Sosyologca Dergisi Sayı 18 19 — Kolektif

Sosyologca Dergisi Sayı 18 19
Kolektif
Doğu Kitabevi
Sosyologca Dergisi Sayı 18 19
Kolektif
Sosyologca Dergisi Sayı 11 12 Kısa Özet Dünyada ve Türkiye de Sosyoloji Günümüz Sosyolojisi Tartışmaları konulu dosya konusuyla hazırlanan SOSYOLOGCA nın bu sayısı Türk sosyolojisi alanında önde gelen akademisyenlerin yazılarından oluşuyor Kendi alanında referans özelliği taşıyan dergi bu sayısı ile de dünyada ve Türkiye de sosyolojisinin sorunlarını tartışıyor Özet Bilgi Baykan Sezer Türk Sosyolojisinin Önündeki Sorunlar Ertan Eğribel Ufuk Özcan Türkiye de Sosyoloji ve Türk Toplum Düşüncesi Birikiminin Bütünlüğünü Sağlamanın Gereği Ertan Eğribel Düzenin Yabancılaşması ve Gündelik Yaşam Fragmanları Bönlüğün Öngörünüşlerive Sosyolojisi Üzerine Ufuk Özcan Küresel Egemenlik ve Güvenlik Politikası Kıskacında Göç ve Mültecilik Yıldız Akpolat Bir Demodernize Bilinç Olarak Muhafazakâr Modernleşme Güneş Ayas Türkiye de Müzik Sosyolojisi Değişen Paradigmalar Kesişen Temalar Mehmet Aygün 1990 lı Yıllar Türk Sineması Üzerine Bazı Tespitler Lütfi Bergen Nurettin Topçu nun Sosyolojisi ve Sosyalizmi Erkan Çav Cahit Tanyol un Düşünce Hayatı ve Türkiye Sosyolojisindeki Yeri

Doğu Kitabevi
Verili egemen düzene karşı sadece siyasi iktisadi hukuki eğitim gündelik yaşam gibi çeşitli düzeylerde günlük çıkarların savunulması çalışma ve yaşam koşullarının iyileştirilmesi için çaba yeterli değildir Aynı zamanda farklılıklarına rağmen geniş kitleler ve toplumlar için dünya görüşü düzeyinde kuram pratik birliğini değerler sistemini oluşturmak bütünlük ve dayanışmayı örgütlenmeyi sağlanmak gerekir Tarihteki acı deneyler yanlışlıklar bunların sorgulanması yeni görüşlerin gündeme gelmesinin imkânını vermesi açısından önemlidir Sorunların çözümü yolunda farklılıklar dengesizliklere rağmen bu deneyimlerin tüm tarih içindeki toplamı toplum içi ve toplumlar arası dayanışmanın ortak değerlerin ideallerin ve birlikteliğin de koşullarını oluşturmuştur Yeni bir işe başlamamızın nedeni de budur Kendi adımıza Türkiye ve dünya için söyleyelim İstikrarlı hayal hakikattir Ertan Eğribel Yüksel Yıldırım

Doğu Kitabevi
İnsan yeryüzündeki uygarlık serüveni içinde bütünsel bir çözüm ve örgütlenme yaratamadığı için ayrışmış parçalamış farklı uygarlıklara bölünmüştür Ancak insan bölünmüş yabancılaşmış dünya içinde bütünlüğünü edebi dini iktisadi bilimsel ideolojik tarihi sanatsal zihinsel entelektüel duygusal çeşitli biçimler içinde çeşitli kurallar ilkeler değerler yaratarak çekişme ve çatışma içinde bile olsa ifade etmeyi başarmıştır Uygarlık mirası tarihi bütün bu çekişme ve çatışmaların toplamıdır İnsan yaşamı bütün bölünmüşlüğüne rağmen sonsuz bir çeşitlilik ve zenginlik içindedir Acılar sevinçler özlemler umutlar düş kırıklıkları hırslar ölüm yoksulluk zenginlik üretim çalışma doğum neşe coşku eşitlik barış özgürlük adalet eğlence isyan hastalık şiddet otorite ve bunun benzeri çeşitli insan halleri duygu ve düşünceler binlerce yıldır herkes için tanıdıktır Karmaşık çelişkili bir bütün oluşturur Toplum tarih ve koşullar üstü kutsal mutlak çıkarlar ve değerler yoktur Bütün toplumlar için geçerli eşit çıkarlardan da söz etmek mümkün değildir Toplum içi ve toplumlar arası çıkar çözüm farklılıkları sürdükçe mutlak kutsal bir kez elde edilince bütün durumlar için geçerlilik taşıyan değer ve çıkarlar mutlak ve kutsal bir tarihi akış veya son yoktur Corona virüs sonrası otoriter yeni dünyanın gündelik yaşam ilişkileri içindeki izdüşümü ev merkezli güvencesiz kaotik anti toplumsallaşma ve zihinsel entelektüel duygusal yoksullaşma olarak ortaya çıkmıştır En son söyleyeceğimizi başta söyleyelim Corona sonrası distopik otoriter yeni dünyaya inat çocukların gençlerin kadınların öncülüğünde ve hoşgörüsüyle birlikte eğlenerek üreterek ve dayanışarak toplumsallaşacağız Ertan Eğribel

Doğu Kitabevi
İnsan yeryüzündeki uygarlık serüveni içinde bütünsel bir çözüm ve örgütlenme yaratamadığı için ayrışmış parçalamış farklı uygarlıklara bölünmüştür Ancak insan bölünmüş yabancılaşmış dünya içinde bütünlüğünü edebi dini iktisadi bilimsel ideolojik tarihi sanatsal zihinsel entelektüel duygusal çeşitli biçimler içinde çeşitli kurallar ilkeler değerler yaratarak çekişme ve çatışma içinde bile olsa ifade etmeyi başarmıştır Uygarlık mirası tarihi bütün bu çekişme ve çatışmaların toplamıdır İnsan yaşamı bütün bölünmüşlüğüne rağmen sonsuz bir çeşitlilik ve zenginlik içindedir Acılar sevinçler özlemler umutlar düş kırıklıkları hırslar ölüm yoksulluk zenginlik üretim çalışma doğum neşe coşku eşitlik barış özgürlük adalet eğlence isyan hastalık şiddet otorite ve bunun benzeri çeşitli insan halleri duygu ve düşünceler binlerce yıldır herkes için tanıdıktır Karmaşık çelişkili bir bütün oluşturur Toplum tarih ve koşullar üstü kutsal mutlak çıkarlar ve değerler yoktur Bütün toplumlar için geçerli eşit çıkarlardan da söz etmek mümkün değildir Toplum içi ve toplumlar arası çıkar çözüm farklılıkları sürdükçe mutlak kutsal bir kez elde edilince bütün durumlar için geçerlilik taşıyan değer ve çıkarlar mutlak ve kutsal bir tarihi akış veya son yoktur Corona virüs sonrası otoriter yeni dünyanın gündelik yaşam ilişkileri içindeki izdüşümü ev merkezli güvencesiz kaotik anti toplumsallaşma ve zihinsel entelektüel duygusal yoksullaşma olarak ortaya çıkmıştır En son söyleyeceğimizi başta söyleyelim Corona sonrası distopik otoriter yeni dünyaya inat çocukların gençlerin kadınların öncülüğünde ve hoşgörüsüyle birlikte eğlenerek üreterek ve dayanışarak toplumsallaşacağız Ertan Eğribel

Doğu Kitabevi
Sosyologca Dergisi Sayı 22 Kitap Açıklaması Günümüzde Batı Doğu Batı çatışmasını aşmadan bu çatışma ve farklılığı önemsiz hale getirmeye çalışmaktadır Bunun için dünya uygarlık mirasının yıkımı ve kimliksizleşmeyi bile savunmaktan kaçınmamaktadır Modern toplumsal ilerleme ve tarihi değişme anlayışı ile toplum arasındaki ilişki Batı çıkarları tarafından belirlenmiştir Bu açıklama biçimi savunulamayınca ve bariz üstünlüğü artık tartışılmaz hale geldiğinde tarihi ve toplumsal değişme anlayışı da savunulamamıştır Gerçekte Batı dünya düzeni çözümü ve örgütlenmesi sınırlıdır meşruiyetini ve temsil imkânını yitirmiştir Batı da toplumsal değişmede öncülük ve sözcülük edecek savunacak toplumsal bir sınıf ve toplum yoktur Ancak Batı düzeni kendini meşrulaştırmak için mevcut düzene karşı olabilecek her türlü değişimi temsili ve çözümü açıklamayı daha başlangıçta mahkûm etmekte ve reddetmektedir Günümüzde toplumsal ve tarihi gelişme ve değişmeyi savunan en önemli güç Doğu toplumlarıdır Mevcut görüntü ve bozulma itiş kakış kakafoni sorunlar bizi yanıltmamalıdır Umutsuzluğa çaresizliğe kapılmamalıdır Türkiye bu açıdan geçmiş deneyimleri ile bu konuda toplumsal ve tarihi değişmede sözcülük edecek birikim ve güce sahiptir Günümüz dünya ve toplum sorunlarının çözülmemesini ve mevcut düzeni savunmaktan toplumsal değişmeden vazgeçmekten hiçbir toplumun toplumsal kesimin çıkarı yoktur Verili düzen elbet aşılmaya mahkûmdur Ancak bu değişim kendiliğinden değildir Yeni bir dünya bütün dünyanın özlemidir Bizim beklentimiz de bu yöndedir

Doğu Kitabevi
Sosyologca Dergisi Sayı 18 19 Kitap Açıklaması İnsan yeryüzündeki uygarlık serüveni içinde bütünsel bir çözüm ve örgütlenme yaratamadığı için ayrışmış parçalamış farklı uygarlıklara bölünmüştür Ancak insan bölünmüş yabancılaşmış dünya içinde bütünlüğünü edebi dini iktisadi bilimsel ideolojik tarihi sanatsal zihinsel entelektüel duygusal çeşitli biçimler içinde çeşitli kurallar ilkeler değerler yaratarak çekişme ve çatışma içinde bile olsa ifade etmeyi başarmıştır Uygarlık mirası tarihi bütün bu çekişme ve çatışmaların toplamıdır İnsan yaşamı bütün bölünmüşlüğüne rağmen sonsuz bir çeşitlilik ve zenginlik içindedir Acılar sevinçler özlemler umutlar düş kırıklıkları hırslar ölüm yoksulluk zenginlik üretim çalışma doğum neşe coşku eşitlik barış özgürlük adalet eğlence isyan hastalık şiddet otorite ve bunun benzeri çeşitli insan halleri duygu ve düşünceler binlerce yıldır herkes için tanıdıktır Karmaşık çelişkili bir bütün oluşturur Toplum tarih ve koşullar üstü kutsal mutlak çıkarlar ve değerler yoktur Bütün toplumlar için geçerli eşit çıkarlardan da söz etmek mümkün değildir Toplum içi ve toplumlar arası çıkar çözüm farklılıkları sürdükçe mutlak kutsal bir kez elde edilince bütün durumlar için geçerlilik taşıyan değer ve çıkarlar mutlak ve kutsal bir tarihi akış veya son yoktur Corona virüs sonrası otoriter yeni dünyanın gündelik yaşam ilişkileri içindeki izdüşümü ev merkezli güvencesiz kaotik anti toplumsallaşma ve zihinsel entelektüel duygusal yoksullaşma olarak ortaya çıkmıştır En son söyleyeceğimizi başta söyleyelim Corona sonrası distopik otoriter yeni dünyaya inat çocukların gençlerin kadınların öncülüğünde ve hoşgörüsüyle birlikte eğlenerek üreterek ve dayanışarak toplumsallaşacağız