Sürgün — Meral Oprukçu

Sürgün
Meral OprukçuCinius Yayınları
Sürgün
Meral OprukçuTohum topraktan tohumdan filiz sürgün Filiz yapraktan yaprak çiçekten sürgün Çiçek meyveden meyve daldan sürgün Dal gövdeden gövde budaktan sürgün Odun yanar kül olur Kül toprak toprak onca tohuma açılan kucak Bu kucağa düşmüştü milyonlarca kozalak Tüm yakılan odunlar kül için Küller yeniden yaşamı oluşturacak toprak için Yanmış küllerin içinde soğuyan ruh anıların hüznün çaresizliğinde debelenişiyle oluşan topraklarda birer tohum şimdi Dalından düşen kozalak milyonlarca çürümüş kozalağın arasında olduğundan habersiz ilk sürgününü çıkarmıştı Kendisinin bu filizi çıkarabilmesi için milyonlarcasının çürümesi mi gerekiyordu Tüm bunlardan habersiz yaprak yaprak filizleniyordu Kozalağın içinde saklı bütünlüğü yaşadıklarından çektiklerinden anladıklarından yaptıklarından birer iz taşıyor uzayan her filizle varoluşun heyecanıyla gökyüzüne doğru uzanan filizlerin ucunda kendisi olmaya çabalıyordu Belleğinin derinliklerinde kımıltısız bekleyen anılar gürül gürül akan ırmak gibi yol almaya başlamış ufukları genişlemiş yaşadıklarını duyumsayarak filizlerinde işlemişti Doludizgin bir atın yelesine benzeyen tohumun içinden çıkmak istiyor kıyılan canların akan kanların acısıyla titreyen rüzgarda güçlenerek büyüyordu Alevlere binmiş ummanların acısından sevgi ve kardeşliğe açılan yapraklarla filizleniyordu Bir gariplik sarmıştı yüreğini Dokunsalar boşalacaktı gözyaşları Belleğinin içinden çığ gibi yuvarlanan anılar yumağına dur diyemiyordu

Cinius Yayınları
Tohum topraktan tohumdan filiz sürgün Filiz yapraktan yaprak çiçekten sürgün Çiçek meyveden meyve daldan sürgün Dal gövdeden gövde budaktan sürgün Odun yanar kül olur Kül toprak toprak onca tohuma açılan kucak Bu kucağa düşmüştü milyonlarca kozalak Tüm yakılan odunlar kül için Küller yeniden yaşamı oluşturacak toprak için Yanmış küllerin içinde soğuyan ruh anıların hüznün çaresizliğinde debelenişiyle oluşan topraklarda birer tohum şimdi Dalından düşen kozalak milyonlarca çürümüş kozalağın arasında olduğundan habersiz ilk sürgününü çıkarmıştı Kendisinin bu filizi çıkarabilmesi için milyonlarcasının çürümesi mi gerekiyordu Tüm bunlardan habersiz yaprak yaprak filizleniyordu Kozalağın içinde saklı bütünlüğü yaşadıklarından çektiklerinden anladıklarından yaptıklarından birer iz taşıyor uzayan her filizle varoluşun heyecanıyla gökyüzüne doğru uzanan filizlerin ucunda kendisi olmaya çabalıyordu Belleğinin derinliklerinde kımıltısız bekleyen anılar gürül gürül akan ırmak gibi yol almaya başlamış ufukları genişlemiş yaşadıklarını duyumsayarak filizlerinde işlemişti Doludizgin bir atın yelesine benzeyen tohumun içinden çıkmak istiyor kıyılan canların akan kanların acısıyla titreyen rüzgarda güçlenerek büyüyordu Alevlere binmiş ummanların acısından sevgi ve kardeşliğe açılan yapraklarla filizleniyordu Bir gariplik sarmıştı yüreğini Dokunsalar boşalacaktı gözyaşları Belleğinin içinden çığ gibi yuvarlanan anılar yumağına dur diyemiyordu

Cinius Yayınları
Tohum topraktan tohumdan filiz sürgün Filiz yapraktan yaprak çiçekten sürgün Çiçek meyveden meyve daldan sürgün Dal gövdeden gövde budaktan sürgün Odun yanar kül olur Kül toprak toprak onca tohuma açılan kucak Bu kucağa düşmüştü milyonlarca kozalak Tüm yakılan odunlar kül için Küller yeniden yaşamı oluşturacak toprak için Yanmış küllerin içinde soğuyan ruh anıların hüznün çaresizliğinde debelenişiyle oluşan topraklarda birer tohum şimdi Dalından düşen kozalak milyonlarca çürümüş kozalağın arasında olduğundan habersiz ilk sürgününü çıkarmıştı Kendisinin bu filizi çıkarabilmesi için milyonlarcasının çürümesi mi gerekiyordu Tüm bunlardan habersiz yaprak yaprak filizleniyordu Kozalağın içinde saklı bütünlüğü yaşadıklarından çektiklerinden anladıklarından yaptıklarından birer iz taşıyor uzayan her filizle varoluşun heyecanıyla gökyüzüne doğru uzanan filizlerin ucunda kendisi olmaya çabalıyordu Belleğinin derinliklerinde kımıltısız bekleyen anılar gürül gürül akan ırmak gibi yol almaya başlamış ufukları genişlemiş yaşadıklarını duyumsayarak filizlerinde işlemişti Doludizgin bir atın yelesine benzeyen tohumun içinden çıkmak istiyor kıyılan canların akan kanların acısıyla titreyen rüzgarda güçlenerek büyüyordu Alevlere binmiş ummanların acısından sevgi ve kardeşliğe açılan yapraklarla filizleniyordu Bir gariplik sarmıştı yüreğini Dokunsalar boşalacaktı gözyaşları Belleğinin içinden çığ gibi yuvarlanan anılar yumağına dur diyemiyordu

Cinius Yayınları
Tohum topraktan tohumdan filiz sürgün Filiz yapraktan yaprak çiçekten sürgün Çiçek meyveden meyve daldan sürgün Dal gövdeden gövde budaktan sürgün Odun yanar kül olur Kül toprak toprak onca tohuma açılan kucak Bu kucağa düşmüştü milyonlarca kozalak Tüm yakılan odunlar kül için Küller yeniden yaşamı oluşturacak toprak için Yanmış küllerin içinde soğuyan ruh anıların hüznün çaresizliğinde debelenişiyle oluşan topraklarda birer tohum şimdi Dalından düşen kozalak milyonlarca çürümüş kozalağın arasında olduğundan habersiz ilk sürgününü çıkarmıştı Kendisinin bu filizi çıkarabilmesi için milyonlarcasının çürümesi mi gerekiyordu Tüm bunlardan habersiz yaprak yaprak filizleniyordu Kozalağın içinde saklı bütünlüğü yaşadıklarından çektiklerinden anladıklarından yaptıklarından birer iz taşıyor uzayan her filizle varoluşun heyecanıyla gökyüzüne doğru uzanan filizlerin ucunda kendisi olmaya çabalıyordu Belleğinin derinliklerinde kımıltısız bekleyen anılar gürül gürül akan ırmak gibi yol almaya başlamış ufukları genişlemiş yaşadıklarını duyumsayarak filizlerinde işlemişti Doludizgin bir atın yelesine benzeyen tohumun içinden çıkmak istiyor kıyılan canların akan kanların acısıyla titreyen rüzgarda güçlenerek büyüyordu Alevlere binmiş ummanların acısından sevgi ve kardeşliğe açılan yapraklarla filizleniyordu Bir gariplik sarmıştı yüreğini Dokunsalar boşalacaktı gözyaşları Belleğinin içinden çığ gibi yuvarlanan anılar yumağına dur diyemiyordu

Cinius Yayınları
Meral Oprukçu tarafından kaleme alınan Sürgün Cinius Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Sürgün Meral Oprukçu Kitap Özeti Tohum topraktan tohumdan filiz sürgün Filiz yapraktan yaprak çiçekten sürgün Çiçek meyveden meyve daldan sürgün Dal gövdeden gövde budaktan sürgün Odun yanar kül olur Kül toprak toprak onca tohuma açılan kucak Bu kucağa düşmüştü milyonlarca kozalak Tüm yakılan odunlar kül için Küller yeniden yaşamı oluşturacak toprak için Yanmış küllerin içinde soğuyan ruh anıların hüznün çaresizliğinde debelenişiyle oluşan topraklarda birer tohum şimdi Dalından düşen kozalak milyonlarca çürümüş kozalağın arasında olduğundan habersiz ilk sürgününü çıkarmıştı Kendisinin bu filizi çıkarabilmesi için milyonlarcasının çürümesi mi gerekiyordu Tüm bunlardan habersiz yaprak yaprak filizleniyordu Kozalağın içinde saklı bütünlüğü yaşadıklarından çektiklerinden anladıklarından yaptıklarından birer iz taşıyor uzayan her filizle varoluşun heyecanıyla gökyüzüne doğru uzanan filizlerin ucunda kendisi olmaya çabalıyordu Belleğinin derinliklerinde kımıltısız bekleyen anılar gürül gürül akan ırmak gibi yol almaya başlamış ufukları genişlemiş yaşadıklarını duyumsayarak filizlerinde işlemişti Doludizgin bir atın yelesine benzeyen tohumun içinden çıkmak istiyor kıyılan canların akan kanların acısıyla titreyen rüzgarda güçlenerek büyüyordu Alevlere binmiş ummanların acısından sevgi ve kardeşliğe açılan yapraklarla filizleniyordu Bir gariplik sarmıştı yüreğini Dokunsalar boşalacaktı gözyaşları Belleğinin içinden çığ gibi yuvarlanan anılar yumağına dur diyemiyordu Yayınevi Cinius Yayınları Yazar Meral Oprukçu Sayfa 104 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 00x20 50 cm Basım Yılı Şubat 2016 Barkod 9786053234951 Kategori Anlatı

Cinius
Tohum topraktan tohumdan filiz sürgün Filiz yapraktan yaprak çiçekten sürgün Çiçek meyveden meyve daldan sürgün Dal gövdeden gövde budaktan sürgün Odun yanar kül olur Kül toprak toprak onca tohuma açılan kucak Bu kucağa düşmüştü milyonlarca kozalak Tüm yakılan odunlar kül için Küller yeniden yaşamı oluşturacak toprak için Yanmış küllerin içinde soğuyan ruh anıların hüznün çaresizliğinde debelenişiyle oluşan topraklarda birer tohum şimdi Dalından düşen kozalak milyonlarca çürümüş kozalağın arasında olduğundan habersiz ilk sürgününü çıkarmıştı Kendisinin bu filizi çıkarabilmesi için milyonlarcasının çürümesi mi gerekiyordu Tüm bunlardan habersiz yaprak yaprak filizleniyordu Kozalağın içinde saklı bütünlüğü yaşadıklarından çektiklerinden anladıklarından yaptıklarından birer iz taşıyor uzayan her filizle varoluşun heyecanıyla gökyüzüne doğru uzanan filizlerin ucunda kendisi olmaya çabalıyordu Belleğinin derinliklerinde kımıltısız bekleyen anılar gürül gürül akan ırmak gibi yol almaya başlamış ufukları genişlemiş yaşadıklarını duyumsayarak filizlerinde işlemişti Doludizgin bir atın yelesine benzeyen tohumun içinden çıkmak istiyor kıyılan canların akan kanların acısıyla titreyen rüzgarda güçlenerek büyüyordu Alevlere binmiş ummanların acısından sevgi ve kardeşliğe açılan yapraklarla filizleniyordu Bir gariplik sarmıştı yüreğini Dokunsalar boşalacaktı gözyaşları Belleğinin içinden çığ gibi yuvarlanan anılar yumağına dur diyemiyordu
Sürgün
Meral Oprukçu
Tohum topraktan tohumdan filiz sürgün