Süngü ve Yara Dersim 38 Katliam ve Sürgün Tanıklıkları — Yusuf Baran Beyi

Süngü ve Yara Dersim 38 Katliam ve Sürgün Tanıklıkları
Yusuf Baran BeyiDİPNOT YAYINLARI
Süngü ve Yara Dersim 38 Katliam ve Sürgün Tanıklıkları
Yusuf Baran BeyiGruplar halinde köylere giren askerler köylülere Şayet silahlarınızı teslim ederseniz size Elazığ ovasında toprak dağıtıp tapusunu vereceğiz Mal mülk sahibi olacaksınız diyorlardı Birçok köylü kulağa hoş gelen bu yalana kanıp silahlarını teslim etmişti Komutan Seyit Rıza yı karakola ikna yemeğine davet etmişti Seyit Rıza nihayetinde yemek davetini kabul edip bir öğlen vakti kalabalık bir halde Zeranik köyüne girdi Komutan Seyit Rıza yı sevinçle karşıladı Bir taraftan kazanlarda et kaynarken diğer yandan ateşte kuzu çevriliyordu Bu davet gizli tutulmuştu Seyit Rıza nın milisleri karakola omuzlarındaki tüfeklerin namlularının ucu yere çevrili bir şekilde gelmişlerdi Bu barış ve ateşkesin bir simgesiydi Elinizdeki kitap okura 1937 1938 yıllarında Dersim de yapılan katliamı bizzat yaşayanların tanıklıklarını sunuyor O yıllarda henüz çocuk yaştayken annelerinin babalarının kardeşlerinin akrabalarının ve arkadaşlarının öldürülmelerine tanık olan kendileri şans eseri kurtulan sonra da topraklarından koparılıp sürgün edilenlerin hikâyeleri bunlar Yusuf Baran Beyi nin yanı başındaki tarih e kulak vermesinin ürünü olan bu kitapta Cumhuriyet tarihinin örtülü sayfalarından biri olan Dersim akademik ve politik tartışmanın nesnesi olmaktan çıkıp bizzat söz alıyor

Dipnot Yayınları
Elleri kolları bağlı onca insan ölümlerini bekliyordi Askerler içimizden çekilip uzağımızda durdiler Elleri ve kolları birbirine bağlı akrabalar dualar ettiler Birden bir cayırtı kopti Durmak bilmedi Herkes düşti bir yere yığıldı bıra Asker geldi bu sefer başladı süngü dürtmeye Benim elime kurşun gelmişti Elimi ablamın başına koydum O zaman kurşun değdi Asker yanımda yatana süngü dürtti Ben gözümü kapattım Sonra beni gördi Daha ölü mü sandı yoksa numara mı yaptım sandı bilmem Sonra bacağımdan tutti suya fırlatti Tetxal Köyünün altlarına kadar gelmiştim Köye çıkıp yaramı sardırayım dedim Tetxal köylüleri beni görünce öcü görmüş gibi ürktüler Ben dedim ki buraya gidem ki yaramı saralar Onlar tuttu askere vermek istediler beni Ben durumu anlayınca korktum Çaresiz oturup ağladım Ağlayıp dedim elime bakın Çok kanadı çok ağrıyor Tir tir titriyordum Ben dedim bunlar bana yardım eder Fakat bunlar da devletten askerden korkmuş Devletten kurtulan kendi canının derdine düşmüş Tetxal a asker daha girmemiş Bana yardım ederlerse başları belaya girer diye korktular Elinizdeki kitap okura 1937 1938 yıllarında Dersim de yapılan katliamı bizzat yaşayanların tanıklıklarını sunuyor O yıllarda henüz çocuk yaştayken annelerinin babalarının kardeşlerinin akrabalarının ve arkadaşlarının öldürülmelerine tanık olan kendileri şans eseri kurtulan sonra da topraklarından koparılıp sürgün edilenlerin hikâyeleri bunlar Yusuf Baran Beyi nin yanı başındaki tarih e kulak vermesinin ürünü olan bu kitapta Cumhuriyet tarihinin örtülü sayfalarından biri olan Dersim akademik ve politik tartışmanın nesnesi olmaktan çıkıp bizzat söz alıyor