MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Sosyologca Dergisi Sayı 9 — Kolektif

Sosyologca Dergisi Sayı 9
82,50
GenelDiğer Sosyoloji KitaplarıDEĞİŞKEN KATEGORİ

Sosyologca Dergisi Sayı 9

Kolektif

Ayrıntı Yayınları

Kitap Kağıdı
YaykoopEn ucuz

Sosyologca Dergisi Sayı 9

Kolektif

Ayrıntı Dergi olarak bir yılımızı geride bıraktık Uzun haziran olarak tanımlayabileceğimiz Gezi ayaklanmasının hemen sonrasında çıkardığımız ilk sayıdan bugüne memleketin ve dünyanın politik ikliminden insanımızın duygu durumuna hiçbir şey bir dengede kalmadı Denge ve süreklilik gösteren tek şey devletin bütün kurumlarını parti organıyla bütünleştirmeye çalışan kendine karşı gelişecek her muhalefeti kriminalize eden Yeni Türkiye nin inşası oldu Muhafazakâr demokratlıktan sünni otoriterliğe oradan da tek adam ve tek parti rejimine doğru adım adım inşa edilen Yeni Türkiye nin fotoğrafı bir kara ütopya filminin afişi gibi İşçileri yiyerek büyüyen bir kapitalizm ya da inşaatçılık zorunlu matematik fizik kimya derslerinin tartışma konusu olduğu eğitim anlayışı barış demeye dili varmayan çözüm süreci derken de her kelimesinden kan damlayan bir savaş çığırtkanlığı Ayrıntı Dergi nin 7 Sayı sı bu fotoğrafın en karardığı noktada taleplerini yükselten sesi bu karabasanca boğulan Alevileri odağa alıyor Hükümetin Alevilere karşı aldığı cepheyi anlamaya ve anlatmaya çalışıyor

Şehadet Kitap
198,00

Doğu Kitabevi

2022324 sf.
Şehadet Kitap

Sosyologca ilk sayısından itibaren çeşitli konularda eleştirel bazıları tarafından kötümser olarak tanımlanan bir dünya tablosu ortaya koydu Bu anlamda hangi konuyu ele alırsak alalım kendimizi sefaletin sosyolojisi diyebileceğimiz küresel olarak dayatılan reel bir alan içine sıkışmış bulduk Sosyologca nın bu sayısında Ahlakın Sefaleti Sefaletin Ahlakı başlığı altında küreselleşmenin belirli bir alandaki tezahürlerini ele alacağız Gündelik yaşamı kuşatan çeşitli alanlarda sürekli olarak aşağılanmış aciz mağdur sosyal tipler üreten verili durumu ele alırken yaklaşımımızı kaderci ahlakçı kendiliğindenliğine teslim olmuş soyut ve siyasi bir eleştiri olarak tanımlama aklımızdan bile geçmedi Bu nedenle verili kötümserliği düzenin sefaletini ve çeşitli sorunları ileriye dönük bütünsel bir yeni dünya dengesi küresel bir değişim imkanının bileşeni olarak gördük Hem teori alanında hem de pratik bütünsellik birlik bu bileşimin olağan bir verisiydi Sorunlar karşısında ahlakçı muhafazakar bir tutumla çözümsüz savunmada kalmak sorunları aşamamaktan kaynaklanan çürümeden başka bir şey değildir Bu nedenle günümüz sorunlarının çözümünü ve yönünü soyut muhafazakar düzeyde bir ahlaki eleştirinin ötesinde Doğu Batı çatışması görüşüne bağlı toplumsal değişme anlayışı çerçevesi içinde ele almaya çalıştık Bu tavrımız bizleri fazla kötümser bulanlar tarafından bu sefer tam tersine fazla keskin ve siyasi olarak nitelenecek muhtemelen Bugün uygarlık karşıtlığı ve kültürel siyasal düzeyde uydu yerelleşme ve yoksullaşma görüntüleri olarak ortaya çıkan toplumsal çözülme çürüme kriz emaresi olarak yansıyan sorunların dışına çıkmak Doğu Batı ilişkiler dengesi dengesizliğini aşmaktan en geniş düzeyde ileriye dönük bir toplumsal değişmeyi savunmaktan geçiyor Eğer mevcut sorunlara tutsak kalmak istemiyorsak çözümü savunuyorsak bu yönde bir değişmeyi savunmak kaçınılmazdır Küresel eşitlik adalet barış demokrasi temsil vb sürekli sözü edilen ama içeriği boşalmış bir kalıba dönüşmüştür Verili dünya düzeninin aşılması bütün bunları aşacak genişlikte bir çözümü zorunlu kılmaktadır Günümüz sorunlarını sadece Türkiye ye özgü bir durum olarak görmemek gerekir Mevcut durum benzer sorunların ağırlığı ve biçimi değişse bile tüm dünyanın ortak birlikte çözmesi gereken uygarlık sorununu yakıcı bir biçimde ortaya koymaktadır

Yaykoop
210,00

Doğu Kitabevi

2014264 sf.
16-23Kitap KağıdıTürkçe
Yaykoop

Günümüzde bütün dünya 1960 larda ortaya çıkan yeni arayışların ve uygulamaların ters yüz edildiği ve inkara uğratıldığı muhafazakar sığ yeni bir dönemin içinden geçiyor II Dünya Savaşının yıkım ve karamsarlığından çıkışı temsil eden umut dolu 1960 lar dünyanın birliği açısından çeşitli eğilimlerin bir arada yer aldığı kesiştiği bir buluşma noktasıydı Bu dönemde tartışmalarda öne çıkan aydınlar öncü örgütlenmeler ve yayınlar konu ve içerik itibariyle toplumun geniş kesimlerince sahip çıkılan genel bir dünya görüşünü oluşturuyordu Ancak 1960 ların umutlu kimi zaman şövalyece ve romantik sosyalizm modernleşme İslamiyet sol ulusçuluk ATÜT açıklamaları ve arayışları sonuçsuz kalarak söndü Sosyalist devrim milli demokratik devrim azgelişmişlik emperyalizm bağımsızlık eşitlik özgürlük tartışmaları sosyalist ve kapitalist bloklar arası cepheleşme içinde yer almaya dönüşerek gerçek arayışlar olmaktan çıktı Siyaset Batı içi bloklar arası çekişmeye dayalı bir çerçeve içine sıkıştı Arayışların sonuçsuz kalması tükenmesi sadece tartışma konularını değil geçmiş bugün gelecek arasındaki bütünlük ve süreklilik algısını da parçaladı Bunun sonucunda reel belirsizlik ve darlaşma genel geçer hale geldi Batı içi ikiliğin getirdiği sınırlılıkların eleştirisi daha geniş birlikteliklerin önünü açan genel bir tarih anlayışına dönüşme seçeneği olmaktan çıktı verili gerçekliğin gündelik yaşamın ve bugünün yüceltilmesine ve darlığına dönüştü Yeni dönemde 1960 lı yıllar boyunca öne çıkan arayışların ve tartışmaların yanılgılarına açıklamaların geçersizliğine kanıtlar bulmak hiç de zor değildi II Dünya Savaşının getirdiği karamsar yenilgi psikolojisine geri dönüş artık sadece Batı için değil Doğu yu da kapsayacak biçimde genişledi Sovyetler Birliği nin tasfiyesi ve ABD nin dünya egemenliğinin pekişmesi liberalizmin zaferi olarak tanıtılarak bir özgürleşme imkanı olarak yüceltildi XIX ve XX yüzyılın toplumsal mücadelelerinin ve teorik birikiminin kesiştiği otorite iktidar karşıtı 1960 lar yıkıcılığın ilk dalgasını oluşturmakla birlikte geriye çekiliş safhasında yeni dünya düzeninin de önünü açtı Küre muhafazakarlaşmanın beraberinde getirdiği darlık ve taşralaşma ABD nin kendi dünya egemenliğini küreselleştirdiği Doğu ile ilişkilerindeki denetiminden şüphe duymadığı bir dönemde ortaya çıktı ve bütünsel dünya görüşlerini önemsiz kıldığı gibi bugünü verili gerçekliği mutlaklaştıran teslimiyetçi kendiliğindenliği ve belirsizliği de yaygınlaştırıp küresel çapta yaygın bir temsil krizine yol açtı Ertan Eğribel Ufuk Özcan

Yaykoop
210,00

Doğu Kitabevi

16-23Kitap KağıdıTürkçe
Yaykoop

Sosyologca ilk sayısından itibaren çeşitli konularda eleştirel bazıları tarafından kötümser olarak tanımlanan bir dünya tablosu ortaya koydu Bu anlamda hangi konuyu ele alırsak alalım kendimizi sefaletin sosyolojisi diyebileceğimiz küresel olarak dayatılan reel bir alan içine sıkışmış bulduk Sosyologca nın bu sayısında Ahlakın Sefaleti Sefaletin Ahlakı başlığı altında küreselleşmenin belirli bir alandaki tezahürlerini ele alacağız Gündelik yaşamı kuşatan çeşitli alanlarda sürekli olarak aşağılanmış aciz mağdur sosyal tipler üreten verili durumu ele alırken yaklaşımımızı kaderci ahlakçı kendiliğindenliğine teslim olmuş soyut ve siyasi bir eleştiri olarak tanımlama aklımızdan bile geçmedi Bu nedenle verili kötümserliği düzenin sefaletini ve çeşitli sorunları ileriye dönük bütünsel bir yeni dünya dengesi küresel bir değişim imkanının bileşeni olarak gördük Hem teori alanında hem de pratik bütünsellik birlik bu bileşimin olağan bir verisiydi Sorunlar karşısında ahlakçı muhafazakar bir tutumla çözümsüz savunmada kalmak sorunları aşamamaktan kaynaklanan çürümeden başka bir şey değildir Bu nedenle günümüz sorunlarının çözümünü ve yönünü soyut muhafazakar düzeyde bir ahlaki eleştirinin ötesinde Doğu Batı çatışması görüşüne bağlı toplumsal değişme anlayışı çerçevesi içinde ele almaya çalıştık Bu tavrımız bizleri fazla kötümser bulanlar tarafından bu sefer tam tersine fazla keskin ve siyasi olarak nitelenecek muhtemelen Bugün uygarlık karşıtlığı ve kültürel siyasal düzeyde uydu yerelleşme ve yoksullaşma görüntüleri olarak ortaya çıkan toplumsal çözülme çürüme kriz emaresi olarak yansıyan sorunların dışına çıkmak Doğu Batı ilişkiler dengesi dengesizliğini aşmaktan en geniş düzeyde ileriye dönük bir toplumsal değişmeyi savunmaktan geçiyor Eğer mevcut sorunlara tutsak kalmak istemiyorsak çözümü savunuyorsak bu yönde bir değişmeyi savunmak kaçınılmazdır Küresel eşitlik adalet barış demokrasi temsil vb sürekli sözü edilen ama içeriği boşalmış bir kalıba dönüşmüştür Verili dünya düzeninin aşılması bütün bunları aşacak genişlikte bir çözümü zorunlu kılmaktadır Günümüz sorunlarını sadece Türkiye ye özgü bir durum olarak görmemek gerekir Mevcut durum benzer sorunların ağırlığı ve biçimi değişse bile tüm dünyanın ortak birlikte çözmesi gereken uygarlık sorununu yakıcı bir biçimde ortaya koymaktadır

Nobel Kitap
246,00

Doğu Kitabevi

2015324 sf.
Ciltsiz14x21 cm2. Hamur
Nobel Kitap

Sosyologca ilk sayısından itibaren çeşitli konularda eleştirel bazıları tarafından kötümser olarak tanımlanan bir dünya tablosu ortaya koydu Bu anlamda hangi konuyu ele alırsak alalım kendimizi sefaletin sosyolojisi diyebileceğimiz küresel olarak dayatılan reel bir alan içine sıkışmış bulduk Sosyologca nın bu sayısında Ahlakın Sefaleti Sefaletin Ahlakı başlığı altında küreselleşmenin belirli bir alandaki tezahürlerini ele alacağız Gündelik yaşamı kuşatan çeşitli alanlarda sürekli olarak aşağılanmış aciz mağdur sosyal tipler üreten verili durumu ele alırken yaklaşımımızı kaderci ahlakçı kendiliğindenliğine teslim olmuş soyut ve siyasi bir eleştiri olarak tanımlama aklımızdan bile geçmedi Bu nedenle verili kötümserliği düzenin sefaletini ve çeşitli sorunları ileriye dönük bütünsel bir yeni dünya dengesi küresel bir değişim imkanının bileşeni olarak gördük Hem teori alanında hem de pratik bütünsellik birlik bu bileşimin olağan bir verisiydi Sorunlar karşısında ahlakçı muhafazakar bir tutumla çözümsüz savunmada kalmak sorunları aşamamaktan kaynaklanan çürümeden başka bir şey değildir Bu nedenle günümüz sorunlarının çözümünü ve yönünü soyut muhafazakar düzeyde bir ahlaki eleştirinin ötesinde Doğu Batı çatışması görüşüne bağlı toplumsal değişme anlayışı çerçevesi içinde ele almaya çalıştık Bu tavrımız bizleri fazla kötümser bulanlar tarafından bu sefer tam tersine fazla keskin ve siyasi olarak nitelenecek muhtemelen Bugün uygarlık karşıtlığı ve kültürel siyasal düzeyde uydu yerelleşme ve yoksullaşma görüntüleri olarak ortaya çıkan toplumsal çözülme çürüme kriz emaresi olarak yansıyan sorunların dışına çıkmak Doğu Batı ilişkiler dengesi dengesizliğini aşmaktan en geniş düzeyde ileriye dönük bir toplumsal değişmeyi savunmaktan geçiyor Eğer mevcut sorunlara tutsak kalmak istemiyorsak çözümü savunuyorsak bu yönde bir değişmeyi savunmak kaçınılmazdır Küresel eşitlik adalet barış demokrasi temsil vb sürekli sözü edilen ama içeriğ

Nobel Kitap
246,00

Doğu Kitabevi

2013280 sf.
Ciltsiz16x23 cm2. Hamur
Nobel Kitap

Küreselleşmenin en belirgin eğilimi ve küresel otoriterliğin kaynağı her düzeyde darlaşma ve muhafazakarlaşmadır Bu gelişmeden öncelikle küresel ilişkilerin yoğunlaştığı ve denetlendiği merkezler olan şehirler etkilenmektedir Günümüzde şehir dindarlığı nın veya buna temelde ters düşmeyen melez kimlikleri in küresel yeni lişiklere uyum biçiminden ortaya çıkması bir rastlantı değildir Küre muhafazakarlaşma mevcut dünya dizenine belli bir uyumu belirtemesi yanında modren küresel gerilimin de dayanağını oluşturmaktadır Bunun da ötesinde geleneksel ile küserel arasında da gerilimli bir ilişki ikilik ve ilişkinin tartışılmasını önleyen küresel çapta bir yabancılaşma söz konusudur Modern küresel ve geleneksel küresel ikilikleri arasındaki karşıtlıklar iç içe geçmiştir ve toplumsal tarihsel algıda parçalanmayı kışkırtmaktadır Türkiye de bu yönde ortaya çıkan değişiklikler bağlamında modern küresel ve gelenek küresel gerilimlerine dayalı modern mahrem ve mahalle baskısı gibi tartışmaları Türk Kürt laik dindar Sünni Alevi gibi ayrışmaları bölge ve şehir planlaması ile ilgili uygulamaları kendisi doğal bir anıt olan Çamlıca tepesine İstanbul un temsil ettiği uygarlık mirasına tepeden bakan horlayan bir cami inşa etme çabasını Boğaziçi ne üçüncü köprü Haliç e boynuz köprü kelepçelerini ülkenin bütün tarihi mirasını ve şehir kültürünü silip belirsizleştiren yeni ilişki sizlik lere dayanarak oluşturan kentsel yenileme ve TOKİ çalışmaları örneklerini verebiliriz Ertan Eğribel Ufuk Özcan

Şehadet Kitap
297,00

Doğu Kitabevi

2022430 sf.
Şehadet Kitap

Sosyologca Dergisi Sayı 22 Kitap Açıklaması Günümüzde Batı Doğu Batı çatışmasını aşmadan bu çatışma ve farklılığı önemsiz hale getirmeye çalışmaktadır Bunun için dünya uygarlık mirasının yıkımı ve kimliksizleşmeyi bile savunmaktan kaçınmamaktadır Modern toplumsal ilerleme ve tarihi değişme anlayışı ile toplum arasındaki ilişki Batı çıkarları tarafından belirlenmiştir Bu açıklama biçimi savunulamayınca ve bariz üstünlüğü artık tartışılmaz hale geldiğinde tarihi ve toplumsal değişme anlayışı da savunulamamıştır Gerçekte Batı dünya düzeni çözümü ve örgütlenmesi sınırlıdır meşruiyetini ve temsil imkânını yitirmiştir Batı da toplumsal değişmede öncülük ve sözcülük edecek savunacak toplumsal bir sınıf ve toplum yoktur Ancak Batı düzeni kendini meşrulaştırmak için mevcut düzene karşı olabilecek her türlü değişimi temsili ve çözümü açıklamayı daha başlangıçta mahkûm etmekte ve reddetmektedir Günümüzde toplumsal ve tarihi gelişme ve değişmeyi savunan en önemli güç Doğu toplumlarıdır Mevcut görüntü ve bozulma itiş kakış kakafoni sorunlar bizi yanıltmamalıdır Umutsuzluğa çaresizliğe kapılmamalıdır Türkiye bu açıdan geçmiş deneyimleri ile bu konuda toplumsal ve tarihi değişmede sözcülük edecek birikim ve güce sahiptir Günümüz dünya ve toplum sorunlarının çözülmemesini ve mevcut düzeni savunmaktan toplumsal değişmeden vazgeçmekten hiçbir toplumun toplumsal kesimin çıkarı yoktur Verili düzen elbet aşılmaya mahkûmdur Ancak bu değişim kendiliğinden değildir Yeni bir dünya bütün dünyanın özlemidir Bizim beklentimiz de bu yöndedir

Kita Kitap
300,00

Doğu Kitabevi

20131. baskı280 sf.
2. HamurTürkçe

çev. Ertan Eğribel

Kita Kitap

Küreselleşmenin en belirgin eğilimi ve küresel otoriterliğin kaynağı her düzeyde darlaşma ve muhafazakarlaşmadır Bu gelişmeden öncelikle küresel ilişkilerin yoğunlaştığı ve denetlendiği merkezler olan şehirler etkilenmektedir Günümüzde şehir dindarlığı nın veya buna temelde ters düşmeyen melez kimlikleri in küresel yeni lişiklere uyum biçiminden ortaya çıkması bir rastlantı değildir Küre muhafazakarlaşma mevcut dünya dizenine belli bir uyumu belirtemesi yanında modren küresel gerilimin de dayanağını oluşturmaktadır Bunun da ötesinde geleneksel ile küserel arasında da gerilimli bir ilişki ikilik ve ilişkinin tartışılmasını önleyen küresel çapta bir yabancılaşma söz konusudur Modern küresel ve geleneksel küresel ikilikleri arasındaki karşıtlıklar iç içe geçmiştir ve toplumsal tarihsel algıda parçalanmayı kışkırtmaktadır Türkiye de bu yönde ortaya çıkan değişiklikler bağlamında modern küresel ve gelenek küresel gerilimlerine dayalı modern mahrem ve mahalle baskısı gibi tartışmaları Türk Kürt laik dindar Sünni Alevi gibi ayrışmaları bölge ve şehir planlaması ile ilgili uygulamaları kendisi doğal bir anıt olan Çamlıca tepesine İstanbul un temsil ettiği uygarlık mirasına tepeden bakan horlayan bir cami inşa etme çabasını Boğaziçi ne üçüncü köprü Haliç e boynuz köprü kelepçelerini ülkenin bütün tarihi mirasını ve şehir kültürünü silip belirsizleştiren yeni ilişki sizlik lere dayanarak oluşturan kentsel yenileme ve TOKİ çalışmaları örneklerini verebiliriz img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Nobel Kitap
369,00

Doğu Kitabevi

2022272 sf.
Ciltsiz16x23 cm2. Hamur
Nobel Kitap

Günümüzde Batı Doğu Batı çatışmasını aşmadan bu çatışma ve farklılığı önemsiz hale getirmeye çalışmaktadır Bunun için dünya uygarlık mirasının yıkımı ve kimliksizleşmeyi bile savunmaktan kaçınmamaktadır Modern toplumsal ilerleme ve tarihi değişme anlayışı ile toplum arasındaki ilişki Batı çıkarları tarafından belirlenmiştir Bu açıklama biçimi savunulamayınca ve bariz üstünlüğü artık tartışılmaz hale geldiğinde tarihi ve toplumsal değişme anlayışı da savunulamamıştır Gerçekte Batı dünya düzeni çözümü ve örgütlenmesi sınırlıdır meşruiyetini ve temsil imkânını yitirmiştir Batı da toplumsal değişmede öncülük ve sözcülük edecek savunacak toplumsal bir sınıf ve toplum yoktur Ancak Batı düzeni kendini meşrulaştırmak için mevcut düzene karşı olabilecek her türlü değişimi temsili ve çözümü açıklamayı daha başlangıçta mahkûm etmekte ve reddetmektedir Günümüzde toplumsal ve tarihi gelişme ve değişmeyi savunan en önemli güç Doğu toplumlarıdır Mevcut görüntü ve bozulma itiş kakış kakafoni sorunlar bizi yanıltmamalıdır Umutsuzluğa çaresizliğe kapılmamalıdır Türkiye bu açıdan geçmiş deneyimleri ile bu konuda toplumsal ve tarihi değişmede sözcülük edecek birikim ve güce sahiptir Günümüz dünya ve toplum sorunlarının çözülmemesini ve mevcut düzeni savunmaktan toplumsal değişmeden vazgeçmekten hiçbir toplumun toplumsal kesimin çıkarı yoktur Verili düzen elbet aşılmaya mahkûmdur Ancak bu değişim kendiliğinden değildir Yeni bir dünya bütün dünyanın özlemidir Bizim beklentimiz de bu yöndedir Ertan Eğribel Yüksel Yıldırım

Nobel Kitap
393,60

Doğu Kitabevi

2021430 sf.
Ciltsiz16x23 cm2. Hamur
Nobel Kitap

Verili egemen düzene karşı sadece siyasi iktisadi hukuki eğitim gündelik yaşam gibi çeşitli düzeylerde günlük çıkarların savunulması çalışma ve yaşam koşullarının iyileştirilmesi için çaba yeterli değildir Aynı zamanda farklılıklarına rağmen geniş kitleler ve toplumlar için dünya görüşü düzeyinde kuram pratik birliğini değerler sistemini oluşturmak bütünlük ve dayanışmayı örgütlenmeyi sağlanmak gerekir Tarihteki acı deneyler yanlışlıklar bunların sorgulanması yeni görüşlerin gündeme gelmesinin imkânını vermesi açısından önemlidir Sorunların çözümü yolunda farklılıklar dengesizliklere rağmen bu deneyimlerin tüm tarih içindeki toplamı toplum içi ve toplumlar arası dayanışmanın ortak değerlerin ideallerin ve birlikteliğin de koşullarını oluşturmuştur Yeni bir işe başlamamızın nedeni de budur Kendi adımıza Türkiye ve dünya için söyleyelim İstikrarlı hayal hakikattir Ertan Eğribel Yüksel Yıldırım

Yaykoop
420,00

Doğu Kitabevi

20251. baskı416 sf.
Amerikan Bristol 350 gr.16x23 cmHolmen (Kitap Kağıdı) 60 gr.Türkçe
Yaykoop

Günümüzde kendi içine kapalı toplum anlayışı veya Batı yandaşlığına uyum gösterme çabası yerimizin ve rolümüzün belirsizleşmesi devlet toplum krizi ve kimlik sorunu olarak ortaya çıkmaktadır Aynı dönemde Doğu üzerinde üstünlüğüne rağmen Batı siyaseti ve sosyolojisi de son sınırına gelmiştir ve yeni bir söz söylemekten uzaklaşmıştır Batı eksenli mevcut dünya düzeni de siyasetten iktisada hukuktan sanat edebiyata kadar temsil krizi içindedir XX Yüzyılda iki dünya savası yaşandı XXI Yüzyılda dünya küresel savaş cephesi içinde yeniden ayrışmaktadır İlk iki dünya savaşı Osmanlı nın tasfiyesi ve dünya egemenliği için Batı içi önderlik çekişmesiydi Osmanlı nın olmadığı dünyada 3 Dünya Savaşı ise Doğu Batı cepheleri arasında ayrışmaya Batı üstünlüğü temelinde Doğu ve Batı uygarlıkları arasında çekişme ve yıkım savaşına dayalıdır Bu durum Ziya Gökalp in güncelliğini sağladığı gibi daha geniş bir cephe içinde yeni sorunları çözmek için Baykan Sezer sosyolojisinin de güncelliğini gündeme getirmektedir Küresel düzeyde Doğu Batı çatışmasının güncelliği Türkiye ye ve Doğu toplumlarına sorunlarına rağmen yeni imkanlar vermektedir Günümüzde verili dünya düzeninin krizi devrimci bir çözümü ve örgütlenmeyi zorunlu kılmaktadır Baykan Sezer sosyolojisinin devrimci yerliliği dinamizmi ve evrenselliği Doğu Batı çatışmasının aşılamamasından ve Türkiye nin dünyaya söyleyecek yeni bir sözü olmasından kaynaklanmaktadır Ertan Eğribel

Nobel Kitap
492,00

Doğu Kitabevi

2025416 sf.
Ciltsiz16x24 cm2. Hamur
Nobel Kitap

Günümüzde kendi içine kapalı toplum anlayışı veya Batı yandaşlığına uyum gösterme çabası yerimizin ve rolümüzün belirsizleşmesi devlet toplum krizi ve kimlik sorunu olarak ortaya çıkmaktadır Aynı dönemde Doğu üzerinde üstünlüğüne rağmen Batı siyaseti ve sosyolojisi de son sınırına gelmiştir ve yeni bir söz söylemekten uzaklaşmıştır Batı eksenli mevcut dünya düzeni de siyasetten iktisada hukuktan sanat edebiyata kadar temsil krizi içindedir XX Yüzyılda iki dünya savası yaşandı XXI Yüzyılda dünya küresel savaş cephesi içinde yeniden ayrışmaktadır İlk iki dünya savaşı Osmanlı nın tasfiyesi ve dünya egemenliği için Batı içi önderlik çekişmesiydi Osmanlı nın olmadığı dünyada 3 Dünya Savaşı ise Doğu Batı cepheleri arasında ayrışmaya Batı üstünlüğü temelinde Doğu ve Batı uygarlıkları arasında çekişme ve yıkım savaşına dayalıdır Bu durum Ziya Gökalp in güncelliğini sağladığı gibi daha geniş bir cephe içinde yeni sorunları çözmek için Baykan Sezer sosyolojisinin de güncelliğini gündeme getirmektedir Küresel düzeyde Doğu Batı çatışmasının güncelliği Türkiye ye ve Doğu toplumlarına sorunlarına rağmen yeni imkanlar vermektedir Günümüzde verili dünya düzeninin krizi devrimci bir çözümü ve örgütlenmeyi zorunlu kılmaktadır Baykan Sezer sosyolojisinin devrimci yerliliği dinamizmi ve evrenselliği Doğu Batı çatışmasının aşılamamasından ve Türkiye nin dünyaya söyleyecek yeni bir sözü olmasından kaynaklanmaktadır Ertan Eğribel