Sultan 4 Mehmet — Şaban Çibir

Sultan 4 Mehmet
Şaban ÇibirParola Yayınları
Sultan 4 Mehmet
Şaban ÇibirSultan 3 Mehmet zamanında Rumeli de Yenice kasabasında mübarek bir zat vardı İhtiyacı olan ona koşar sıkıntısı olanın derdini o giderirdi Fakat kendisi bir sürü derde müptela idi ama halinden hiç şikayetçi değildi Bir gün dergâhın bahçesindeki havuzun kenarında otururken bir talebesi gelerek başına gelen bir musibetten uzun uzun şikayet eder O zat o talebesinden bir bardak su bir miktar tuz ve bir çorba kaşığı getirmesini ister İstedikleri getirilince bir kaşık tuzu bir bardak suya atıp karıştırır ve talebesine bunu içmesini söyler Tuzlu sudan bir yudum içen talebe hemen yüzünü buruşturur ve Efendim su çok tuzlu içemeyeceğim der Sonra o zat yine kaşığı tuzla doldurur ve bu sefer havuza atarak karıştırır ve talebesine havuzdaki sudan içmesini söyler Talebe havuzdan kana kana içer Nasıl su tuzlu mu diye sorduğunda talebe Hayır efendim gayet tatlı geldi cevabını verir O zaman o mübarek zat şu ibretli nasihati verir Oğlum bir kaşık tuz her zaman aynı acılıktadır Fakat bunu bir bardak suda içmek insana zahmet verdiği halde bir havuz suda içince hiç hissedilmiyor Çünkü havuzun genişliği içinde kayboluyor İşte göğsü bir bardak kadar dar insan kendisine gelen bir kaşık tuz kadar dert ve belaların acısına tahammül edemez Fakat göğsü havuz kadar geniş insan ise kendisine isabet eden bir kaşık değil bir kazan tuz kadar belaları tatlılıkla karşılar o dert ve belalar onun geniş göğsü içinde kaybolur gider de kimsenin haberi olmaz

Parola Yayınları
Bir gün Ahmet Cahid i Efendi Çanakkale ye geçmek için Kilidü l Bahr iskelesine geldi Parası olmadığı için zamanın kayıkçıları kendisini kayığa almadılar Üzgün bir halde dönüp evine geldi Kendisini gören hanımı Kerime Hatun niçin gitmediğini sordu Cahid i hazretlerinin kayığa alınmadığını söylemesi üzerine de Al şu seccadeyi de bin üzerine Çanakkale ye geç gel dedi Bu şekilde Çanakkale ye geçen Cahid i Efendiyi gören kayıkçılar şaşırıp kaldılar Böylece onun büyük bir veli olduğunu anladılar Talebelerinden birisinin sohbet esnasında kalbin ne şekilde terbiye edileceğine dair sorduğu suale Ahmet Cahid i hazretleri şu cevabı verdi Tarikatlarda asıl olan kalbin çeşitli hastalıklarından temizlenerek şifa bulmasını temin etmek onu güzel sıfatlarla süslemektir Allah ü Teala ya yaklaşmanın yolları tövbe nefsini hesaba çekme yaptığı işlerden gurura kapılmama ve ümitli olmak gibi kalbi makamlarla doğruluk samimiyet ihlas sabır gibi güzel hasletlerdir Tasavvuf yolunda yürüyen kimse bu vasıflarıyla Cenab ı Hakk a yaklaşırsa marifet ehlinden olur ve bu suretle en yüksek derecelere kavuşur

Parola Yayınları
Sultan 4 Murat Han koyduğu içki ve tütün yasağının uygulanıp uygulanmadığını bizzat kontrol etmek için geceleri tebdil i kıyafetle dolaşır ve yasağa uymayanları şiddetle cezalandırırdı Yine bir gece şehri dolaşırken kapıları kapalı bir kahvehaneden ışık sızdığını görüp oraya yaklaştı Pencere deliğinden içeri baktığında birkaç kişinin içki ve tütün içtiklerini gördü Yavaşça içeri girdi ve masanın birine ilişti Kahveci gelenin de tiryaki olduğunu zannederek yanına yaklaştı Sultan Murat kahveciye İçki içmenin yasak olduğunu bilmiyor musun Dediğinde kahveci Erenler uzun etme hadi sen de çek dedi Padişah sesini bira daha yükseltip Padişahın emrine karşı gelmenin ne demek olduğunu bilmiyor musun Diye tekrar sorunca kahveci dayanamayıp Beyzadem adınızı bağışlar mısınız dedi Padişah da Murat deyince kahveci Sultanlığı da var mı diye sordu Padişah Evet deyince kahveci yandaki masaya yatıp bağırdı Öyleyse buyurun cenaze namazına

Parola Yayınları
Bir gün Ahmet Cahid i Efendi Çanakkale ye geçmek için Kilidü l Bahr iskelesine geldi Parası olmadığı için zamanın kayıkçıları kendisini kayığa almadılar Üzgün bir halde dönüp evine geldi Kendisini gören hanımı Kerime Hatun niçin gitmediğini sordu Cahid i hazretlerinin kayığa alınmadığını söylemesi üzerine de Al şu seccadeyi de bin üzerine Çanakkale ye geç gel dedi Bu şekilde Çanakkale ye geçen Cahid i Efendiyi gören kayıkçılar şaşırıp kaldılar Böylece onun büyük bir veli olduğunu anladılar Talebelerinden birisinin sohbet esnasında kalbin ne şekilde terbiye edileceğine dair sorduğu suale Ahmet Cahid i hazretleri şu cevabı verdi Tarikatlarda asıl olan kalbin çeşitli hastalıklarından temizlenerek şifa bulmasını temin etmek onu güzel sıfatlarla süslemektir Allah ü Teala ya yaklaşmanın yolları tövbe nefsini hesaba çekme yaptığı işlerden gurura kapılmama ve ümitli olmak gibi kalbi makamlarla doğruluk samimiyet ihlas sabır gibi güzel hasletlerdir Tasavvuf yolunda yürüyen kimse bu vasıflarıyla Cenab ı Hakk a yaklaşırsa marifet ehlinden olur ve bu suretle en yüksek derecelere kavuşur

Parola Yayınları
Sultan 3 Mehmet zamanında Rumeli de Yenice kasabasında mübarek bir zat vardı İhtiyacı olan ona koşar sıkıntısı olanın derdini o giderirdi Fakat kendisi bir sürü derde müptela idi ama halinden hiç şikayetçi değildi Bir gün dergâhın bahçesindeki havuzun kenarında otururken bir talebesi gelerek başına gelen bir musibetten uzun uzun şikayet eder O zat o talebesinden bir bardak su bir miktar tuz ve bir çorba kaşığı getirmesini ister İstedikleri getirilince bir kaşık tuzu bir bardak suya atıp karıştırır ve talebesine bunu içmesini söyler Tuzlu sudan bir yudum içen talebe hemen yüzünü buruşturur ve Efendim su çok tuzlu içemeyeceğim der Sonra o zat yine kaşığı tuzla doldurur ve bu sefer havuza atarak karıştırır ve talebesine havuzdaki sudan içmesini söyler Talebe havuzdan kana kana içer Nasıl su tuzlu mu diye sorduğunda talebe Hayır efendim gayet tatlı geldi cevabını verir O zaman o mübarek zat şu ibretli nasihati verir Oğlum bir kaşık tuz her zaman aynı acılıktadır Fakat bunu bir bardak suda içmek insana zahmet verdiği halde bir havuz suda içince hiç hissedilmiyor Çünkü havuzun genişliği içinde kayboluyor İşte göğsü bir bardak kadar dar insan kendisine gelen bir kaşık tuz kadar dert ve belaların acısına tahammül edemez Fakat göğsü havuz kadar geniş insan ise kendisine isabet eden bir kaşık değil bir kazan tuz kadar belaları tatlılıkla karşılar o dert ve belalar onun geniş göğsü içinde kaybolur gider de kimsenin haberi olmaz

Parola Yayınları
Sultan 4 Murat Han koyduğu içki ve tütün yasağının uygulanıp uygulanmadığını bizzat kontrol etmek için geceleri tebdil i kıyafetle dolaşır ve yasağa uymayanları şiddetle cezalandırırdı Yine bir gece şehri dolaşırken kapıları kapalı bir kahvehaneden ışık sızdığını görüp oraya yaklaştı Pencere deliğinden içeri baktığında birkaç kişinin içki ve tütün içtiklerini gördü Yavaşça içeri girdi ve masanın birine ilişti Kahveci gelenin de tiryaki olduğunu zannederek yanına yaklaştı Sultan Murat kahveciye İçki içmenin yasak olduğunu bilmiyor musun Dediğinde kahveci Erenler uzun etme hadi sen de çek dedi Padişah sesini bira daha yükseltip Padişahın emrine karşı gelmenin ne demek olduğunu bilmiyor musun Diye tekrar sorunca kahveci dayanamayıp Beyzadem adınızı bağışlar mısınız dedi Padişah da Murat deyince kahveci Sultanlığı da var mı diye sordu Padişah Evet deyince kahveci yandaki masaya yatıp bağırdı Öyleyse buyurun cenaze namazına

Parola Yayınları
Sultan IV Murat Han koyduğu içki ve tütün yasağının uygulanıp uygulanmadığını bizzat kontrol etmek için geceleri tebdil i kıyafetle dolaşır ve yasağa uymayanları şiddetle cezalandırırdı Yine bir gece şehri dolaşırken kapıları kapalı bir kahvehaneden ışık sızdığını görüp oraya yaklaştı Pencere deliğinden içeri baktığında birkaç kişinin içki ve tütün içtiklerini gördü Yavaşça içeri girdi ve masanın birine ilişti Kahveci gelenin de tiryaki olduğunu zannederek yanına yaklaştı Sultan Murat kahveciye İçki içmenin yasak olduğunu bilmiyor musun Dediğinde kahveci Erenler uzun etme hadi sen de çek dedi Padişah sesini bira daha yükseltip Padişahın emrine karşı gelmenin ne demek olduğunu bilmiyor musun Diye tekrar sorunca kahveci dayanamayıp Beyzadem adınızı bağışlar mısınız dedi Padişah da Murat deyince kahveci Sultanlığı da var mı diye sordu Padişah Evet deyince kahveci yandaki masaya yatıp bağırdı Öyleyse buyurun cenaze namazına

Parola Yayınları
Bir gün Ahmet Cahid i Efendi Çanakkale ye geçmek için Kilidü l Bahr iskelesine geldi Parası olmadığı için zamanın kayıkçıları kendisini kayığa almadılar Üzgün bir halde dönüp evine geldi Kendisini gören hanımı Kerime Hatun niçin gitmediğini sordu Cahid i hazretlerinin kayığa alınmadığını söylemesi üzerine de Al şu seccadeyi de bin üzerine Çanakkale ye geç gel dedi Bu şekilde Çanakkale ye geçen Cahid i Efendiyi gören kayıkçılar şaşırıp kaldılar Böylece onun büyük bir veli olduğunu anladılar Talebelerinden birisinin sohbet esnasında kalbin ne şekilde terbiye edileceğine dair sorduğu suale Ahmet Cahid i hazretleri şu cevabı verdi Tarikatlarda asıl olan kalbin çeşitli hastalıklarından temizlenerek şifa bulmasını temin etmek onu güzel sıfatlarla süslemektir Allah ü Teala ya yaklaşmanın yolları tövbe nefsini hesaba çekme yaptığı işlerden gurura kapılmama ve ümitli olmak gibi kalbi makamlarla doğruluk samimiyet ihlas sabır gibi güzel hasletlerdir Tasavvuf yolunda yürüyen kimse bu vasıflarıyla Cenab ı Hakk a yaklaşırsa marifet ehlinden olur ve bu suretle en yüksek derecelere kavuşur

Parola Yayınları
Sultan III Mehmet zamanında Rumeli de Yenice kasabasında mübarek bir zat vardı İhtiyacı olan ona koşar sıkıntısı olanın derdini o giderirdi Fakat kendisi bir sürü derde müptela idi ama halinden hiç şikâyetçi değildi Bir gün dergâhın bahçesindeki havuzun kenarında otururken bir talebesi gelerek başına gelen bir musibetten uzun uzun şikâyet eder O zat o talebesinden bir bardak su bir miktar tuz ve bir çorba kaşığı getirmesini ister İstedikleri getirilince bir kaşık tuzu bir bardak suya atıp karıştırır ve talebesine bunu içmesini söyler Tuzlu sudan bir yudum içen talebe hemen yüzünü buruşturur ve Efendim su çok tuzlu içemeyeceğim der Sonra o zat yine kaşığı tuzla doldurur ve bu sefer havuza atarak karıştırır ve talebesine havuzdaki sudan içmesini söyler Talebe havuzdan kana kana içer Nasıl su tuzlu mu diye sorduğunda talebe Hayır efendim gayet tatlı geldi cevabını verir O zaman o mübarek zat şu ibretli nasihati verir Oğlum bir kaşık tuz her zaman aynı acılıktadır Fakat bunu bir bardak suda içmek insana zahmet verdiği halde bir havuz suda içince hiç hissedilmiyor Çünkü havuzun genişliği içinde kayboluyor İşte göğsü bir bardak kadar dar insan kendisine gelen bir kaşık tuz kadar dert ve belaların acısına tahammül edemez Fakat göğsü havuz kadar geniş insan ise kendisine isabet eden bir kaşık değil bir kazan tuz kadar belaları tatlılıkla karşılar o dert ve belalar onun geniş göğsü içinde kaybolur gider de kimsenin haberi olmaz

Parola Yayınları
Sultan III Mehmet zamanında Rumeli de Yenice kasabasında mübarek bir zat vardı İhtiyacı olan ona koşar sıkıntısı olanın derdini o giderirdi Fakat kendisi bir sürü derde müptela idi ama halinden hiç şikâyetçi değildi Bir gün dergâhın bahçesindeki havuzun kenarında otururken bir talebesi gelerek başına gelen bir musibetten uzun uzun şikâyet eder O zat o talebesinden bir bardak su bir miktar tuz ve bir çorba kaşığı getirmesini ister İstedikleri getirilince bir kaşık tuzu bir bardak suya atıp karıştırır ve talebesine bunu içmesini söyler Tuzlu sudan bir yudum içen talebe hemen yüzünü buruşturur ve Efendim su çok tuzlu içemeyeceğim der Sonra o zat yine kaşığı tuzla doldurur ve bu sefer havuza atarak karıştırır ve talebesine havuzdaki sudan içmesini söyler Talebe havuzdan kana kana içer Nasıl su tuzlu mu diye sorduğunda talebe Hayır efendim gayet tatlı geldi cevabını verir O zaman o mübarek zat şu ibretli nasihati verir Oğlum bir kaşık tuz her zaman aynı acılıktadır Fakat bunu bir bardak suda içmek insana zahmet verdiği halde bir havuz suda içince hiç hissedilmiyor Çünkü havuzun genişliği içinde kayboluyor İşte göğsü bir bardak kadar dar insan kendisine gelen bir kaşık tuz kadar dert ve belaların acısına tahammül edemez Fakat göğsü havuz kadar geniş insan ise kendisine isabet eden bir kaşık değil bir kazan tuz kadar belaları tatlılıkla karşılar o dert ve belalar onun geniş göğsü içinde kaybolur gider de kimsenin haberi olmaz Tanıtım Bülteninden Sayfa Sayısı 128 Baskı Yılı 2016 Dili Türkçe Yayınevi Parola Yayınları

Parola Yayınları
Sultan IV Murat Han koyduğu içki ve tütün yasağının uygulanıp uygulanmadığını bizzat kontrol etmek için geceleri tebdil i kıyafetle dolaşır ve yasağa uymayanları şiddetle cezalandırırdı Yine bir gece şehri dolaşırken kapıları kapalı bir kahvehaneden ışık sızdığını görüp oraya yaklaştı Pencere deliğinden içeri baktığında birkaç kişinin içki ve tütün içtiklerini gördü Yavaşça içeri girdi ve masanın birine ilişti Kahveci gelenin de tiryaki olduğunu zannederek yanına yaklaştı Sultan Murat kahveciye İçki içmenin yasak olduğunu bilmiyor musun Dediğinde kahveci Erenler uzun etme hadi sen de çek dedi Padişah sesini bira daha yükseltip Padişahın emrine karşı gelmenin ne demek olduğunu bilmiyor musun Diye tekrar sorunca kahveci dayanamayıp Beyzadem adınızı bağışlar mısınız dedi Padişah da Murat deyince kahveci Sultanlığı da var mı diye sordu Padişah Evet deyince kahveci yandaki masaya yatıp bağırdı Öyleyse buyurun cenaze namazına Tanıtım Bülteninden Sayfa Sayısı 120 Baskı Yılı 2016 Dili Türkçe Yayınevi Parola Yayınları

Parola Yayınları
Bir gün Ahmet Cahid i Efendi Çanakkale ye geçmek için Kilidü l Bahr iskelesine geldi Parası olmadığı için zamanın kayıkçıları kendisini kayığa almadılar Üzgün bir halde dönüp evine geldi Kendisini gören hanımı Kerime Hatun niçin gitmediğini sordu Cahid i hazretlerinin kayığa alınmadığını söylemesi üzerine de Al şu seccadeyi de bin üzerine Çanakkale ye geç gel dedi Bu şekilde Çanakkale ye geçen Cahid i Efendiyi gören kayıkçılar şaşırıp kaldılar Böylece onun büyük bir veli olduğunu anladılar Talebelerinden birisinin sohbet esnasında kalbin ne şekilde terbiye edileceğine dair sorduğu suale Ahmet Cahid i hazretleri şu cevabı verdi Tarikatlarda asıl olan kalbin çeşitli hastalıklarından temizlenerek şifa bulmasını temin etmek onu güzel sıfatlarla süslemektir Allah ü Teala ya yaklaşmanın yolları tövbe nefsini hesaba çekme yaptığı işlerden gurura kapılmama ve ümitli olmak gibi kalbi makamlarla doğruluk samimiyet ihlas sabır gibi güzel hasletlerdir Tasavvuf yolunda yürüyen kimse bu vasıflarıyla Cenab ı Hakk a yaklaşırsa marifet ehlinden olur ve bu suretle en yüksek derecelere kavuşur

Parola Yayınları
Sultan 3 Mehmet zamanında Rumeli de Yenice kasabasında mübarek bir zat vardı İhtiyacı olan ona koşar sıkıntısı olanın derdini o giderirdi Fakat kendisi bir sürü derde müptela idi ama halinden hiç şikayetçi değildi Bir gün dergâhın bahçesindeki havuzun kenarında otururken bir talebesi gelerek başına gelen bir musibetten uzun uzun şikayet eder O zat o talebesinden bir bardak su bir miktar tuz ve bir çorba kaşığı getirmesini ister İstedikleri getirilince bir kaşık tuzu bir bardak suya atıp karıştırır ve talebesine bunu içmesini söyler Tuzlu sudan bir yudum içen talebe hemen yüzünü buruşturur ve Efendim su çok tuzlu içemeyeceğim der Sonra o zat yine kaşığı tuzla doldurur ve bu sefer havuza atarak karıştırır ve talebesine havuzdaki sudan içmesini söyler Talebe havuzdan kana kana içer Nasıl su tuzlu mu diye sorduğunda talebe Hayır efendim gayet tatlı geldi cevabını verir O zaman o mübarek zat şu ibretli nasihati verir Oğlum bir kaşık tuz her zaman aynı acılıktadır Fakat bunu bir bardak suda içmek insana zahmet verdiği halde bir havuz suda içince hiç hissedilmiyor Çünkü havuzun genişliği içinde kayboluyor İşte göğsü bir bardak kadar dar insan kendisine gelen bir kaşık tuz kadar dert ve belaların acısına tahammül edemez Fakat göğsü havuz kadar geniş insan ise kendisine isabet eden bir kaşık değil bir kazan tuz kadar belaları tatlılıkla karşılar o dert ve belalar onun geniş göğsü içinde kaybolur gider de kimsenin haberi olmaz

Parola Yayınları
Sultan 4 Murat Han koyduğu içki ve tütün yasağının uygulanıp uygulanmadığını bizzat kontrol etmek için geceleri tebdil i kıyafetle dolaşır ve yasağa uymayanları şiddetle cezalandırırdı Yine bir gece şehri dolaşırken kapıları kapalı bir kahvehaneden ışık sızdığını görüp oraya yaklaştı Pencere deliğinden içeri baktığında birkaç kişinin içki ve tütün içtiklerini gördü Yavaşça içeri girdi ve masanın birine ilişti Kahveci gelenin de tiryaki olduğunu zannederek yanına yaklaştı Sultan Murat kahveciye İçki içmenin yasak olduğunu bilmiyor musun Dediğinde kahveci Erenler uzun etme hadi sen de çek dedi Padişah sesini bira daha yükseltip Padişahın emrine karşı gelmenin ne demek olduğunu bilmiyor musun Diye tekrar sorunca kahveci dayanamayıp Beyzadem adınızı bağışlar mısınız dedi Padişah da Murat deyince kahveci Sultanlığı da var mı diye sordu Padişah Evet deyince kahveci yandaki masaya yatıp bağırdı Öyleyse buyurun cenaze namazına

Parola Yayınları
Şaban Çibir tarafından kaleme alınan Sultan 4 Murat Parola Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Sultan 4 Murat Şaban Çibir Kitap Özeti Sultan 4 Murat Han koyduğu içki ve tütün yasağının uygulanıp uygulanmadığını bizzat kontrol etmek için geceleri tebdil i kıyafetle dolaşır ve yasağa uymayanları şiddetle cezalandırırdı Yine bir gece şehri dolaşırken kapıları kapalı bir kahvehaneden ışık sızdığını görüp oraya yaklaştı Pencere deliğinden içeri baktığında birkaç kişinin içki ve tütün içtiklerini gördü Yavaşça içeri girdi ve masanın birine ilişti Kahveci gelenin de tiryaki olduğunu zannederek yanına yaklaştı Sultan Murat kahveciye İçki içmenin yasak olduğunu bilmiyor musun Dediğinde kahveci Erenler uzun etme hadi sen de çek dedi Padişah sesini bira daha yükseltip Padişahın emrine karşı gelmenin ne demek olduğunu bilmiyor musun Diye tekrar sorunca kahveci dayanamayıp Beyzadem adınızı bağışlar mısınız dedi Padişah da Murat deyince kahveci Sultanlığı da var mı diye sordu Padişah Evet deyince kahveci yandaki masaya yatıp bağırdı Öyleyse buyurun cenaze namazına Yayınevi Parola Yayınları Yazar Şaban Çibir Sayfa 120 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Ağustos 2016 Barkod 9786059121637 Kategori Önemli Olaylar ve Biyografi Otobiyografi Tarihsel Romanlar

Parola Yayınları
Şaban Çibir tarafından kaleme alınan Sultan 3 Mehmet Parola Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Sultan 3 Mehmet Şaban Çibir Kitap Özeti Sultan 3 Mehmet zamanında Rumelide Yenice kasabasında mübarek bir zat vardı İhtiyacı olan ona koşar sıkıntısı olanın derdini o giderirdi Fakat kendisi bir sürü derde müptela idi ama halinden hiç şikayetçi değildi Bir gün dergâhın bahçesindeki havuzun kenarında otururken bir talebesi gelerek başına gelen bir musibetten uzun uzun şikayet eder O zat o talebesinden bir bardak su bir miktar tuz ve bir çorba kaşığı getirmesini ister İstedikleri getirilince bir kaşık tuzu bir bardak suya atıp karıştırır ve talebesine bunu içmesini söyler Tuzlu sudan bir yudum içen talebe hemen yüzünü buruşturur ve Efendim su çok tuzlu içemeyeceğim der Sonra o zat yine kaşığı tuzla doldurur ve bu sefer havuza atarak karıştırır ve talebesine havuzdaki sudan içmesini söyler Talebe havuzdan kana kana içer Nasıl su tuzlu mu diye sorduğunda talebe Hayır efendim gayet tatlı geldi cevabını verir O zaman o mübarek zat şu ibretli nasihati verir Oğlum bir kaşık tuz her zaman aynı acılıktadır Fakat bunu bir bardak suda içmek insana zahmet verdiği halde bir havuz suda içince hiç hissedilmiyor Çünkü havuzun genişliği içinde kayboluyor İşte göğsü bir bardak kadar dar insan kendisine gelen bir kaşık tuz kadar dert ve belaların acısına tahammül edemez Fakat göğsü havuz kadar geniş insan ise kendisine isabet eden bir kaşık değil bir kazan tuz kadar belaları tatlılıkla karşılar o dert ve belalar onun geniş göğsü içinde kaybolur gider de kimsenin haberi olmaz Yayınevi Parola Yayınları Yazar Şaban Çibir Sayfa 128 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Ağustos 2016 Barkod 9786059121620 Kategori Önemli Olaylar ve Biyografi Otobiyografi Tarihsel Romanlar

Parola Yayınları
Sultan 4 Murat Han koyduğu içki ve tütün yasağının uygulanıp uygulanmadığını bizzat kontrol etmek için geceleri tebdil i kıyafetle dolaşır ve yasağa uymayanları şiddetle cezalandırırdı Yine bir gece şehri dolaşırken kapıları kapalı bir kahvehaneden ışık sızdığını görüp oraya yaklaştı Pencere deliğinden içeri baktığında birkaç kişinin içki ve tütün içtiklerini gördü Yavaşça içeri girdi ve masanın birine ilişti Kahveci gelenin de tiryaki olduğunu zannederek yanına yaklaştı Sultan Murat kahveciye İçki içmenin yasak olduğunu bilmiyor musun Dediğinde kahveci Erenler uzun etme hadi sen de çek dedi Padişah sesini bira daha yükseltip Padişahın emrine karşı gelmenin ne demek olduğunu bilmiyor musun Diye tekrar sorunca kahveci dayanamayıp Beyzadem adınızı bağışlar mısınız dedi Padişah da Murat deyince kahveci Sultanlığı da var mı diye sordu Padişah Evet deyince kahveci yandaki masaya yatıp bağırdı Öyleyse buyurun cenaze namazına

Parola Yayınları
Bir gün Ahmet Cahid i Efendi Çanakkale ye geçmek için Kilidü l Bahr iskelesine geldi Parası olmadığı için zamanın kayıkçıları kendisini kayığa almadılar Üzgün bir halde dönüp evine geldi Kendisini gören hanımı Kerime Hatun niçin gitmediğini sordu Cahid i hazretlerinin kayığa alınmadığını söylemesi üzerine de Al şu seccadeyi de bin üzerine Çanakkale ye geç gel dedi Bu şekilde Çanakkale ye geçen Cahid i Efendiyi gören kayıkçılar şaşırıp kaldılar Böylece onun büyük bir veli olduğunu anladılar Talebelerinden birisinin sohbet esnasında kalbin ne şekilde terbiye edileceğine dair sorduğu suale Ahmet Cahid i hazretleri şu cevabı verdi Tarikatlarda asıl olan kalbin çeşitli hastalıklarından temizlenerek şifa bulmasını temin etmek onu güzel sıfatlarla süslemektir Allah ü Teala ya yaklaşmanın yolları tövbe nefsini hesaba çekme yaptığı işlerden gurura kapılmama ve ümitli olmak gibi kalbi makamlarla doğruluk samimiyet ihlas sabır gibi güzel hasletlerdir Tasavvuf yolunda yürüyen kimse bu vasıflarıyla Cenab ı Hakk a yaklaşırsa marifet ehlinden olur ve bu suretle en yüksek derecelere kavuşur
Sultan 4 Mehmet
Şaban Çibir
Parola Yayınları
Bir gün Ahmet Cahid i Efendi Çanakkale ye geçmek için Kilidü l Bahr iskelesine geldi Parası olmadığı için zamanın kayıkçıları kendisini kayığa almadılar Üzgün bir halde dönüp evine geldi Kendisini gören hanımı Kerime Hatun niçin gitmediğini sordu Cahid i hazretlerinin kayığa alınmadığını söylemesi üzerine de Al şu seccadeyi de bin üzerine Çanakkale ye geç gel dedi Bu şekilde Çanakkale ye geçen Cahid i Efendiyi gören kayıkçılar şaşırıp kaldılar Böylece onun büyük bir veli olduğunu anladılar Talebelerinden birisinin sohbet esnasında kalbin ne şekilde terbiye edileceğine dair sorduğu suale Ahmet Cahid i hazretleri şu cevabı verdi Tarikatlarda asıl olan kalbin çeşitli hastalıklarından temizlenerek şifa bulmasını temin etmek onu güzel sıfatlarla süslemektir Allah ü Teala ya yaklaşmanın yolları tövbe nefsini hesaba çekme yaptığı işlerden gurura kapılmama ve ümitli olmak gibi kalbi makamlarla doğruluk samimiyet ihlas sabır gibi güzel hasletlerdir Tasavvuf yolunda yürüyen kimse bu vasıflarıyla Cenab ı Hakk a yaklaşırsa marifet ehlinden olur ve bu suretle en yüksek derecelere kavuşur
Sultan 4 Mehmet
Şaban Çibir
Parola Yayınları
Sultan IV Murat Han koyduğu içki ve tütün yasağının uygulanıp uygulanmadığını bizzat kontrol etmek için geceleri tebdil i kıyafetle dolaşır ve yasağa uymayanları şiddetle cezalandırırdı Yine bir gece şehri dolaşırken kapıları kapalı bir kahvehaneden ışık sızdığını görüp oraya yaklaştı Pencere deliğinden içeri baktığında birkaç kişinin içki ve tütün içtiklerini gördü Yavaşça içeri girdi ve masanın birine ilişti Kahveci gelenin de tiryaki olduğunu zannederek yanına yaklaştı Sultan Murat kahveciye İçki içmenin yasak olduğunu bilmiyor musun Dediğinde kahveci Erenler uzun etme hadi sen de çek dedi Padişah sesini bira daha yükseltip Padişahın emrine karşı gelmenin ne demek olduğunu bilmiyor musun Diye tekrar sorunca kahveci dayanamayıp Beyzadem adınızı bağışlar mısınız dedi Padişah da Murat deyince kahveci Sultanlığı da var mı diye sordu Padişah Evet deyince kahveci yandaki masaya yatıp bağırdı Öyleyse buyurun cenaze namazına

Parola Yayınları
Sultan III Mehmet zamanında Rumeli de Yenice kasabasında mübarek bir zat vardı İhtiyacı olan ona koşar sıkıntısı olanın derdini o giderirdi Fakat kendisi bir sürü derde müptela idi ama halinden hiç şikâyetçi değildi Bir gün dergâhın bahçesindeki havuzun kenarında otururken bir talebesi gelerek başına gelen bir musibetten uzun uzun şikâyet eder O zat o talebesinden bir bardak su bir miktar tuz ve bir çorba kaşığı getirmesini ister İstedikleri getirilince bir kaşık tuzu bir bardak suya atıp karıştırır ve talebesine bunu içmesini söyler Tuzlu sudan bir yudum içen talebe hemen yüzünü buruşturur ve Efendim su çok tuzlu içemeyeceğim der Sonra o zat yine kaşığı tuzla doldurur ve bu sefer havuza atarak karıştırır ve talebesine havuzdaki sudan içmesini söyler Talebe havuzdan kana kana içer Nasıl su tuzlu mu diye sorduğunda talebe Hayır efendim gayet tatlı geldi cevabını verir O zaman o mübarek zat şu ibretli nasihati verir Oğlum bir kaşık tuz her zaman aynı acılıktadır Fakat bunu bir bardak suda içmek insana zahmet verdiği halde bir havuz suda içince hiç hissedilmiyor Çünkü havuzun genişliği içinde kayboluyor İşte göğsü bir bardak kadar dar insan kendisine gelen bir kaşık tuz kadar dert ve belaların acısına tahammül edemez Fakat göğsü havuz kadar geniş insan ise kendisine isabet eden bir kaşık değil bir kazan tuz kadar belaları tatlılıkla karşılar o dert ve belalar onun geniş göğsü içinde kaybolur gider de kimsenin haberi olmaz Tanıtım Bülteninden Sayfa Sayısı 128Baskı Yılı 2016Dili TürkçeYayınevi Parola Yayınları

Parola Yayınları
Sultan IV Murat Han koyduğu içki ve tütün yasağının uygulanıp uygulanmadığını bizzat kontrol etmek için geceleri tebdil i kıyafetle dolaşır ve yasağa uymayanları şiddetle cezalandırırdı Yine bir gece şehri dolaşırken kapıları kapalı bir kahvehaneden ışık sızdığını görüp oraya yaklaştı Pencere deliğinden içeri baktığında birkaç kişinin içki ve tütün içtiklerini gördü Yavaşça içeri girdi ve masanın birine ilişti Kahveci gelenin de tiryaki olduğunu zannederek yanına yaklaştı Sultan Murat kahveciye İçki içmenin yasak olduğunu bilmiyor musun Dediğinde kahveci Erenler uzun etme hadi sen de çek dedi Padişah sesini bira daha yükseltip Padişahın emrine karşı gelmenin ne demek olduğunu bilmiyor musun Diye tekrar sorunca kahveci dayanamayıp Beyzadem adınızı bağışlar mısınız dedi Padişah da Murat deyince kahveci Sultanlığı da var mı diye sordu Padişah Evet deyince kahveci yandaki masaya yatıp bağırdı Öyleyse buyurun cenaze namazına Tanıtım Bülteninden Sayfa Sayısı 120Baskı Yılı 2016Dili TürkçeYayınevi Parola Yayınları

Parola Yayınları
Şaban Çibir tarafından kaleme alınan Sultan 4 Mehmet Parola Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Sultan 4 Mehmet Şaban Çibir Kitap Özeti Bir gün Ahmet Cahid i Efendi Çanakkaleye geçmek için Kilidül Bahr iskelesine geldi Parası olmadığı için zamanın kayıkçıları kendisini kayığa almadılar Üzgün bir halde dönüp evine geldi Kendisini gören hanımı Kerime Hatun niçin gitmediğini sordu Cahid i hazretlerinin kayığa alınmadığını söylemesi üzerine de Al şu seccadeyi de bin üzerine Çanakkaleye geç gel dedi Bu şekilde Çanakkaleye geçen Cahid i Efendiyi gören kayıkçılar şaşırıp kaldılar Böylece onun büyük bir veli olduğunu anladılar Talebelerinden birisinin sohbet esnasında kalbin ne şekilde terbiye edileceğine dair sorduğu suale Ahmet Cahid i hazretleri şu cevabı verdi Tarikatlarda asıl olan kalbin çeşitli hastalıklarından temizlenerek şifa bulmasını temin etmek onu güzel sıfatlarla süslemektir Allah ü Teala ya yaklaşmanın yolları tövbe nefsini hesaba çekme yaptığı işlerden gurura kapılmama ve ümitli olmak gibi kalbi makamlarla doğruluk samimiyet ihlas sabır gibi güzel hasletlerdir Tasavvuf yolunda yürüyen kimse bu vasıflarıyla Cenab ı Hakka yaklaşırsa marifet ehlinden olur ve bu suretle en yüksek derecelere kavuşur Yayınevi Parola Yayınları Yazar Şaban Çibir Sayfa 144 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Ağustos 2016 Barkod 9786059121675 Kategori Önemli Olaylar ve Biyografi Otobiyografi Tarihsel Romanlar