Suret i Aşk — Erol Kasırga

Suret i Aşk
Erol KasırgaTRUVA YAYINLARI
Suret i Aşk
Erol KasırgaParka doğru yürümeye başladık Bacaklarımı hissetmiyordum etrafımdaki bütün sesleri çok uzaklarda ya da bir rüyanın içindeymişim gibi işitiyordum Caddenin daracık kaldırımında Paşalimanı parkına doğru yürürken nereden estiği belli olmayan ılık bir rüzgâr önce onun sıcaklığını yalayıp aldı götürdü ve beyaz bir martının kanatlarına takıldıktan sonra getirip heyecandan titreyen bedenime yayarak bıraktı ve daha sonra o rüzgâr başka masallara doğru esip gitti İşte o an ruhumda yoğun bir mutluluk özlemi duydum Bir fotoğrafa âşık olmuştum Günlerce bir hayalin peşinde koşup durmuştum Şimdi yanımdaydı Aynı fotoğrafın aynı hikâyenin içindeydik Birlikte yürüyorduk Hayatın merkezindeydik Başka hiç kimseleri görmüyor duymuyordum Sadece ikimiz vardık bir de İstanbul mavisinin büyüleyici güzelliği Merdivenlerden inip parka girdiğimizde baharın tüm renkleri sesleri ve aydınlığı karşıladı bizi Sanki aramızda önceden sözleşmiş gibi hiç konuşmadan boş bir banka oturduk Bir süre sessizce önümüzden geçen vapurları ve vapurların arka güvertesinden atılan simit parçacıklarının peşinden giden martıları izledik Yazıya dökülmemiş bir masalın içindeki kahramanlar gibi saf ve çocuksuyduk Ne güzel mavi bir gün dedi başını kaldırıp bana bakmadan Güneş bile masmavi İstanbul mavisi dedim O sırada göz göze geldik Mavi kirpiklerinin altında ela gözlerini açmış yıllardır tanıdığı birine bakar gibi bakıyordu bana Bakışı öyle tatlı öyle çocuksuydu ki aşkla baktım ona Ama gözlerini kaçırdı benden Kısa bir sessizlik oldu aramızda

Truva Yayınları
Suret i Aşk Kitap Açıklaması Parka doğru yürümeye başladık Bacaklarımı hissetmiyordum etrafımdaki bütün sesleri çok uzaklarda ya da bir rüyanın içindeymişim gibi işitiyordum Caddenin daracık kaldırımında Paşalimanı parkına doğru yürürken nereden estiği belli olmayan ılık bir rüzgâr önce onun sıcaklığını yalayıp aldı götürdü ve beyaz bir martının kanatlarına takıldıktan sonra getirip heyecandan titreyen bedenime yayarak bıraktı ve daha sonra o rüzgâr başka masallara doğru esip gitti İşte o an ruhumda yoğun bir mutluluk özlemi duydum Bir fotoğrafa âşık olmuştum Günlerce bir hayalin peşinde koşup durmuştum Şimdi yanımdaydı Aynı fotoğrafın aynı hikâyenin içindeydik Birlikte yürüyorduk Hayatın merkezindeydik Başka hiç kimseleri görmüyor duymuyordum Sadece ikimiz vardık bir de İstanbul mavisinin büyüleyici güzelliği Merdivenlerden inip parka girdiğimizde baharın tüm renkleri sesleri ve aydınlığı karşıladı bizi Sanki aramızda önceden sözleşmiş gibi hiç konuşmadan boş bir banka oturduk Bir süre sessizce önümüzden geçen vapurları ve vapurların arka güvertesinden atılan simit parçacıklarının peşinden giden martıları izledik Yazıya dökülmemiş bir masalın içindeki kahramanlar gibi saf ve çocuksuyduk Ne güzel mavi bir gün dedi başını kaldırıp bana bakmadan Güneş bile masmavi İstanbul mavisi dedim O sırada göz göze geldik Mavi kirpiklerinin altında ela gözlerini açmış yıllardır tanıdığı birine bakar gibi bakıyordu bana Bakışı öyle tatlı öyle çocuksuydu ki aşkla baktım ona Ama gözlerini kaçırdı benden Kısa bir sessizlik oldu aramızda Tanıtım Bülteninden

Truva Yayınları
Suret i Aşk Kitap Açıklaması Parka doğru yürümeye başladık Bacaklarımı hissetmiyordum etrafımdaki bütün sesleri çok uzaklarda ya da bir rüyanın içindeymişim gibi işitiyordum Caddenin daracık kaldırımında Paşalimanı parkına doğru yürürken nereden estiği belli olmayan ılık bir rüzgâr önce onun sıcaklığını yalayıp aldı götürdü ve beyaz bir martının kanatlarına takıldıktan sonra getirip heyecandan titreyen bedenime yayarak bıraktı ve daha sonra o rüzgâr başka masallara doğru esip gitti İşte o an ruhumda yoğun bir mutluluk özlemi duydum Bir fotoğrafa âşık olmuştum Günlerce bir hayalin peşinde koşup durmuştum Şimdi yanımdaydı Aynı fotoğrafın aynı hikâyenin içindeydik Birlikte yürüyorduk Hayatın merkezindeydik Başka hiç kimseleri görmüyor duymuyordum Sadece ikimiz vardık bir de İstanbul mavisinin büyüleyici güzelliği Merdivenlerden inip parka girdiğimizde baharın tüm renkleri sesleri ve aydınlığı karşıladı bizi Sanki aramızda önceden sözleşmiş gibi hiç konuşmadan boş bir banka oturduk Bir süre sessizce önümüzden geçen vapurları ve vapurların arka güvertesinden atılan simit parçacıklarının peşinden giden martıları izledik Yazıya dökülmemiş bir masalın içindeki kahramanlar gibi saf ve çocuksuyduk Ne güzel mavi bir gün dedi başını kaldırıp bana bakmadan Güneş bile masmavi İstanbul mavisi dedim O sırada göz göze geldik Mavi kirpiklerinin altında ela gözlerini açmış yıllardır tanıdığı birine bakar gibi bakıyordu bana Bakışı öyle tatlı öyle çocuksuydu ki aşkla baktım ona Ama gözlerini kaçırdı benden Kısa bir sessizlik oldu aramızda Tanıtım Bülteninden

Truva Yayınları
Parka doğru yürümeye başladık Bacaklarımı hissetmiyordum etrafımdaki bütün sesleri çok uzaklarda ya da bir rüyanın içindeymişim gibi işitiyordum Caddenin daracık kaldırımında Paşalimanı parkına doğru yürürken nereden estiği belli olmayan ılık bir rüzgâr önce onun sıcaklığını yalayıp aldı götürdü ve beyaz bir martının kanatlarına takıldıktan sonra getirip heyecandan titreyen bedenime yayarak bıraktı ve daha sonra o rüzgâr başka masallara doğru esip gitti İşte o an ruhumda yoğun bir mutluluk özlemi duydum Bir fotoğrafa âşık olmuştum Günlerce bir hayalin peşinde koşup durmuştum Şimdi yanımdaydı Aynı fotoğrafın aynı hikâyenin içindeydik Birlikte yürüyorduk Hayatın merkezindeydik Başka hiç kimseleri görmüyor duymuyordum Sadece ikimiz vardık bir de İstanbul mavisinin büyüleyici güzelliği Merdivenlerden inip parka girdiğimizde baharın tüm renkleri sesleri ve aydınlığı karşıladı bizi Sanki aramızda önceden sözleşmiş gibi hiç konuşmadan boş bir banka oturduk Bir süre sessizce önümüzden geçen vapurları ve vapurların arka güvertesinden atılan simit parçacıklarının peşinden giden martıları izledik Yazıya dökülmemiş bir masalın içindeki kahramanlar gibi saf ve çocuksuyduk Ne güzel mavi bir gün dedi başını kaldırıp bana bakmadan Güneş bile masmavi İstanbul mavisi dedim O sırada göz göze geldik Mavi kirpiklerinin altında ela gözlerini açmış yıllardır tanıdığı birine bakar gibi bakıyordu bana Bakışı öyle tatlı öyle çocuksuydu ki aşkla baktım ona Ama gözlerini kaçırdı benden Kısa bir sessizlik oldu aramızda

Truva Yayınları
Parka doğru yürümeye başladık Bacaklarımı hissetmiyordum etrafımdaki bütün sesleri çok uzaklarda ya da bir rüyanın içindeymişim gibi işitiyordum Caddenin daracık kaldırımında Paşalimanı parkına doğru yürürken nereden estiği belli olmayan ılık bir rüzgâr önce onun sıcaklığını yalayıp aldı götürdü ve beyaz bir martının kanatlarına takıldıktan sonra getirip heyecandan titreyen bedenime yayarak bıraktı ve daha sonra o rüzgâr başka masallara doğru esip gitti İşte o an ruhumda yoğun bir mutluluk özlemi duydum Bir fotoğrafa âşık olmuştum Günlerce bir hayalin peşinde koşup durmuştum Şimdi yanımdaydı Aynı fotoğrafın aynı hikâyenin içindeydik Birlikte yürüyorduk Hayatın merkezindeydik Başka hiç kimseleri görmüyor duymuyordum Sadece ikimiz vardık bir de İstanbul mavisinin büyüleyici güzelliği Merdivenlerden inip parka girdiğimizde baharın tüm renkleri sesleri ve aydınlığı karşıladı bizi Sanki aramızda önceden sözleşmiş gibi hiç konuşmadan boş bir banka oturduk Bir süre sessizce önümüzden geçen vapurları ve vapurların arka güvertesinden atılan simit parçacıklarının peşinden giden martıları izledik Yazıya dökülmemiş bir masalın içindeki kahramanlar gibi saf ve çocuksuyduk Ne güzel mavi bir gün dedi başını kaldırıp bana bakmadan Güneş bile masmavi İstanbul mavisi dedim O sırada göz göze geldik Mavi kirpiklerinin altında ela gözlerini açmış yıllardır tanıdığı birine bakar gibi bakıyordu bana Bakışı öyle tatlı öyle çocuksuydu ki aşkla baktım ona Ama gözlerini kaçırdı benden Kısa bir sessizlik oldu aramızda

Truva Yayınları - Özel Ürün
Parka doğru yürümeye başladık Bacaklarımı hissetmiyordum etrafımdaki bütün sesleri çok uzaklarda ya da bir rüyanın içindeymişim gibi işitiyordum Caddenin daracık kaldırımında Paşalimanı parkına doğru yürürken nereden estiği belli olmayan ılık bir rüzgâr önce onun sıcaklığını yalayıp aldı götürdü ve beyaz bir martının kanatlarına takıldıktan sonra getirip heyecandan titreyen bedenime yayarak bıraktı ve daha sonra o rüzgâr başka masallara doğru esip gitti İşte o an ruhumda yoğun bir mutluluk özlemi duydum Bir fotoğrafa âşık olmuştum Günlerce bir hayalin peşinde koşup durmuştum Şimdi yanımdaydı Aynı fotoğrafın aynı hikâyenin içindeydik Birlikte yürüyorduk Hayatın merkezindeydik Başka hiç kimseleri görmüyor duymuyordum Sadece ikimiz vardık bir de İstanbul mavisinin büyüleyici güzelliği Merdivenlerden inip parka girdiğimizde baharın tüm renkleri sesleri ve aydınlığı karşıladı bizi Sanki aramızda önceden sözleşmiş gibi hiç konuşmadan boş bir banka oturduk Bir süre sessizce önümüzden geçen vapurları ve vapurların arka güvertesinden atılan simit parçacıklarının peşinden giden martıları izledik Yazıya dökülmemiş bir masalın içindeki kahramanlar gibi saf ve çocuksuyduk Ne güzel mavi bir gün dedi başını kaldırıp bana bakmadan Güneş bile masmavi İstanbul mavisi dedim O sırada göz göze geldik Mavi kirpiklerinin altında ela gözlerini açmış yıllardır tanıdığı birine bakar gibi bakıyordu bana Bakışı öyle tatlı öyle çocuksuydu ki aşkla baktım ona Ama gözlerini kaçırdı benden Kısa bir sessizlik oldu aramızda