmaların temel yaklaşımlarını dikey zeminde değerlendirmeyi amaçlamaktadır On üç bölümden oluşan kitap din olgusunun farklı bilim dallarıyla kurduğu ilişkileri sistematik bir bütünlük içerisinde ele alarak bir bakış sunmaktadır Kitapta yer alan çalışmalar psikolojiden sosyolojiye antropolojiden arkeolojiye coğrafyadan tarihe sanat tarihinden dinler tarihine mantıktan felsefeye hukuktan iktisada kadar uzanan geniş bir düşünsel zeminde İslam araştırmalarının farklı temas noktalarını incelemektedir Her bir disiplin sahip olduğu kuramsal birikim ve yöntemsel imkanlar doğrultusunda İslam ı farklı açılardan ele almakta böylece İslam araştırmalarının yalnızca normatif hükümler ya da itikadi çerçeveyle sınırlı bir alan olmadığı ortaya konulmaktadır İnsan toplum kültür mekân ve kurum arasındaki çok katmanlı ilişkiler eser boyunca farklı düzlemlerde tartışmaya açılmakta alanın sınırları daha geniş ve bütüncül bir perspektif içinde yeniden tanımlanmaktadır Eser disiplinlerarası katkıları yan yana getiren bir derleme olmanın ötesine geçerek İslam araştırmalarına yöneltilebilecek yeni soruların imkanını araştırmakta ve yerleşik kabulleri eleştirel bir gözle yeniden değerlendirmektedir Klasik bilgi birikimi ile modern bilimsel yaklaşım arasında kurulan bu etkileşim zemini araştırmacıyı yalnızca mevcut bilgiyi aktaran bir konumda bırakmamakta onu sorgulayan yeniden kuran ve yöntemsel çeşitliliği dikkate alan bir düşünme pratiğine yöneltmektedir

Eski Yeni Yayınları
İslam araştırmaları İslâmî ilimlerden farklı olarak İslam a dair bütünlüklü bir çerçeveyi ifade eder İslâmî ilimleri de kuşatan ancak onunla sınırlı kalmayan İslâm tarihine ve toplumuna ilişkin tüm alanları bir bütün olarak telakki eder Bu çerçevede İslam araştırmaları geçmişten günümüze ağırlıklı olarak metin merkezli bir yaklaşım çerçevesinde ele alınmış dini bilgi büyük ölçüde klasik ilimlerin kendi iç mantığı ve yöntemsel sınırları içerisinde değerlendirilmiştir Ne var ki din olgusunun yalnızca klasik ilimlerin metinleri üzerinden okunması onun tarihsel toplumsal ve beşeri boyutlarının bütüncül biçimde kavranmasını güçleştirmektedir İnançların toplumsal karşılığı bireyin iç dünyasındaki yansımaları kültürel süreklilikler mekansal örgütlenmeler ve ekonomik ilişkiler dikkate alınmaksızın İslam araştırmalarının derinlikli bir analize konu edilmesi sınırlı kalmaktadır Bu sınırlılığı aşmanın yollarından birisi modern sosyal bilimlerin yöntem ve verilerinin İslam araştırmalarına uygulanmasıdır Günümüzde bu amacı taşıyan yatay bir literatür oluşmuş durumdadır Sosyal Bilimler ve İslam Araştırmaları başlıklı bu eser söz konusu sınırlılığı aşma çabasının bir ürünü olarak İslam araştırmalarını disiplinlerarası bir perspektif içinde yeniden düşünmeyi hedeflemektedir Literatürde yatay olarak var olan çalışmaların temel yaklaşımlarını dikey zeminde değerlendirmeyi amaçlamaktadır On üç bölümden oluşan kitap din olgusunun farklı bilim dallarıyla kurduğu ilişkileri sistematik bir bütünlük içerisinde ele alarak bir bakış sunmaktadır Kitapta yer alan çalışmalar psikolojiden sosyolojiye antropolojiden arkeolojiye coğrafyadan tarihe sanat tarihinden dinler tarihine mantıktan felsefeye hukuktan iktisada kadar uzanan geniş bir düşünsel zeminde İslam araştırmalarının farklı temas noktalarını incelemektedir Her bir disiplin sahip olduğu kuramsal birikim ve yöntemsel imkanlar doğrultusunda İslam ı farklı açılardan ele almakta böylece İslam araştırmalarının yalnızca normatif hükümler ya da itikadi çerçeveyle sınırlı bir alan olmadığı ortaya konulmaktadır İnsan toplum kültür mekân ve kurum arasındaki çok katmanlı ilişkiler eser boyunca farklı düzlemlerde tartışmaya açılmakta alanın sınırları daha geniş ve bütüncül bir perspektif içinde yeniden tanımlanmaktadır Eser disiplinlerarası katkıları yan yana getiren bir derleme olmanın ötesine geçerek İslam araştırmalarına yöneltilebilecek yeni soruların imkanını araştırmakta ve yerleşik kabulleri eleştirel bir gözle yeniden değerlendirmektedir Klasik bilgi birikimi ile modern bilimsel yaklaşım arasında kurulan bu etkileşim zemini araştırmacıyı yalnızca mevcut bilgiyi aktaran bir konumda bırakmamakta onu sorgulayan yeniden kuran ve yöntemsel çeşitliliği dikkate alan bir düşünme pratiğine yöneltmektedir

Eski Yeni Yayınları
İslam araştırmaları İslâmî ilimlerden farklı olarak İslam a dair bütünlüklü bir çerçeveyi ifade eder İslâmî ilimleri de kuşatan ancak onunla sınırlı kalmayan İslâm tarihine ve toplumuna ilişkin tüm alanları bir bütün olarak telakki eder Bu çerçevede İslam araştırmaları geçmişten günümüze ağırlıklı olarak metin merkezli bir yaklaşım çerçevesinde ele alınmış dini bilgi büyük ölçüde klasik ilimlerin kendi iç mantığı ve yöntemsel sınırları içerisinde değerlendirilmiştir Ne var ki din olgusunun yalnızca klasik ilimlerin metinleri üzerinden okunması onun tarihsel toplumsal ve beşeri boyutlarının bütüncül biçimde kavranmasını güçleştirmektedir İnançların toplumsal karşılığı bireyin iç dünyasındaki yansımaları kültürel süreklilikler mekansal örgütlenmeler ve ekonomik ilişkiler dikkate alınmaksızın İslam araştırmalarının derinlikli bir analize konu edilmesi sınırlı kalmaktadır Bu sınırlılığı aşmanın yollarından birisi modern sosyal bilimlerin yöntem ve verilerinin İslam araştırmalarına uygulanmasıdır Günümüzde bu amacı taşıyan yatay bir literatür oluşmuş durumdadır Sosyal Bilimler ve İslam Araştırmaları başlıklı bu eser söz konusu sınırlılığı aşma çabasının bir ürünü olarak İslam araştırmalarını disiplinlerarası bir perspektif içinde yeniden düşünmeyi hedeflemektedir Literatürde yatay olarak var olan çalışmaların temel yaklaşımlarını dikey zeminde değerlendirmeyi amaçlamaktadır On üç bölümden oluşan kitap din olgusunun farklı bilim dallarıyla kurduğu ilişkileri sistematik bir bütünlük içerisinde ele alarak bir bakış sunmaktadır Kitapta yer alan çalışmalar psikolojiden sosyolojiye antropolojiden arkeolojiye coğrafyadan tarihe sanat tarihinden dinler tarihine mantıktan felsefeye hukuktan iktisada kadar uzanan geniş bir düşünsel zeminde İslam araştırmalarının farklı temas noktalarını incelemektedir Her bir disiplin sahip olduğu kuramsal birikim ve yöntemsel imkanlar doğrultusunda İslam ı farklı açılardan ele almakta böylece İslam araştırmalarının yalnızca normatif hükümler ya da itikadi çerçeveyle sınırlı bir alan olmadığı ortaya konulmaktadır İnsan toplum kültür mekân ve kurum arasındaki çok katmanlı ilişkiler eser boyunca farklı düzlemlerde tartışmaya açılmakta alanın sınırları daha geniş ve bütüncül bir perspektif içinde yeniden tanımlanmaktadır Eser disiplinlerarası katkıları yan yana getiren bir derleme olmanın ötesine geçerek İslam araştırmalarına yöneltilebilecek yeni soruların imkanını araştırmakta ve yerleşik kabulleri eleştirel bir gözle yeniden değerlendirmektedir Klasik bilgi birikimi ile modern bilimsel yaklaşım arasında kurulan bu etkileşim zemini araştırmacıyı yalnızca mevcut bilgiyi aktaran bir konumda bırakmamakta onu sorgulayan yeniden kuran ve yöntemsel çeşitliliği dikkate alan bir düşünme pratiğine yöneltmektedir

Eski Yeni Yayınları
İslam araştırmaları İslâmî ilimlerden farklı olarak İslam a dair bütünlüklü bir çerçeveyi ifade eder İslâmî ilimleri de kuşatan ancak onunla sınırlı kalmayan İslâm tarihine ve toplumuna ilişkin tüm alanları bir bütün olarak telakki eder Bu çerçevede İslam araştırmaları geçmişten günümüze ağırlıklı olarak metin merkezli bir yaklaşım çerçevesinde ele alınmış dini bilgi büyük ölçüde klasik ilimlerin kendi iç mantığı ve yöntemsel sınırları içerisinde değerlendirilmiştir Ne var ki din olgusunun yalnızca klasik ilimlerin metinleri üzerinden okunması onun tarihsel toplumsal ve beşeri boyutlarının bütüncül biçimde kavranmasını güçleştirmektedir İnançların toplumsal karşılığı bireyin iç dünyasındaki yansımaları kültürel süreklilikler mekansal örgütlenmeler ve ekonomik ilişkiler dikkate alınmaksızın İslam araştırmalarının derinlikli bir analize konu edilmesi sınırlı kalmaktadır Bu sınırlılığı aşmanın yollarından birisi modern sosyal bilimlerin yöntem ve verilerinin İslam araştırmalarına uygulanmasıdır Günümüzde bu amacı taşıyan yatay bir literatür oluşmuş durumdadır Sosyal Bilimler ve İslam Araştırmaları başlıklı bu eser söz konusu sınırlılığı aşma çabasının bir ürünü olarak İslam araştırmalarını disiplinlerarası bir perspektif içinde yeniden düşünmeyi hedeflemektedir Literatürde yatay olarak var olan çalışmaların temel yaklaşımlarını dikey zeminde değerlendirmeyi amaçlamaktadır On üç bölümden oluşan kitap din olgusunun farklı bilim dallarıyla kurduğu ilişkileri sistematik bir bütünlük içerisinde ele alarak bir bakış sunmaktadır Kitapta yer alan çalışmalar psikolojiden sosyolojiye antropolojiden arkeolojiye coğrafyadan tarihe sanat tarihinden dinler tarihine mantıktan felsefeye hukuktan iktisada kadar uzanan geniş bir düşünsel zeminde İslam araştırmalarının farklı temas noktalarını incelemektedir Her bir disiplin sahip olduğu kuramsal birikim ve yöntemsel imkanlar doğrultusunda İslam ı farklı açılardan ele almakta böylece İslam araştırmalarının yalnızca normatif hükümler ya da itikadi çerçeveyle sınırlı bir alan olmadığı ortaya konulmaktadır İnsan toplum kültür mekân ve kurum arasındaki çok katmanlı ilişkiler eser boyunca farklı düzlemlerde tartışmaya açılmakta alanın sınırları daha geniş ve bütüncül bir perspektif içinde yeniden tanımlanmaktadır Eser disiplinlerarası katkıları yan yana getiren bir derleme olmanın ötesine geçerek İslam araştırmalarına yöneltilebilecek yeni soruların imkanını araştırmakta ve yerleşik kabulleri eleştirel bir gözle yeniden değerlendirmektedir Klasik bilgi birikimi ile modern bilimsel yaklaşım arasında kurulan bu etkileşim zemini araştırmacıyı yalnızca mevcut bilgiyi aktaran bir konumda bırakmamakta onu sorgulayan yeniden kuran ve yöntemsel çeşitliliği dikkate alan bir düşünme pratiğine yöneltmektedir

Eskiyeni Yayınları
İslam araştırmaları İslâmî ilimlerden farklı olarak İslam a dair bütünlüklü bir çerçeveyi ifade eder İslâmî ilimleri de kuşatan ancak onunla sınırlı kalmayan İslâm tarihine ve toplumuna ilişkin tüm alanları bir bütün olarak telakki eder Bu çerçevede İslam araştırmaları geçmişten günümüze ağırlıklı olarak metin merkezli bir yaklaşım çerçevesinde ele alınmış dini bilgi büyük ölçüde klasik ilimlerin kendi iç mantığı ve yöntemsel sınırları içerisinde değerlendirilmiştir Ne var ki din olgusunun yalnızca klasik ilimlerin metinleri üzerinden okunması onun tarihsel toplumsal ve beşeri boyutlarının bütüncül biçimde kavranmasını güçleştirmektedir İnançların toplumsal karşılığı bireyin iç dünyasındaki yansımaları kültürel süreklilikler mekansal örgütlenmeler ve ekonomik ilişkiler dikkate alınmaksızın İslam araştırmalarının derinlikli bir analize konu edilmesi sınırlı kalmaktadır Bu sınırlılığı aşmanın yollarından birisi modern sosyal bilimlerin yöntem ve verilerinin İslam araştırmalarına uygulanmasıdır Günümüzde bu amacı taşıyan yatay bir literatür oluşmuş durumdadır Sosyal Bilimler ve İslam Araştırmaları başlıklı bu eser söz konusu sınırlılığı aşma çabasının bir ürünü olarak İslam araştırmalarını disiplinlerarası bir perspektif içinde yeniden düşünmeyi hedeflemektedir Literatürde yatay olarak var olan çalışmaların temel yaklaşımlarını dikey zeminde değerlendirmeyi amaçlamaktadır On üç bölümden oluşan kitap din olgusunun farklı bilim dallarıyla kurduğu ilişkileri sistematik bir bütünlük içerisinde ele alarak bir bakış sunmaktadır Kitapta yer alan çalışmalar psikolojiden sosyolojiye antropolojiden arkeolojiye coğrafyadan tarihe sanat tarihinden dinler tarihine mantıktan felsefeye hukuktan iktisada kadar uzanan geniş bir düşünsel zeminde İslam araştırmalarının farklı temas noktalarını incelemektedir Her bir disiplin sahip olduğu kuramsal birikim ve yöntemsel imkanlar doğrultusunda İslam ı farklı açılardan ele almakta böylece İslam araştırmalarının yalnızca normatif hükümler ya da itikadi çerçeveyle sınırlı bir alan olmadığı ortaya konulmaktadır İnsan toplum kültür mekân ve kurum arasındaki çok katmanlı ilişkiler eser boyunca farklı düzlemlerde tartışmaya açılmakta alanın sınırları daha geniş ve bütüncül bir perspektif içinde yeniden tanımlanmaktadır Eser disiplinlerarası katkıları yan yana getiren bir derleme olmanın ötesine geçerek İslam araştırmalarına yöneltilebilecek yeni soruların imkanını araştırmakta ve yerleşik kabulleri eleştirel bir gözle yeniden değerlendirmektedir Klasik bilgi birikimi ile modern bilimsel yaklaşım arasında kurulan bu etkileşim zemini araştırmacıyı yalnızca mevcut bilgiyi aktaran bir konumda bırakmamakta onu sorgulayan yeniden kuran ve yöntemsel çeşitliliği dikkate alan bir düşünme pratiğine yöneltmektedir Tanıtım Bülteninden

Eski Yeni Yayınları
İslam araştırmaları İslâmî ilimlerden farklı olarak İslam a dair bütünlüklü bir çerçeveyi ifade eder İslâmî ilimleri de kuşatan ancak onunla sınırlı kalmayan İslâm tarihine ve toplumuna ilişkin tüm alanları bir bütün olarak telakki eder Bu çerçevede İslam araştırmaları geçmişten günümüze ağırlıklı olarak metin merkezli bir yaklaşım çerçevesinde ele alınmış dini bilgi büyük ölçüde klasik ilimlerin kendi iç mantığı ve yöntemsel sınırları içerisinde değerlendirilmiştir Ne var ki din olgusunun yalnızca klasik ilimlerin metinleri üzerinden okunması onun tarihsel toplumsal ve beşeri boyutlarının bütüncül biçimde kavranmasını güçleştirmektedir İnançların toplumsal karşılığı bireyin iç dünyasındaki yansımaları kültürel süreklilikler mekansal örgütlenmeler ve ekonomik ilişkiler dikkate alınmaksızın İslam araştırmalarının derinlikli bir analize konu edilmesi sınırlı kalmaktadır Bu sınırlılığı aşmanın yollarından birisi modern sosyal bilimlerin yöntem ve verilerinin İslam araştırmalarına uygulanmasıdır Günümüzde bu amacı taşıyan yatay bir literatür oluşmuş durumdadır Sosyal Bilimler ve İslam Araştırmaları başlıklı bu eser söz konusu sınırlılığı aşma çabasının bir ürünü olarak İslam araştırmalarını disiplinlerarası bir perspektif içinde yeniden düşünmeyi hedeflemektedir Literatürde yatay olarak var olan çalışmaların temel yaklaşımlarını dikey zeminde değerlendirmeyi amaçlamaktadır On üç bölümden oluşan kitap din olgusunun farklı bilim dallarıyla kurduğu ilişkileri sistematik bir bütünlük içerisinde ele alarak bir bakış sunmaktadır Kitapta yer alan çalışmalar psikolojiden sosyolojiye antropolojiden arkeolojiye coğrafyadan tarihe sanat tarihinden dinler tarihine mantıktan felsefeye hukuktan iktisada kadar uzanan geniş bir düşünsel zeminde İslam araştırmalarının farklı temas noktalarını incelemektedir Her bir disiplin sahip olduğu kuramsal birikim ve yöntemsel imkanlar doğrultusunda İslam ı farklı açılardan ele almakta böylece İslam araştırmalarının yalnızca normatif hükümler ya da itikadi çerçeveyle sınırlı bir alan olmadığı ortaya konulmaktadır İnsan toplum kültür mekân ve kurum arasındaki çok katmanlı ilişkiler eser boyunca farklı düzlemlerde tartışmaya açılmakta alanın sınırları daha geniş ve bütüncül bir perspektif içinde yeniden tanımlanmaktadır Eser disiplinlerarası katkıları yan yana getiren bir derleme olmanın ötesine geçerek İslam araştırmalarına yöneltilebilecek yeni soruların imkanını araştırmakta ve yerleşik kabulleri eleştirel bir gözle yeniden değerlendirmektedir Klasik bilgi birikimi ile modern bilimsel yaklaşım arasında kurulan bu etkileşim zemini araştırmacıyı yalnızca mevcut bilgiyi aktaran bir konumda bırakmamakta onu sorgulayan yeniden kuran ve yöntemsel çeşitliliği dikkate alan bir düşünme pratiğine yöneltmektedir

Eskiyeni Yayınları
İslam araştırmaları İslâmî ilimlerden farklı olarak İslam a dair bütünlüklü bir çerçeveyi ifade eder İslâmî ilimleri de kuşatan ancak onunla sınırlı kalmayan İslâm tarihine ve toplumuna ilişkin tüm alanları bir bütün olarak telakki eder Bu çerçevede İslam araştırmaları geçmişten günümüze ağırlıklı olarak metin merkezli bir yaklaşım çerçevesinde ele alınmış dini bilgi büyük ölçüde klasik ilimlerin kendi iç mantığı ve yöntemsel sınırları içerisinde değerlendirilmiştir Ne var ki din olgusunun yalnızca klasik ilimlerin metinleri üzerinden okunması onun tarihsel toplumsal ve beşeri boyutlarının bütüncül biçimde kavranmasını güçleştirmektedir İnançların toplumsal karşılığı bireyin iç dünyasındaki yansımaları kültürel süreklilikler mekansal örgütlenmeler ve ekonomik ilişkiler dikkate alınmaksızın İslam araştırmalarının derinlikli bir analize konu edilmesi sınırlı kalmaktadır Bu sınırlılığı aşmanın yollarından birisi modern sosyal bilimlerin yöntem ve verilerinin İslam araştırmalarına uygulanmasıdır Günümüzde bu amacı taşıyan yatay bir literatür oluşmuş durumdadır Sosyal Bilimler ve İslam Araştırmaları başlıklı bu eser söz konusu sınırlılığı aşma çabasının bir ürünü olarak İslam araştırmalarını disiplinlerarası bir perspektif içinde yeniden düşünmeyi hedeflemektedir Literatürde yatay olarak var olan çalışmaların temel yaklaşımlarını dikey zeminde değerlendirmeyi amaçlamaktadır On üç bölümden oluşan kitap din olgusunun farklı bilim dallarıyla kurduğu ilişkileri sistematik bir bütünlük içerisinde ele alarak bir bakış sunmaktadır Kitapta yer alan çalışmalar psikolojiden sosyolojiye antropolojiden arkeolojiye coğrafyadan tarihe sanat tarihinden dinler tarihine mantıktan felsefeye hukuktan iktisada kadar uzanan geniş bir düşünsel zeminde İslam araştırmalarının farklı temas noktalarını incelemektedir Her bir disiplin sahip olduğu kuramsal birikim ve yöntemsel imkanlar doğrultusunda İslam ı farklı açılardan ele almakta böylece İslam araştırmalarının yalnızca normatif hükümler ya da itikadi çerçeveyle sınırlı bir alan olmadığı ortaya konulmaktadır İnsan toplum kültür mekân ve kurum arasındaki çok katmanlı ilişkiler eser boyunca farklı düzlemlerde tartışmaya açılmakta alanın sınırları daha geniş ve bütüncül bir perspektif içinde yeniden tanımlanmaktadır Eser disiplinlerarası katkıları yan yana getiren bir derleme olmanın ötesine geçerek İslam araştırmalarına yöneltilebilecek yeni soruların imkanını araştırmakta ve yerleşik kabulleri eleştirel bir gözle yeniden değerlendirmektedir Klasik bilgi birikimi ile modern bilimsel yaklaşım arasında kurulan bu etkileşim zemini araştırmacıyı yalnızca mevcut bilgiyi aktaran bir konumda bırakmamakta onu sorgulayan yeniden kuran ve yöntemsel çeşitliliği dikkate alan bir düşünme pratiğine yöneltmektedir Tanıtım Bülteninden

Eski Yeni Yayınları
İslam araştırmaları İslâmî ilimlerden farklı olarak İslam a dair bütünlüklü bir çerçeveyi ifade eder İslâmî ilimleri de kuşatan ancak onunla sınırlı kalmayan İslâm tarihine ve toplumuna ilişkin tüm alanları bir bütün olarak telakki eder Bu çerçevede İslam araştırmaları geçmişten günümüze ağırlıklı olarak metin merkezli bir yaklaşım çerçevesinde ele alınmış dini bilgi büyük ölçüde klasik ilimlerin kendi iç mantığı ve yöntemsel sınırları içerisinde değerlendirilmiştir Ne var ki din olgusunun yalnızca klasik ilimlerin metinleri üzerinden okunması onun tarihsel toplumsal ve beşeri boyutlarının bütüncül biçimde kavranmasını güçleştirmektedir İnançların toplumsal karşılığı bireyin iç dünyasındaki yansımaları kültürel süreklilikler mekansal örgütlenmeler ve ekonomik ilişkiler dikkate alınmaksızın İslam araştırmalarının derinlikli bir analize konu edilmesi sınırlı kalmaktadır Bu sınırlılığı aşmanın yollarından birisi modern sosyal bilimlerin yöntem ve verilerinin İslam araştırmalarına uygulanmasıdır Günümüzde bu amacı taşıyan yatay bir literatür oluşmuş durumdadır Sosyal Bilimler ve İslam Araştırmaları başlıklı bu eser söz konusu sınırlılığı aşma çabasının bir ürünü olarak İslam araştırmalarını disiplinlerarası bir perspektif içinde yeniden düşünmeyi hedeflemektedir Literatürde yatay olarak var olan çalışmaların temel yaklaşımlarını dikey zeminde değerlendirmeyi amaçlamaktadır On üç bölümden oluşan kitap din olgusunun farklı bilim dallarıyla kurduğu ilişkileri sistematik bir bütünlük içerisinde ele alarak bir bakış sunmaktadır Kitapta yer alan çalışmalar psikolojiden sosyolojiye antropolojiden arkeolojiye coğrafyadan tarihe sanat tarihinden dinler tarihine mantıktan felsefeye hukuktan iktisada kadar uzanan geniş bir düşünsel zeminde İslam araştırmalarının farklı temas noktalarını incelemektedir Her bir disiplin sahip olduğu kuramsal birikim ve yöntemsel imkanlar doğrultusunda İslam ı farklı açılardan ele almakta böylece İslam araştırmalarının yalnızca normatif hükümler ya da itikadi çerçeveyle sınırlı bir alan olmadığı ortaya konulmaktadır İnsan toplum kültür mekân ve kurum arasındaki çok katmanlı ilişkiler eser boyunca farklı düzlemlerde tartışmaya açılmakta alanın sınırları daha geniş ve bütüncül bir perspektif içinde yeniden tanımlanmaktadır Eser disiplinlerarası katkıları yan yana getiren bir derleme olmanın ötesine geçerek İslam araştırmalarına yöneltilebilecek yeni soruların imkanını araştırmakta ve yerleşik kabulleri eleştirel bir gözle yeniden değerlendirmektedir Klasik bilgi birikimi ile modern bilimsel yaklaşım arasında kurulan bu etkileşim zemini araştırmacıyı yalnızca mevcut bilgiyi aktaran bir konumda bırakmamakta onu sorgulayan yeniden kuran ve yöntemsel çeşitliliği dikkate alan bir düşünme pratiğine yöneltmektedir