Sür Atını Kafdağına — Berat Demirci

Sür Atını Kafdağına
Berat DemirciKitabevi Yayınları
Sür Atını Kafdağına
Berat DemirciYılkı akşamın dar vakti sığır yolağı denilen dar geçitten arzı gümbür gümbür sarsarak girerdi köye Yazı yabanın canavarıyla kurduyla girmiş olduğu cenklerden yarı vahşi bir hale gelmiş olan yılkı başı aygır muzaffer bir kumandan edasıyla gerile gerile yılkıyı kendilerine tahsis edilen geniş ağıla doğru sevk ederdi En geride kalan en arık atta içeri girdiğinde yağız iki delikanlı zulalandıkları yerden fişek hızıyla fırlayarak ağılın kapısını kapatırlardı Atlar ağılın madrap tabir edilen yüksekçe tarafından önlerine atılan otları yiyip biraz da sakinleştikten sonra sahipleri tarafından götürülürlerdi Yılkı atlarının geldiği güzergâhta kimsecikler durmaz köy halkı bacalardan duvarların üzerinden başlarını uzatarak onların gelişlerini merakla izler özellikle de biz çocuklara mukayyet olunurdu Çocuklar itirazlarına rağmen ya kapı içeri edilir ya da körpecik canlarına zeval gelmesin için dulda bir yerde ellerinden sıkı sıkı kavranarak muhtemel bir kazadan esirgenirlerdi

Kitabevi Yayınları
Yılkı akşamın dar vakti sığır yolağı denilen dar geçitten arzı gümbür gümbür sarsarak girerdi köye Yazı yabanın canavarıyla kurduyla girmiş olduğu cenklerden yarı vahşi bir hale gelmiş olan yılkı başı aygır muzaffer bir kumandan edasıyla gerile gerile yılkıyı kendilerine tahsis edilen geniş ağıla doğru sevk ederdi En geride kalan en arık atta içeri girdiğinde yağız iki delikanlı zulalandıkları yerden fişek hızıyla fırlayarak ağılın kapısını kapatırlardı Atlar ağılın madrap tabir edilen yüksekçe tarafından önlerine atılan otları yiyip biraz da sakinleştikten sonra sahipleri tarafından götürülürlerdi Yılkı atlarının geldiği güzergahta kimsecikler durmaz köy halkı bacalardan duvarların üzerinden başlarını uzatarak onların gelişlerini merakla izler özellikle de biz çocuklara mukayyet olunurdu Çocuklar itirazlarına rağmen ya kapı içeri edilir ya da körpecik canlarına zeval gelmemesi için dulda bir yerde ellerinden sıkı sıkı kavranarak muhtemel bir kazadan esirgenirlerdi

Kitabevi Yayınları
Yılkı akşamın dar vakti sığır yolağı denilen dar geçitten arzı gümbür gümbür sarsarak girerdi köye Yazı yabanın canavarıyla kurduyla girmiş olduğu cenklerden yarı vahşi bir hale gelmiş olan yılkı başı aygır muzaffer bir kumandan edasıyla gerile gerile yılkıyı kendilerine tahsis edilen geniş ağıla doğru sevk ederdi En geride kalan en arık atta içeri girdiğinde yağız iki delikanlı zulalandıkları yerden fişek hızıyla fırlayarak ağılın kapısını kapatırlardı Atlar ağılın madrap tabir edilen yüksekçe tarafından önlerine atılan otları yiyip biraz da sakinleştikten sonra sahipleri tarafından götürülürlerdi Yılkı atlarının geldiği güzergahta kimsecikler durmaz köy halkı bacalardan duvarların üzerinden başlarını uzatarak onların gelişlerini merakla izler özellikle de biz çocuklara mukayyet olunurdu Çocuklar itirazlarına rağmen ya kapı içeri edilir ya da körpecik canlarına zeval gelmemesi için dulda bir yerde ellerinden sıkı sıkı kavranarak muhtemel bir kazadan esirgenirlerdi

Kitabevi Yayınları
Yılkı akşamın dar vakti sığır yolağı denilen dar geçitten arzı gümbür gümbür sarsarak girerdi köye Yazı yabanın canavarıyla kurduyla girmiş olduğu cenklerden yarı vahşi bir hale gelmiş olan yılkı başı aygır muzaffer bir kumandan edasıyla gerile gerile yılkıyı kendilerine tahsis edilen geniş ağıla doğru sevk ederdi En geride kalan en arık atta içeri girdiğinde yağız iki delikanlı zulalandıkları yerden fişek hızıyla fırlayarak ağılın kapısını kapatırlardı Atlar ağılın madrap tabir edilen yüksekçe tarafından önlerine atılan otları yiyip biraz da sakinleştikten sonra sahipleri tarafından götürülürlerdi Yılkı atlarının geldiği güzergâhta kimsecikler durmaz köy halkı bacalardan duvarların üzerinden başlarını uzatarak onların gelişlerini merakla izler özellikle de biz çocuklara mukayyet olunurdu Çocuklar itirazlarına rağmen ya kapı içeri edilir ya da körpecik canlarına zeval gelmesin için dulda bir yerde ellerinden sıkı sıkı kavranarak muhtemel bir kazadan esirgenirlerdi

KİTABEVİ
Yılkı akşamın dar vakti sığır yolağı denilen dar geçitten arzı gümbür gümbür sarsarak girerdi köye Yazı yabanın canavarıyla kurduyla girmiş olduğu cenklerden yarı vahşi bir hale gelmiş olan yılkı başı aygır muzaffer bir kumandan edasıyla gerile gerile yılkıyı kendilerine tahsis edilen geniş ağıla doğru sevk ederdi En geride kalan en arık atta içeri girdiğinde yağız iki delikanlı zulalandıkları yerden fişek hızıyla fırlayarak ağılın kapısını kapatırlardı Atlar ağılın madrap tabir edilen yüksekçe tarafından önlerine atılan otları yiyip biraz da sakinleştikten sonra sahipleri tarafından götürülürlerdi Yılkı atlarının geldiği güzergâhta kimsecikler durmaz köy halkı bacalardan duvarların üzerinden başlarını uzatarak onların gelişlerini merakla izler özellikle de biz çocuklara mukayyet olunurdu Çocuklar itirazlarına rağmen ya kapı içeri edilir ya da körpecik canlarına zeval gelmesin için dulda bir yerde ellerinden sıkı sıkı kavranarak muhtemel bir kazadan esirgenirlerdi