Suriye ve Türkmenler — Metin Erendor

Suriye ve Türkmenler
Metin ErendorBilge Oğuz Yayınları
Suriye ve Türkmenler
Metin Erendor7 yüzyıldan itibaren Oğuz boyları akıncılarının Irak ve Suriye de görünmeye başladığı ve yoğun Türk göçlerinin 10 ve 11 yüzyıllarda gerçekleştiği bilinmektedir 1064 yılında bölgeye gelen ilk Türkler Karahanlıların Batı Kolu hükümdarı Tamgaç Han ın oğlu olan Hanoğlu Harun Bey ve ona bağlı 1000 kadar atlı Oğuz dur Suriye ye yerleşen Oğuz boyları iki koldan ilerlemiştir Bozoklara mensup Bayat Avşar Beğdili Döğer boyları Halep Hama Humus ve Şam yöresine Üçok koluna mensup Yüreğir Yıva Kınık Bayındır Salur ve Eymür boyları ise Lazkiye ve Trablusşam istikametinde Ensariye dağlarının batısına yerleşmişlerdir Suriye de nüfusun yaklaşık 16 nı oluşturan 3 5 milyon Türkmen Halep Humus Hama Lazkiye Bayır Bucak Şam Kuneytra ve Rakka da yaşamaktadır Unutmayalım ki bugün güney illerimizde sınıra yakın yerleşim yerlerinde yaşayanlar 1921 Ankara anlaşması ile tespit edilen sınırlara göre bugün Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı sayılan birer Türk türler Şayet sınır hattı 20 30 km kuzeyden geçirilseydi buralarda yaşayanlar da bugün Suriye Türkmeni kabul edilecekti Geçmişte Saddam rejiminden kaçarak Özal ın isteği ile Türkiye ye kabul edilen Kürtlere Araplara Suriye den ve Irak tan bize sığınan Yezidi ve Süryanilere ülkemizde kaçak işçi olarak yaşayan Ermenilere karşı gösterilen resmi ve özel ilginin hoşgörünün ve yardımın çok daha fazlası kadim kardeşlerimiz Türk menlere de tereddütsüz gösterilmelidir Türkmenler asla sığınmacı kaçkın vatansız göçmen olarak değil belki de bugüne kadar yaşadıkları ile yüce Tanrının Türk milletine müjdelediği bu vatanın öz sahipleri arasında kabul görmelidirler Aramızdaki sınır varsa eğer tel örgüden ibarettir Aramızda akrabalık bağı kan bağı vardır Bu bağın adı Türk lüktür Bu nedenle bugün ata topraklarında misafir olarak bulunan Türkmenler kardeşlerimizi sevmek dertlerini üzüntülerini acılarını paylaşmak en basit şekliyle sorumluluk ahlak ve ahde vefa gereğidir Rahmetli Galip Erdem in de dediği gibi Türk milletini sevmekte birleşenler birbirlerini sevmekte de birleşmeğe mecburdurlar Aksi takdirde millet sevgileri kimsenin inanmayacağı boş bir laftan ibaret kalır

BİLGEOĞUZ YAYINLARI
7 yüzyıldan itibaren Oğuz boyları akıncılarının Irak ve Suriye de görünmeye başladığı ve yoğun Türk göçlerinin 10 ve 11 yüzyıllarda gerçekleştiği bilinmektedir 1064 yılında bölgeye gelen ilk Türkler Karahanlıların Batı Kolu hükümdarı Tamgaç Han ın oğlu olan Hanoğlu Harun Bey ve ona bağlı 1000 kadar atlı Oğuz dur Suriye ye yerleşen Oğuz boyları iki koldan ilerlemiştir Bozoklara mensup Bayat Avşar Beğdili Döğer boyları Halep Hama Humus ve Şam yöresine Üçok koluna mensup Yüreğir Yıva Kınık Bayındır Salur ve Eymür boyları ise Lazkiye ve Trablusşam istikametinde Ensariye dağlarının batısına yerleşmişlerdir Suriye de nüfusun yaklaşık 16 nı oluşturan 3 5 milyon Türkmen Halep Humus Hama Lazkiye Bayır Bucak Şam Kuneytra ve Rakka da yaşamaktadır Unutmayalım ki bugün güney illerimizde sınıra yakın yerleşim yerlerinde yaşayanlar 1921 Ankara anlaşması ile tespit edilen sınırlara göre bugün Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı sayılan birer Türk türler Şayet sınır hattı 20 30 km kuzeyden geçirilseydi buralarda yaşayanlar da bugün Suriye Türkmeni kabul edilecekti Geçmişte Saddam rejiminden kaçarak Özal ın isteği ile Türkiye ye kabul edilen Kürtlere Araplara Suriye den ve Irak tan bize sığınan Yezidi ve Süryanilere ülkemizde kaçak işçi olarak yaşayan Ermenilere karşı gösterilen resmi ve özel ilginin hoşgörünün ve yardımın çok daha fazlası kadim kardeşlerimiz Türk menlere de tereddütsüz gösterilmelidir Türkmenler asla sığınmacı kaçkın vatansız göçmen olarak değil belki de bugüne kadar yaşadıkları ile yüce Tanrının Türk milletine müjdelediği bu vatanın öz sahipleri arasında kabul görmelidirler Aramızdaki sınır varsa eğer tel örgüden ibarettir Aramızda akrabalık bağı kan bağı vardır Bu bağın adı Türk lüktür Bu nedenle bugün ata topraklarında misafir olarak bulunan Türkmenler kardeşlerimizi sevmek dertlerini üzüntülerini acılarını paylaşmak en basit şekliyle sorumluluk ahlak ve ahde vefa gereğidir Rahmetli Galip Erdem in de dediği gibi Türk milletini sevmekte birleşenler birbirlerini sevmekte de birleşmeğe mecburdurlar Aksi takdirde millet sevgileri kimsenin inanmayacağı boş bir laftan ibaret kalır

Bilgeoğuz Yayınları
Metin Erendor tarafından kaleme alınan Suriye ve Türkmenler Bilgeoğuz Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Suriye ve Türkmenler Metin Erendor Kitap Özeti 7 yüzyıldan itibaren Oğuz boyları akıncılarının Irak ve Suriye de görünmeye başladığı ve yoğun Türk göçlerinin 10 ve 11 yüzyıllarda gerçekleştiği bilinmektedir 1064 yılında bölgeye gelen ilk Türkler Karahanlıların Batı Kolu hükümdarı Tamgaç Han ın oğlu olan Hanoğlu Harun Bey ve ona bağlı 1000 kadar atlı Oğuz dur Suriye ye yerleşen Oğuz boyları iki koldan ilerlemiştir Bozoklara mensup Bayat Avşar Beğdili Döğer boyları Halep Hama Humus ve Şam yöresine Üçok koluna mensup Yüreğir Yıva Kınık Bayındır Salur ve Eymür boyları ise Lazkiye ve Trablusşam istikametinde Ensariye dağlarının batısına yerleşmişlerdir Suriye de nüfusun yaklaşık 16 nı oluşturan 3 5 milyon Türkmen Halep Humus Hama Lazkiye Bayır Bucak Şam Kuneytra ve Rakka da yaşamaktadır Unutmayalım ki bugün güney illerimizde sınıra yakın yerleşim yerlerinde yaşayanlar 1921 Ankara anlaşması ile tespit edilen sınırlara göre bugün Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı sayılan birer Türk türler Şayet sınır hattı 20 30 km kuzeyden geçirilseydi buralarda yaşayanlar da bugün Suriye Türkmeni kabul edilecekti Geçmişte Saddam rejiminden kaçarak Özal ın isteği ile Türkiye ye kabul edilen Kürtlere Araplara Suriye den ve Irak tan bize sığınan Yezidi ve Süryanilere ülkemizde kaçak işçi olarak yaşayan Ermenilere karşı gösterilen resmi ve özel ilginin hoşgörünün ve yardımın çok daha fazlası kadim kardeşlerimiz Türk menlere de tereddütsüz gösterilmelidir Türkmenler asla sığınmacı kaçkın vatansız göçmen olarak değil belki de bugüne kadar yaşadıkları ile yüce Tanrının Türk milletine müjdelediği bu vatanın öz sahipleri arasında kabul görmelidirler Aramızdaki sınır varsa eğer tel örgüden ibarettir Aramızda akrabalık bağı kan bağı vardır Bu bağın adı Türk lüktür Bu nedenle bugün ata topraklarında misafir olarak bulunan Türkmenler kardeşlerimizi sevmek dertlerini üzüntülerini acılarını paylaşmak en basit şekliyle sorumluluk ahlak ve ahde vefa gereğidir Rahmetli Galip Erdem in de dediği gibi Türk milletini sevmekte birleşenler birbirlerini sevmekte de birleşmeğe mecburdurlar Aksi takdirde millet sevgileri kimsenin inanmayacağı boş bir laftan ibaret kalır Yayınevi Bilgeoğuz Yayınları Yazar Metin Erendor Sayfa 440 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Haziran 2016 Barkod 9786059960618 Kategori Araştırma İnceleme Dünya Tarihi