Sühreverdi nin İbn Sina Eleştirisi — Tahir Uluç

Sühreverdi nin İbn Sina Eleştirisi
Tahir Uluçİnsan Yayınları
Sühreverdi nin İbn Sina Eleştirisi
Tahir UluçŞihâbüddîn Sühreverdînin felsefeyle münasebeti sadece üslup değil maksad ve netice bakımından da kelimenin tam mânâsı ile felsefî felsefî meşgalesinin en aslî cüzü olan İbn Sînâ eleştirisi de felsefî bir eleştiridir Çünkü Sühreverdî rûhen değilse dahi aklen Meşşâî bir ailede doğmuş fikrî formasyonunu önemli nisbette orada tamamlamış ama ömrünün belli bir noktasında yeni bir hakikat arama yolculuğuna çıkmıştır Ancak bu yolculuk sonunda adını İşrâk felsefesi koyduğu kendi hakikatini bulduktan sonra dahi aile ferdleriyle bağını koparmamış bilakis onları kendi hakikatine ihtida ettirmek için ateşli bir fikrî mücadeleye tutuşmuştur Ama bu tartışmasını Aristotelesle değil İbn Sînâ ile yapmıştır Bu çalışmanın gayesi de Sühreverdînin İbn Sînâ ile yaptığı işbu hakikat muhavere ve münakaşasının eleştirel objektif ve ayrıntılı bir hikâyesini sunmaktır Sühreverdînin eleştirileri ortaya konulurken asıl olarak Hikmetül İşrâka dayanılmış diğer eserlerine Hikmetül İşrâkteki eleştirileri açıklayıcı olduğu nisbette müracaat edilmiştir Çünkü bilindiği üzere Sühreverdî Kitâbüt Telvîhât el Meşâri vel Mutârahât ve el Mukavamât gibi diğer felsefî eserlerini zaman zaman İşrâkî renge bürünse de ağırlıklı olarak Meşşâî üslupta yazmıştır İbn Sînânın fikirleri açıklanırken daha ziyade el İşârât vet Tenbîhâta müracaat edilmiştir Zira İşârât filozofun hem ömrünün son yıllarında yazdığı hem de sadece kendi görüşlerine yer verdiği bir felsefî eseridir Ayrıca görünen o ki Sühreverdî İbn Sînânın fikirlerini çoğu zaman bu eserine dayanarak eleştirmiştir

İnsan Yayınları
Şihâbüddîn Sühreverdînin felsefeyle münasebeti sadece üslup değil maksad ve netice bakımından da kelimenin tam mânâsı ile felsefî felsefî meşgalesinin en aslî cüzü olan İbn Sînâ eleştirisi de felsefî bir eleştiridir Çünkü Sühreverdî rûhen değilse dahi aklen Meşşâî bir ailede doğmuş fikrî formasyonunu önemli nisbette orada tamamlamış ama ömrünün belli bir noktasında yeni bir hakikat arama yolculuğuna çıkmıştır Ancak bu yolculuk sonunda adını İşrâk felsefesi koyduğu kendi hakikatini bulduktan sonra dahi aile ferdleriyle bağını koparmamış bilakis onları kendi hakikatine ihtida ettirmek için ateşli bir fikrî mücadeleye tutuşmuştur Ama bu tartışmasını Aristotelesle değil İbn Sînâ ile yapmıştır Bu çalışmanın gayesi de Sühreverdînin İbn Sînâ ile yaptığı işbu hakikat muhavere ve münakaşasının eleştirel objektif ve ayrıntılı bir hikâyesini sunmaktır Sühreverdînin eleştirileri ortaya konulurken asıl olarak Hikmetül İşrâka dayanılmış diğer eserlerine Hikmetül İşrâkteki eleştirileri açıklayıcı olduğu nisbette müracaat edilmiştir Çünkü bilindiği üzere Sühreverdî Kitâbüt Telvîhât el Meşâri vel Mutârahât ve el Mukavamât gibi diğer felsefî eserlerini zaman zaman İşrâkî renge bürünse de ağırlıklı olarak Meşşâî üslupta yazmıştır İbn Sînânın fikirleri açıklanırken daha ziyade el İşârât vet Tenbîhâta müracaat edilmiştir Zira İşârât filozofun hem ömrünün son yıllarında yazdığı hem de sadece kendi görüşlerine yer verdiği bir felsefî eseridir Ayrıca görünen o ki Sühreverdî İbn Sînânın fikirlerini çoğu zaman bu eserine dayanarak eleştirmiştir

İnsan Yayınları
Sayfa Sayısı 248 Baskı Yılı 2012 Dili Türkçe Yayınevi İnsan Yayınları

İnsan Yayınları
Şihâbüddîn Sühreverdî nin felsefeyle münasebeti sadece üslup değil maksad ve netice bakımından da kelimenin tam mânâsı ile felsefî felsefî meşgalesinin en aslî cüzü olan İbn Sînâ eleştirisi de felsefî bir eleştiridir Çünkü Sühreverdî rûhen değilse dahi aklen Meşşâî bir ailede doğmuş fikrî formasyonunu önemli nisbette orada tamamlamış ama ömrünün belli bir noktasında yeni bir hakikat arama yolculuğuna çıkmıştır Ancak bu yolculuk sonunda adını İşrâk felsefesi koyduğu kendi hakikatini bulduktan sonra dahi aile ferdleriyle bağını koparmamış bilakis onları kendi hakikatine ihtida ettirmek için ateşli bir fikrî mücadeleye tutuşmuştur Ama bu tartışmasını Aristoteles le değil İbn Sînâ ile yapmıştır Bu çalışmanın gayesi de Sühreverdî nin İbn Sînâ ile yaptığı işbu hakikat muhavere ve münakaşasının eleştirel objektif ve ayrıntılı bir hikâyesini sunmaktır Sühreverdî nin eleştirileri ortaya konulurken asıl olarak Hikmetü l İşrâk a dayanılmış diğer eserlerine Hikmetü l İşrâk teki eleştirileri açıklayıcı olduğu nisbette müracaat edilmiştir Çünkü bilindiği üzere Sühreverdî Kitâbü t Telvîhât el Meşâri ve l Mutârahât ve el Mukavamât gibi diğer felsefî eserlerini zaman zaman İşrâkî renge bürünse de ağırlıklı olarak Meşşâî üslupta yazmıştır İbn Sînâ nın fikirleri açıklanırken daha ziyade el İşârât ve t Tenbîhât a müracaat edilmiştir Zira İşârât filozofun hem ömrünün son yıllarında yazdığı hem de sadece kendi görüşlerine yer verdiği bir felsefî eseridir Ayrıca görünen o ki Sühreverdî İbn Sînâ nın fikirlerini çoğu zaman bu eserine dayanarak eleştirmiştir

İnsan Yayınları
Şihâbüddîn Sühreverdî nin felsefeyle münasebeti sadece üslup değil maksad ve netice bakımından da kelimenin tam mânâsı ile felsefî felsefî meşgalesinin en aslî cüzü olan İbn Sînâ eleştirisi de felsefî bir eleştiridir Çünkü Sühreverdî rûhen değilse dahi aklen Meşşâî bir ailede doğmuş fikrî formasyonunu önemli nisbette orada tamamlamış ama ömrünün belli bir noktasında yeni bir hakikat arama yolculuğuna çıkmıştır Ancak bu yolculuk sonunda adını İşrâk felsefesi koyduğu kendi hakikatini bulduktan sonra dahi aile ferdleriyle bağını koparmamış bilakis onları kendi hakikatine ihtida ettirmek için ateşli bir fikrî mücadeleye tutuşmuştur Ama bu tartışmasını Aristoteles le değil İbn Sînâ ile yapmıştır Bu çalışmanın gayesi de Sühreverdî nin İbn Sînâ ile yaptığı işbu hakikat muhavere ve münakaşasının eleştirel objektif ve ayrıntılı bir hikâyesini sunmaktır Sühreverdî nin eleştirileri ortaya konulurken asıl olarak Hikmetü l İşrâk a dayanılmış diğer eserlerine Hikmetü l İşrâk teki eleştirileri açıklayıcı olduğu nisbette müracaat edilmiştir Çünkü bilindiği üzere Sühreverdî Kitâbü t Telvîhât el Meşâri ve l Mutârahât ve el Mukavamât gibi diğer felsefî eserlerini zaman zaman İşrâkî renge bürünse de ağırlıklı olarak Meşşâî üslupta yazmıştır İbn Sînâ nın fikirleri açıklanırken daha ziyade el İşârât ve t Tenbîhât a müracaat edilmiştir Zira İşârât filozofun hem ömrünün son yıllarında yazdığı hem de sadece kendi görüşlerine yer verdiği bir felsefî eseridir Ayrıca görünen o ki Sühreverdî İbn Sînâ nın fikirlerini çoğu zaman bu eserine dayanarak eleştirmiştir

İnsan Yayınları
Şihâbüddîn Sühreverdî nin felsefeyle münasebeti sadece üslup değil maksad ve netice bakımından da kelimenin tam mânâsı ile felsefî felsefî meşgalesinin en aslî cüzü olan İbn Sînâ eleştirisi de felsefî bir eleştiridir Çünkü Sühreverdî rûhen değilse dahi aklen Meşşâî bir ailede doğmuş fikrî formasyonunu önemli nisbette orada tamamlamış ama ömrünün belli bir noktasında yeni bir hakikat arama yolculuğuna çıkmıştır Ancak bu yolculuk sonunda adını İşrâk felsefesi koyduğu kendi hakikatini bulduktan sonra dahi aile ferdleriyle bağını koparmamış bilakis onları kendi hakikatine ihtida ettirmek için ateşli bir fikrî mücadeleye tutuşmuştur Ama bu tartışmasını Aristoteles le değil İbn Sînâ ile yapmıştır Bu çalışmanın gayesi de Sühreverdî nin İbn Sînâ ile yaptığı işbu hakikat muhavere ve münakaşasının eleştirel objektif ve ayrıntılı bir hikâyesini sunmaktır Sühreverdî nin eleştirileri ortaya konulurken asıl olarak Hikmetü l İşrâk a dayanılmış diğer eserlerine Hikmetü l İşrâk teki eleştirileri açıklayıcı olduğu nisbette müracaat edilmiştir Çünkü bilindiği üzere Sühreverdî Kitâbü t Telvîhât el Meşâri ve l Mutârahât ve el Mukavamât gibi diğer felsefî eserlerini zaman zaman İşrâkî renge bürünse de ağırlıklı olarak Meşşâî üslupta yazmıştır İbn Sînâ nın fikirleri açıklanırken daha ziyade el İşârât ve t Tenbîhât a müracaat edilmiştir Zira İşârât filozofun hem ömrünün son yıllarında yazdığı hem de sadece kendi görüşlerine yer verdiği bir felsefî eseridir Ayrıca görünen o ki Sühreverdî İbn Sînâ nın fikirlerini çoğu zaman bu eserine dayanarak eleştirmiştir

İnsan Yayınları
Şihâbüddîn Sühreverdînin felsefeyle münasebeti sadece üslup değil maksad ve netice bakımından da kelimenin tam mânâsı ile felsefî felsefî meşgalesinin en aslî cüzü olan İbn Sînâ eleştirisi de felsefî bir eleştiridir Çünkü Sühreverdî rûhen değilse dahi aklen Meşşâî bir ailede doğmuş fikrî formasyonunu önemli nisbette orada tamamlamış ama ömrünün belli bir noktasında yeni bir hakikat arama yolculuğuna çıkmıştır Ancak bu yolculuk sonunda adını İşrâk felsefesi koyduğu kendi hakikatini bulduktan sonra dahi aile ferdleriyle bağını koparmamış bilakis onları kendi hakikatine ihtida ettirmek için ateşli bir fikrî mücadeleye tutuşmuştur Ama bu tartışmasını Aristotelesle değil İbn Sînâ ile yapmıştır Bu çalışmanın gayesi de Sühreverdînin İbn Sînâ ile yaptığı işbu hakikat muhavere ve münakaşasının eleştirel objektif ve ayrıntılı bir hikâyesini sunmaktır Sühreverdînin eleştirileri ortaya konulurken asıl olarak Hikmetül İşrâka dayanılmış diğer eserlerine Hikmetül İşrâkteki eleştirileri açıklayıcı olduğu nisbette müracaat edilmiştir Çünkü bilindiği üzere Sühreverdî Kitâbüt Telvîhât el Meşâri vel Mutârahât ve el Mukavamât gibi diğer felsefî eserlerini zaman zaman İşrâkî renge bürünse de ağırlıklı olarak Meşşâî üslupta yazmıştır İbn Sînânın fikirleri açıklanırken daha ziyade el İşârât vet Tenbîhâta müracaat edilmiştir Zira İşârât filozofun hem ömrünün son yıllarında yazdığı hem de sadece kendi görüşlerine yer verdiği bir felsefî eseridir Ayrıca görünen o ki Sühreverdî İbn Sînânın fikirlerini çoğu zaman bu eserine dayanarak eleştirmiştir

İnsan Yayınları
Şihâbüddîn Sühreverdî nin felsefeyle münasebeti sadece üslup değil maksad ve netice bakımından da kelimenin tam mânâsı ile felsefî felsefî meşgalesinin en aslî cüzü olan İbn Sînâ eleştirisi de felsefî bir eleştiridir Çünkü Sühreverdî rûhen değilse dahi aklen Meşşâî bir ailede doğmuş fikrî formasyonunu önemli nisbette orada tamamlamış ama ömrünün belli bir noktasında yeni bir hakikat arama yolculuğuna çıkmıştır Ancak bu yolculuk sonunda adını İşrâk felsefesi koyduğu kendi hakikatini bulduktan sonra dahi aile ferdleriyle bağını koparmamış bilakis onları kendi hakikatine ihtida ettirmek için ateşli bir fikrî mücadeleye tutuşmuştur Ama bu tartışmasını Aristoteles le değil İbn Sînâ ile yapmıştır Bu çalışmanın gayesi de Sühreverdî nin İbn Sînâ ile yaptığı işbu hakikat muhavere ve münakaşasının eleştirel objektif ve ayrıntılı bir hikâyesini sunmaktır Sühreverdî nin eleştirileri ortaya konulurken asıl olarak Hikmetü l İşrâk a dayanılmış diğer eserlerine Hikmetü l İşrâk teki eleştirileri açıklayıcı olduğu nisbette müracaat edilmiştir Çünkü bilindiği üzere Sühreverdî Kitâbü t Telvîhât el Meşâri ve l Mutârahât ve el Mukavamât gibi diğer felsefî eserlerini zaman zaman İşrâkî renge bürünse de ağırlıklı olarak Meşşâî üslupta yazmıştır İbn Sînâ nın fikirleri açıklanırken daha ziyade el İşârât ve t Tenbîhât a müracaat edilmiştir Zira İşârât filozofun hem ömrünün son yıllarında yazdığı hem de sadece kendi görüşlerine yer verdiği bir felsefî eseridir Ayrıca görünen o ki Sühreverdî İbn Sînâ nın fikirlerini çoğu zaman bu eserine dayanarak eleştirmiştir

Sayfa Sayısı

İnsan
Şihâbüddîn Sühreverdî nin felsefeyle münasebeti sadece üslup değil maksad ve netice bakımından da kelimenin tam mânâsı ile felsefî felsefî meşgalesinin en aslî cüzü olan İbn Sînâ eleştirisi de felsefî bir eleştiridir Çünkü Sühreverdî rûhen değilse dahi aklen Meşşâî bir ailede doğmuş fikrî formasyonunu önemli nisbette orada tamamlamış ama ömrünün belli bir noktasında yeni bir hakikat arama yolculuğuna çıkmıştır Ancak bu yolculuk sonunda adını İşrâk felsefesi koyduğu kendi hakikatini bulduktan sonra dahi aile ferdleriyle bağını koparmamış bilakis onları kendi hakikatine ihtida ettirmek için ateşli bir fikrî mücadeleye tutuşmuştur Ama bu tartışmasını Aristoteles le değil İbn Sînâ ile yapmıştır Bu çalışmanın gayesi de Sühreverdî nin İbn Sînâ ile yaptığı işbu hakikat muhavere ve münakaşasının eleştirel objektif ve ayrıntılı bir hikâyesini sunmaktır Sühreverdî nin eleştirileri ortaya konulurken asıl olarak Hikmetü l İşrâk a dayanılmış diğer eserlerine Hikmetü l İşrâk teki eleştirileri açıklayıcı olduğu nisbette müracaat edilmiştir Çünkü bilindiği üzere Sühreverdî Kitâbü t Telvîhât el Meşâri ve l Mutârahât ve el Mukavamât gibi diğer felsefî eserlerini zaman zaman İşrâkî renge bürünse de ağırlıklı olarak Meşşâî üslupta yazmıştır İbn Sînâ nın fikirleri açıklanırken daha ziyade el İşârât ve t Tenbîhât a müracaat edilmiştir Zira İşârât filozofun hem ömrünün son yıllarında yazdığı hem de sadece kendi görüşlerine yer verdiği bir felsefî eseridir Ayrıca görünen o ki Sühreverdî İbn Sînâ nın fikirlerini çoğu zaman bu eserine dayanarak eleştirmiştir