MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Suriyeliler Barometresi — M Murat Erdoğan

Suriyeliler Barometresi
196,10
Araştırma İncelemeDünya Siyaseti Ve PolitikasıGenel Sosyoloji

Suriyeliler Barometresi

M Murat Erdoğan

İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları

2018196 sf.
Şehadet KitapEn ucuz

Suriyeliler Barometresi

M Murat Erdoğan

Savaş ve savaşa bağlı krizlerde kamuoyu genelde büyük aktörler güçler arasındaki mücadeleye ilgi gösterir Savaşların gerçek mağdurları yani insanlar ve toplumların yaşadıkları ise sanki tali bir konuymuş gibi algılanır Suriye de 2011 den bu yana devam eden yakın tarihin en büyük insanlık dramında da durum çok farklı olmadı Oysa Suriye deki kirli savaşın kuşku yok ki en büyük kaybedenleri hayatlarını vatanlarını geleceklerini umutlarını kaybeden ülkeleri harabeye dönüşen ve birbirlerine karşı düşmanlık hisleri ile dolan sığındıkları ülkelerde istenilmeyen endişe edilen duygusu ile yaşamaya hayata tutunmaya çalışan Suriyeliler oldu Yaşanan insanlık dramının ikinci sıradaki mağduru ise ülkelerinden kaçmak zorunda kalanlara ev sahipliği yapmak durumunda kalan çoğunlukla da kaynakları kısıtlı olan toplumlardır Türkiye nin 2011 den sonra yaşanan krizde çok özel bir yeri bulunuyor Türkiye toplumu ile devleti ile olağanüstü bir çabayı ortaya koydu ve 6 5 milyon Suriyelinin yarısından fazlasına yani 3 5 milyona tek başına ev sahipliği yapan ülke oldu Türkiye ye 2011 sonrasında çok sayıda Suriyeli olmayan sığınmacılar da geldi Halen Türkiye deki toplam sığınmacı sayısı 4 milyonu aştı Yani 2011 de Türkiye de sadece 58 bin civarında olan toplam sığınmacı sayısı 6 senede 68 kat arttı Türkiye de kayıt altına alınan Suriyelilerin sayısı Türkiye nüfusunun 4 3 üne ulaştı Halen Türkiye deki Suriyelilerin 94 ünden fazlası Türkiye nin her yerine dağılmış biçimde kentsel alanlarda yaşıyor Türkiye de doğan Suriyeli bebek sayısı 325 bini aştı günde ortalama 305 yeni Suriyeli bebek daha Türkiye de dünyaya geliyor 600 bini aşkın Suriyeli çocuk okula gidiyor 1 milyon civarındaki Suriyeli çalışıyor Toplumsal yaşamın bütün dinamikleri olumlusu ve olumsuzu ile kendini hissettiriyor Arzu edilen Suriye de barış ve huzurun sağlanması ve Suriyelilerin evlerine dönmeleri olsa da bu beklenti ile gerçeklik arasındaki makas kapanmayacak kadar açılmıştır Siyaset ne kadar plan yaparsa yapsın konu ne kadar geçicilik çerçevesinde ele alınırsa alınsın göçün fıtratındaki kalıcılık geriye dönüşü olmayacak şekilde kendini belli etmektedir Yani büyük bir mucize olmadıkça Suriyelilerin çok büyük bir bölümü ile artık hep birlikte yaşayacağız O halde olası ortak geleceğin huzur ve insan onuruna uygun biçimde nasıl sağlanacağı konusunu önceliklemek süreci sağlıklı verilerle yönetmek gerekmektedir Prof Erdoğan bu çalışmanın 2011 den bu yana yaşanan süreci anlamaya tanımlamaya ve ardından da insan onurunun gözetildiği hak temelli huzurlu ve muhtemelen ortak bir geleceğin altyapısı için akademya ve politika yapıcılarına sağlıklı veri sağlamayı hedeflediğini ifade etmektedir

Pandora
212,00

İstanbul Bilgi Üniversitesi

2018196 sf.
Pandora

KİTAP HAKKINDA Savaş ve savaşa bağlı krizlerde kamuoyu genelde büyük aktörler güçler arasındaki mücadeleye ilgi gösterir Savaşların gerçek mağdurları yani insanlar ve toplumların yaşadıkları ise sanki tali bir konuymuş gibi algılanır Suriye de 2011 den bu yana devam eden yakın tarihin en büyük insanlık dramında da durum çok farklı olmadı Oysa Suriye deki kirli savaşın kuşku yok ki en büyük kaybedenleri hayatlarını vatanlarını geleceklerini umutlarını kaybeden ülkeleri harabeye dönüşen ve birbirlerine karşı düşmanlık hisleri ile dolan sığındıkları ülkelerde istenilmeyen endişe edilen duygusu ile yaşamaya hayata tutunmaya çalışan Suriyeliler oldu Yaşanan insanlık dramının ikinci sıradaki mağduru ise ülkelerinden kaçmak zorunda kalanlara ev sahipliği yapmak durumunda kalan çoğunlukla da kaynakları kısıtlı olan toplumlardır Türkiye nin 2011 den sonra yaşanan krizde çok özel bir yeri bulunuyor Türkiye toplumu ile devleti ile olağanüstü bir çabayı ortaya koydu ve 6 5 milyon Suriyelinin yarısından fazlasına yani 3 5 milyona tek başına ev sahipliği yapan ülke oldu Türkiye ye 2011 sonrasında çok sayıda Suriyeli olmayan sığınmacılar da geldi Halen Türkiye deki toplam sığınmacı sayısı 4 milyonu aştı Yani 2011 de Türkiye de sadece 58 bin civarında olan toplam sığınmacı sayısı 6 senede 68 kat arttı Türkiye de kayıt altına alınan Suriyelilerin sayısı Türkiye nüfusunun 4 3 üne ulaştı Halen Türkiye deki Suriyelilerin 94 ünden fazlası Türkiye nin her yerine dağılmış biçimde kentsel alanlarda yaşıyor Türkiye de doğan Suriyeli bebek sayısı 325 bini aştı günde ortalama 305 yeni Suriyeli bebek daha Türkiye de dünyaya geliyor 600 bini aşkın Suriyeli çocuk okula gidiyor 1 milyon civarındaki Suriyeli çalışıyor Toplumsal yaşamın bütün dinamikleri olumlusu ve olumsuzu ile kendini hissettiriyor Arzu edilen Suriye de barış ve huzurun sağlanması ve Suriyelilerin evlerine dönmeleri olsa da bu beklenti ile gerçeklik arasındaki makas kapanmayacak kadar açılmıştır Siyaset ne kadar plan yaparsa yapsın konu ne kadar geçicilik çerçevesinde ele alınırsa alınsın göçün fıtratındaki kalıcılık geriye dönüşü olmayacak şekilde kendini belli etmektedir Yani büyük bir mucize olmadıkça Suriyelilerin çok büyük bir bölümü ile artık hep birlikte yaşayacağız O halde olası ortak geleceğin huzur ve insan onuruna uygun biçimde nasıl sağlanacağı konusunu önceliklemek süreci sağlıklı verilerle yönetmek gerekmektedir Prof Erdoğan bu çalışmanın 2011 den bu yana yaşanan süreci anlamaya tanımlamaya ve ardından da insan onurunun gözetildiği hak temelli huzurlu ve muhtemelen ortak bir geleceğin altyapısı için akademya ve politika yapıcılarına sağlıklı veri sağlamayı hedeflediğini ifade etmektedir YAZAR HAKKINDA Prof Dr M Murat Erdoğan Türk Alman Üniversitesi TAU öğretim üyesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı ve aynı zamanda TAU Göç ve Uyum Araştırmaları Merkezi TAGU Müdürü olarak görev yapmaktadır Prof Dr Erdoğan Uluslararası Metropolis Yönetim Kurulu üyesi UNESCO Türkiye MOST Komitesi üyesidir 29 Kasım 2017 ye kadar Hacettepe Üniversitesi İİBF Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü Öğretim Üyesi Hacettepe Üniversitesi Göç ve Siyaset Araştırmaları Merkezi HUGO nun kurucusu ve Müdürü H Ü Avrupa Birliği Araştırmaları Merkezi HÜAB Müdür Yardımcı olan Erdoğan Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi nden mezunudur Ankara Üniversitesi nde yürüttüğü Soğuk Savaş Sonrası Dönemde Türkiye Avrupa Birliği İlişkileri 1990 2005 başlıklı doktora çalışmasının araştırmasını Konrad Adenauer Vakfı Bursiyeri olarak 1994 1999 yılları arasında Almanya da Freiburg ve Bonn Üniversitelerinde gerçekleştiren Prof Dr Erdoğan Berlin Büyükelçiliği Basın Müşavirliği Mahalli Katipliği 2000 2002 TBMM AB Uyum Komisyonu Danışmanlığı 2004 YÖK Başkan Danışmanı Hacettepe Üniversitesi Rektör Danışmanı 2012 2016 görevlerinde bulundu Prof Dr Erdoğan Duisburg Essen 2007 Berlin Humboldt 2010 Oxford 2012 ve Johns Hopkins Üniversitesi Almanya Araştırmaları Merkezi AICGS de 2014 misafir araştırmacı olarak çalışmalar yürüttü Prof Dr Erdoğan Avrupa da 11 ülkede gerçekleştirilen Euro Turks Barometre Türkiye de de hem Suriyeli hem de Türklerle eş zamanlı yapılan kapsamlı kamuoyu araştırmaları olan Syrians Barometer başlıklı kamuoyu araştırmalarını da yürütmektedir

D&R
224,99

İstanbul Bilgi Üniv.Yayınları

20181. baskı
19 x 272. HamurTürkçe
D&R

Savaş ve savaşa bağlı krizlerde kamuoyu genelde büyük aktörler güçler arasındaki mücadeleye ilgi gösterir Savaşların gerçek mağdurları yani insanlar ve toplumların yaşadıkları ise sanki tali bir konuymuş gibi algılanır Suriye de 2011 den bu yana devam eden yakın tarihin en büyük insanlık dramında da durum çok farklı olmadı Oysa Suriye deki kirli savaşın kuşku yok ki en büyük kaybedenleri hayatlarını vatanlarını geleceklerini umutlarını kaybeden ülkeleri harabeye dönüşen ve birbirlerine karşı düşmanlık hisleri ile dolan sığındıkları ülkelerde istenilmeyen endişe edilen duygusu ile yaşamaya hayata tutunmaya çalışan Suriyeliler oldu Yaşanan insanlık dramının ikinci sıradaki mağduru ise ülkelerinden kaçmak zorunda kalanlara ev sahipliği yapmak durumunda kalan çoğunlukla da kaynakları kısıtlı olan toplumlardır Türkiye nin 2011 den sonra yaşanan krizde çok özel bir yeri bulunuyor Türkiye toplumu ile devleti ile olağanüstü bir çabayı ortaya koydu ve 6 5 milyon Suriyelinin yarısından fazlasına yani 3 5 milyona tek başına ev sahipliği yapan ülke oldu Türkiye ye 2011 sonrasında çok sayıda Suriyeli olmayan sığınmacılar da geldi Halen Türkiye deki toplam sığınmacı sayısı 4 milyonu aştı Yani 2011 de Türkiye de sadece 58 bin civarında olan toplam sığınmacı sayısı 6 senede 68 kat arttı Türkiye de kayıt altına alınan Suriyelilerin sayısı Türkiye nüfusunun 4 3 üne ulaştı Halen Türkiye deki Suriyelilerin 94 ünden fazlası Türkiye nin her yerine dağılmış biçimde kentsel alanlarda yaşıyor Türkiye de doğan Suriyeli bebek sayısı 325 bini aştı günde ortalama 305 yeni Suriyeli bebek daha Türkiye de dünyaya geliyor 600 bini aşkın Suriyeli çocuk okula gidiyor 1 milyon civarındaki Suriyeli çalışıyor Toplumsal yaşamın bütün dinamikleri olumlusu ve olumsuzu ile kendini hissettiriyor Arzu edilen Suriye de barış ve huzurun sağlanması ve Suriyelilerin evlerine dönmeleri olsa da bu beklenti ile gerçeklik arasındaki makas kapanmayacak kadar açılmıştır Siyaset ne kadar plan yaparsa yapsın konu ne kadar geçicilik çerçevesinde ele alınırsa alınsın göçün fıtratındaki kalıcılık geriye dönüşü olmayacak şekilde kendini belli etmektedir Yani büyük bir mucize olmadıkça Suriyelilerin çok büyük bir bölümü ile artık hep birlikte yaşayacağız O halde olası ortak geleceğin huzur ve insan onuruna uygun biçimde nasıl sağlanacağı konusunu önceliklemek süreci sağlıklı verilerle yönetmek gerekmektedir Prof Erdoğan bu çalışmanın 2011 den bu yana yaşanan süreci anlamaya tanımlamaya ve ardından da insan onurunun gözetildiği hak temelli huzurlu ve muhtemelen ortak bir geleceğin altyapısı için akademya ve politika yapıcılarına sağlıklı veri sağlamayı hedeflediğini ifade etmektedir Tanıtım Bülteninden

Ucuz Kitap Al
225,25

İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları

Nisan 2018196 sf.
19.00x27.00 cm2. Hamur
Ucuz Kitap Al

M Murat Erdoğan tarafından kaleme alınan Suriyeliler Barometresi İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Suriyeliler Barometresi M Murat Erdoğan Kitap Özeti Savaş ve savaşa bağlı krizlerde kamuoyu genelde büyük aktörler güçler arasındaki mücadeleye ilgi gösterir Savaşların gerçek mağdurları yani insanlar ve toplumların yaşadıkları ise sanki tali bir konuymuş gibi algılanır Suriye de 2011 den bu yana devam eden yakın tarihin en büyük insanlık dramında da durum çok farklı olmadı Oysa Suriye deki kirli savaşın kuşku yok ki en büyük kaybedenleri hayatlarını vatanlarını geleceklerini umutlarını kaybeden ülkeleri harabeye dönüşen ve birbirlerine karşı düşmanlık hisleri ile dolan sığındıkları ülkelerde istenilmeyen endişe edilen duygusu ile yaşamaya hayata tutunmaya çalışan Suriyeliler oldu Yaşanan insanlık dramının ikinci sıradaki mağduru ise ülkelerinden kaçmak zorunda kalanlara ev sahipliği yapmak durumunda kalan çoğunlukla da kaynakları kısıtlı olan toplumlardır Türkiye nin 2011 den sonra yaşanan krizde çok özel bir yeri bulunuyor Türkiye toplumu ile devleti ile olağanüstü bir çabayı ortaya koydu ve 6 5 milyon Suriyelinin yarısından fazlasına yani 3 5 milyona tek başına ev sahipliği yapan ülke oldu Türkiye ye 2011 sonrasında çok sayıda Suriyeli olmayan sığınmacılar da geldi Halen Türkiye deki toplam sığınmacı sayısı 4 milyonu aştı Yani 2011 de Türkiye de sadece 58 bin civarında olan toplam sığınmacı sayısı 6 senede 68 kat arttı Türkiye de kayıt altına alınan Suriyelilerin sayısı Türkiye nüfusunun 4 3 üne ulaştı Halen Türkiye deki Suriyelilerin 94 ünden fazlası Türkiye nin her yerine dağılmış biçimde kentsel alanlarda yaşıyor Türkiye de doğan Suriyeli bebek sayısı 325 bini aştı günde ortalama 305 yeni Suriyeli bebek daha Türkiye de dünyaya geliyor 600 bini aşkın Suriyeli çocuk okula gidiyor 1 milyon civarındaki Suriyeli çalışıyor Toplumsal yaşamın bütün dinamikleri olumlusu ve olumsuzu ile kendini hissettiriyor Arzu edilen Suriye de barış ve huzurun sağlanması ve Suriyelilerin evlerine dönmeleri olsa da bu beklenti ile gerçeklik arasındaki makas kapanmayacak kadar açılmıştır Siyaset ne kadar plan yaparsa yapsın konu ne kadar geçicilik çerçevesinde ele alınırsa alınsın göçün fıtratındaki kalıcılık geriye dönüşü olmayacak şekilde kendini belli etmektedir Yani büyük bir mucize olmadıkça Suriyelilerin çok büyük bir bölümü ile artık hep birlikte yaşayacağız O halde olası ortak geleceğin huzur ve insan onuruna uygun biçimde nasıl sağlanacağı konusunu önceliklemek süreci sağlıklı verilerle yönetmek gerekmektedir Prof Erdoğan bu çalışmanın 2011 den bu yana yaşanan süreci anlamaya tanımlamaya ve ardından da insan onurunun gözetildiği hak temelli huzurlu ve muhtemelen ortak bir geleceğin altyapısı için akademya ve politika yapıcılarına sağlıklı veri sağlamayı hedeflediğini ifade etmektedir Yayınevi İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları Yazar M Murat Erdoğan Sayfa 196 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 19 00x27 00 cm Basım Yılı Nisan 2018 Barkod 9786053995135 Kategori Araştırma İnceleme Dünya Siyaseti ve Politikası Türkiye Siyaseti ve Politikası

Kitap Ambarı
225,25

İstanbul Bilgi Üniv.Yayınları

2018
İnce Kapak19 x 27
Kitap Ambarı

Savaş ve savaşa bağlı krizlerde kamuoyu genelde büyük aktörler güçler arasındaki mücadeleye ilgi gösterir Savaşların gerçek mağdurları yani insanlar ve toplumların yaşadıkları ise sanki tali bir konuymuş gibi algılanır Suriye de 2011 den bu yana devam eden yakın tarihin en büyük insanlık dramında da durum çok farklı olmadı Oysa Suriye deki kirli savaşın kuşku yok ki en büyük kaybedenleri hayatlarını vatanlarını geleceklerini umutlarını kaybeden ülkeleri harabeye dönüşen ve birbirlerine karşı düşmanlık hisleri ile dolan sığındıkları ülkelerde istenilmeyen endişe edilen duygusu ile yaşamaya hayata tutunmaya çalışan Suriyeliler oldu Yaşanan insanlık dramının ikinci sıradaki mağduru ise ülkelerinden kaçmak zorunda kalanlara ev sahipliği yapmak durumunda kalan çoğunlukla da kaynakları kısıtlı olan toplumlardır Türkiye nin 2011 den sonra yaşanan krizde çok özel bir yeri bulunuyor Türkiye toplumu ile devleti ile olağanüstü bir çabayı ortaya koydu ve 6 5 milyon Suriyelinin yarısından fazlasına yani 3 5 milyona tek başına ev sahipliği yapan ülke oldu Türkiye ye 2011 sonrasında çok sayıda Suriyeli olmayan sığınmacılar da geldi Halen Türkiye deki toplam sığınmacı sayısı 4 milyonu aştı Yani 2011 de Türkiye de sadece 58 bin civarında olan toplam sığınmacı sayısı 6 senede 68 kat arttı Türkiye de kayıt altına alınan Suriyelilerin sayısı Türkiye nüfusunun 4 3 üne ulaştı Halen Türkiye deki Suriyelilerin 94 ünden fazlası Türkiye nin her yerine dağılmış biçimde kentsel alanlarda yaşıyor Türkiye de doğan Suriyeli bebek sayısı 325 bini aştı günde ortalama 305 yeni Suriyeli bebek daha Türkiye de dünyaya geliyor 600 bini aşkın Suriyeli çocuk okula gidiyor 1 milyon civarındaki Suriyeli çalışıyor Toplumsal yaşamın bütün dinamikleri olumlusu ve olumsuzu ile kendini hissettiriyor Arzu edilen Suriye de barış ve huzurun sağlanması ve Suriyelilerin evlerine dönmeleri olsa da bu beklenti ile gerçeklik arasındaki makas kapanmayacak kadar açılmıştır Siyaset ne kadar plan yaparsa yapsın konu ne kadar geçicilik çerçevesinde ele alınırsa alınsın göçün fıtratındaki kalıcılık geriye dönüşü olmayacak şekilde kendini belli etmektedir Yani büyük bir mucize olmadıkça Suriyelilerin çok büyük bir bölümü ile artık hep birlikte yaşayacağız O halde olası ortak geleceğin huzur ve insan onuruna uygun biçimde nasıl sağlanacağı konusunu önceliklemek süreci sağlıklı verilerle yönetmek gerekmektedir Prof Erdoğan bu çalışmanın 2011 den bu yana yaşanan süreci anlamaya tanımlamaya ve ardından da insan onurunun gözetildiği hak temelli huzurlu ve muhtemelen ortak bir geleceğin altyapısı için akademya ve politika yapıcılarına sağlıklı veri sağlamayı hedeflediğini ifade etmektedir Tanıtım Bülteninden

Nobel Kitap
246,45

İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları

2018196 sf.
Ciltsiz19x27 cm2. Hamur
Nobel Kitap

Savaş ve savaşa bağlı krizlerde kamuoyu genelde büyük aktörler güçler arasındaki mücadeleye ilgi gösterir Savaşların gerçek mağdurları yani insanlar ve toplumların yaşadıkları ise sanki tali bir konuymuş gibi algılanır Suriye de 2011 den bu yana devam eden yakın tarihin en büyük insanlık dramında da durum çok farklı olmadı Oysa Suriye deki kirli savaşın kuşku yok ki en büyük kaybedenleri hayatlarını vatanlarını geleceklerini umutlarını kaybeden ülkeleri harabeye dönüşen ve birbirlerine karşı düşmanlık hisleri ile dolan sığındıkları ülkelerde istenilmeyen endişe edilen duygusu ile yaşamaya hayata tutunmaya çalışan Suriyeliler oldu Yaşanan insanlık dramının ikinci sıradaki mağduru ise ülkelerinden kaçmak zorunda kalanlara ev sahipliği yapmak durumunda kalan çoğunlukla da kaynakları kısıtlı olan toplumlardır Türkiye nin 2011 den sonra yaşanan krizde çok özel bir yeri bulunuyor Türkiye toplumu ile devleti ile olağanüstü bir çabayı ortaya koydu ve 6 5 milyon Suriyelinin yarısından fazlasına yani 3 5 milyona tek başına ev sahipliği yapan ülke oldu Türkiye ye 2011 sonrasında çok sayıda Suriyeli olmayan sığınmacılar da geldi Halen Türkiye deki toplam sığınmacı sayısı 4 milyonu aştı Yani 2011 de Türkiye de sadece 58 bin civarında olan toplam sığınmacı sayısı 6 senede 68 kat arttı Türkiye de kayıt altına alınan Suriyelilerin sayısı Türkiye nüfusunun 4 3 üne ulaştı Halen Türkiye deki Suriyelilerin 94 ünden fazlası Türkiye nin her yerine dağılmış biçimde kentsel alanlarda yaşıyor Türkiye de doğan Suriyeli bebek sayısı 325 bini aştı günde ortalama 305 yeni Suriyeli bebek daha Türkiye de dünyaya geliyor 600 bini aşkın Suriyeli çocuk okula gidiyor 1 milyon civarındaki Suriyeli çalışıyor Toplumsal yaşamın bütün dinamikleri olumlusu ve olumsuzu ile kendini hissettiriyor Arzu edilen Suriye de barış ve huzurun sağlanması ve Suriyelilerin evlerine dönmeleri olsa da bu beklenti ile gerçeklik arasındaki makas kapanmayacak kadar açılmıştır Siyaset ne ka

Kita Kitap
265,00

İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları

Nisan 20181. baskı196 sf.
Ciltsiz19,00 x 27,00 cm2. HamurTürkçe
Kita Kitap

Savaş ve savaşa bağlı krizlerde kamuoyu genelde büyük aktörler güçler arasındaki mücadeleye ilgi gösterir Savaşların gerçek mağdurları yani insanlar ve toplumların yaşadıkları ise sanki tali bir konuymuş gibi algılanır Suriye de 2011 den bu yana devam eden yakın tarihin en büyük insanlık dramında da durum çok farklı olmadı Oysa Suriye deki kirli savaşın kuşku yok ki en büyük kaybedenleri hayatlarını vatanlarını geleceklerini umutlarını kaybeden ülkeleri harabeye dönüşen ve birbirlerine karşı düşmanlık hisleri ile dolan sığındıkları ülkelerde istenilmeyen endişe edilen duygusu ile yaşamaya hayata tutunmaya çalışan Suriyeliler oldu Yaşanan insanlık dramının ikinci sıradaki mağduru ise ülkelerinden kaçmak zorunda kalanlara ev sahipliği yapmak durumunda kalan çoğunlukla da kaynakları kısıtlı olan toplumlardır Türkiye nin 2011 den sonra yaşanan krizde çok özel bir yeri bulunuyor Türkiye toplumu ile devleti ile olağanüstü bir çabayı ortaya koydu ve 6 5 milyon Suriyelinin yarısından fazlasına yani 3 5 milyona tek başına ev sahipliği yapan ülke oldu Türkiye ye 2011 sonrasında çok sayıda Suriyeli olmayan sığınmacılar da geldi Halen Türkiye deki toplam sığınmacı sayısı 4 milyonu aştı Yani 2011 de Türkiye de sadece 58 bin civarında olan toplam sığınmacı sayısı 6 senede 68 kat arttı Türkiye de kayıt altına alınan Suriyelilerin sayısı Türkiye nüfusunun 4 3 üne ulaştı Halen Türkiye deki Suriyelilerin 94 ünden fazlası Türkiye nin her yerine dağılmış biçimde kentsel alanlarda yaşıyor Türkiye de doğan Suriyeli bebek sayısı 325 bini aştı günde ortalama 305 yeni Suriyeli bebek daha Türkiye de dünyaya geliyor 600 bini aşkın Suriyeli çocuk okula gidiyor 1 milyon civarındaki Suriyeli çalışıyor Toplumsal yaşamın bütün dinamikleri olumlusu ve olumsuzu ile kendini hissettiriyor Arzu edilen Suriye de barış ve huzurun sağlanması ve Suriyelilerin evlerine dönmeleri olsa da bu beklenti ile gerçeklik arasındaki makas kapanmayacak kadar açılmıştır Siyaset ne kadar plan yaparsa yapsın konu ne kadar geçicilik çerçevesinde ele alınırsa alınsın göçün fıtratındaki kalıcılık geriye dönüşü olmayacak şekilde kendini belli etmektedir Yani büyük bir mucize olmadıkça Suriyelilerin çok büyük bir bölümü ile artık hep birlikte yaşayacağız O halde olası ortak geleceğin huzur ve insan onuruna uygun biçimde nasıl sağlanacağı konusunu önceliklemek süreci sağlıklı verilerle yönetmek gerekmektedir Prof Erdoğan bu çalışmanın 2011 den bu yana yaşanan süreci anlamaya tanımlamaya ve ardından da insan onurunun gözetildiği hak temelli huzurlu ve muhtemelen ortak bir geleceğin altyapısı için akademya ve politika yapıcılarına sağlıklı veri sağlamayı hedeflediğini ifade etmektedir img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Şehadet Kitap
273,60

Orion Kitabevi

2023236 sf.
Şehadet Kitap
Tamadres
324,00

Orion Kitabevi

Mart 2023236 sf.
Ciltsiz
Tamadres

Suriyeliler Barometresi 2019

Şehadet Kitap
433,20

Orion Kitabevi

2020236 sf.
Şehadet Kitap

Syrians Barometer 2019

Kitap Store
490,20

Orion Kitabevi - Akademik Kitaplar

2020236 sf.
Karton Kapak
Kitap Store
Ucuz Kitap Al
513,00

Orion Kitabevi

Temmuz 2020236 sf.
20.00x28.00 cm2. Hamur
Ucuz Kitap Al

M Murat Erdoğan tarafından kaleme alınan Syrians Barometer 2019 Orion Kitabevi eseri olarak okurlarla buluşuyor Syrians Barometer 2019 M Murat Erdoğan Kitap Özeti Syrians Barometer 2019 Yayınevi Orion Kitabevi Yazar M Murat Erdoğan Sayfa 236 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 20 00x28 00 cm Basım Yılı Temmuz 2020 Barkod 9786059524834 Kategori Diğer İnsan ve Toplum