Suda Bulanık Oyunlar — Cemil Kavukçu

Suda Bulanık Oyunlar
Cemil KavukçuCan Yayınları
Suda Bulanık Oyunlar
Cemil KavukçuBir tren düşlemişti hep elinde bavulu ile koştuğu ama bir türlü binemediği tekerleklerinin tıkırtısının gittikçe zayıfladığı bir tren Ne zaman sapsarı bir yüzle soluk soluğa o istasyona ulaşsa çelik ışıltılarla uzayan demiryolunu gösteriyorlardı Tren çoktan gitti Öyküleriyle tanıdığımız Cemil Kavukçu ilk romanı Dönüş ten altı yıl sonra ikinci romanı Suda Bulanık Oyunlar la çıkıyor okurun karşısına Kavukçu bu romanında üniversite öürencisi taşralı bir gencin büyük kent yalnızlığını uyumsuzluğunu iç dünyasındaki çalkantıları ironik bir dille yansıtıyor Kendisiyle ve çevresiyle barışık olmayan Tarık ın yabancısı olduğu bir kentte özdeşleşebildiği tek şey kentin ortasından geçen kirlenmiş sularında hiçbir canlının yaşamadığı ve Kırat adını taktığı çaydır Cinsel bir deneyim yaşamamış olması sorunlarını daha da büyütür Köhne sinemalarda porno filmler izleyip özgüvenini yitirirken kafası kenti ikiye bölen çay kadar bulanır Sinema tekniğinden de yararlanan Cemil Kavukçu şiirsel dili ve çarpıcı anlatımıyla bir okuma şöleni sunuyor okuruna Kapak resmi TOM HOLLAR

Bir tren düşlemişti hep elinde bavulu ile koştuğu ama bir türlü binemediği tekerleklerinin tıkırtısının gittikçe zayıfladığı bir tren Ne zaman sapsarı bir yüzle soluk soluğa o istasyona ulaşsa çelik ışıltılarla uzayan demiryolunu gösteriyorlardı Tren çoktan gitti Öyküleriyle tanıdığımız Cemil Kavukçu ilk romanı Dönüş ten altı yıl sonra ikinci romanı Suda Bulanık Oyunlar la çıkıyor okurun karşısına Kavukçu bu romanında üniversite öğrencisi taşralı bir gencin büyük kent yalnızlığını uyumsuzluğunu iç dünyasındaki çalkantıları ironik bir dille yansıtıyor Kendisiyle ve çevresiyle barışık olmayan Tarık ın yabancısı olduğu bir kentte özdeşleşebildiği tek şey kentin ortasından geçen kirlenmiş sularında hiçbir canlının yaşamadığı ve Kırat adını taktığı çaydır Cinsel bir deneyim yaşamamış olması sorunlarını daha da büyütür Köhre sinemalarda porno filmler izleyip özgüvenini yitirirken kafası kenti ikiye bölen çay kadar bulanır Sinema tekniğinden de yararlanan Cemil Kavukçu şiirsel dili ve çarpıcı anlatımıyla bir okuma şöleni sunuyor okuruna Yazar Cemil Kavukçu Sayfa Sayısı 206 Çeviri Ebat 12X19 Basım Dili TÜRKÇE Basım Tarihi Şubat 2010 Kağıt Cinsi 2 Hamur Kredi Kartı Tek Çekim 0 00

CAN YAYINLARI
B Yayınevi CAN YAYINLARI Yazar CEMİL KAVUKÇU

Can Yayınları
Suda Bulanık Oyunlar Kitap Açıklaması Bazı şeyler söylenmeliydi öyle fısıltıyla falan değil gür bir sesle bağırarak söylenmeliydi Sokaklarda kahvelerde lokallerde içki masalarında okul kantinlerinde porno film gösterilen sinemalarda kiliselerde sinagoglarda ve camilerde pazaryerlerinde tren istasyonlarında dolmuşlarda otobüslerde meyhanelerde kerhanelerde haykırılmalıydı Cemil Kavukçu bu romanında üniversite öğrencisi taşralı bir gencin büyük kentteki yalnızlığını uyumsuzluğunu ironik bir dille anlatıyor Tarık yabancısı olduğu bu kentte Kırat adını verdiği bulanık çayla özdeşleşebilir yalnızca Köhne sinemalarda porno filmler izleyip özgüvenini yitirirken kafası da kenti ikiye bölen çay gibi bulanır Kavukçu nun romanı okurun huzurunu kaçırırken ona bazı şeyleri tekrar düşünme fırsatı ve gerçek bir okuma keyfi sunuyor

Can Yayınları
Suda Bulanık Oyunlar img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

CAN YAYINLARI KAMPANYA
Bir tren düşlemişti hep elinde bavulu ile koştuğu ama bir türlü binemediği tekerleklerinin tıkırtısının gittikçe zayıfladığı bir tren Ne zaman sapsarı bir yüzle soluk soluğa o istasyona ulaşsa çelik ışıltılarla uzayan demiryoluna gösteriyorlardı Tren çoktan gitti Öyküleriyle tanıdığımız Cemil Kavukçu ilk romanı Dönüş ten altı yıl sonra ikinci romanı Suda Bulanık Oyunlar la çıkıyor okurun karşısına Kavukçu bu romanında üniversite öğrencisi taşralı bir gencin büyük kent yalnızlığını uyumsuzluğunu iç dünyasındaki çalkantıları ironik bir dille yansıtıyor Kendisiyle ve çevresiyle barışık olmayan Tarık ın yabancısı olduğu bir kentte özdeşleşebildiği tek şey kentin ortasından geçen kirlenmiş sularında hiçbir canlının yaşamadığı ve Kırat adını taktığı çaydır Cinsel bir deneyim yaşamamış olması sorunlarını daha da büyütür Köhne sinemalarda porno filmler izleyip özgüvenini yitirirken kafası kenti ikiye bölen çay kadar bulanır Sinema tekniğinden de yararlanan Cemil Kavukçu şiirsel dili ve çarpıcı anlatımıyla bir okuma şöleni sunuyor okuruna