Sürgün Anılar Bir Silvan Hikayesi — Mehmet Aktarlı

Sürgün Anılar Bir Silvan Hikayesi
Mehmet AktarlıOzan Yayıncılık
Sürgün Anılar Bir Silvan Hikayesi
Mehmet AktarlıMehmet Aktarlı nın Sürgün Anılar Bir Silvan Hikayesi isimli bu çalışması bir cezaevinden dönüş anlatısından ziyade otuz yıl boyunca dondurulmuş bir ruhun tanınmaz hale gelmiş bir şehre tutunma kavgasıdır Kitap on sekizine girmeden koparıldığı topraklara saçlarına karlar yağmış bir adam olarak dönen Merwan ın gözünden kadim Farqin in Silvan hüzünlü dönüşümünü kayıt altına alıyor Merwan cezaevinin gri duvarları arasında her sokağını her komşusunu ve her kokusunu zihnine nakşettiği Yeşil Silvan ı ararken karşısında hatıraların üzerine dökülmüş devasa bir beton yığını bulur Anlatı okuyucuyu Silvan ın tozlu çarşılarından Apo nun dikiş makinesi tıkırtılarıyla yankılanan terzi dükkanına Osman ın neşeli ama yaralı şakalarından Jiyan ile yarım kalmış bir sevdanın Şu Metris in Önü dizesinde düğümlenen sitemine kadar geniş bir duygu coğrafyasında gezdiriyor Bu eser aynı zamanda kentin toplumsal belleğine işlenmiş bir nakış niteliğindedir Merwan ın zindan karanlığında isim isim aile aile tuttuğu çeteleler kentin kaybolan bahçelerini kurumuş çeşmelerini ve o güzel atlara binip giden delilerini yeniden canlandırıyor Ancak bu nostaljik yolculuk sadece bir özlem hikayesiyle sınırlı kalmıyor Merwan bir yandan kentin yeni ve yabancı yüzüyle tanışırken diğer yandan Feqi Xalit in kurnazlıkla ördüğü bir ihanet ve mülk gaspı ağıyla mücadele etmek zorunda kalıyor Eğer bir gün hayatıma ihtiyacın olursa Gel ve al onu diyebilecek kadar büyük bir sevdanın dostluğun onurun ve her şeye rağmen köklerine sadık kalmanın destanıdır bu kitap Silvan ın surlarından süzülen bir ıslık Albat Dağı ndan esen sert bir rüzgâr gibi sahici sarsıcı ve derinden bir Farqin hikayesi Tanıtım Bülteninden

Ozan Yayıncılık
Mehmet Aktarlı nın Sürgün Anılar Bir Silvan Hikayesi isimli bu çalışması bir cezaevinden dönüş anlatısından ziyade otuz yıl boyunca dondurulmuş bir ruhun tanınmaz hale gelmiş bir şehre tutunma kavgasıdır Kitap on sekizine girmeden koparıldığı topraklara saçlarına karlar yağmış bir adam olarak dönen Merwan ın gözünden kadim Farqin in Silvan hüzünlü dönüşümünü kayıt altına alıyor Merwan cezaevinin gri duvarları arasında her sokağını her komşusunu ve her kokusunu zihnine nakşettiği Yeşil Silvan ı ararken karşısında hatıraların üzerine dökülmüş devasa bir beton yığını bulur Anlatı okuyucuyu Silvan ın tozlu çarşılarından Apo nun dikiş makinesi tıkırtılarıyla yankılanan terzi dükkanına Osman ın neşeli ama yaralı şakalarından Jiyan ile yarım kalmış bir sevdanın Şu Metris in Önü dizesinde düğümlenen sitemine kadar geniş bir duygu coğrafyasında gezdiriyor Bu eser aynı zamanda kentin toplumsal belleğine işlenmiş bir nakış niteliğindedir Merwan ın zindan karanlığında isim isim aile aile tuttuğu çeteleler kentin kaybolan bahçelerini kurumuş çeşmelerini ve o güzel atlara binip giden delilerini yeniden canlandırıyor Ancak bu nostaljik yolculuk sadece bir özlem hikayesiyle sınırlı kalmıyor Merwan bir yandan kentin yeni ve yabancı yüzüyle tanışırken diğer yandan Feqi Xalit in kurnazlıkla ördüğü bir ihanet ve mülk gaspı ağıyla mücadele etmek zorunda kalıyor Eğer bir gün hayatıma ihtiyacın olursa Gel ve al onu diyebilecek kadar büyük bir sevdanın dostluğun onurun ve her şeye rağmen köklerine sadık kalmanın destanıdır bu kitap Silvan ın surlarından süzülen bir ıslık Albat Dağı ndan esen sert bir rüzgâr gibi sahici sarsıcı ve derinden bir Farqin hikayesi

Ozan Yayıncılık
Mehmet Aktarlının Sürgün Anılar Bir Silvan Hikayesi isimli bu çalışması bir cezaevinden dönüş anlatısından ziyade otuz yıl boyunca dondurulmuş bir ruhun tanınmaz hale gelmiş bir şehre tutunma kavgasıdır Kitap on sekizine girmeden koparıldığı topraklara saçlarına karlar yağmış bir adam olarak dönen Merwanın gözünden kadim Farqinin Silvan hüzünlü dönüşümünü kayıt altına alıyor Merwan cezaevinin gri duvarları arasında her sokağını her komşusunu ve her kokusunu zihnine nakşettiği Yeşil Silvanı ararken karşısında hatıraların üzerine dökülmüş devasa bir beton yığını bulur Anlatı okuyucuyu Silvanın tozlu çarşılarından Aponun dikiş makinesi tıkırtılarıyla yankılanan terzi dükkanına Osmanın neşeli ama yaralı şakalarından Jiyan ile yarım kalmış bir sevdanın Şu Metrisin Önü dizesinde düğümlenen sitemine kadar geniş bir duygu coğrafyasında gezdiriyor Bu eser aynı zamanda kentin toplumsal belleğine işlenmiş bir nakış niteliğindedir Merwanın zindan karanlığında isim isim aile aile tuttuğu çeteleler kentin kaybolan bahçelerini kurumuş çeşmelerini ve o güzel atlara binip giden delilerini yeniden canlandırıyor Ancak bu nostaljik yolculuk sadece bir özlem hikayesiyle sınırlı kalmıyor Merwan bir yandan kentin yeni ve yabancı yüzüyle tanışırken diğer yandan Feqi Xalitin kurnazlıkla ördüğü bir ihanet ve mülk gaspı ağıyla mücadele etmek zorunda kalıyor Eğer bir gün hayatıma ihtiyacın olursa Gel ve al onu diyebilecek kadar büyük bir sevdanın dostluğun onurun ve her şeye rağmen köklerine sadık kalmanın destanıdır bu kitap Silvanın surlarından süzülen bir ıslık Albat Dağından esen sert bir rüzgâr gibi sahici sarsıcı ve derinden bir Farqin hikayesi

Ozan Yayıncılık
Mehmet Aktarlı nın Sürgün Anılar Bir Silvan Hikayesi isimli bu çalışması bir cezaevinden dönüş anlatısından ziyade otuz yıl boyunca dondurulmuş bir ruhun tanınmaz hale gelmiş bir şehre tutunma kavgasıdır Kitap on sekizine girmeden koparıldığı topraklara saçlarına karlar yağmış bir adam olarak dönen Merwan ın gözünden kadim Farqin in Silvan hüzünlü dönüşümünü kayıt altına alıyor Merwan cezaevinin gri duvarları arasında her sokağını her komşusunu ve her kokusunu zihnine nakşettiği Yeşil Silvan ı ararken karşısında hatıraların üzerine dökülmüş devasa bir beton yığını bulur Anlatı okuyucuyu Silvan ın tozlu çarşılarından Apo nun dikiş makinesi tıkırtılarıyla yankılanan terzi dükkanına Osman ın neşeli ama yaralı şakalarından Jiyan ile yarım kalmış bir sevdanın Şu Metris in Önü dizesinde düğümlenen sitemine kadar geniş bir duygu coğrafyasında gezdiriyor Bu eser aynı zamanda kentin toplumsal belleğine işlenmiş bir nakış niteliğindedir Merwan ın zindan karanlığında isim isim aile aile tuttuğu çeteleler kentin kaybolan bahçelerini kurumuş çeşmelerini ve o güzel atlara binip giden delilerini yeniden canlandırıyor Ancak bu nostaljik yolculuk sadece bir özlem hikayesiyle sınırlı kalmıyor Merwan bir yandan kentin yeni ve yabancı yüzüyle tanışırken diğer yandan Feqi Xalit in kurnazlıkla ördüğü bir ihanet ve mülk gaspı ağıyla mücadele etmek zorunda kalıyor Eğer bir gün hayatıma ihtiyacın olursa Gel ve al onu diyebilecek kadar büyük bir sevdanın dostluğun onurun ve her şeye rağmen köklerine sadık kalmanın destanıdır bu kitap Silvan ın surlarından süzülen bir ıslık Albat Dağı ndan esen sert bir rüzgâr gibi sahici sarsıcı ve derinden bir Farqin hikayesi

Ozan Yayıncılık
Mehmet Aktarlı nın Sürgün Anılar Bir Silvan Hikayesi isimli bu çalışması bir cezaevinden dönüş anlatısından ziyade otuz yıl boyunca dondurulmuş bir ruhun tanınmaz hale gelmiş bir şehre tutunma kavgasıdır Kitap on sekizine girmeden koparıldığı topraklara saçlarına karlar yağmış bir adam olarak dönen Merwan ın gözünden kadim Farqin in Silvan hüzünlü dönüşümünü kayıt altına alıyor Merwan cezaevinin gri duvarları arasında her sokağını her komşusunu ve her kokusunu zihnine nakşettiği Yeşil Silvan ı ararken karşısında hatıraların üzerine dökülmüş devasa bir beton yığını bulur Anlatı okuyucuyu Silvan ın tozlu çarşılarından Apo nun dikiş makinesi tıkırtılarıyla yankılanan terzi dükkanına Osman ın neşeli ama yaralı şakalarından Jiyan ile yarım kalmış bir sevdanın Şu Metris in Önü dizesinde düğümlenen sitemine kadar geniş bir duygu coğrafyasında gezdiriyor Bu eser aynı zamanda kentin toplumsal belleğine işlenmiş bir nakış niteliğindedir Merwan ın zindan karanlığında isim isim aile aile tuttuğu çeteleler kentin kaybolan bahçelerini kurumuş çeşmelerini ve o güzel atlara binip giden delilerini yeniden canlandırıyor Ancak bu nostaljik yolculuk sadece bir özlem hikayesiyle sınırlı kalmıyor Merwan bir yandan kentin yeni ve yabancı yüzüyle tanışırken diğer yandan Feqi Xalit in kurnazlıkla ördüğü bir ihanet ve mülk gaspı ağıyla mücadele etmek zorunda kalıyor Eğer bir gün hayatıma ihtiyacın olursa Gel ve al onu diyebilecek kadar büyük bir sevdanın dostluğun onurun ve her şeye rağmen köklerine sadık kalmanın destanıdır bu kitap Silvan ın surlarından süzülen bir ıslık Albat Dağı ndan esen sert bir rüzgâr gibi sahici sarsıcı ve derinden bir Farqin hikayesi

Ozan Yayıncılık
Mehmet Aktarlı nın Sürgün Anılar Bir Silvan Hikayesi isimli bu çalışması bir cezaevinden dönüş anlatısından ziyade otuz yıl boyunca dondurulmuş bir ruhun tanınmaz hale gelmiş bir şehre tutunma kavgasıdır Kitap on sekizine girmeden koparıldığı topraklara saçlarına karlar yağmış bir adam olarak dönen Merwan ın gözünden kadim Farqin in Silvan hüzünlü dönüşümünü kayıt altına alıyor Merwan cezaevinin gri duvarları arasında her sokağını her komşusunu ve her kokusunu zihnine nakşettiği Yeşil Silvan ı ararken karşısında hatıraların üzerine dökülmüş devasa bir beton yığını bulur Anlatı okuyucuyu Silvan ın tozlu çarşılarından Apo nun dikiş makinesi tıkırtılarıyla yankılanan terzi dükkanına Osman ın neşeli ama yaralı şakalarından Jiyan ile yarım kalmış bir sevdanın Şu Metris in Önü dizesinde düğümlenen sitemine kadar geniş bir duygu coğrafyasında gezdiriyor Bu eser aynı zamanda kentin toplumsal belleğine işlenmiş bir nakış niteliğindedir Merwan ın zindan karanlığında isim isim aile aile tuttuğu çeteleler kentin kaybolan bahçelerini kurumuş çeşmelerini ve o güzel atlara binip giden delilerini yeniden canlandırıyor Ancak bu nostaljik yolculuk sadece bir özlem hikayesiyle sınırlı kalmıyor Merwan bir yandan kentin yeni ve yabancı yüzüyle tanışırken diğer yandan Feqi Xalit in kurnazlıkla ördüğü bir ihanet ve mülk gaspı ağıyla mücadele etmek zorunda kalıyor Eğer bir gün hayatıma ihtiyacın olursa Gel ve al onu diyebilecek kadar büyük bir sevdanın dostluğun onurun ve her şeye rağmen köklerine sadık kalmanın destanıdır bu kitap Silvan ın surlarından süzülen bir ıslık Albat Dağı ndan esen sert bir rüzgâr gibi sahici sarsıcı ve derinden bir Farqin hikayesi

Ozan Yayıncılık
Mehmet Aktarlı nın Sürgün Anılar Bir Silvan Hikayesi isimli bu çalışması bir cezaevinden dönüş anlatısından ziyade otuz yıl boyunca dondurulmuş bir ruhun tanınmaz hale gelmiş bir şehre tutunma kavgasıdır Kitap on sekizine girmeden koparıldığı topraklara saçlarına karlar yağmış bir adam olarak dönen Merwan ın gözünden kadim Farqin in Silvan hüzünlü dönüşümünü kayıt altına alıyor Merwan cezaevinin gri duvarları arasında her sokağını her komşusunu ve her kokusunu zihnine nakşettiği Yeşil Silvan ı ararken karşısında hatıraların üzerine dökülmüş devasa bir beton yığını bulur Anlatı okuyucuyu Silvan ın tozlu çarşılarından Apo nun dikiş makinesi tıkırtılarıyla yankılanan terzi dükkanına Osman ın neşeli ama yaralı şakalarından Jiyan ile yarım kalmış bir sevdanın Şu Metris in Önü dizesinde düğümlenen sitemine kadar geniş bir duygu coğrafyasında gezdiriyor Bu eser aynı zamanda kentin toplumsal belleğine işlenmiş bir nakış niteliğindedir Merwan ın zindan karanlığında isim isim aile aile tuttuğu çeteleler kentin kaybolan bahçelerini kurumuş çeşmelerini ve o güzel atlara binip giden delilerini yeniden canlandırıyor Ancak bu nostaljik yolculuk sadece bir özlem hikayesiyle sınırlı kalmıyor Merwan bir yandan kentin yeni ve yabancı yüzüyle tanışırken diğer yandan Feqi Xalit in kurnazlıkla ördüğü bir ihanet ve mülk gaspı ağıyla mücadele etmek zorunda kalıyor Eğer bir gün hayatıma ihtiyacın olursa Gel ve al onu diyebilecek kadar büyük bir sevdanın dostluğun onurun ve her şeye rağmen köklerine sadık kalmanın destanıdır bu kitap Silvan ın surlarından süzülen bir ıslık Albat Dağı ndan esen sert bir rüzgâr gibi sahici sarsıcı ve derinden bir Farqin hikayesi

Ozan
Mehmet Aktarlı nın Sürgün Anılar Bir Silvan Hikayesi isimli bu çalışması bir cezaevinden dönüş anlatısından ziyade otuz yıl boyunca dondurulmuş bir ruhun tanınmaz hale gelmiş bir şehre tutunma kavgasıdır Kitap on sekizine girmeden koparıldığı topraklara saçlarına karlar yağmış bir adam olarak dönen Merwan ın gözünden kadim Farqin in Silvan hüzünlü dönüşümünü kayıt altına alıyor Merwan cezaevinin gri duvarları arasında her sokağını her komşusunu ve her kokusunu zihnine nakşettiği Yeşil Silvan ı ararken karşısında hatıraların üzerine dökülmüş devasa bir beton yığını bulur Anlatı okuyucuyu Silvan ın tozlu çarşılarından Apo nun dikiş makinesi tıkırtılarıyla yankılanan terzi dükkanına Osman ın neşeli ama yaralı şakalarından Jiyan ile yarım kalmış bir sevdanın Şu Metris in Önü dizesinde düğümlenen sitemine kadar geniş bir duygu coğrafyasında gezdiriyor Bu eser aynı zamanda kentin toplumsal belleğine işlenmiş bir nakış niteliğindedir Merwan ın zindan karanlığında isim isim aile aile tuttuğu çeteleler kentin kaybolan bahçelerini kurumuş çeşmelerini ve o güzel atlara binip giden delilerini yeniden canlandırıyor Ancak bu nostaljik yolculuk sadece bir özlem hikayesiyle sınırlı kalmıyor Merwan bir yandan kentin yeni ve yabancı yüzüyle tanışırken diğer yandan Feqi Xalit in kurnazlıkla ördüğü bir ihanet ve mülk gaspı ağıyla mücadele etmek zorunda kalıyor Eğer bir gün hayatıma ihtiyacın olursa Gel ve al onu diyebilecek kadar büyük bir sevdanın dostluğun onurun ve her şeye rağmen köklerine sadık kalmanın destanıdır bu kitap Silvan ın surlarından süzülen bir ıslık Albat Dağı ndan esen sert bir rüzgâr gibi sahici sarsıcı ve derinden bir Farqin hikayesi