Susatanlar — Dilaver Demirağ

Susatanlar
Dilaver DemirağHayy Kitap

Hayykitap
Suyu köleleştiren kartele karşı bir direniş manifestosu Su haktır insanın ve doğada yaşayan tüm canlıların hakkıdır Fakat çokuluslu şirketler suyun kullanım haklarını satın alıp onu bir pazar malına dönüştürüyorlar Su pazarı denilen şey aslında evrensel ölçekte bir soygunun adıdır İşte bu kitap bu soygunu gözler önüne serme suyu kimlerin bulandırdığını ya da suyumuzu kimlerin çalarak su kıtlığı yarattığını ortaya koyma amacını taşıyor Bunu yaparken de en büyük kapitalist lobi görevi gören BM nin tıpkı iklim değişiminde olduğu gibi küresel beyin yıkama unsuru olan medya aracılığı ile bir panik havası estirerek ortaya attığı su krizi su kıtlığı gibi meseleleri de sorguluyor Susatanlar kapitalizmin doğayı ve doğanın en değerli ürünü olan suyu nasıl sermaye birikimi elde etmek için kullandığını deşifre ediyor Bugün uluslararası kartellerin su baronlarının mavi altın ya da 21 yüzyılın petrolü olarak gördükleri su üzerine yaptıkları kirli yatırıma dikkat çekiyor Küresel ölçekte su döngüsünü iklim değişikliğini ve sonuçlarını barajları Hes projelerini totalde su meselesini ele alan bu çalışma bir uyandırma servisi niteliğinde img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Tire Kitap
İklimler değişiyor akarsuları besleyen buzullar giderek azalıyor Önümüzdeki yıllarda büyük bir kuraklık döngüsüne girilme olasılığı bizi bekliyor Kısacası bugüne dek ucuz ve değerli olmayan bir şey olarak gördüğümüz su hayati bir önem kazanacak Bu durumu aleyhimize bir fırsata çevirmek isteyenler var Bunlara su baronları deniyor 21 yüzyılda su petrolden daha değerli olacak diyerek tüm su kaynaklarını gasp etmeye çalışan büyük su şirketleri eğer hedeflerine ulaşırlarsa bizleri köle yapacaklar Ya kirli su ile hastalıklar içinde kötü bir hayatı yaşayacağız yahut da onlara diz çökerek bize dayattıkları kuralları kabul edeceğiz BM ve diğere kurumlar yönetişim adı altında su hizmetlerini özelleştirme için adeta pazar yaratacak biçimde kriz var bir damla suya muhtaç olacağız diyerek korku ve panik havası yaratıyor Oysa kriz ya da bunalım yok İlahi bir armağan olan su hiçbir zaman her yerde aynı miktarda olmadı Rabbimiz her yere farklı miktarda farklı iklimler bahşetti ve o iklimlere göre de orada yaşayanlara o miktarda su gönderdi Son yıllara dek su hiçbir zaman günümüzdeki kadar aşırı biçimde tüketilip israf edilmedi Afrika Asya gibi yerlerde yoksul çiftçiler suya gerek duyarken büyük su şirketleri soğuk iklimlerde çok fazla olan suları tankerlere yükleyip başta petrol zengini ülkelere satıyorlar Bu da yetmezmiş gibi yoksul çiftçilerin arazilerini sahip olduğu su kaynakları ile birlikte gasp ederek çiftçileri topraklarından edip buralarda yiyecek yerine yakıt olarak kullanılacak bitkilerin tarımını yapıyorlar Bu kitap 21 yüzyılda bizi bekleyen en ciddi tehlike olan su esareti konusunda bir direniş manifestosu olsun diye yazıldı Ya onlar ya biz Onlar kazanırsa bizi esaretten susuzluk içinde ölmeye terkedilmekten esarete dek çok şey bekliyor Biz kazanırsak ilahi armağanı israf etmeden su kaynaklarımıza uygun ekonomiler inşa ederek sularımızı birbirimizle bölüşeceğiz Bu anlamda kitap Ayağa kalkın diyor

Tire Kitap
İklimler değişiyor akarsuları besleyen buzullar giderek azalıyor Önümüzdeki yıllarda büyük bir kuraklık döngüsüne girilme olasılığı bizi bekliyor Kısacası bugüne dek ucuz ve değerli olmayan bir şey olarak gördüğümüz su hayati bir önem kazanacak Bu durumu aleyhimize bir fırsata çevirmek isteyenler var Bunlara su baronları deniyor 21 yüzyılda su petrolden daha değerli olacak diyerek tüm su kaynaklarını gasp etmeye çalışan büyük su şirketleri eğer hedeflerine ulaşırlarsa bizleri köle yapacaklar Ya kirli su ile hastalıklar içinde kötü bir hayatı yaşayacağız yahut da onlara diz çökerek bize dayattıkları kuralları kabul edeceğiz BM ve diğere kurumlar yönetişim adı altında su hizmetlerini özelleştirme için adeta pazar yaratacak biçimde kriz var bir damla suya muhtaç olacağız diyerek korku ve panik havası yaratıyor Oysa kriz ya da bunalım yok İlahi bir armağan olan su hiçbir zaman her yerde aynı miktarda olmadı Rabbimiz her yere farklı miktarda farklı iklimler bahşetti ve o iklimlere göre de orada yaşayanlara o miktarda su gönderdi Son yıllara dek su hiçbir zaman günümüzdeki kadar aşırı biçimde tüketilip israf edilmedi Afrika Asya gibi yerlerde yoksul çiftçiler suya gerek duyarken büyük su şirketleri soğuk iklimlerde çok fazla olan suları tankerlere yükleyip başta petrol zengini ülkelere satıyorlar Bu da yetmezmiş gibi yoksul çiftçilerin arazilerini sahip olduğu su kaynakları ile birlikte gasp ederek çiftçileri topraklarından edip buralarda yiyecek yerine yakıt olarak kullanılacak bitkilerin tarımını yapıyorlar Bu kitap 21 yüzyılda bizi bekleyen en ciddi tehlike olan su esareti konusunda bir direniş manifestosu olsun diye yazıldı Ya onlar ya biz Onlar kazanırsa bizi esaretten susuzluk içinde ölmeye terkedilmekten esarete dek çok şey bekliyor Biz kazanırsak ilahi armağanı israf etmeden su kaynaklarımıza uygun ekonomiler inşa ederek sularımızı birbirimizle bölüşeceğiz Bu anlamda kitap Ayağa kalkın diyor

Tire Kitap
İklimler değişiyor akarsuları besleyen buzullar giderek azalıyor Önümüzdeki yıllarda büyük bir kuraklık döngüsüne girilme olasılığı bizi bekliyor Kısacası bugüne dek ucuz ve değerli olmayan bir şey olarak gördüğümüz su hayati bir önem kazanacak Bu durumu aleyhimize bir fırsata çevirmek isteyenler var Bunlara su baronları deniyor 21 yüzyılda su petrolden daha değerli olacak diyerek tüm su kaynaklarını gasp etmeye çalışan büyük su şirketleri eğer hedeflerine ulaşırlarsa bizleri köle yapacaklar Ya kirli su ile hastalıklar içinde kötü bir hayatı yaşayacağız yahut da onlara diz çökerek bize dayattıkları kuralları kabul edeceğiz BM ve diğere kurumlar yönetişim adı altında su hizmetlerini özelleştirme için adeta pazar yaratacak biçimde kriz var bir damla suya muhtaç olacağız diyerek korku ve panik havası yaratıyor Oysa kriz ya da bunalım yok İlahi bir armağan olan su hiçbir zaman her yerde aynı miktarda olmadı Rabbimiz her yere farklı miktarda farklı iklimler bahşetti ve o iklimlere göre de orada yaşayanlara o miktarda su gönderdi Son yıllara dek su hiçbir zaman günümüzdeki kadar aşırı biçimde tüketilip israf edilmedi Afrika Asya gibi yerlerde yoksul çiftçiler suya gerek duyarken büyük su şirketleri soğuk iklimlerde çok fazla olan suları tankerlere yükleyip başta petrol zengini ülkelere satıyorlar Bu da yetmezmiş gibi yoksul çiftçilerin arazilerini sahip olduğu su kaynakları ile birlikte gasp ederek çiftçileri topraklarından edip buralarda yiyecek yerine yakıt olarak kullanılacak bitkilerin tarımını yapıyorlar Bu kitap 21 yüzyılda bizi bekleyen en ciddi tehlike olan su esareti konusunda bir direniş manifestosu olsun diye yazıldı Ya onlar ya biz Onlar kazanırsa bizi esaretten susuzluk içinde ölmeye terkedilmekten esarete dek çok şey bekliyor Biz kazanırsak ilahi armağanı israf etmeden su kaynaklarımıza uygun ekonomiler inşa ederek sularımızı birbirimizle bölüşeceğiz Bu anlamda kitap Ayağa kalkın diyor Yayınevi Tire Kitap Yazar Dilaver Demirağ Sayfa 336 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı 2024 Barkod 9786256017009 Kategori Kültür ve Bilim