Sürgün — Aytuğ Akdoğan

Sürgün
Aytuğ AkdoğanEpsilon Yayınevi
Sürgün
Aytuğ Akdoğanİlkgençliğim boyunca birçok ülke gezmiş onlarca şehirde dolanıp yüzlerce sokakta kaybolmuş ve binlerce kez izmarit ezmiştim asfaltlarında Gittiğim ülkelerin saati kaçtı bilmezdim Öğrenmek de istemezdim Ah Tatlı güzel yalnızlığım benim Bir gölge gibi tüm o yabancı seslerin ve yazıların arasında aylakça yürümek ve yürümek büyüleyiciydi Sağır ve dilsiz ederdi beni şehirler Ve bu özür garip bir şekilde özgürleştirirdi ruhumu Bana kendi yabancılığımı unutturur bambaşka bir yabancılık bahşederdi Genç yazar ve arkadaşları yıllar sonra ortak bir dostlarının cenazesinde yeniden bir araya gelir ve hep birlikte bir yola çıkarlar Gece Doğu da sahip olamadığı kadın kimliğini ararken Rüzgâr ise Batı da kendisine yüklenen erkek kimliğinin zorunluluklarından kaçmaktadır Yolları bir koyda kendilerini yersiz yurtsuz hisseden başka gençlerle kesişir ve bu komüne dâhil olurlar Melankoli eğlence seks ve uyuşturucu ile geçen günlerin ardından ise dünyadaki en büyük göç dalgalarından biri başlar Mültecilerin sırt çantalarıyla Avrupa nın sınır kapılarına dayandığını gören genç yazar bu yolculuğun izini sürmek üzere bir kaçağa dönüşür ve onlarla birlikte yola koyulur Çünkü en iyi çıkış yolunun tam da içinden geçmek olduğunu düşünmektedir

Epsilon Yayınları
İlkgençliğim boyunca birçok ülke gezmiş onlarca şehirde dolanıp yüzlerce sokakta kaybolmuş ve binlerce kez izmarit ezmiştim asfaltlarında Gittiğim ülkelerin saati kaçtı bilmezdim Öğrenmek de istemezdim Ah Tatlı güzel yalnızlığım benim Bir gölge gibi tüm o yabancı seslerin ve yazıların arasında aylakça yürümek ve yürümek büyüleyiciydi Sağır ve dilsiz ederdi beni şehirler Ve bu özür garip bir şekilde özgürleştirirdi ruhumu Bana kendi yabancılığımı unutturur bambaşka bir yabancılık bahşederdi Genç yazar ve arkadaşları yıllar sonra ortak bir dostlarının cenazesinde yeniden bir araya gelir ve hep birlikte bir yola çıkarlar Gece Doğu da sahip olamadığı kadın kimliğini ararken Rüzgâr ise Batı da kendisine yüklenen erkek kimliğinin zorunluluklarından kaçmaktadır Yolları bir koyda kendilerini yersiz yurtsuz hisseden başka gençlerle kesişir ve bu komüne dâhil olurlar Melankoli eğlence seks ve uyuşturucu ile geçen günlerin ardından ise dünyadaki en büyük göç dalgalarından biri başlar Mültecilerin sırt çantalarıyla Avrupa nın sınır kapılarına dayandığını gören genç yazar bu yolculuğun izini sürmek üzere bir kaçağa dönüşür ve onlarla birlikte yola koyulur Çünkü en iyi çıkış yolunun tam da içinden geçmek olduğunu düşünmektedir Tanıtım Bülteninden img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Hayy Kitap
İnsan sık sık ölür ve yeniden doğar aslında İnsanların tek bir doğum ya da ölüm tarihi olduğuna inanmıyorum Bakmayın siz mezar taşlarındaki o rakamlara İnsan sık sık ölür ve yeniden doğar aslında Aytuğ Akdoğan bir itiraf edebiyatçısı Bir insan nasıl aynaya bakmak zorundaysa ben de yazmak zorundayım diyerek yola çıkıyor ve günah çıkartmaya başlıyor Ancak yolda olmak onun için hem büyüleyici hem de pençesinden kurtulamadığı ölümcül bir hastalık gibi Dolayısıyla yolda karşılaştığı yalnızları uyumsuzları ya da mültecileri de tüm gerçeklikleriyle yazıyor ve bu sırada kendi yeraltına doğru düşmeye devam ediyor Peki insanlar bu kitabı neden okumalı Çünkü bu ayin ve arınma nihayet yazarı kendi vicdanı karşısında özgür kılacağı gibi okuru da kendi gölgesiyle yüzleştirerek iyileştirecektir

Hayy Kitap
İnsan sık sık ölür ve yeniden doğar aslında İnsanların tek bir doğum ya da ölüm tarihi olduğuna inanmıyorum Bakmayın siz mezar taşlarındaki o rakamlara İnsan sık sık ölür ve yeniden doğar aslında Aytuğ Akdoğan bir itiraf edebiyatçısı Bir insan nasıl aynaya bakmak zorundaysa ben de yazmak zorundayım diyerek yola çıkıyor ve günah çıkartmaya başlıyor Ancak yolda olmak onun için hem büyüleyici hem de pençesinden kurtulamadığı ölümcül bir hastalık gibi Dolayısıyla yolda karşılaştığı yalnızları uyumsuzları ya da mültecileri de tüm gerçeklikleriyle yazıyor ve bu sırada kendi yeraltına doğru düşmeye devam ediyor Peki insanlar bu kitabı neden okumalı Çünkü bu ayin ve arınma nihayet yazarı kendi vicdanı karşısında özgür kılacağı gibi okuru da kendi gölgesiyle yüzleştirerek iyileştirecektir

Hayykitap
İnsan sık sık ölür ve yeniden doğar aslında İnsanların tek bir doğum ya da ölüm tarihi olduğuna inanmıyorum Bakmayın siz mezar taşlarındaki o rakamlara İnsan sık sık ölür ve yeniden doğar aslında Aytuğ Akdoğan bir itiraf edebiyatçısı Bir insan nasıl aynaya bakmak zorundaysa ben de yazmak zorundayım diyerek yola çıkıyor ve günah çıkartmaya başlıyor Ancak yolda olmak onun için hem büyüleyici hem de pençesinden kurtulamadığı ölümcül bir hastalık gibi Dolayısıyla yolda karşılaştığı yalnızları uyumsuzları ya da mültecileri de tüm gerçeklikleriyle yazıyor ve bu sırada kendi yeraltına doğru düşmeye devam ediyor Peki insanlar bu kitabı neden okumalı Çünkü bu ayin ve arınma nihayet yazarı kendi vicdanı karşısında özgür kılacağı gibi okuru da kendi gölgesiyle yüzleştirerek iyileştirecektir img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

HAYY KİTAP - KAMPANYA
İnsan sık sık ölür ve yeniden doğar aslında İnsanların tek bir doğum ya da ölüm tarihi olduğuna inanmıyorum Bakmayın siz mezar taşlarındaki o rakamlara İnsan sık sık ölür ve yeniden doğar aslında Aytuğ Akdoğan bir itiraf edebiyatçısı Bir insan nasıl aynaya bakmak zorundaysa ben de yazmak zorundayım diyerek yola çıkıyor ve günah çıkartmaya başlıyor Ancak yolda olmak onun için hem büyüleyici hem de pençesinden kurtulamadığı ölümcül bir hastalık gibi Dolayısıyla yolda karşılaştığı yalnızları uyumsuzları ya da mültecileri de tüm gerçeklikleriyle yazıyor ve bu sırada kendi yeraltına doğru düşmeye devam ediyor Peki insanlar bu kitabı neden okumalı Çünkü bu ayin ve arınma nihayet yazarı kendi vicdanı karşısında özgür kılacağı gibi okuru da kendi gölgesiyle yüzleştirerek iyileştirecektir

EPSİLON YAYINEVİ
İlkgençliğim boyunca birçok ülke gezmiş onlarca şehirde dolanıp yüzlerce sokakta kaybolmuş ve binlerce kez izmarit ezmiştim asfaltlarında Gittiğim ülkelerin saati kaçtı bilmezdim Öğrenmek de istemezdim Ah Tatlı güzel yalnızlığım benim Bir gölge gibi tüm o yabancı seslerin ve yazıların arasında aylakça yürümek ve yürümek büyüleyiciydi Sağır ve dilsiz ederdi beni şehirler Ve bu özür garip bir şekilde özgürleştirirdi ruhumu Bana kendi yabancılığımı unutturur bambaşka bir yabancılık bahşederdi Genç yazar ve arkadaşları yıllar sonra ortak bir dostlarının cenazesinde yeniden bir araya gelir ve hep birlikte bir yola çıkarlar Gece Doğu da sahip olamadığı kadın kimliğini ararken Rüzgâr ise Batı da kendisine yüklenen erkek kimliğinin zorunluluklarından kaçmaktadır Yolları bir koyda kendilerini yersiz yurtsuz hisseden başka gençlerle kesişir ve bu komüne dâhil olurlar Melankoli eğlence seks ve uyuşturucu ile geçen günlerin ardından ise dünyadaki en büyük göç dalgalarından biri başlar Mültecilerin sırt çantalarıyla Avrupa nın sınır kapılarına dayandığını gören genç yazar bu yolculuğun izini sürmek üzere bir kaçağa dönüşür ve onlarla birlikte yola koyulur Çünkü en iyi çıkış yolunun tam da içinden geçmek olduğunu düşünmektedir