Spartaküs ten Mazdek e Özgürlük Tarihi — İbrahim Tikan

Spartaküs ten Mazdek e Özgürlük Tarihi
İbrahim TikanNa Yayınları
Spartaküs ten Mazdek e Özgürlük Tarihi
İbrahim Tikanİbrahim Tikan tarafından kaleme alınan Gudeadan Sokratese Özgürlük Tarihi Na Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Gudeadan Sokratese Özgürlük Tarihi İbrahim Tikan Kitap Özeti Yazar bu çalışmada Kürt halkının egemenlerce kendine mal edilmeye çalışılan tarihine big bangtan başlayıp eşitlikçi klan kabile döneminden bu dönemin nasıl ataerkil aşiret formuna dönüştüğünden devletlerin inşa edilmesinden devlet dışı kalan toplumların çelişki ve çatışkılarına kadar antik çağda gelişen Kürt tarihine ışık tutmaktadır Mikro tarih anlayışı yüzünden muallakta kalan Kürtler Yahudilerin kayıp bir kolu mudur Zerdüştlük inancı Fars kültürüne mi aittir Newroz gerçekliği ve bu gerçeklikte demirci kawanın rolü nedir İlk demokrasi örneği Atina da mı uygulanmıştır Trova Yunanista nın kültürel bölgesine mi yoksa Anatolia nın kültürel bölgesine mi dahil Kur an da geçen Hurilerin Hurri kızlarından esinlenme ihtimali nedir gibi çelişkili konuları irdelemiş ve evrensel tarih kuramıyla da cevaplayarak tarih bilimlerine büyük derecede katkı sunmuştur Yine yazar okuru dönemin Mezopotamya sında Paris sokaklarından daha cezbedici olan Kürdistan höyüklerine tarihsel bir gezintiye çıkarırken günümüzde hayallerini gerçekleştirmek için akın akın Avrupa ya okumak çalışmak amacıyla göç eden binlerce Kürt gencinin çelişkilerine de cevap vermiş ve Avrupa menşeli gelişen oryantalist tarih anlayışına alternatif bir bakış açısı sunmuştur Yayınevi Na Yayınları Yazar İbrahim Tikan Sayfa 328 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x19 50 cm Basım Yılı Mayıs 2021 Barkod 9786257085267 Kategori Diğer Tarih Kitapları

Na Yayınları
Yazar bu çalışmada Kürt halkının egemenlerce kendine mal edilmeye çalışılan tarihine big bangtan başlayıp eşitlikçi klan kabile döneminden bu dönemin nasıl ataerkil aşiret formuna dönüştüğünden devletlerin inşa edilmesinden devlet dışı kalan toplumların çelişki ve çatışkılarına kadar antik çağda gelişen Kürt tarihine ışık tutmaktadır Mikro tarih anlayışı yüzünden muallakta kalan Kürtler Yahudilerin kayıp bir kolu mudur Zerdüştlük inancı Fars kültürüne mi aittir Newroz gerçekliği ve bu gerçeklikte demirci kawanın rolü nedir İlk demokrasi örneği Atina da mı uygulanmıştır Trova Yunanista nın kültürel bölgesine mi yoksa Anatolia nın kültürel bölgesine mi dahil Kur an da geçen Hurilerin Hurri kızlarından esinlenme ihtimali nedir gibi çelişkili konuları irdelemiş ve evrensel tarih kuramıyla da cevaplayarak tarih bilimlerine büyük derecede katkı sunmuştur Yine yazar okuru dönemin Mezopotamya sında Paris sokaklarından daha cezbedici olan Kürdistan höyüklerine tarihsel bir gezintiye çıkarırken günümüzde hayallerini gerçekleştirmek için akın akın Avrupa ya okumak çalışmak amacıyla göç eden binlerce Kürt gencinin çelişkilerine de cevap vermiş ve Avrupa menşeli gelişen oryantalist tarih anlayışına alternatif bir bakış açısı sunmuştur

Na Yayınları
Tarihin öznesi olan yazıcı var olan tarihin baş konusu yaratıcısı ve gerçekleştirenidir Haliyle yazılan tarih onun zihniyet dünyasının yaşama bakış açısının inancının sezgilerinin yaratıcılığının ve gözlemlerinin ürünüdür Burada tarihsel bilgiyi kimin kayda geçirdiği kimin yorumladığı ve kimin tarihi yeniden ürettiği can alıcı bir önem taşır Sürekli karşılaştığımız üzere herhangi bir çalışma yapılırken Tarafsız durmaya özen gösterdim biçimindeki ağdalı sözler gerçeği yansıtmamaktadır Oysa tarafsız ideolojisiz tarih yazımı yoktur ki mümkün de değildir Bırakalım tarih yazımı günlük hayatta dahi kullanılan her kavram ortaya atılan her söz yapılan her bir hareket eylem yaratıcılık bir ideolojinin ürünüdür Bir tarafı temsil eder Nihayetinde her birey yaşadığı toplumun fikir inanç yaşam tarzı gelenek görenek ve kültürüne göre zihniyet kazanmıştır Bu bile kendi başına ideolojik bir külliyattır O zaman ideolojisiz tarafsız bir insandan söz edilemez Dolayısıyla yazılan her eser o yaratıcının mensubu olduğu sistemin toplumun ideolojisinin tarafıdır ona göre yapılanmıştır Tarafsız durdum deyişi bir anlam ifade etmemektedir Bunun özünde ya kendini inkâr kendine karşı güvensizlik yatmakta ya da okuyucuyu kandırma ve savunduğu düşünceleri doğruymuş gibi gösterme çabası yatmaktadır Onun için bu tür iddialara sundukları bilgilere ve yaptıkları analizlere kuşkuyla bakmak gerekir Bazı kesimler de çok saf bir niyetle nesnellik ve tarafsızlık ideallerini öne çıkarırlar Oysa kendilerinin de yeni bir çağın dönemin mekânın evrimsel aşamanın ve ideolojinin ürünü olduğu gerçeğini ıskalarlar Düşüncede oluşturulan tarihsel bilginin ister istemez kendi özelliklerini taşıdığını görmezler Tarih topluma doğru açıldıkça tarihçi ile olgular arasında kurulan diyalektik ilişki pekişti ve tarihçinin tarafsızlığı sorgulanmaya başlandı Nesnel bir tarih biliminin yapılabileceğine yönelik eleştiriyi tarihsel gerçekliğin varlığına yönelik bir şüpheye çevirerek gerçek ile kurgu arasındaki ayrımı silikleştiren postmodern eleştirileri de hesaba katacak olursak günümüz tarihçiliğinde tarihsel bilginin mutlak nesnelliği ve bilimselliğini çekincesiz olarak kabul edebilmek mümkün değildir Nihayetinde tarihçi bir yorumcudur tarihte bir anlatıdan ibarettir

Na Yayınları
Tarihin öznesi olan yazıcı var olan tarihin baş konusu yaratıcısı ve gerçekleştirenidir Haliyle yazılan tarih onun zihniyet dünyasının yaşama bakış açısının inancının sezgilerinin yaratıcılığının ve gözlemlerinin ürünüdür Burada tarihsel bilgiyi kimin kayda geçirdiği kimin yorumladığı ve kimin tarihi yeniden ürettiği can alıcı bir önem taşır Sürekli karşılaştığımız üzere herhangi bir çalışma yapılırken Tarafsız durmaya özen gösterdim biçimindeki ağdalı sözler gerçeği yansıtmamaktadır Oysa tarafsız ideolojisiz tarih yazımı yoktur ki mümkün de değildir Bırakalım tarih yazımı günlük hayatta dahi kullanılan her kavram ortaya atılan her söz yapılan her bir hareket eylem yaratıcılık bir ideolojinin ürünüdür Bir tarafı temsil eder Nihayetinde her birey yaşadığı toplumun fikir inanç yaşam tarzı gelenek görenek ve kültürüne göre zihniyet kazanmıştır Bu bile kendi başına ideolojik bir külliyattır O zaman ideolojisiz tarafsız bir insandan söz edilemez Dolayısıyla yazılan her eser o yaratıcının mensubu olduğu sistemin toplumun ideolojisinin tarafıdır ona göre yapılanmıştır Tarafsız durdum deyişi bir anlam ifade etmemektedir Bunun özünde ya kendini inkâr kendine karşı güvensizlik yatmakta ya da okuyucuyu kandırma ve savunduğu düşünceleri doğruymuş gibi gösterme çabası yatmaktadır Onun için bu tür iddialara sundukları bilgilere ve yaptıkları analizlere kuşkuyla bakmak gerekir Bazı kesimler de çok saf bir niyetle nesnellik ve tarafsızlık ideallerini öne çıkarırlar Oysa kendilerinin de yeni bir çağın dönemin mekânın evrimsel aşamanın ve ideolojinin ürünü olduğu gerçeğini ıskalarlar Düşüncede oluşturulan tarihsel bilginin ister istemez kendi özelliklerini taşıdığını görmezler Tarih topluma doğru açıldıkça tarihçi ile olgular arasında kurulan diyalektik ilişki pekişti ve tarihçinin tarafsızlığı sorgulanmaya başlandı Nesnel bir tarih biliminin yapılabileceğine yönelik eleştiriyi tarihsel gerçekliğin varlığına yönelik bir şüpheye çevirerek gerçek ile kurgu arasındaki ayrımı silikleştiren postmodern eleştirileri de hesaba katacak olursak günümüz tarihçiliğinde tarihsel bilginin mutlak nesnelliği ve bilimselliğini çekincesiz olarak kabul edebilmek mümkün değildir Nihayetinde tarihçi bir yorumcudur tarihte bir anlatıdan ibarettir

Na Yayınları
Evrensel tarih doktrinin kilometre taşlarından birisi olan Özgürlük Tarihi çalışmasının bu kitabında insan evrimini ve uygarlığın doğuşunu Demokratik Uygarlık perspektifi ışığında irdeleyeceğiz Beşeri bilimler ve tarih bilimi açısından en çok aydınlatılması ve doğru tanımlanması gereken konuların başında insan evrimi ve uygarlığın doğuşu konuları gelmektedir Zira insan hakikati ve geçmişi pozitivist bilim tarafından bilim adına özünden bütünlüğünden saptırılarak bir kadavra misali parçalanmış durumdadır Onun için insanlık tarihini bir bütünlük içerisinde doğru tarihsel toplum analizinden geçirmek Demokratik Uygarlık tarih bilimi açısından bir zorunluluk haline gelmiştir Biyolojik bir varlık olarak insan geliştikçe uygarlık ile ikinci doğasını sistematik bir yapıya kavuşturmuştur 7 milyon yıllık insanlaşma öyküsü ile uygarlaşma bir taraftan insanı büyük hakikatlerle yüzleştirirken diğer taraftan insanı doğal toplum karakterinden hakikatinden ve özgürlüğünden uzaklaştırarak onu özüne yabancılaştırmıştır Toplumsal özgürlük sorunu sosyal bunalım doğa ve kadın düşmanlığı gibi sorunların çıkış noktası da bu yabancılaşmadan kaynaklanmaktadır Bu aşamadan sonra insanlıktan uzaklaşma ve toplumsal ahlakın çözülmesi öldürücü bir virüs olarak dünyaya yayılarak devlet kanserine yol açmıştır 5 bin yıldır bu ur insan organizmasını kontrol etmektedir

Na Yayınları
Yazar bu çalışmada Kürt halkının egemenlerce kendine mal edilmeye çalışılan tarihine big bangtan başlayıp eşitlikçi klan kabile döneminden bu dönemin nasıl ataerkil aşiret formuna dönüştüğünden devletlerin inşa edilmesinden devlet dışı kalan toplumların çelişki ve çatışkılarına kadar antik çağda gelişen Kürt tarihine ışık tutmaktadır Mikro tarih anlayışı yüzünden muallakta kalan Kürtler Yahudilerin kayıp bir kolu mudur Zerdüştlük inancı Fars kültürüne mi aittir Newroz gerçekliği ve bu gerçeklikte demirci kawanın rolü nedir İlk demokrasi örneği Atina da mı uygulanmıştır Trova Yunanista nın kültürel bölgesine mi yoksa Anatolia nın kültürel bölgesine mi dahil Kur an da geçen Hurilerin Hurri kızlarından esinlenme ihtimali nedir gibi çelişkili konuları irdelemiş ve evrensel tarih kuramıyla da cevaplayarak tarih bilimlerine büyük derecede katkı sunmuştur Yine yazar okuru dönemin Mezopotamya sında Paris sokaklarından daha cezbedici olan Kürdistan höyüklerine tarihsel bir gezintiye çıkarırken günümüzde hayallerini gerçekleştirmek için akın akın Avrupa ya okumak çalışmak amacıyla göç eden binlerce Kürt gencinin çelişkilerine de cevap vermiş ve Avrupa menşeli gelişen oryantalist tarih anlayışına alternatif bir bakış açısı sunmuştur

Na Yayınları
Evrensel tarih doktrinin kilometre taşlarından birisi olan Özgürlük Tarihi çalışmasının bu kitabında insan evrimini ve uygarlığın doğuşunu Demokratik Uygarlık perspektifi ışığında irdeleyeceğiz Beşeri bilimler ve tarih bilimi açısından en çok aydınlatılması ve doğru tanımlanması gereken konuların başında insan evrimi ve uygarlığın doğuşu konuları gelmektedir Zira insan hakikati ve geçmişi pozitivist bilim tarafından bilim adına özünden bütünlüğünden saptırılarak bir kadavra misali parçalanmış durumdadır Onun için insanlık tarihini bir bütünlük içerisinde doğru tarihsel toplum analizinden geçirmek Demokratik Uygarlık tarih bilimi açısından bir zorunluluk haline gelmiştir Biyolojik bir varlık olarak insan geliştikçe uygarlık ile ikinci doğasını sistematik bir yapıya kavuşturmuştur 7 milyon yıllık insanlaşma öyküsü ile uygarlaşma bir taraftan insanı büyük hakikatlerle yüzleştirirken diğer taraftan insanı doğal toplum karakterinden hakikatinden ve özgürlüğünden uzaklaştırarak onu özüne yabancılaştırmıştır Toplumsal özgürlük sorunu sosyal bunalım doğa ve kadın düşmanlığı gibi sorunların çıkış noktası da bu yabancılaşmadan kaynaklanmaktadır Bu aşamadan sonra insanlıktan uzaklaşma ve toplumsal ahlakın çözülmesi öldürücü bir virüs olarak dünyaya yayılarak devlet kanserine yol açmıştır 5 bin yıldır bu ur insan organizmasını kontrol etmektedir

Na Yayınları
Tarihin öznesi olan yazıcı var olan tarihin baş konusu yaratıcısı ve gerçekleştirenidir Haliyle yazılan tarih onun zihniyet dünyasının yaşama bakış açısının inancının sezgilerinin yaratıcılığının ve gözlemlerinin ürünüdür Burada tarihsel bilgiyi kimin kayda geçirdiği kimin yorumladığı ve kimin tarihi yeniden ürettiği can alıcı bir önem taşır Sürekli karşılaştığımız üzere herhangi bir çalışma yapılırken Tarafsız durmaya özen gösterdim biçimindeki ağdalı sözler gerçeği yansıtmamaktadır Oysa tarafsız ideolojisiz tarih yazımı yoktur ki mümkün de değildir Bırakalım tarih yazımı günlük hayatta dahi kullanılan her kavram ortaya atılan her söz yapılan her bir hareket eylem yaratıcılık bir ideolojinin ürünüdür Bir tarafı temsil eder Nihayetinde her birey yaşadığı toplumun fikir inanç yaşam tarzı gelenek görenek ve kültürüne göre zihniyet kazanmıştır Bu bile kendi başına ideolojik bir külliyattır O zaman ideolojisiz tarafsız bir insandan söz edilemez Dolayısıyla yazılan her eser o yaratıcının mensubu olduğu sistemin toplumun ideolojisinin tarafıdır ona göre yapılanmıştır Tarafsız durdum deyişi bir anlam ifade etmemektedir Bunun özünde ya kendini inkâr kendine karşı güvensizlik yatmakta ya da okuyucuyu kandırma ve savunduğu düşünceleri doğruymuş gibi gösterme çabası yatmaktadır Onun için bu tür iddialara sundukları bilgilere ve yaptıkları analizlere kuşkuyla bakmak gerekir Bazı kesimler de çok saf bir niyetle nesnellik ve tarafsızlık ideallerini öne çıkarırlar Oysa kendilerinin de yeni bir çağın dönemin mekânın evrimsel aşamanın ve ideolojinin ürünü olduğu gerçeğini ıskalarlar Düşüncede oluşturulan tarihsel bilginin ister istemez kendi özelliklerini taşıdığını görmezler Tarih topluma doğru açıldıkça tarihçi ile olgular arasında kurulan diyalektik ilişki pekişti ve tarihçinin tarafsızlığı sorgulanmaya başlandı Nesnel bir tarih biliminin yapılabileceğine yönelik eleştiriyi tarihsel gerçekliğin varlığına yönelik bir şüpheye çevirerek gerçek ile kurgu arasındaki ayrımı silikleştiren postmodern eleştirileri de hesaba katacak olursak günümüz tarihçiliğinde tarihsel bilginin mutlak nesnelliği ve bilimselliğini çekincesiz olarak kabul edebilmek mümkün değildir Nihayetinde tarihçi bir yorumcudur tarihte bir anlatıdan ibarettir

Na Yayınları
Yazar bu çalışmada Kürt halkının egemenlerce kendine mal edilmeye çalışılan tarihine big bangtan başlayıp eşitlikçi klan kabile döneminden bu dönemin nasıl ataerkil aşiret formuna dönüştüğünden devletlerin inşa edilmesinden devlet dışı kalan toplumların çelişki ve çatışkılarına kadar antik çağda gelişen Kürt tarihine ışık tutmaktadır Mikro tarih anlayışı yüzünden muallakta kalan Kürtler Yahudilerin kayıp bir kolu mudur Zerdüştlük inancı Fars kültürüne mi aittir Newroz gerçekliği ve bu gerçeklikte demirci kawanın rolü nedir İlk demokrasi örneği Atina da mı uygulanmıştır Trova Yunanista nın kültürel bölgesine mi yoksa Anatolia nın kültürel bölgesine mi dahil Kur an da geçen Hurilerin Hurri kızlarından esinlenme ihtimali nedir gibi çelişkili konuları irdelemiş ve evrensel tarih kuramıyla da cevaplayarak tarih bilimlerine büyük derecede katkı sunmuştur Yine yazar okuru dönemin Mezopotamya sında Paris sokaklarından daha cezbedici olan Kürdistan höyüklerine tarihsel bir gezintiye çıkarırken günümüzde hayallerini gerçekleştirmek için akın akın Avrupa ya okumak çalışmak amacıyla göç eden binlerce Kürt gencinin çelişkilerine de cevap vermiş ve Avrupa menşeli gelişen oryantalist tarih anlayışına alternatif bir bakış açısı sunmuştur

Na Yayınları
Zihinsel Sömürgeciliğin Gölgesinde Ümmetten Ulusa Kürt Tarihi Bu kitap 19 yüzyıldan Cumhuriyetin kuruluşuna uzanan çalkantılı bir dönemde Kürtlerin geçirdiği sosyo politik dönüşümü derinlemesine inceliyor Oryantalizmin çarpıtıcı bakış açısıyla başlayan süreç feodal yapının çöküşü sömürgeci güçlerin kıskacındaki Osmanlı İmparatorluğu ve Kürt topraklarındaki siyasi karmaşa ile şekilleniyor Zihinsel Sömürgecilik Batı nın Doğu ya yönelik ideolojik hegemonyasının Kürt kimliği ve geleceği üzerindeki yıkıcı etkileri gözler önüne seriliyor Oryantalistlerin Kürt toplumuna kadınına ve siyasi düzenine dair önyargılı yaklaşımları mercek altına alınıyor Direniş ve Uyanış Baban ve Soran Mirliklerinin direnişinden Bedirhan Bey in Hakimê Kürdistan idealine Şeyh Ubeydullah Nehri nin ulusal mücadelesinden ilk Kürt örgütlerinin doğuşuna kadar Kürtlerin kimlik arayışı ve öz yönetim mücadelesinin farklı evreleri detaylı bir şekilde ele alınıyor İhanet ve İmha Merkezi devletlerin asimilasyon politikaları Hamidiye Alayları Pantürkizm ve Panislamizm gibi ideolojilerin Kürtler üzerindeki baskısı incelenirken Nasturi katliamı Ermeni kırımı ve Koçgiri ayaklanması gibi acı olaylar dönemin karanlık yüzünü ortaya koyuyor Uluslaşma Süreci Birinci Dünya Savaşı nın ardından Sykes Picot Antlaşması ile bölünen Kürdistan topraklarında Kürtlerin diplomatik çabaları Sevr Antlaşması nın doğuşu ve Lozan da Kürtlerin yok sayılması gibi kritik dönemeçler analiz ediliyor Mustafa Kemal hareketinin Kürt politikası ve Cumhuriyetin ilanıyla birlikte Kürtlerin yaşadığı hayal kırıklığı ve yeni dönemin zorlukları çarpıcı bir şekilde sunuluyor

Na Yayınları
Zihinsel Sömürgeciliğin Gölgesinde Ümmetten Ulusa Kürt Tarihi Bu kitap 19 yüzyıldan Cumhuriyetin kuruluşuna uzanan çalkantılı bir dönemde Kürtlerin geçirdiği sosyo politik dönüşümü derinlemesine inceliyor Oryantalizmin çarpıtıcı bakış açısıyla başlayan süreç feodal yapının çöküşü sömürgeci güçlerin kıskacındaki Osmanlı İmparatorluğu ve Kürt topraklarındaki siyasi karmaşa ile şekilleniyor Zihinsel Sömürgecilik Batı nın Doğu ya yönelik ideolojik hegemonyasının Kürt kimliği ve geleceği üzerindeki yıkıcı etkileri gözler önüne seriliyor Oryantalistlerin Kürt toplumuna kadınına ve siyasi düzenine dair önyargılı yaklaşımları mercek altına alınıyor Direniş ve Uyanış Baban ve Soran Mirliklerinin direnişinden Bedirhan Bey in Hakimê Kürdistan idealine Şeyh Ubeydullah Nehri nin ulusal mücadelesinden ilk Kürt örgütlerinin doğuşuna kadar Kürtlerin kimlik arayışı ve öz yönetim mücadelesinin farklı evreleri detaylı bir şekilde ele alınıyor İhanet ve İmha Merkezi devletlerin asimilasyon politikaları Hamidiye Alayları Pantürkizm ve Panislamizm gibi ideolojilerin Kürtler üzerindeki baskısı incelenirken Nasturi katliamı Ermeni kırımı ve Koçgiri ayaklanması gibi acı olaylar dönemin karanlık yüzünü ortaya koyuyor Uluslaşma Süreci Birinci Dünya Savaşı nın ardından Sykes Picot Antlaşması ile bölünen Kürdistan topraklarında Kürtlerin diplomatik çabaları Sevr Antlaşması nın doğuşu ve Lozan da Kürtlerin yok sayılması gibi kritik dönemeçler analiz ediliyor Mustafa Kemal hareketinin Kürt politikası ve Cumhuriyetin ilanıyla birlikte Kürtlerin yaşadığı hayal kırıklığı ve yeni dönemin zorlukları çarpıcı bir şekilde sunuluyor

Na Yayınları
Tarihin öznesi olan yazıcı var olan tarihin baş konusu yaratıcısı ve gerçekleştirenidir Haliyle yazılan tarih onun zihniyet dünyasının yaşama bakış açısının inancının sezgilerinin yaratıcılığının ve gözlemlerinin ürünüdür Burada tarihsel bilgiyi kimin kayda geçirdiği kimin yorumladığı ve kimin tarihi yeniden ürettiği can alıcı bir önem taşır Sürekli karşılaştığımız üzere herhangi bir çalışma yapılırken Tarafsız durmaya özen gösterdim biçimindeki ağdalı sözler gerçeği yansıtmamaktadır Oysa tarafsız ideolojisiz tarih yazımı yoktur ki mümkün de değildir Bırakalım tarih yazımı günlük hayatta dahi kullanılan her kavram ortaya atılan her söz yapılan her bir hareket eylem yaratıcılık bir ideolojinin ürünüdür Bir tarafı temsil eder Nihayetinde her birey yaşadığı toplumun fikir inanç yaşam tarzı gelenek görenek ve kültürüne göre zihniyet kazanmıştır Bu bile kendi başına ideolojik bir külliyattır O zaman ideolojisiz tarafsız bir insandan söz edilemez Dolayısıyla yazılan her eser o yaratıcının mensubu olduğu sistemin toplumun ideolojisinin tarafıdır ona göre yapılanmıştır Tarafsız durdum deyişi bir anlam ifade etmemektedir Bunun özünde ya kendini inkâr kendine karşı güvensizlik yatmakta ya da okuyucuyu kandırma ve savunduğu düşünceleri doğruymuş gibi gösterme çabası yatmaktadır Onun için bu tür iddialara sundukları bilgilere ve yaptıkları analizlere kuşkuyla bakmak gerekir Bazı kesimler de çok saf bir niyetle nesnellik ve tarafsızlık ideallerini öne çıkarırlar Oysa kendilerinin de yeni bir çağın dönemin mekânın evrimsel aşamanın ve ideolojinin ürünü olduğu gerçeğini ıskalarlar Düşüncede oluşturulan tarihsel bilginin ister istemez kendi özelliklerini taşıdığını görmezler Tarih topluma doğru açıldıkça tarihçi ile olgular arasında kurulan diyalektik ilişki pekişti ve tarihçinin tarafsızlığı sorgulanmaya başlandı Nesnel bir tarih biliminin yapılabileceğine yönelik eleştiriyi tarihsel gerçekliğin varlığına yönelik bir şüphey

Na Yayınları
Yazar bu çalışmada Kürt halkının egemenlerce kendine mal edilmeye çalışılan tarihine big bangtan başlayıp eşitlikçi klan kabile döneminden bu dönemin nasıl ataerkil aşiret formuna dönüştüğünden devletlerin inşa edilmesinden devlet dışı kalan toplumların çelişki ve çatışkılarına kadar antik çağda gelişen Kürt tarihine ışık tutmaktadır Mikro tarih anlayışı yüzünden muallakta kalan Kürtler Yahudilerin kayıp bir kolu mudur Zerdüştlük inancı Fars kültürüne mi aittir Newroz gerçekliği ve bu gerçeklikte demirci kawanın rolü nedir İlk demokrasi örneği Atina da mı uygulanmıştır Trova Yunanista nın kültürel bölgesine mi yoksa Anatolia nın kültürel bölgesine mi dahil Kur an da geçen Hurilerin Hurri kızlarından esinlenme ihtimali nedir gibi çelişkili konuları irdelemiş ve evrensel tarih kuramıyla da cevaplayarak tarih bilimlerine büyük derecede katkı sunmuştur Yine yazar okuru dönemin Mezopotamya sında Paris sokaklarından daha cezbedici olan Kürdistan höyüklerine tarihsel bir gezintiye çıkarırken günümüzde hayallerini gerçekleştirmek için akın akın Avrupa ya okumak çalışmak amacıyla göç eden binlerce Kürt gencinin çelişkilerine de cevap vermiş ve Avrupa menşeli gelişen oryantalist tarih anlayışına alternatif bir bakış açısı sunmuştur

Na Yayınları
Evrensel tarih doktrinin kilometre taşlarından birisi olan Özgürlük Tarihi çalışmasının bu kitabında insan evrimini ve uygarlığın doğuşunu Demokratik Uygarlık perspektifi ışığında irdeleyeceğiz Beşeri bilimler ve tarih bilimi açısından en çok aydınlatılması ve doğru tanımlanması gereken konuların başında insan evrimi ve uygarlığın doğuşu konuları gelmektedir Zira insan hakikati ve geçmişi pozitivist bilim tarafından bilim adına özünden bütünlüğünden saptırılarak bir kadavra misali parçalanmış durumdadır Onun için insanlık tarihini bir bütünlük içerisinde doğru tarihsel toplum analizinden geçirmek Demokratik Uygarlık tarih bilimi açısından bir zorunluluk haline gelmiştir Biyolojik bir varlık olarak insan geliştikçe uygarlık ile ikinci doğasını sistematik bir yapıya kavuşturmuştur 7 milyon yıllık insanlaşma öyküsü ile uygarlaşma bir taraftan insanı büyük hakikatlerle yüzleştirirken diğer taraftan insanı doğal toplum karakterinden hakikatinden ve özgürlüğünden uzaklaştırarak onu özüne yabancılaştırmıştır Toplumsal özgürlük sorunu sosyal bunalım doğa ve kadın düşmanlığı gibi sorunların çıkış noktası da bu yabancılaşmadan kaynaklanmaktadır Bu aşamadan sonra insanlıktan uzaklaşma ve toplumsal ahlakın çözülmesi öldürücü bir virüs olarak dünyaya yayılarak devlet kanserine yol açmıştır 5 bin yıldır bu ur insan organizmasını kontrol etmektedir

Na Yayınları
Yazar bu çalışmada Kürt halkının egemenlerce kendine mal edilmeye çalışılan tarihine big bangtan başlayıp eşitlikçi klan kabile döneminden bu dönemin nasıl ataerkil aşiret formuna dönüştüğünden devletlerin inşa edilmesinden devlet dışı kalan toplumların çelişki ve çatışkılarına kadar antik çağda gelişen Kürt tarihine ışık tutmaktadır Mikro tarih anlayışı yüzünden muallakta kalan Kürtler Yahudilerin kayıp bir kolu mudur Zerdüştlük inancı Fars kültürüne mi aittir Newroz gerçekliği ve bu gerçeklikte demirci kawanın rolü nedir İlk demokrasi örneği Atina da mı uygulanmıştır Trova Yunanista nın kültürel bölgesine mi yoksa Anatolia nın kültürel bölgesine mi dahil Kur an da geçen Hurilerin Hurri kızlarından esinlenme ihtimali nedir gibi çelişkili konuları irdelemiş ve evrensel tarih kuramıyla da cevaplayarak tarih bilimlerine büyük derecede katkı sunmuştur Yine yazar okuru dönemin Mezopotamya sında Paris sokaklarından daha cezbedici olan Kürdistan höyüklerine tarihsel bir gezintiye çıkarırken günümüzde hayallerini gerçekleştirmek için akın akın Avrupa ya okumak çalışmak amacıyla göç eden binlerce Kürt gencinin çelişkilerine de cevap vermiş ve Avrupa menşeli gelişen oryantalist tarih anlayışına alternatif bir bakış açısı sunmuştur

Na Yayınları
Yazar bu çalışmada Kürt halkının egemenlerce kendine mal edilmeye çalışılan tarihine big bangtan başlayıp eşitlikçi klan kabile döneminden bu dönemin nasıl ataerkil aşiret formuna dönüştüğünden devletlerin inşa edilmesinden devlet dışı kalan toplumların çelişki ve çatışkılarına kadar antik çağda gelişen Kürt tarihine ışık tutmaktadır Mikro tarih anlayışı yüzünden muallakta kalan Kürtler Yahudilerin kayıp bir kolu mudur Zerdüştlük inancı Fars kültürüne mi aittir Newroz gerçekliği ve bu gerçeklikte demirci kawanın rolü nedir İlk demokrasi örneği Atina da mı uygulanmıştır Trova Yunanista nın kültürel bölgesine mi yoksa Anatolia nın kültürel bölgesine mi dahil Kur an da geçen Hurilerin Hurri kızlarından esinlenme ihtimali nedir gibi çelişkili konuları irdelemiş ve evrensel tarih kuramıyla da cevaplayarak tarih bilimlerine büyük derecede katkı sunmuştur Yine yazar okuru dönemin Mezopotamya sında Paris sokaklarından daha cezbedici olan Kürdistan höyüklerine tarihsel bir gezintiye çıkarırken günümüzde hayallerini gerçekleştirmek için akın akın Avrupa ya okumak çalışmak amacıyla göç eden binlerce Kürt gencinin çelişkilerine de cevap vermiş ve Avrupa menşeli gelişen oryantalist tarih anlayışına alternatif bir bakış açısı sunmuştur Tanıtım Bülteninden

Na Yayınları
Zihinsel Sömürgeciliğin Gölgesinde Ümmetten Ulusa Kürt Tarihi Bu kitap 19 yüzyıldan Cumhuriyetin kuruluşuna uzanan çalkantılı bir dönemde Kürtlerin geçirdiği sosyo politik dönüşümü derinlemesine inceliyor Oryantalizmin çarpıtıcı bakış açısıyla başlayan süreç feodal yapının çöküşü sömürgeci güçlerin kıskacındaki Osmanlı İmparatorluğu ve Kürt topraklarındaki siyasi karmaşa ile şekilleniyor Zihinsel Sömürgecilik Batının Doğuya yönelik ideolojik hegemonyasının Kürt kimliği ve geleceği üzerindeki yıkıcı etkileri gözler önüne seriliyor Oryantalistlerin Kürt toplumuna kadınına ve siyasi düzenine dair önyargılı yaklaşımları mercek altına alınıyor Direniş ve Uyanış Baban ve Soran Mirliklerinin direnişinden Bedirhan Beyin Hakimê Kürdistan idealine Şeyh Ubeydullah Nehrinin ulusal mücadelesinden ilk Kürt örgütlerinin doğuşuna kadar Kürtlerin kimlik arayışı ve öz yönetim mücadelesinin farklı evreleri detaylı bir şekilde ele alınıyor İhanet ve İmha Merkezi devletlerin asimilasyon politikaları Hamidiye Alayları Pantürkizm ve Panislamizm gibi ideolojilerin Kürtler üzerindeki baskısı incelenirken Nasturi katliamı Ermeni kırımı ve Koçgiri ayaklanması gibi acı olaylar dönemin karanlık yüzünü ortaya koyuyor Uluslaşma Süreci Birinci Dünya Savaşının ardından Sykes Picot Antlaşması ile bölünen Kürdistan topraklarında Kürtlerin diplomatik çabaları Sevr Antlaşmasının doğuşu ve Lozanda Kürtlerin yok sayılması gibi kritik dönemeçler analiz ediliyor Mustafa Kemal hareketinin Kürt politikası ve Cumhuriyetin ilanıyla birlikte Kürtlerin yaşadığı hayal kırıklığı ve yeni dönemin zorlukları çarpıcı bir şekilde sunuluyor

Na Yayınları / Weşanen Na
Tarihin öznesi olan yazıcı var olan tarihin baş konusu yaratıcısı ve gerçekleştirenidir Haliyle yazılan tarih onun zihniyet dünyasının yaşama bakış açısının inancının sezgilerinin yaratıcılığının ve gözlemlerinin ürünüdür Burada tarihsel bilgiyi kimin kayda geçirdiği kimin yorumladığı ve kimin tarihi yeniden ürettiği can alıcı bir önem taşır Sürekli karşılaştığımız üzere herhangi bir çalışma yapılırken Tarafsız durmaya özen gösterdim biçimindeki ağdalı sözler gerçeği yansıtmamaktadır Oysa tarafsız ideolojisiz tarih yazımı yoktur ki mümkün de değildir Bırakalım tarih yazımı günlük hayatta dahi kullanılan her kavram ortaya atılan her söz yapılan her bir hareket eylem yaratıcılık bir ideolojinin ürünüdür Bir tarafı temsil eder Nihayetinde her birey yaşadığı toplumun fikir inanç yaşam tarzı gelenek görenek ve kültürüne göre zihniyet kazanmıştır Bu bile kendi başına ideolojik bir külliyattır O zaman ideolojisiz tarafsız bir insandan söz edilemez Dolayısıyla yazılan her eser o yaratıcının mensubu olduğu sistemin toplumun ideolojisinin tarafıdır ona göre yapılanmıştır Tarafsız durdum deyişi bir anlam ifade etmemektedir Bunun özünde ya kendini inkâr kendine karşı güvensizlik yatmakta ya da okuyucuyu kandırma ve savunduğu düşünceleri doğruymuş gibi gösterme çabası yatmaktadır Onun için bu tür iddialara sundukları bilgilere ve yaptıkları analizlere kuşkuyla bakmak gerekir Bazı kesimler de çok saf bir niyetle nesnellik ve tarafsızlık ideallerini öne çıkarırlar Oysa kendilerinin de yeni bir çağın dönemin mekânın evrimsel aşamanın ve ideolojinin ürünü olduğu gerçeğini ıskalarlar Düşüncede oluşturulan tarihsel bilginin ister istemez kendi özelliklerini taşıdığını görmezler Tarih topluma doğru açıldıkça tarihçi ile olgular arasında kurulan diyalektik ilişki pekişti ve tarihçinin tarafsızlığı sorgulanmaya başlandı Nesnel bir tarih biliminin yapılabileceğine yönelik eleştiriyi tarihsel gerçekliğin varlığına yönelik bir şüpheye çevirerek gerçek ile kurgu arasındaki ayrımı silikleştiren postmodern eleştirileri de hesaba katacak olursak günümüz tarihçiliğinde tarihsel bilginin mutlak nesnelliği ve bilimselliğini çekincesiz olarak kabul edebilmek mümkün değildir Nihayetinde tarihçi bir yorumcudur tarihte bir anlatıdan ibarettir

Na Yayınları / Weşanen Na
Maymundan Tanrıya Özgürlük Tarihi Kısa Özet Evrensel tarih doktrinin kilometre taşlarından birisi olan Özgürlük Tarihi çalışmasının bu kitabında insan evrimini ve uygarlığın doğuşunu Demokratik Uygarlık perspektifi ışığında irdeleyeceğiz Beşeri bilimler ve tarih bilimi açısından en çok aydınlatılması ve doğru tanımlanması gereken konuların başında insan evrimi ve uygarlığın doğuşu konuları gelmektedir Zira insan hakikati ve geçmişi pozitivist bilim tarafından bilim adına özünden bütünlüğünden saptırılarak bir kadavra misali parçalanmış durumdadır Onun için insanlık tarihini bir bütünlük içerisinde doğru tarihsel toplum analizinden geçirmek Demokratik Uygarlık tarih bilimi açısından bir zorunluluk haline gelmiştir Biyolojik bir varlık olarak insan geliştikçe uygarlık ile ikinci doğasını sistematik bir yapıya kavuşturmuştur 7 milyon yıllık insanlaşma öyküsü ile uygarlaşma bir taraftan insanı büyük hakikatlerle yüzleştirirken diğer taraftan insanı doğal toplum karakterinden hakikatinden ve özgürlüğünden uzaklaştırarak onu özüne yabancılaştırmıştır Toplumsal özgürlük sorunu sosyal bunalım doğa ve kadın düşmanlığı gibi sorunların çıkış noktası da bu yabancılaşmadan kaynaklanmaktadır Bu aşamadan sonra insanlıktan uzaklaşma ve toplumsal ahlakın çözülmesi öldürücü bir virüs olarak dünyaya yayılarak devlet kanserine yol açmıştır 5 bin yıldır bu ur insan organizmasını kontrol etmektedir

Na Yayınları / Weşanen Na
Yazar bu çalışmada Kürt halkının egemenlerce kendine mal edilmeye çalışılan tarihine big bangtan başlayıp eşitlikçi klan kabile döneminden bu dönemin nasıl ataerkil aşiret formuna dönüştüğünden devletlerin inşa edilmesinden devlet dışı kalan toplumların çelişki ve çatışkılarına kadar antik çağda gelişen Kürt tarihine ışık tutmaktadır Mikro tarih anlayışı yüzünden muallakta kalan Kürtler Yahudilerin kayıp bir kolu mudur Zerdüştlük inancı Fars kültürüne mi aittir Newroz gerçekliği ve bu gerçeklikte demirci kawanın rolü nedir İlk demokrasi örneği Atina da mı uygulanmıştır Trova Yunanista nın kültürel bölgesine mi yoksa Anatolia nın kültürel bölgesine mi dahil Kur an da geçen Hurilerin Hurri kızlarından esinlenme ihtimali nedir gibi çelişkili konuları irdelemiş ve evrensel tarih kuramıyla da cevaplayarak tarih bilimlerine büyük derecede katkı sunmuştur Yine yazar okuru dönemin Mezopotamya sında Paris sokaklarından daha cezbedici olan Kürdistan höyüklerine tarihsel bir gezintiye çıkarırken günümüzde hayallerini gerçekleştirmek için akın akın Avrupa ya okumak çalışmak amacıyla göç eden binlerce Kürt gencinin çelişkilerine de cevap vermiş ve Avrupa menşeli gelişen oryantalist tarih anlayışına alternatif bir bakış açısı sunmuştur

Na Yayınları
Zihinsel Sömürgeciliğin Gölgesinde Ümmetten Ulusa Kürt Tarihi Bu kitap 19 yüzyıldan Cumhuriyetin kuruluşuna uzanan çalkantılı bir dönemde Kürtlerin geçirdiği sosyo politik dönüşümü derinlemesine inceliyor Oryantalizmin çarpıtıcı bakış açısıyla başlayan süreç feodal yapının çöküşü sömürgeci güçlerin kıskacındaki Osmanlı İmparatorluğu ve Kürt topraklarındaki siyasi karmaşa ile şekilleniyor Zihinsel Sömürgecilik Batı nın Doğu ya yönelik ideolojik hegemonyasının Kürt kimliği ve geleceği üzerindeki yıkıcı etkileri gözler önüne seriliyor Oryantalistlerin Kürt toplumuna kadınına ve siyasi düzenine dair önyargılı yaklaşımları mercek altına alınıyor Direniş ve Uyanış Baban ve Soran Mirliklerinin direnişinden Bedirhan Bey in Hakimê Kürdistan idealine Şeyh Ubeydullah Nehri nin ulusal mücadelesinden ilk Kürt örgütlerinin doğuşuna kadar Kürtlerin kimlik arayışı ve öz yönetim mücadelesinin farklı evreleri detaylı bir şekilde ele alınıyor İhanet ve İmha Merkezi devletlerin asimilasyon politikaları Hamidiye Alayları Pantürkizm ve Panislamizm gibi ideolojilerin Kürtler üzerindeki baskısı incelenirken Nasturi katliamı Ermeni kırımı ve Koçgiri ayaklanması gibi acı olaylar dönemin karanlık yüzünü ortaya koyuyor Uluslaşma Süreci Birinci Dünya Savaşı nın ardından Sykes Picot Antlaşması ile bölünen Kürdistan topraklarında Kürtlerin diplomatik çabaları Sevr Antlaşması nın doğuşu ve Lozan da Kürtlerin yok sayılması gibi kritik dönemeçler analiz ediliyor Mustafa Kemal hareketinin Kürt politikası ve Cumhuriyetin ilanıyla birlikte Kürtlerin yaşadığı hayal kırıklığı ve yeni dönemin zorlukları çarpıcı bir şekilde sunuluyor

Na Yayınları
Bu kitap 19 yüzyıldan Cumhuriyetin kuruluşuna uzanan çalkantılı bir dönemde Kürtlerin geçirdiği sosyo politik dönüşümü derinlemesine inceliyor Oryantalizmin çarpıtıcı bakış açısıyla başlayan süreç feodal yapının çöküşü sömürgeci güçlerin kıskacındaki Osmanlı İmparatorluğu ve Kürt topraklarındaki siyasi karmaşa ile şekilleniyor Zihinsel Sömürgecilik Batı nın Doğu ya yönelik ideolojik hegemonyasının Kürt kimliği ve geleceği üzerindeki yıkıcı etkileri gözler önüne seriliyor Oryantalistlerin Kürt toplumuna kadınına ve siyasi düzenine dair önyargılı yaklaşımları mercek altına alınıyor Direniş ve Uyanış Baban ve Soran Mirliklerinin direnişinden Bedirhan Bey in Hakimê Kürdistan idealine Şeyh Ubeydullah Nehri nin ulusal mücadelesinden ilk Kürt örgütlerinin doğuşuna kadar Kürtlerin kimlik arayışı ve öz yönetim mücadelesinin farklı evreleri detaylı bir şekilde ele alınıyor İhanet ve İmha Merkezi devletlerin asimilasyon politikaları Hamidiye Alayları Pantürkizm ve Panislamizm gibi ideolojilerin Kürtler üzerindeki baskısı incelenirken Nasturi katliamı Ermeni kırımı ve Koçgiri ayaklanması gibi acı olaylar dönemin karanlık yüzünü ortaya koyuyor Uluslaşma Süreci Birinci Dünya Savaşı nın ardından Sykes Picot Antlaşması ile bölünen Kürdistan topraklarında Kürtlerin diplomatik çabaları Sevr Antlaşması nın doğuşu ve Lozan da Kürtlerin yok sayılması gibi kritik dönemeçler analiz ediliyor Mustafa Kemal hareketinin Kürt politikası ve Cumhuriyetin ilanıyla birlikte Kürtlerin yaşadığı hayal kırıklığı ve yeni dönemin zorlukları çarpıcı bir şekilde sunuluyor Tanıtım Bülteninden

Na Yayınları
Zihinsel Sömürgeciliğin Gölgesinde Ümmetten Ulusa Kürt Tarihi Bu kitap 19 yüzyıldan Cumhuriyetin kuruluşuna uzanan çalkantılı bir dönemde Kürtlerin geçirdiği sosyo politik dönüşümü derinlemesine inceliyor Oryantalizmin çarpıtıcı bakış açısıyla başlayan süreç feodal yapının çöküşü sömürgeci güçlerin kıskacındaki Osmanlı İmparatorluğu ve Kürt topraklarındaki siyasi karmaşa ile şekilleniyor Zihinsel Sömürgecilik Batı nın Doğu ya yönelik ideolojik hegemonyasının Kürt kimliği ve geleceği üzerindeki yıkıcı etkileri gözler önüne seriliyor Oryantalistlerin Kürt toplumuna kadınına ve siyasi düzenine dair önyargılı yaklaşımları mercek altına alınıyor Direniş ve Uyanış Baban ve Soran Mirliklerinin direnişinden Bedirhan Bey in Hakimê Kürdistan idealine Şeyh Ubeydullah Nehri nin ulusal mücadelesinden ilk Kürt örgütlerinin doğuşuna kadar Kürtlerin kimlik arayışı ve öz yönetim mücadelesinin farklı evreleri detaylı bir şekilde ele alınıyor İhanet ve İmha Merkezi devletlerin asimilasyon politikaları Hamidiye Alayları Pantürkizm ve Panislamizm gibi ideolojilerin Kürtler üzerindeki baskısı incelenirken Nasturi katliamı Ermeni kırımı ve Koçgiri ayaklanması gibi acı olaylar dönemin karanlık yüzünü ortaya koyuyor Uluslaşma Süreci Birinci Dünya Savaşı nın ardından Sykes Picot Antlaşması ile bölünen Kürdistan topraklarında Kürtlerin diplomatik çabaları Sevr Antlaşması nın doğuşu ve Lozan da Kürtlerin yok sayılması gibi kritik dönemeçler analiz ediliyor Mustafa Kemal hareketinin Kürt politikası ve Cumhuriyetin ilanıyla birlikte Kürtlerin yaşadığı hayal kırıklığı ve yeni dönemin zorlukları çarpıcı bir şekilde sunuluyor

Na Yayınları / Weşanen Na
Zihinsel Sömürgeciliğin Gölgesinde Ümmetten Ulusa Kürt Tarihi Bu kitap 19 yüzyıldan Cumhuriyetin kuruluşuna uzanan çalkantılı bir dönemde Kürtlerin geçirdiği sosyo politik dönüşümü derinlemesine inceliyor Oryantalizmin çarpıtıcı bakış açısıyla başlayan süreç feodal yapının çöküşü sömürgeci güçlerin kıskacındaki Osmanlı İmparatorluğu ve Kürt topraklarındaki siyasi karmaşa ile şekilleniyor