MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Sosyolojik Araştırmanın Mantığı Teori Yöntem — Levent Ünsaldı

Sosyolojik Araştırmanın Mantığı Teori Yöntem
297,00
Sosyoloji Bilimi ve KavramlarSosyolojiGenel Sosyoloji

Sosyolojik Araştırmanın Mantığı Teori Yöntem

Levent Ünsaldı

Heretik Yayıncılık

2026274 sf.
Şehadet KitapEn ucuz

Sosyolojik Araştırmanın Mantığı Teori Yöntem

Levent Ünsaldı

Bugün Türkiye de sosyoloji alanı çoğu zaman üç başat figür arasında paylaşılmış görünmektedir kavramları özenli bir araştırma pratiğinin araçları olarak değil retorik ihtişamını ve bilme pozlarını tahkim eden gösterişli işaretler olarak kullanan peygamber teorisyen bilimsel kavrayışı neredeyse yabani mantar gibi kendiliğinden bitmiş saydığı veriyi toplamakla özdeşleştiren ve bilimi teknikle ikame eden ampirist koleksiyoncu kendi sınıfsal sezgilerini ve infiallerini analiz sanan sezgici sosyolog Hiç şüphe yok ki bu üç figürün ortak noktası sosyolojiyi bütün güçlükleri ve kritik kavşaklarıyla birlikte nesnelerini teorik soruşturma ile doğrulama arasındaki gerilimde inşa eden bir bilim pratiği olmaktan uzaklaştırmalarıdır Bu durumda sosyolojinin bilgi üretme tarzını açıklığa kavuşturmak nesnelerini nasıl inşa ettiğini teorik önermelerini ampirik zeminle hangi ilkeler uyarınca irtibatlandırdığını ve kendi hakikat iddiasını hangi sınama ve doğrulama rejimine tâbi kıldığını göstermek gerekir Sosyolojik Araştırmanın Mantığı bu amaç doğrultusunda yazılmıştır disiplinin kendine mahsus sorgulama tarzını ve muhakeme biçimini fiilî araştırma pratikleri içinde belirdiği şekliyle ortaya koymak Bu yönüyle kitap sosyoloji alanında son on yıllarda giderek daha az dillendirilen kimi zaman da açıkça terk edilmiş görünen hakikat iddiasına sıkı sıkıya tutunur bugünün akademik performans ölçütlerine ve yayın fetişizmine tercüme edilemeyecek bir bilgi talebi taşır Disiplinin üniversiteyle birlikte içinden geçtiği çözülme devrinde üstelik hakikat fikrini aşındıran güçlü bir tazyik dünya ölçeğinde kuvvet kazanmışken böyle bir talep her zamankinden daha zaruri hâle gelmiştir Bu itibarla Sosyolojik Araştırmanın Mantığı en başta genç sosyal bilimciler olmak üzere hakikat arayışını hâlâ diri tutan sosyolojinin ve daha genel olarak sosyal bilimlerin açabileceği özgürlük imkânını savunmaya değer bulan herkes için kaleme alınmıştır

Kitap Ambarı
301,50

Heretik Yayıncılık

2026274 sf.
İnce Kapak13,5 x 19
Kitap Ambarı

Bugün Türkiye de sosyoloji alanı çoğu zaman üç başat figür arasında paylaşılmış görünmektedir kavramları özenli bir araştırma pratiğinin araçları olarak değil retorik ihtişamını ve bilme pozlarını tahkim eden gösterişli işaretler olarak kullanan peygamber teorisyen bilimsel kavrayışı neredeyse yabani mantar gibi kendiliğinden bitmiş saydığı veriyi toplamakla özdeşleştiren ve bilimi teknikle ikame eden ampirist koleksiyoncu kendi sınıfsal sezgilerini ve infiallerini analiz sanan sezgici sosyolog Hiç şüphe yok ki bu üç figürün ortak noktası sosyolojiyi bütün güçlükleri ve kritik kavşaklarıyla birlikte nesnelerini teorik soruşturma ile doğrulama arasındaki gerilimde inşa eden bir bilim pratiği olmaktan uzaklaştırmalarıdır Bu durumda sosyolojinin bilgi üretme tarzını açıklığa kavuşturmak nesnelerini nasıl inşa ettiğini teorik önermelerini ampirik zeminle hangi ilkeler uyarınca irtibatlandırdığını ve kendi hakikat iddiasını hangi sınama ve doğrulama rejimine tâbi kıldığını göstermek gerekir Sosyolojik Araştırmanın Mantığı bu amaç doğrultusunda yazılmıştır disiplinin kendine mahsus sorgulama tarzını ve muhakeme biçimini fiilî araştırma pratikleri içinde belirdiği şekliyle ortaya koymak Bu yönüyle kitap sosyoloji alanında son on yıllarda giderek daha az dillendirilen kimi zaman da açıkça terk edilmiş görünen hakikat iddiasına sıkı sıkıya tutunur bugünün akademik performans ölçütlerine ve yayın fetişizmine tercüme edilemeyecek bir bilgi talebi taşır Disiplinin üniversiteyle birlikte içinden geçtiği çözülme devrinde üstelik hakikat fikrini aşındıran güçlü bir tazyik dünya ölçeğinde kuvvet kazanmışken böyle bir talep her zamankinden daha zaruri hâle gelmiştir Bu itibarla Sosyolojik Araştırmanın Mantığı en başta genç sosyal bilimciler olmak üzere hakikat arayışını hâlâ diri tutan sosyolojinin ve daha genel olarak sosyal bilimlerin açabileceği özgürlük imkânını savunmaya değer bulan herkes için kaleme alınmıştır Tanıtım Bülteninden

Yaykoop
315,00

Heretik Yayıncılık

2026274 sf.
Karton Kapak13.5 x 19Türkçe
Yaykoop

Bugün Türkiye de sosyoloji alanı çoğu zaman üç başat figür arasında paylaşılmış görünmektedir kavramları özenli bir araştırma pratiğinin araçları olarak değil retorik ihtişamını ve bilme pozlarını tahkim eden gösterişli işaretler olarak kullanan peygamber teorisyen bilimsel kavrayışı neredeyse yabani mantar gibi kendiliğinden bitmiş saydığı veriyi toplamakla özdeşleştiren ve bilimi teknikle ikame eden ampirist koleksiyoncu kendi sınıfsal sezgilerini ve infiallerini analiz sanan sezgici sosyolog Hiç şüphe yok ki bu üç figürün ortak noktası sosyolojiyi bütün güçlükleri ve kritik kavşaklarıyla birlikte nesnelerini teorik soruşturma ile doğrulama arasındaki gerilimde inşa eden bir bilim pratiği olmaktan uzaklaştırmalarıdır Bu durumda sosyolojinin bilgi üretme tarzını açıklığa kavuşturmak nesnelerini nasıl inşa ettiğini teorik önermelerini ampirik zeminle hangi ilkeler uyarınca irtibatlandırdığını ve kendi hakikat iddiasını hangi sınama ve doğrulama rejimine tâbi kıldığını göstermek gerekir Sosyolojik Araştırmanın Mantığı bu amaç doğrultusunda yazılmıştır disiplinin kendine mahsus sorgulama tarzını ve muhakeme biçimini fiilî araştırma pratikleri içinde belirdiği şekliyle ortaya koymak Bu yönüyle kitap sosyoloji alanında son on yıllarda giderek daha az dillendirilen kimi zaman da açıkça terk edilmiş görünen hakikat iddiasına sıkı sıkıya tutunur bugünün akademik performans ölçütlerine ve yayın fetişizmine tercüme edilemeyecek bir bilgi talebi taşır Disiplinin üniversiteyle birlikte içinden geçtiği çözülme devrinde üstelik hakikat fikrini aşındıran güçlü bir tazyik dünya ölçeğinde kuvvet kazanmışken böyle bir talep her zamankinden daha zaruri hâle gelmiştir Bu itibarla Sosyolojik Araştırmanın Mantığı en başta genç sosyal bilimciler olmak üzere hakikat arayışını hâlâ diri tutan sosyolojinin ve daha genel olarak sosyal bilimlerin açabileceği özgürlük imkânını savunmaya değer bulan herkes için kaleme alınmıştır

Ekin Kitap
333,00

Heretik Yayıncılık

Haziran 2026274 sf.
Ekin Kitap

Bugün Türkiye de sosyoloji alanı çoğu zaman üç başat figür arasında paylaşılmış görünmektedir kavramları özenli bir araştırma pratiğinin araçları olarak değil retorik ihtişamını ve bilme pozlarını tahkim eden gösterişli işaretler olarak kullanan peygamber teorisyen bilimsel kavrayışı neredeyse yabani mantar gibi kendiliğinden bitmiş saydığı veriyi toplamakla özdeşleştiren ve bilimi teknikle ikame eden ampirist koleksiyoncu kendi sınıfsal sezgilerini ve infiallerini analiz sanan sezgici sosyolog Hiç şüphe yok ki bu üç figürün ortak noktası sosyolojiyi bütün güçlükleri ve kritik kavşaklarıyla birlikte nesnelerini teorik soruşturma ile doğrulama arasındaki gerilimde inşa eden bir bilim pratiği olmaktan uzaklaştırmalarıdır Bu durumda sosyolojinin bilgi üretme tarzını açıklığa kavuşturmak nesnelerini nasıl inşa ettiğini teorik önermelerini ampirik zeminle hangi ilkeler uyarınca irtibatlandırdığını ve kendi hakikat iddiasını hangi sınama ve doğrulama rejimine tâbi kıldığını göstermek gerekir Sosyolojik Araştırmanın Mantığı bu amaç doğrultusunda yazılmıştır disiplinin kendine mahsus sorgulama tarzını ve muhakeme biçimini fiilî araştırma pratikleri içinde belirdiği şekliyle ortaya koymak Bu yönüyle kitap sosyoloji alanında son on yıllarda giderek daha az dillendirilen kimi zaman da açıkça terk edilmiş görünen hakikat iddiasına sıkı sıkıya tutunur bugünün akademik performans ölçütlerine ve yayın fetişizmine tercüme edilemeyecek bir bilgi talebi taşır Disiplinin üniversiteyle birlikte içinden geçtiği çözülme devrinde üstelik hakikat fikrini aşındıran güçlü bir tazyik dünya ölçeğinde kuvvet kazanmışken böyle bir talep her zamankinden daha zaruri hâle gelmiştir Bu itibarla Sosyolojik Araştırmanın Mantığı en başta genç sosyal bilimciler olmak üzere hakikat arayışını hâlâ diri tutan sosyolojinin ve daha genel olarak sosyal bilimlerin açabileceği özgürlük imkânını savunmaya değer bulan herkes için kaleme alınmıştır

D&R
337,05

Heretik Yayıncılık

20261. baskı274 sf.
13,5 x 192. HamurTürkçe
D&R

Bugün Türkiye de sosyoloji alanı çoğu zaman üç başat figür arasında paylaşılmış görünmektedir kavramları özenli bir araştırma pratiğinin araçları olarak değil retorik ihtişamını ve bilme pozlarını tahkim eden gösterişli işaretler olarak kullanan peygamber teorisyen bilimsel kavrayışı neredeyse yabani mantar gibi kendiliğinden bitmiş saydığı veriyi toplamakla özdeşleştiren ve bilimi teknikle ikame eden ampirist koleksiyoncu kendi sınıfsal sezgilerini ve infiallerini analiz sanan sezgici sosyolog Hiç şüphe yok ki bu üç figürün ortak noktası sosyolojiyi bütün güçlükleri ve kritik kavşaklarıyla birlikte nesnelerini teorik soruşturma ile doğrulama arasındaki gerilimde inşa eden bir bilim pratiği olmaktan uzaklaştırmalarıdır Bu durumda sosyolojinin bilgi üretme tarzını açıklığa kavuşturmak nesnelerini nasıl inşa ettiğini teorik önermelerini ampirik zeminle hangi ilkeler uyarınca irtibatlandırdığını ve kendi hakikat iddiasını hangi sınama ve doğrulama rejimine tâbi kıldığını göstermek gerekir Sosyolojik Araştırmanın Mantığı bu amaç doğrultusunda yazılmıştır disiplinin kendine mahsus sorgulama tarzını ve muhakeme biçimini fiilî araştırma pratikleri içinde belirdiği şekliyle ortaya koymak Bu yönüyle kitap sosyoloji alanında son on yıllarda giderek daha az dillendirilen kimi zaman da açıkça terk edilmiş görünen hakikat iddiasına sıkı sıkıya tutunur bugünün akademik performans ölçütlerine ve yayın fetişizmine tercüme edilemeyecek bir bilgi talebi taşır Disiplinin üniversiteyle birlikte içinden geçtiği çözülme devrinde üstelik hakikat fikrini aşındıran güçlü bir tazyik dünya ölçeğinde kuvvet kazanmışken böyle bir talep her zamankinden daha zaruri hâle gelmiştir Bu itibarla Sosyolojik Araştırmanın Mantığı en başta genç sosyal bilimciler olmak üzere hakikat arayışını hâlâ diri tutan sosyolojinin ve daha genel olarak sosyal bilimlerin açabileceği özgürlük imkânını savunmaya değer bulan herkes için kaleme alınmıştır Tanıtım Bülteninden

Pelikan Kitabevi
337,50

Heretik Yayıncılık

274 sf.
14x20
Pelikan Kitabevi

Bugün Türkiye de sosyoloji alanı çoğu zaman üç başat figür arasında paylaşılmış görünmektedir kavramları özenli bir araştırma pratiğinin araçları olarak değil retorik ihtişamını ve bilme pozlarını tahkim eden gösterişli işaretler olarak kullanan peygamber teorisyen bilimsel kavrayışı neredeyse yabani mantar gibi kendiliğinden bitmiş saydığı veriyi toplamakla özdeşleştiren ve bilimi teknikle ikame eden ampirist koleksiyoncu kendi sınıfsal sezgilerini ve infiallerini analiz sanan sezgici sosyolog Hiç şüphe yok ki bu üç figürün ortak noktası sosyolojiyi bütün güçlükleri ve kritik kavşaklarıyla birlikte nesnelerini teorik soruşturma ile doğrulama arasındaki gerilimde inşa eden bir bilim pratiği olmaktan uzaklaştırmalarıdır Bu durumda sosyolojinin bilgi üretme tarzını açıklığa kavuşturmak nesnelerini nasıl inşa ettiğini teorik önermelerini ampirik zeminle hangi ilkeler uyarınca irtibatlandırdığını ve kendi hakikat iddiasını hangi sınama ve doğrulama rejimine tâbi kıldığını göstermek gerekir Sosyolojik Araştırmanın Mantığı bu amaç doğrultusunda yazılmıştır disiplinin kendine mahsus sorgulama tarzını ve muhakeme biçimini fiilî araştırma pratikleri içinde belirdiği şekliyle ortaya koymak Bu yönüyle kitap sosyoloji alanında son on yıllarda giderek daha az dillendirilen kimi zaman da açıkça terk edilmiş görünen hakikat iddiasına sıkı sıkıya tutunur bugünün akademik performans ölçütlerine ve yayın fetişizmine tercüme edilemeyecek bir bilgi talebi taşır Disiplinin üniversiteyle birlikte içinden geçtiği çözülme devrinde üstelik hakikat fikrini aşındıran güçlü bir tazyik dünya ölçeğinde kuvvet kazanmışken böyle bir talep her zamankinden daha zaruri hâle gelmiştir Bu itibarla Sosyolojik Araştırmanın Mantığı en başta genç sosyal bilimciler olmak üzere hakikat arayışını hâlâ diri tutan sosyolojinin ve daha genel olarak sosyal bilimlerin açabileceği özgürlük imkânını savunmaya değer bulan herkes için kaleme alınmıştır

Nobel Kitap
391,50

Heretik Yayıncılık

2026274 sf.
Ciltsiz13.5x19.5 cm2. Hamur
Nobel Kitap

Bugün Türkiye de sosyoloji alanı çoğu zaman üç başat figür arasında paylaşılmış görünmektedir kavramları özenli bir araştırma pratiğinin araçları olarak değil retorik ihtişamını ve bilme pozlarını tahkim eden gösterişli işaretler olarak kullanan peygamber teorisyen bilimsel kavrayışı neredeyse yabani mantar gibi kendiliğinden bitmiş saydığı veriyi toplamakla özdeşleştiren ve bilimi teknikle ikame eden ampirist koleksiyoncu kendi sınıfsal sezgilerini ve infiallerini analiz sanan sezgici sosyolog Hiç şüphe yok ki bu üç figürün ortak noktası sosyolojiyi bütün güçlükleri ve kritik kavşaklarıyla birlikte nesnelerini teorik soruşturma ile doğrulama arasındaki gerilimde inşa eden bir bilim pratiği olmaktan uzaklaştırmalarıdır Bu durumda sosyolojinin bilgi üretme tarzını açıklığa kavuşturmak nesnelerini nasıl inşa ettiğini teorik önermelerini ampirik zeminle hangi ilkeler uyarınca irtibatlandırdığını ve kendi hakikat iddiasını hangi sınama ve doğrulama rejimine tâbi kıldığını göstermek gerekir Sosyolojik Araştırmanın Mantığı bu amaç doğrultusunda yazılmıştır disiplinin kendine mahsus sorgulama tarzını ve muhakeme biçimini fiilî araştırma pratikleri içinde belirdiği şekliyle ortaya koymak Bu yönüyle kitap sosyoloji alanında son on yıllarda giderek daha az dillendirilen kimi zaman da açıkça terk edilmiş görünen hakikat iddiasına sıkı sıkıya tutunur bugünün akademik performans ölçütlerine ve yayın fetişizmine tercüme edilemeyecek bir bilgi talebi taşır Disiplinin üniversiteyle birlikte içinden geçtiği çözülme devrinde üstelik hakikat fikrini aşındıran güçlü bir tazyik dünya ölçeğinde kuvvet kazanmışken böyle bir talep her zamankinden daha zaruri hâle gelmiştir Bu itibarla Sosyolojik Araştırmanın Mantığı en başta genç sosyal bilimciler olmak üzere hakikat arayışını hâlâ diri tutan sosyolojinin ve daha genel olarak sosyal bilimlerin açabileceği özgürlük imkânını savunmaya değer bulan herkes için kaleme alınmıştır