MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Süryani Ortodokslarda Kilise Müziği

Süryani Ortodokslarda Kilise Müziği
240,00

Süryani Ortodokslarda Kilise Müziği

Siyasal Kitabevi

Şubat 2020176 sf.
Ciltsiz
TamadresEn ucuz

Süryani Ortodokslarda Kilise Müziği

Adıyaman ve Çevre İller Süryani Kadim Metropolitliği Mor Petruspavlus Kilisesi özelinde etnografik yöntemlerle gerçekleştirilen bu çalışma Adıyaman Süryanilerinin kilise müziği üzerine etnomüzikolojinin İnanç Müziği Etnolojisi alanına uygun olarak 2014 2018 yılları arasında oluşturulmuş ve İnönü Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü ne 2018 yılında teslim edilmiş dört yıl süren bir doktora tezi çalışmasının ürünüdür Süryaniler Mezopotamya coğrafyasında 5500 yıl önceki ilk varlığı Aramlar olarak tarihsel kayıtlara geçmiş 2000 yıl önce Hıristiyanlığı kabul etmiş köklü tarihsel geçmişi kültürü ve kendilerine özgü inançsal ve dünyevi müzik kültürleri olan Hindistan Suriye Yakın Doğu Türkiye Avrupa Amerika Birleşik Devletleri ve dünyanın birçok yerinde diasporası bulunan dünya üzerindeki nüfusu yaklaşık 4 5 milyon olan bir halktır Etnografik araştırmalar metodolojik olarak her ne kadar izlenmesi mümkün olan dar bir bölge üzerinde gerçekleştirilse de söz konusu inanç müziği olduğunda inançların kültürel açıdan kadimle en bağlantılı en muhafazakâr ve en zor değişen belleksel olgu olmasından dolayı ele aldığımız bölge olan Adıyaman ili Süryani Ortodoksları ile Dünya Süryani Ortodokslarının Kilise Müziği uygulamaları arasındaki farklılıklar oldukça azdır Dolayısıyla Adıyaman Süryani Ortodokslarına ait inanç müziği uygulamaları hemen hemen Dünya Süryani Ortodoksilerinin bir örneği niteliğindedir Yakın Doğu nun bir parçası olan bu halkın müziksel uygulamaları da doğal olarak bu bölgenin kültürel bir temsilidir Süryani İnanç Müziğini metinsel olarak İncil Mezmurlar ve Süryani azizlerinin kutsal şiirlerinin makamsal veya tecvitli icrası oluşturmaktadır Bunun yanında Süryani kültüründe sayı mistisizminin ve makamlara yüklenen anlamların özel bir inançsal değeri de vardır Bu çalışma ile ülkemiz ve dünya üzerindeki inançsal cemaatlerin etnomüzikolojik bir perspektifle incelenmesi anlamındaki İnanç Müziği Etnolojisi alanına bir nebze ışık olabilirsek ne mutlu bize Mehmet Emin ŞEN

Tamadres
331,50

Kriter Yayınevi

Mayıs 2019246 sf.
Ciltsiz
Tamadres

Antakya Ortodoks Patrikliği Batı dan gelen misyonerlerden dolayı siyasi ve idari olarak büyük bir yıkıma uğramıştır Misyonerlerin etkisiyle Ortodokslar arasından devşirilen Katolik cemaat kısa zamanda Antakya Ortodoks Rum Kilisesi nin yönetimini eline geçirmiştir 1830 lu yıllarda Maximus III Mazlum un Antakya Katolik Rum Kilisesi ni kurmasına kadar da kilisede yönetim çoğunlukla Katolikliği benimsemiş patriklerin elinde kalmıştır 1850 li yıllarda üst üste ölüm hadiseleriyle sarsılan kilise bu yıllardan sonra yeniden dirilişe geçmiştir Antakya Ortodoks Rum Kilisesi yüzyıllarca etkisinde kaldığı İstanbul Ortodoks Rum Patrikliği nin Antakya da hatırı sayılır bir Rum cemaat kalmadığından kilise cemaatinin tamamını oluşturan Araplar kendi patriklerini seçmek ve patrikliği Araplaştırabilmek amacıyla zorlu ve uzun soluklu bir mücadelenin kapısını açtılar Bu mücadelede köken itibariyle Rum olan Patriklerin ya Papalığa ya da İstanbul Rum Patrikliğine biat ettikleri tespit edilmiştir Gelecekte ekümenik bir patriğin ortaya çıkaracağı problemlerle uğraşmak istemeyen Osmanlı Devleti 20 Ekim 1884 te kilisenin teşrifattaki adından Ortodoks ibaresini çıkararak İstanbul Rum Patrikliği ne indirgemek zorunda kalmıştır Bu tarihten sonra Antakya kilisesinin teşrifattaki adı ise Antakya Ortodoks Patrikliği olmuştur Yüzyıllarca Rumların bir vassalı gibi yaşayan Arap metropolitler bu değişiklikten sonra ilk defa kendilerine ait milli bir kilise kurmak ve Arap bir patrik seçmek için o zamana kadar cemaatlerle ilgili her işin dışında kalmayı başaran Osmanlı Devleti ni de meselenin içerisine çektiler Sonuçta Arap soyundan gelen Lazkiye Metropoliti Meletiyos Efendi 6 Mart 1899 da patrik kaymakamlığına tayin edildi ve 30 Nisan 1899 da da patrik seçildi Meletiyos Efendi nin patrik seçilmesiyle Antakya Ortodoks Patrikliği nin 1720 li yıllarda başlayan Rum hegemonyasından kurtulma ve millileşme süreci 1899 lu yıllarda tamamlanmıştır Bu çalışma Osmanlı Devleti ile Batılı aktörler arasındaki din ve mezhep çatışmaları üzerinden baş gösteren rekabet ve mücadeleler hakkında önemli ipuçları sunmaktadır