MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Şovenist İnşa — Hüseyin Köse

Şovenist İnşa
25,93
Siyaset SosyolojisiDiğer

Şovenist İnşa

Hüseyin Köse

Ayrıntı Yayınları

20141. baskı416 sf.
Ciltsiz13,50 x 19,00 cm2. HamurTürkçe
Kita KitapEn ucuz

Şovenist İnşa

Hüseyin Köse

Gerçekliğin hipnotik cıngılında icra edilen medya gösterisi bütün hızıyla sürerken kafalarda tecelli etmesinden korkulan boşluk da giderek genişliyor kapanacağına img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Ayrıntı Yayınları
331,50

Ayrıntı Yayınları

Ayrıntı Yayınları

Gerçekliğin hipnotik cıngılında icra edilen medya gösterisi bütün hızıyla sürerken kafalarda tecelli etmesinden korkulan boşluk da giderek genişliyor kapanacağına Söz konusu gösterinin alttan alta telkin ettiği düşünce ise şu Artık etrafımızda olup biten şeyler hakkında tutarlı ve anlaşılır yorumlama çerçeveleri sunabilmek nafile yaşamsal gerçekliğe ilişkin söylenebilecek en muteber söz de ancak kopuk kopuk izlenimler ve yüzeysel düşünce uçları yoluyla ayakta tutulabilen bir derinlik iması Gerçekten de gösterinin büyülü gerçeğinden daha politik ne olabilir Ekrandaki büyünün bağımlılığı öneren dinamikleri salt bakmanın ve görmenin anlamaya yetmediği bilmenin gerçek etkin rolünü açığa vuran eylem odaklı düşünceye taraf olmaya zorluyor hepimizi Çünkü kişi artık sadece düşüncelerinin değil kimliğinin bile kurgusal ve tıklanabilir bir mesaj olduğu vehminden arınabilmeyi ancak hesaplı ve ölçülü bir şekilde kapılacağı öfkesine borçlu Çünkü her yerde görünür kılınmışlık hayaletinin sadık müşterileri olan bizler maruz bırakıldığımız hipnoz sonucu henüz adı konmamış bir ekran müptelalığının bu denli şedit bir içtenliğin zanlısı olabileceğini tahmin etmemiştik Şovenist İnşa hayatımızın en verimli anlarını beyaz camın gölgesinde kurban edişimizin yaşadığımızın algılanabilir bir kanıtını sunmak adına bazen bir çift söz terennüm edebilmek için saatlerce bir dizi soğuk telefon hatlarında bekleyişimizin içimizdeki ve etrafımızı saran onca karanlık manzaraya rağmen diğerleriyle aramıza kırılgan ve ışıktan bir duvar örüşümüzün kamera merceklerinin yüzeylerine durmadan inatçı bir leke gibi birikişimizin maşeri duygusu üzerine yakılmış eleştirel bir ağıt Kendi saplantılı imgesine bunca düşkün olmasına rağmen kendilik gerçeğine aynı ölçüde aç ve yabancı bir uygarlığın dolaysız çıktıları olduğumuza göre şu halde inşa etmek de toplumsal gerçekliğimizin gösteri yoluyla imhası aynı zamanda Dahası yıkım inşanın ta kendisi

Kitap Yurdu

AYRINTI YAYINLARI

05.12.2014416 sf.
Karton Kapak13.5 x 21.5 cmKitap KağıdıTÜRKÇE
Kitap Yurdu

Gerçekliğin hipnotik cıngılında icra edilen medya gösterisi bütün hızıyla sürerken kafalarda tecelli etmesinden korkulan boşluk da giderek genişliyor kapanacağına Söz konusu gösterinin alttan alta telkin ettiği düşünce ise şu Artık etrafımızda olup biten şeyler hakkında tutarlı ve anlaşılır yorumlama çerçeveleri sunabilmek nafile yaşamsal gerçekliğe ilişkin söylenebilecek en muteber söz de ancak kopuk kopuk izlenimler ve yüzeysel düşünce uçları yoluyla ayakta tutulabilen bir derinlik iması Gerçekten de gösterinin büyülü gerçeğinden daha politik ne olabilir Ekrandaki büyünün bağımlılığı öneren dinamikleri salt bakmanın ve görmenin anlamaya yetmediği bilmenin gerçek etkin rolünü açığa vuran eylem odaklı düşünceye taraf olmaya zorluyor hepimizi Çünkü kişi artık sadece düşüncelerinin değil kimliğinin bile kurgusal ve tıklanabilir bir mesaj olduğu vehminden arınabilmeyi ancak hesaplı ve ölçülü bir şekilde kapılacağı öfkesine borçlu Çünkü her yerde görünür kılınmışlık hayaletinin sadık müşterileri olan bizler maruz bırakıldığımız hipnoz sonucu henüz adı konmamış bir ekran müptelalığının bu denli şedit bir içtenliğin zanlısı olabileceğini tahmin etmemiştik Şovenist İnşa hayatımızın en verimli anlarını beyaz camın gölgesinde kurban edişimizin yaşadığımızın algılanabilir bir kanıtını sunmak adına bazen bir çift söz terennüm edebilmek için saatlerce bir dizi soğuk telefon hatlarında bekleyişimizin içimizdeki ve etrafımızı saran onca karanlık manzaraya rağmen diğerleriyle aramıza kırılgan ve ışıktan bir duvar örüşümüzün kamera merceklerinin yüzeylerine durmadan inatçı bir leke gibi birikişimizin maşeri duygusu üzerine yakılmış eleştirel bir ağıt Kendi saplantılı imgesine bunca düşkün olmasına rağmen kendilik gerçeğine aynı ölçüde aç ve yabancı bir uygarlığın dolaysız çıktıları olduğumuza göre şu halde inşa etmek de toplumsal gerçekliğimizin gösteri yoluyla imhası aynı zamanda Dahası yıkım inşanın ta kendisi