MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Süleyman Bahri Hare Tekellümi Hikaye — Gökşen Yıldırım

Süleyman Bahri Hare Tekellümi Hikaye
261,00
Araştırma İnceleme ReferansAraştıma ve İnceleme KitaplarıROMAN ÖYKÜ

Süleyman Bahri Hare Tekellümi Hikaye

Gökşen Yıldırım

Akademisyen Kitabevi

141 sf.
Ciltsiz
BKM KitapEn ucuz

Süleyman Bahri Hare Tekellümi Hikaye

Gökşen Yıldırım

Hâre ilk bakışta klasik bir yasak aşk anlatısını çağrıştırsa da bu temayı işleyiş biçiminde farkını ortaya koyar Dönemin hâkim edebî söyleminde sıklıkla görülen katı ahlaki endişe ve kaçınılmaz suç ceza dinamikleri bu eserde belirleyici değildir Hâre yi dönemin benzer temalı eserlerinden ayıran yazarın yasak bir ilişkiyi ahlaki bir suç ceza ikilemi üzerinden ele almak yerine bu durumun sosyal ve psikolojik sebeplerine odaklanması ve nihayetinde geleneksel cezalandırma dinamiğini reddetmesidir Yazar Bîcân ile Mucîb in ilişkisinin sonuçlarından ifşa toplumsal yargı cezalandırma ziyade bu ilişkinin ortaya çıkışının sosyal ve duygusal sebeplerine odaklanır Nitekim hikâyenin sonunda yasak aşkın açığa çıkması geleneksel anlatılardaki gibi trajik bir sona ölüm ayrılık pişmanlık yol açmaz Aksine bu ifşa iki sevgilinin birlikte yaşamalarının önündeki bir engelin kalkması hatta bir olanak olarak sunulur Nevîre nin ölümünden duydukları sorumluluk hissi bile Bîcân ile Mucîb i birbirinden ayırmaya yetmez Bu durum dönem edebiyatındaki ahlaki tutumdan bir sapmadır Eserin bir diğer dikkat çekici yanı kadınlık ve toplumsal cinsiyet rolleri üzerine kurulu diyaloglardır Özellikle birinci perdede Refîk Bey Bîcân Şefik Nevîre ve Mucîb arasında geçen tartışmalar dönemin kadın a bakışına ışık tutar Ayrıca eserde kamusal alanda kadın görünürlüğü sokakta yaşanan taciz olayları ve annelik gibi meseleleri tartışan diyaloglar dönemin erkek egemen toplumsal yapısının eleştirel bir okumasını sunarak metni toplumsal cinsiyet söylemleri açısından dikkate değer kılmaktadır Yazar erkek karakterlerin söylemleri üzerinden erkek egemen toplum yapısını ortaya sererken kadın karakterlerin özellikle Bîcân ın bu söylemlere verdikleri cevaplar veya içsel sorgulamaları aracılığıyla söz konusu yapının eleştirisini geliştirir ve kadın lehine bir anlayışın imkânını arar Bu diyaloglar da eseri salt bir aşk hikayesi olmanın ötesine taşıyarak ona sosyolojik bir belge niteliği de kazandırır Basım tarihi 1329 1911 olan bu eserin şimdiye kadar Latin alfabesine aktarımının yapılmamış olması bu sebeple bir kayıp olarak değerlendirilebilir Böylesi bir açığı kapatma hedefiyle tasarlanan bu kitap dolayısıyla iki temel amaca hizmet etmektedir Bir yandan Süleyman Bahri nin edebî kimliği üzerine akademik ilgiyi canlandırmak diğer yandan ise söz konusu metin aracılığıyla modern Türk edebiyatının erken dönemlerindeki tematik eğilimler ve anlatı tekniklerine dair mevcut anlayışımızı derinleştirmek İstanbul Büyükşehir Belediyesi Atatürk Kitaplığı Yazma Eserler Koleksiyonları na Bel_Osm_K 00606 numarasıyla kayıtlı bu eser Latin alfabesine aktarılırken olabildiğince metnin aslına bağlı kalınmış ancak eserin anlaşılabilmesi açısından da okuma akışını kesintiye uğratmayacak şekilde günümüz Türkiye Türkçesinin ses ve yapı özellikleri dikkate alınmıştır Noktalama işaretlerinde eserin orijinali temel alınmış ve bu konuda mümkün mertebe müdahalede bulunulmamıştır Ayrıca metin aktarıximında orijinal kaynağa ulaşımı kolaylaştırmak amacıyla sayfa numaraları kalın bold punto kullanılarak parantez içerisinde verilmiştir Metnin anlaşılırlığını desteklemek amacıyla çalışmaya metin içinde geçen ve günümüz okuru için yabancılaşmış olabilecek sözcük deyim ve kavramları içeren ayrıntılı bir açıklamalı sözlük eklenmiştir Sözlük maddeleri oluşturulurken sözcüklerin öncelikle metin bağlamındaki anlamları ön plana çıkarılmış bu hususta Kubbealtı Lügatı ndan Ferit Devellioğlu nun Osmanlıca Türkçe Ansiklopedik Lügatı ndan ve Türk Dil Kurumunun hazırladığı Güncel Türkçe Sözlük ten yararlanılmıştır İÇİNDEKİLER Yazar ve Esere Dair Birinci Perde Birinci Meclis İkinci Meclis Üçüncü Meclis İkinci Perde Birinci Meclis İkinci Meclis Üçüncü Meclis Dördüncü Meclis Üçüncü Perde Birinci Meclis Dördüncü Perde Birinci Meclis İkinci Meclis Üçüncü Meclis Dördüncü Meclis Sözlük

Kitap Sepeti
264,00

Akademisyen Kitabevi

2025141 sf.
Ciltsiz
Kitap Sepeti

Hâre ilk bakışta klasik bir yasak aşk anlatısını çağrıştırsa da bu temayı işleyiş biçiminde farkını ortaya koyar Dönemin hâkim edebî söyleminde sıklıkla görülen katı ahlaki endişe ve kaçınılmaz suç ceza dinamikleri bu eserde belirleyici değildir Hâre yi dönemin benzer temalı eserlerinden ayıran yazarın yasak bir ilişkiyi ahlaki bir suç ceza ikilemi üzerinden ele almak yerine bu durumun sosyal ve psikolojik sebeplerine odaklanması ve nihayetinde geleneksel cezalandırma dinamiğini reddetmesidir Yazar Bîcân ile Mucîb in ilişkisinin sonuçlarından ifşa toplumsal yargı cezalandırma ziyade bu ilişkinin ortaya çıkışının sosyal ve duygusal sebeplerine odaklanır Nitekim hikâyenin sonunda yasak aşkın açığa çıkması geleneksel anlatılardaki gibi trajik bir sona ölüm ayrılık pişmanlık yol açmaz Aksine bu ifşa iki sevgilinin birlikte yaşamalarının önündeki bir engelin kalkması hatta bir olanak olarak sunulur Nevîre nin ölümündenduydukları sorumluluk hissi bile Bîcân ile Mucîb i birbirinden ayırmaya yetmez Bu durum dönem edebiyatındaki ahlaki tutumdan bir sapmadır Eserin bir diğer dikkat çekici yanı kadınlık ve toplumsal cinsiyet rolleri üzerine kurulu diyaloglardır Özellikle birinci perdede Refîk Bey Bîcân Şefik Nevîre ve Mucîb arasında geçen tartışmalar dönemin kadın a bakışına ışık tutar Ayrıca eserde kamusal alanda kadın görünürlüğü sokakta yaşanan taciz olayları ve annelik gibi meseleleri tartışan diyaloglar dönemin erkek egemen toplumsal yapısının eleştirel bir okumasını sunarakmetni toplumsal cinsiyet söylemleri açısından dikkate değer kılmaktadır Yazar erkek karakterlerin söylemleri üzerinden erkek egemen toplum yapısını ortaya sererken kadın karakterlerin özellikle Bîcân ın bu söylemlere verdikleri cevaplar veya içsel sorgulamaları aracılığıyla söz konusu yapının eleştirisini geliştirir ve kadın lehine bir anlayışın imkânını arar Bu diyaloglar da eseri salt bir aşk hikayesi olmanın ötesine taşıyarak ona sosyolojik bir belge niteliği de kazandırır Basım tarihi 1329 1911 olan bu eserin şimdiye kadar Latin alfabesine aktarımının yapılmamış olması bu sebeple bir kayıp olarak değerlendirilebilir Böylesi bir açığı kapatma hedefiyle tasarlanan bu kitap dolayısıyla iki temel amaca hizmet etmektedir Bir yandan Süleyman Bahri nin edebî kimliği üzerine akademik ilgiyi canlandırmak diğer yandan ise söz konusu metin aracılığıyla modern Türk edebiyatının erken dönemlerindeki tematik eğilimler ve anlatı tekniklerine dair mevcut anlayışımızı derinleştirmek İstanbul Büyükşehir Belediyesi Atatürk Kitaplığı Yazma Eserler Koleksiyonları na Bel_Osm_K 00606 numarasıyla kayıtlı bu eser Latin alfabesine aktarılırken olabildiğince metnin aslına bağlı kalınmış ancak eserin anlaşılabilmesi açısından da okuma akışını kesintiye uğratmayacak şekilde günümüz Türkiye Türkçesinin ses ve yapı özellikleri dikkate alınmıştır Noktalama işaretlerinde eserin orijinali temel alınmış ve bu konuda mümkün mertebe müdahalede bulunulmamıştır Ayrıca metin aktarıximında orijinal kaynağa ulaşımı kolaylaştırmak amacıyla sayfa numaraları kalın bold punto kullanılarak parantez içerisinde verilmiştir Metnin anlaşılırlığını desteklemek amacıyla çalışmaya metin içinde geçen ve günümüz okuru için yabancılaşmış olabilecek sözcük deyim ve kavramları içeren ayrıntılı bir açıklamalı sözlük eklenmiştir Sözlük maddeleri oluşturulurken sözcüklerin öncelikle metin bağlamındaki anlamları ön plana çıkarılmış bu hususta Kubbealtı Lügatı ndan Ferit Devellioğlu nun Osmanlıca Türkçe Ansiklopedik Lügatı ndan ve Türk Dil Kurumunun hazırladığı Güncel Türkçe Sözlük ten yararlanılmıştır İÇİNDEKİLERYazar ve Esere DairBirinci PerdeBirinci Meclisİkinci MeclisÜçüncü Meclisİkinci PerdeBirinci Meclisİkinci MeclisÜçüncü MeclisDördüncü MeclisÜçüncü PerdeBirinci MeclisDördüncü PerdeBirinci Meclisİkinci MeclisÜçüncü MeclisDördüncü MeclisSözlük

Şehadet Kitap
279,00

Akademisyen Kitabevi

2026141 sf.
Şehadet Kitap

Hâre ilk bakışta klasik bir yasak aşk anlatısını çağrıştırsa da bu temayı işleyiş biçiminde farkını ortaya koyar Dönemin hâkim edebî söyleminde sıklıkla görülen katı ahlaki endişe ve kaçınılmaz suç ceza dinamikleri bu eserde belirleyici değildir Hâre yi dönemin benzer temalı eserlerinden ayıran yazarın yasak bir ilişkiyi ahlaki bir suç ceza ikilemi üzerinden ele almak yerine bu durumun sosyal ve psikolojik sebeplerine odaklanması ve nihayetinde geleneksel cezalandırma dinamiğini reddetmesidir Yazar Bîcân ile Mucîb in ilişkisinin sonuçlarından ifşa toplumsal yargı cezalandırma ziyade bu ilişkinin ortaya çıkışının sosyal ve duygusal sebeplerine odaklanır Nitekim hikâyenin sonunda yasak aşkın açığa çıkması geleneksel anlatılardaki gibi trajik bir sona ölüm ayrılık pişmanlık yol açmaz Aksine bu ifşa iki sevgilinin birlikte yaşamalarının önündeki bir engelin kalkması hatta bir olanak olarak sunulur Nevîre nin ölümünden duydukları sorumluluk hissi bile Bîcân ile Mucîb i birbirinden ayırmaya yetmez Bu durum dönem edebiyatındaki ahlaki tutumdan bir sapmadır Eserin bir diğer dikkat çekici yanı kadınlık ve toplumsal cinsiyet rolleri üzerine kurulu diyaloglardır Özellikle birinci perdede Refîk Bey Bîcân Şefik Nevîre ve Mucîb arasında geçen tartışmalar dönemin kadın a bakışına ışık tutar Ayrıca eserde kamusal alanda kadın görünürlüğü sokakta yaşanan taciz olayları ve annelik gibi meseleleri tartışan diyaloglar dönemin erkek egemen toplumsal yapısının eleştirel bir okumasını sunarak metni toplumsal cinsiyet söylemleri açısından dikkate değer kılmaktadır Yazar erkek karakterlerin söylemleri üzerinden erkek egemen toplum yapısını ortaya sererken kadın karakterlerin özellikle Bîcân ın bu söylemlere verdikleri cevaplar veya içsel sorgulamaları aracılığıyla söz konusu yapının eleştirisini geliştirir ve kadın lehine bir anlayışın imkânını arar Bu diyaloglar da eseri salt bir aşk hikayesi olmanın ötesine taşıyarak ona sosyolojik bir belge niteliği de kazandırır Basım tarihi 1329 1911 olan bu eserin şimdiye kadar Latin alfabesine aktarımının yapılmamış olması bu sebeple bir kayıp olarak değerlendirilebilir Böylesi bir açığı kapatma hedefiyle tasarlanan bu kitap dolayısıyla iki temel amaca hizmet etmektedir Bir yandan Süleyman Bahri nin edebî kimliği üzerine akademik ilgiyi canlandırmak diğer yandan ise söz konusu metin aracılığıyla modern Türk edebiyatının erken dönemlerindeki tematik eğilimler ve anlatı tekniklerine dair mevcut anlayışımızı derinleştirmek İstanbul Büyükşehir Belediyesi Atatürk Kitaplığı Yazma Eserler Koleksiyonları na Bel_Osm_K 00606 numarasıyla kayıtlı bu eser Latin alfabesine aktarılırken olabildiğince metnin aslına bağlı kalınmış ancak eserin anlaşılabilmesi açısından da okuma akışını kesintiye uğratmayacak şekilde günümüz Türkiye Türkçesinin ses ve yapı özellikleri dikkate alınmıştır Noktalama işaretlerinde eserin orijinali temel alınmış ve bu konuda mümkün mertebe müdahalede bulunulmamıştır Ayrıca metin aktarıxi mında orijinal kaynağa ulaşımı kolaylaştırmak amacıyla sayfa numaraları kalın bold punto kullanılarak parantez içerisinde verilmiştir Metnin anlaşılırlığını desteklemek amacıyla çalışmaya metin içinde geçen ve günümüz okuru için yabancılaşmış olabilecek sözcük deyim ve kavramları içeren ayrıntılı bir açıklamalı sözlük eklenmiştir Sözlük maddeleri oluşturulurken sözcüklerin öncelikle metin bağlamındaki anlamları ön plana çıkarılmış bu hususta Kubbealtı Lügatı ndan Ferit Devellioğlu nun Osmanlıca Türkçe Ansiklopedik Lügatı ndan ve Türk Dil Kurumunun hazırladığı Güncel Türkçe Sözlük ten yararlanılmıştır İÇİNDEKİLER Yazar ve Esere Dair Birinci Perde Birinci Meclis İkinci Meclis Üçüncü Meclis İkinci Perde Birinci Meclis İkinci Meclis Üçüncü Meclis Dördüncü Meclis Üçüncü Perde Birinci Meclis Dördüncü Perde Birinci Meclis İkinci Meclis Üçüncü Meclis Dördüncü Meclis Sözlük

Nobel Kitap
291,00

Akademisyen Kitabevi

2025141 sf.
Ciltsiz13x21 cm2. Hamur
Nobel Kitap

Hâre ilk bakışta klasik bir yasak aşk anlatısını çağrıştırsa da bu temayı işleyiş biçiminde farkını ortaya koyar Dönemin hâkim edebî söyleminde sıklıkla görülen katı ahlaki endişe ve kaçınılmaz suç ceza dinamikleri bu eserde belirleyici değildir Hâre yi dönemin benzer temalı eserlerinden ayıran yazarın yasak bir ilişkiyi ahlaki bir suç ceza ikilemi üzerinden ele almak yerine bu durumun sosyal ve psikolojik sebeplerine odaklanması ve nihayetinde geleneksel cezalandırma dinamiğini reddetmesidir Yazar Bîcân ile Mucîb in ilişkisinin sonuçlarından ifşa toplumsal yargı cezalandırma ziyade bu ilişkinin ortaya çıkışının sosyal ve duygusal sebeplerine odaklanır Nitekim hikâyenin sonunda yasak aşkın açığa çıkması geleneksel anlatılardaki gibi trajik bir sona ölüm ayrılık pişmanlık yol açmaz Aksine bu ifşa iki sevgilinin birlikte yaşamalarının önündeki bir engelin kalkması hatta bir olanak olarak sunulur Nevîre nin ölümünden duydukları sorumluluk hissi bile Bîcân ile Mucîb i birbirinden ayırmaya yetmez Bu durum dönem edebiyatındaki ahlaki tutumdan bir sapmadır Eserin bir diğer dikkat çekici yanı kadınlık ve toplumsal cinsiyet rolleri üzerine kurulu diyaloglardır Özellikle birinci perdede Refîk Bey Bîcân Şefik Nevîre ve Mucîb arasında geçen tartışmalar dönemin kadın a bakışına ışık tutar Ayrıca eserde kamusal alanda kadın görünürlüğü sokakta yaşanan taciz olayları ve annelik gibi meseleleri tartışan diyaloglar dönemin erkek egemen toplumsal yapısının eleştirel bir okumasını sunarak metni toplumsal cinsiyet söylemleri açısından dikkate değer kılmaktadır Yazar erkek karakterlerin söylemleri üzerinden erkek egemen toplum yapısını ortaya sererken kadın karakterlerin özellikle Bîcân ın bu söylemlere verdikleri cevaplar veya içsel sorgulamaları aracılığıyla söz konusu yapının eleştirisini geliştirir ve kadın lehine bir anlayışın imkânını arar Bu diyaloglar da eseri salt bir aşk hikayesi olmanın ötesine taşıyarak ona sosyolojik bir belge niteliği de kazandırır Basım tarihi 1329 1911 olan bu eserin şimdiye kadar Latin alfabesine aktarımının yapılmamış olması bu sebeple bir kayıp olarak değerlendirilebilir Böylesi bir açığı kapatma hedefiyle tasarlanan bu kitap dolayısıyla iki temel amaca hizmet etmektedir Bir yandan Süleyman Bahri nin edebî kimliği üzerine akademik ilgiyi canlandırmak diğer yandan ise söz konusu metin aracılığıyla modern Türk edebiyatının erken dönemlerindeki tematik eğilimler ve anlatı tekniklerine dair mevcut anlayışımızı derinleştirmek İstanbul Büyükşehir Belediyesi Atatürk Kitaplığı Yazma Eserler Koleksiyonları na Bel_Osm_K 00606 numarasıyla kayıtlı bu eser Latin alfabesine aktarılırken olabildiğince metnin aslına bağlı kalınmış ancak eserin anlaşılabilmesi açısından da okuma akışını kesintiye uğratmayacak şekilde günümüz Türkiye Türkçesinin ses ve yapı özellikleri dikkate alınmıştır Noktalama işaretlerinde eserin orijinali temel alınmış ve bu konuda mümkün mertebe müdahalede bulunulmamıştır Ayrıca metin aktarıximında orijinal kaynağa ulaşımı kolaylaştırmak amacıyla sayfa numaraları kalın bold punto kullanılarak parantez içerisinde verilmiştir Metnin anlaşılırlığını desteklemek amacıyla çalışmaya metin içinde geçen ve günümüz okuru için yabancılaşmış olabilecek sözcük deyim ve kavramları içeren ayrıntılı bir açıklamalı sözlük eklenmiştir Sözlük maddeleri oluşturulurken sözcüklerin öncelikle metin bağlamındaki anlamları ön plana çıkarılmış bu hususta Kubbealtı Lügatı ndan Ferit Devellioğlu nun Osmanlıca Türkçe Ansiklopedik Lügatı ndan ve Türk Dil Kurumunun hazırladığı Güncel Türkçe Sözlük ten yararlanılmıştır İÇİNDEKİLER Yazar ve Esere Dair Birinci Perde Birinci Meclis İkinci Meclis Üçüncü Meclis İkinci Perde Birinci Meclis İkinci Meclis Üçüncü Meclis Dördüncü Meclis Üçüncü Perde Birinci Meclis Dördüncü Perde Birinci Meclis İkinci Meclis Üçüncü Meclis Dördüncü Meclis Sözlük

Pandora

Akademisyen Kitabevi

2026141 sf.
Pandora

Hâre ilk bakışta klasik bir yasak aşk anlatısını çağrıştırsa da bu temayı işleyiş biçiminde farkını ortaya koyar Dönemin hâkim edebî söyleminde sıklıkla görülen katı ahlaki endişe ve kaçınılmaz suç ceza dinamikleri bu eserde belirleyici değildir Hâre yi dönemin benzer temalı eserlerinden ayıran yazarın yasak bir ilişkiyi ahlaki bir suç ceza ikilemi üzerinden ele almak yerine bu durumun sosyal ve psikolojik sebeplerine odaklanması ve nihayetinde geleneksel cezalandırma dinamiğini reddetmesidir Yazar Bîcân ile Mucîb in ilişkisinin sonuçlarından ifşa toplumsal yargı cezalandırma ziyade bu ilişkinin ortaya çıkışının sosyal ve duygusal sebeplerine odaklanır Nitekim hikâyenin sonunda yasak aşkın açığa çıkması geleneksel anlatılardaki gibi trajik bir sona ölüm ayrılık pişmanlık yol açmaz Aksine bu ifşa iki sevgilinin birlikte yaşamalarının önündeki bir engelin kalkması hatta bir olanak olarak sunulur Nevîre nin ölümünden duydukları sorumluluk hissi bile Bîcân ile Mucîb i birbirinden ayırmaya yetmez Bu durum dönem edebiyatındaki ahlaki tutumdan bir sapmadır Eserin bir diğer dikkat çekici yanı kadınlık ve toplumsal cinsiyet rolleri üzerine kurulu diyaloglardır Özellikle birinci perdede Refîk Bey Bîcân Şefik Nevîre ve Mucîb arasında geçen tartışmalar dönemin kadın a bakışına ışık tutar Ayrıca eserde kamusal alanda kadın görünürlüğü sokakta yaşanan taciz olayları ve annelik gibi meseleleri tartışan diyaloglar dönemin erkek egemen toplumsal yapısının eleştirel bir okumasını sunarak metni toplumsal cinsiyet söylemleri açısından dikkate değer kılmaktadır Yazar erkek karakterlerin söylemleri üzerinden erkek egemen toplum yapısını ortaya sererken kadın karakterlerin özellikle Bîcân ın bu söylemlere verdikleri cevaplar veya içsel sorgulamaları aracılığıyla söz konusu yapının eleştirisini geliştirir ve kadın lehine bir anlayışın imkânını arar Bu diyaloglar da eseri salt bir aşk hikayesi olmanın ötesine taşıyarak ona sosyolojik bir belge niteliği de kazandırır Basım tarihi 1329 1911 olan bu eserin şimdiye kadar Latin alfabesine aktarımının yapılmamış olması bu sebeple bir kayıp olarak değerlendirilebilir Böylesi bir açığı kapatma hedefiyle tasarlanan bu kitap dolayısıyla iki temel amaca hizmet etmektedir Bir yandan Süleyman Bahri nin edebî kimliği üzerine akademik ilgiyi canlandırmak diğer yandan ise söz konusu metin aracılığıyla modern Türk edebiyatının erken dönemlerindeki tematik eğilimler ve anlatı tekniklerine dair mevcut anlayışımızı derinleştirmek İstanbul Büyükşehir Belediyesi Atatürk Kitaplığı Yazma Eserler Koleksiyonları na Bel_Osm_K 00606 numarasıyla kayıtlı bu eser Latin alfabesine aktarılırken olabildiğince metnin aslına bağlı kalınmış ancak eserin anlaşılabilmesi açısından da okuma akışını kesintiye uğratmayacak şekilde günümüz Türkiye Türkçesinin ses ve yapı özellikleri dikkate alınmıştır Noktalama işaretlerinde eserin orijinali temel alınmış ve bu konuda mümkün mertebe müdahalede bulunulmamıştır Ayrıca metin aktarıximında orijinal kaynağa ulaşımı kolaylaştırmak amacıyla sayfa numaraları kalın bold punto kullanılarak parantez içerisinde verilmiştir Metnin anlaşılırlığını desteklemek amacıyla çalışmaya metin içinde geçen ve günümüz okuru için yabancılaşmış olabilecek sözcük deyim ve kavramları içeren ayrıntılı bir açıklamalı sözlük eklenmiştir Sözlük maddeleri oluşturulurken sözcüklerin öncelikle metin bağlamındaki anlamları ön plana çıkarılmış bu hususta Kubbealtı Lügatı ndan Ferit Devellioğlu nun Osmanlıca Türkçe Ansiklopedik Lügatı ndan ve Türk Dil Kurumunun hazırladığı Güncel Türkçe Sözlük ten yararlanılmıştır İÇİNDEKİLER Yazar ve Esere Dair Birinci Perde Birinci Meclis İkinci Meclis Üçüncü Meclis İkinci Perde Birinci Meclis İkinci Meclis Üçüncü Meclis Dördüncü Meclis Üçüncü Perde Birinci Meclis Dördüncü Perde Birinci Meclis İkinci Meclis Üçüncü Meclis Dördüncü Meclis Sözlük