Suriye Direnişi — Ahmet Varol

Suriye Direnişi
Ahmet VarolAsalet Yayınları
Suriye Direnişi
Ahmet VarolGünümüzde ABD İsrail ve Avrupa nın adeta yeryüzü tanrıları gibi tüm dünyayı sıkı bir denetim altında tuttuğu her olayın onların bilgisi ve kontrolü dâhilinde gerçekleştiği hatta onların planı olmadan bir taşın bile yerinden oynamayacağına dair yaygın bir kanaat hâkimdir Bu kanaat çoğu zaman vakıayı sağlıklı bir şekilde görmeyi ve gerçeklerle yüzleşmeyi engellemektedir Bu anlayış olayları açıklamak için komplo teorilerine yönelmeyi kaçınılmaz kılmakta bu teorilerde de merkezî rol daima ABD ve İsrail e verilmekte neredeyse her gelişme bu iki aktör üzerinden anlamlandırılmaktadır Ne var ki bu varsayımları başkaları için geçerli görenler aynı değerlendirmeyi kendi pozisyonları için yapmaktan ısrarla kaçınmaktadır Bu yaklaşımı esas alırsak Baas rejiminin on üç yılı aşkın bir süredir sürdürdüğü savaşı da yine ABD ve İsrail in bir planı çerçevesinde gerçekleştirdiğini dolayısıyla İran ve Rusya nın da Suriye de kendi çıkarları için değil bu plana hizmet etmek üzere bulunduğunu kabul etmemiz gerekir Ancak bu tarihsel ve siyasî gerçeklikten uzak indirgemeci bir bakış açısıdır Komplo teorilerinin rahatlatıcı dünyasında oyalanmayı bırakıp sahadaki gerçeklere yöneldiğimizde hakikat tüm açıklığıyla ortaya çıkacaktır Kendi halkına savaş açan Baas diktatörlüğü kendi meşruiyetine ya da toplumsal desteğine değil Rusya ve İran ın sağladığı askerî siyasi ve ekonomik desteklere yaslanarak ayakta kalabilmiştir Ancak Rusya nın Ukrayna da yeni bir cephe açmak zorunda kalması ve İran ın bölgesel gelişmeler nedeniyle beklenen desteği sürdürememesi bu rejimi taşıyan dayanakların zayıflamasına yol açmıştır Neticede bu koltuk değneklerinin çekilmesiyle birlikte Baas rejiminin çözülme süreci de hız kazanmıştır Bu çalışmada hem Baas rejimi dönemi hem de Suriye nin adalet arayışıyla geçen yakın tarihinde yaşanan gelişmeler olayların seyri aktörlerin rolleri ve dönüşüm süreçleri adil insaflı ve gerçekliğe dayalı bir perspektifle ele alınmıştır Gayemiz hakikatin izini sürmek yaşananlara ışık tutmak ve bu zorlu süreci tarihin hafızasına emanet etmektir

Asalet Yayınları
Günümüzde ABD İsrail ve Avrupa nın adeta yeryüzü tanrıları gibi tüm dünyayı sıkı bir denetim altında tuttuğu her olayın onların bilgisi ve kontrolü dâhilinde gerçekleştiği hatta onların planı olmadan bir taşın bile yerinden oynamayacağına dair yaygın bir kanaat hâkimdir Bu kanaat çoğu zaman vakıayı sağlıklı bir şekilde görmeyi ve gerçeklerle yüzleşmeyi engellemektedir Bu anlayış olayları açıklamak için komplo teorilerine yönelmeyi kaçınılmaz kılmakta bu teorilerde de merkezî rol daima ABD ve İsrail e verilmekte neredeyse her gelişme bu iki aktör üzerinden anlamlandırılmaktadır Ne var ki bu varsayımları başkaları için geçerli görenler aynı değerlendirmeyi kendi pozisyonları için yapmaktan ısrarla kaçınmaktadır Bu yaklaşımı esas alırsak Baas rejiminin on üç yılı aşkın bir süredir sürdürdüğü savaşı da yine ABD ve İsrail in bir planı çerçevesinde gerçekleştirdiğini dolayısıyla İran ve Rusya nın da Suriye de kendi çıkarları için değil bu plana hizmet etmek üzere bulunduğunu kabul etmemiz gerekir Ancak bu tarihsel ve siyasî gerçeklikten uzak indirgemeci bir bakış açısıdır Komplo teorilerinin rahatlatıcı dünyasında oyalanmayı bırakıp sahadaki gerçeklere yöneldiğimizde hakikat tüm açıklığıyla ortaya çıkacaktır Kendi halkına savaş açan Baas diktatörlüğü kendi meşruiyetine ya da toplumsal desteğine değil Rusya ve İran ın sağladığı askerî siyasi ve ekonomik desteklere yaslanarak ayakta kalabilmiştir Ancak Rusya nın Ukrayna da yeni bir cephe açmak zorunda kalması ve İran ın bölgesel gelişmeler nedeniyle beklenen desteği sürdürememesi bu rejimi taşıyan dayanakların zayıflamasına yol açmıştır Neticede bu koltuk değneklerinin çekilmesiyle birlikte Baas rejiminin çözülme süreci de hız kazanmıştır Bu çalışmada hem Baas rejimi dönemi hem de Suriye nin adalet arayışıyla geçen yakın tarihinde yaşanan gelişmeler olayların seyri aktörlerin rolleri ve dönüşüm süreçleri adil insaflı ve gerçekliğe dayalı bir perspektifle ele alınmıştır Gayemiz hakikatin izini sürmek yaşananlara ışık tutmak ve bu zorlu süreci tarihin hafızasına emanet etmektir Tanıtım Bülteninden

Asalet Yayınları
Günümüzde ABD İsrail ve Avrupa nın adeta yeryüzü tanrıları gibi tüm dünyayı sıkı bir denetim altında tuttuğu her olayın onların bilgisi ve kontrolü dâhilinde gerçekleştiği hatta onların planı olmadan bir taşın bile yerinden oynamayacağına dair yaygın bir kanaat hâkimdir Bu kanaat çoğu zaman vakıayı sağlıklı bir şekilde görmeyi ve gerçeklerle yüzleşmeyi engellemektedir Bu anlayış olayları açıklamak için komplo teorilerine yönelmeyi kaçınılmaz kılmakta bu teorilerde de merkezî rol daima ABD ve İsrail e verilmekte neredeyse her gelişme bu iki aktör üzerinden anlamlandırılmaktadır Ne var ki bu varsayımları başkaları için geçerli görenler aynı değerlendirmeyi kendi pozisyonları için yapmaktan ısrarla kaçınmaktadır Bu yaklaşımı esas alırsak Baas rejiminin on üç yılı aşkın bir süredir sürdürdüğü savaşı da yine ABD ve İsrail in bir planı çerçevesinde gerçekleştirdiğini dolayısıyla İran ve Rusya nın da Suriye de kendi çıkarları için değil bu plana hizmet etmek üzere bulunduğunu kabul etmemiz gerekir Ancak bu tarihsel ve siyasî gerçeklikten uzak indirgemeci bir bakış açısıdır Komplo teorilerinin rahatlatıcı dünyasında oyalanmayı bırakıp sahadaki gerçeklere yöneldiğimizde hakikat tüm açıklığıyla ortaya çıkacaktır Kendi halkına savaş açan Baas diktatörlüğü kendi meşruiyetine ya da toplumsal desteğine değil Rusya ve İran ın sağladığı askerî siyasi ve ekonomik desteklere yaslanarak ayakta kalabilmiştir Ancak Rusya nın Ukrayna da yeni bir cephe açmak zorunda kalması ve İran ın bölgesel gelişmeler nedeniyle beklenen desteği sürdürememesi bu rejimi taşıyan dayanakların zayıflamasına yol açmıştır Neticede bu koltuk değneklerinin çekilmesiyle birlikte Baas rejiminin çözülme süreci de hız kazanmıştır Bu çalışmada hem Baas rejimi dönemi hem de Suriye nin adalet arayışıyla geçen yakın tarihinde yaşanan gelişmeler olayların seyri aktörlerin rolleri ve dönüşüm süreçleri adil insaflı ve gerçekliğe dayalı bir perspektifle ele alınmıştır Gayemiz hakikatin izini sürmek yaşananlara ışık tutmak ve bu zorlu süreci tarihin hafızasına emanet etmektir

Asalet Yayınları
Günümüzde ABD İsrail ve Avrupa nın adeta yeryüzü tanrıları gibi tüm dünyayı sıkı bir denetim altında tuttuğu her olayın onların bilgisi ve kontrolü dâhilinde gerçekleştiği hatta onların planı olmadan bir taşın bile yerinden oynamayacağına dair yaygın bir kanaat hâkimdir Bu kanaat çoğu zaman vakıayı sağlıklı bir şekilde görmeyi ve gerçeklerle yüzleşmeyi engellemektedir Bu anlayış olayları açıklamak için komplo teorilerine yönelmeyi kaçınılmaz kılmakta bu teorilerde de merkezî rol daima ABD ve İsrail e verilmekte neredeyse her gelişme bu iki aktör üzerinden anlamlandırılmaktadır Ne var ki bu varsayımları başkaları için geçerli görenler aynı değerlendirmeyi kendi pozisyonları için yapmaktan ısrarla kaçınmaktadır Bu yaklaşımı esas alırsak Baas rejiminin on üç yılı aşkın bir süredir sürdürdüğü savaşı da yine ABD ve İsrail in bir planı çerçevesinde gerçekleştirdiğini dolayısıyla İran ve Rusya nın da Suriye de kendi çıkarları için değil bu plana hizmet etmek üzere bulunduğunu kabul etmemiz gerekir Ancak bu tarihsel ve siyasî gerçeklikten uzak indirgemeci bir bakış açısıdır Komplo teorilerinin rahatlatıcı dünyasında oyalanmayı bırakıp sahadaki gerçeklere yöneldiğimizde hakikat tüm açıklığıyla ortaya çıkacaktır Kendi halkına savaş açan Baas diktatörlüğü kendi meşruiyetine ya da toplumsal desteğine değil Rusya ve İran ın sağladığı askerî siyasi ve ekonomik desteklere yaslanarak ayakta kalabilmiştir Ancak Rusya nın Ukrayna da yeni bir cephe açmak zorunda kalması ve İran ın bölgesel gelişmeler nedeniyle beklenen desteği sürdürememesi bu rejimi taşıyan dayanakların zayıflamasına yol açmıştır Neticede bu koltuk değneklerinin çekilmesiyle birlikte Baas rejiminin çözülme süreci de hız kazanmıştır Bu çalışmada hem Baas rejimi dönemi hem de Suriye nin adalet arayışıyla geçen yakın tarihinde yaşanan gelişmeler olayların seyri aktörlerin rolleri ve dönüşüm süreçleri adil insaflı ve gerçekliğe dayalı bir perspektifle ele alınmıştır Gayemiz hakikatin izini sürmek yaşananlara ışık tutmak ve bu zorlu süreci tarihin hafızasına emanet etmektir Tanıtım Bülteninden

Asalet Yayınları
Günümüzde ABD İsrail ve Avrupa nın adeta yeryüzü tanrıları gibi tüm dünyayı sıkı bir denetim altında tuttuğu her olayın onların bilgisi ve kontrolü dâhilinde gerçekleştiği hatta onların planı olmadan bir taşın bile yerinden oynamayacağına dair yaygın bir kanaat hâkimdir Bu kanaat çoğu zaman vakıayı sağlıklı bir şekilde görmeyi ve gerçeklerle yüzleşmeyi engellemektedir Bu anlayış olayları açıklamak için komplo teorilerine yönelmeyi kaçınılmaz kılmakta bu teorilerde de merkezî rol daima ABD ve İsrail e verilmekte neredeyse her gelişme bu iki aktör üzerinden anlamlandırılmaktadır Ne var ki bu varsayımları başkaları için geçerli görenler aynı değerlendirmeyi kendi pozisyonları için yapmaktan ısrarla kaçınmaktadır Bu yaklaşımı esas alırsak Baas rejiminin on üç yılı aşkın bir süredir sürdürdüğü savaşı da yine ABD ve İsrail in bir planı çerçevesinde gerçekleştirdiğini dolayısıyla İran ve Rusya nın da Suriye de kendi çıkarları için değil bu plana hizmet etmek üzere bulunduğunu kabul etmemiz gerekir Ancak bu tarihsel ve siyasî gerçeklikten uzak indirgemeci bir bakış açısıdır Komplo teorilerinin rahatlatıcı dünyasında oyalanmayı bırakıp sahadaki gerçeklere yöneldiğimizde hakikat tüm açıklığıyla ortaya çıkacaktır Kendi halkına savaş açan Baas diktatörlüğü kendi meşruiyetine ya da toplumsal desteğine değil Rusya ve İran ın sağladığı askerî siyasi ve ekonomik desteklere yaslanarak ayakta kalabilmiştir Ancak Rusya nın Ukrayna da yeni bir cephe açmak zorunda kalması ve İran ın bölgesel gelişmeler nedeniyle beklenen desteği sürdürememesi bu rejimi taşıyan dayanakların zayıflamasına yol açmıştır Neticede bu koltuk değneklerinin çekilmesiyle birlikte Baas rejiminin çözülme süreci de hız kazanmıştır Bu çalışmada hem Baas rejimi dönemi hem de Suriye nin adalet arayışıyla geçen yakın tarihinde yaşanan gelişmeler olayların seyri aktörlerin rolleri ve dönüşüm süreçleri adil insaflı ve gerçekliğe dayalı bir perspektifle ele alınmıştır Gayemiz hakikatin izini sürmek yaşananlara ışık tutmak ve bu zorlu süreci tarihin hafızasına emanet etmektir

Asalet Yayınları
Günümüzde ABD İsrail ve Avrupa nın adeta yeryüzü tanrıları gibi tüm dünyayı sıkı bir denetim altında tuttuğu her olayın onların bilgisi ve kontrolü dâhilinde gerçekleştiği hatta onların planı olmadan bir taşın bile yerinden oynamayacağına dair yaygın bir kanaat hâkimdir Bu kanaat çoğu zaman vakıayı sağlıklı bir şekilde görmeyi ve gerçeklerle yüzleşmeyi engellemektedir Bu anlayış olayları açıklamak için komplo teorilerine yönelmeyi kaçınılmaz kılmakta bu teorilerde de merkezî rol daima ABD ve İsrail e verilmekte neredeyse her gelişme bu iki aktör üzerinden anlamlandırılmaktadır Ne var ki bu varsayımları başkaları için geçerli görenler aynı değerlendirmeyi kendi pozisyonları için yapmaktan ısrarla kaçınmaktadır Bu yaklaşımı esas alırsak Baas rejiminin on üç yılı aşkın bir süredir sürdürdüğü savaşı da yine ABD ve İsrail in bir planı çerçevesinde gerçekleştirdiğini dolayısıyla İran ve Rusya nın da Suriye de kendi çıkarları için değil bu plana hizmet etmek üzere bulunduğunu kabul etmemiz gerekir Ancak bu tarihsel ve siyasî gerçeklikten uzak indirgemeci bir bakış açısıdır Komplo teorilerinin rahatlatıcı dünyasında oyalanmayı bırakıp sahadaki gerçeklere yöneldiğimizde hakikat tüm açıklığıyla ortaya çıkacaktır Kendi halkına savaş açan Baas diktatörlüğü kendi meşruiyetine ya da toplumsal desteğine değil Rusya ve İran ın sağladığı askerî siyasi ve ekonomik desteklere yaslanarak ayakta kalabilmiştir Ancak Rusya nın Ukrayna da yeni bir cephe açmak zorunda kalması ve İran ın bölgesel gelişmeler nedeniyle beklenen desteği sürdürememesi bu rejimi taşıyan dayanakların zayıflamasına yol açmıştır Neticede bu koltuk değneklerinin çekilmesiyle birlikte Baas rejiminin çözülme süreci de hız kazanmıştır Bu çalışmada hem Baas rejimi dönemi hem de Suriye nin adalet arayışıyla geçen yakın tarihinde yaşanan gelişmeler olayların seyri aktörlerin rolleri ve dönüşüm süreçleri adil insaflı ve gerçekliğe dayalı bir perspektifle ele alınmıştır Gayemiz hakikatin i

Asalet Yayınları
Ahmet Varol tarafından kaleme alınan Suriye Direnişi Asalet Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Suriye Direnişi Ahmet Varol Kitap Özeti Günümüzde ABD İsrail ve Avrupa nın adeta yeryüzü tanrıları gibi tüm dünyayı sıkı bir denetim altında tuttuğu her olayın onların bilgisi ve kontrolü dâhilinde gerçekleştiği hatta onların planı olmadan bir taşın bile yerinden oynamayacağına dair yaygın bir kanaat hâkimdir Bu kanaat çoğu zaman vakıayı sağlıklı bir şekilde görmeyi ve gerçeklerle yüzleşmeyi engellemektedir Bu anlayış olayları açıklamak için komplo teorilerine yönelmeyi kaçınılmaz kılmakta bu teorilerde de merkezî rol daima ABD ve İsrail e verilmekte neredeyse her gelişme bu iki aktör üzerinden anlamlandırılmaktadır Ne var ki bu varsayımları başkaları için geçerli görenler aynı değerlendirmeyi kendi pozisyonları için yapmaktan ısrarla kaçınmaktadır Bu yaklaşımı esas alırsak Baas rejiminin on üç yılı aşkın bir süredir sürdürdüğü savaşı da yine ABD ve İsrail in bir planı çerçevesinde gerçekleştirdiğini dolayısıyla İran ve Rusya nın da Suriye de kendi çıkarları için değil bu plana hizmet etmek üzere bulunduğunu kabul etmemiz gerekir Ancak bu tarihsel ve siyasî gerçeklikten uzak indirgemeci bir bakış açısıdır Komplo teorilerinin rahatlatıcı dünyasında oyalanmayı bırakıp sahadaki gerçeklere yöneldiğimizde hakikat tüm açıklığıyla ortaya çıkacaktır Kendi halkına savaş açan Baas diktatörlüğü kendi meşruiyetine ya da toplumsal desteğine değil Rusya ve İran ın sağladığı askerî siyasi ve ekonomik desteklere yaslanarak ayakta kalabilmiştir Ancak Rusya nın Ukrayna da yeni bir cephe açmak zorunda kalması ve İran ın bölgesel gelişmeler nedeniyle beklenen desteği sürdürememesi bu rejimi taşıyan dayanakların zayıflamasına yol açmıştır Neticede bu koltuk değneklerinin çekilmesiyle birlikte Baas rejiminin çözülme süreci de hız kazanmıştır Bu çalışmada hem Baas rejimi dönemi hem de Suriye nin adalet arayışıyla geçen yakın tarihinde yaşanan gelişmeler olayların seyri aktörlerin rolleri ve dönüşüm süreçleri adil insaflı ve gerçekliğe dayalı bir perspektifle ele alınmıştır Gayemiz hakikatin izini sürmek yaşananlara ışık tutmak ve bu zorlu süreci tarihin hafızasına emanet etmektir Yayınevi Asalet Yayınları Yazar Ahmet Varol Sayfa 288 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 00x21 00 cm Basım Yılı Mayıs 2025 Barkod 9786255637154 Kategori Güncel Siyaset İslam Ortadoğu

Asalet
Günümüzde ABD İsrail ve Avrupa nın adeta yeryüzü tanrıları gibi tüm dünyayı sıkı bir denetim altında tuttuğu her olayın onların bilgisi ve kontrolü dâhilinde gerçekleştiği hatta onların planı olmadan bir taşın bile yerinden oynamayacağına dair yaygın bir kanaat hâkimdir Bu kanaat çoğu zaman vakıayı sağlıklı bir şekilde görmeyi ve gerçeklerle yüzleşmeyi engellemektedir Bu anlayış olayları açıklamak için komplo teorilerine yönelmeyi kaçınılmaz kılmakta bu teorilerde de merkezî rol daima ABD ve İsrail e verilmekte neredeyse her gelişme bu iki aktör üzerinden anlamlandırılmaktadır Ne var ki bu varsayımları başkaları için geçerli görenler aynı değerlendirmeyi kendi pozisyonları için yapmaktan ısrarla kaçınmaktadır Bu yaklaşımı esas alırsak Baas rejiminin on üç yılı aşkın bir süredir sürdürdüğü savaşı da yine ABD ve İsrail in bir planı çerçevesinde gerçekleştirdiğini dolayısıyla İran ve Rusya nın da Suriye de kendi çıkarları için değil bu plana hizmet etmek üzere bulunduğunu kabul etmemiz gerekir Ancak bu tarihsel ve siyasî gerçeklikten uzak indirgemeci bir bakış açısıdır Komplo teorilerinin rahatlatıcı dünyasında oyalanmayı bırakıp sahadaki gerçeklere yöneldiğimizde hakikat tüm açıklığıyla ortaya çıkacaktır Kendi halkına savaş açan Baas diktatörlüğü kendi meşruiyetine ya da toplumsal desteğine değil Rusya ve İran ın sağladığı askerî siyasi ve ekonomik desteklere yaslanarak ayakta kalabilmiştir Ancak Rusya nın Ukrayna da yeni bir cephe açmak zorunda kalması ve İran ın bölgesel gelişmeler nedeniyle beklenen desteği sürdürememesi bu rejimi taşıyan dayanakların zayıflamasına yol açmıştır Neticede bu koltuk değneklerinin çekilmesiyle birlikte Baas rejiminin çözülme süreci de hız kazanmıştır Bu çalışmada hem Baas rejimi dönemi hem de Suriye nin adalet arayışıyla geçen yakın tarihinde yaşanan gelişmeler olayların seyri aktörlerin rolleri ve dönüşüm süreçleri adil insaflı ve gerçekliğe dayalı bir perspektifle ele alınmıştır Gayemiz hakikatin izini sürmek yaşananlara ışık tutmak ve bu zorlu süreci tarihin hafızasına emanet etmektir