Suudi Arabistan Şiiliği ve Suudi Arabistan İran İlişkileri — Mazlum Uyar

Suudi Arabistan Şiiliği ve Suudi Arabistan İran İlişkileri
Mazlum UyarBoğaziçi Yayınları
Suudi Arabistan Şiiliği ve Suudi Arabistan İran İlişkileri
Mazlum Uyarİran Irak Suriye ve Hizbullah ın etkin olduğu Lübnan ın yanı sıra Körfez de Yemen de ve hatta bütün Arap dünyasında bunlarla irtibatlı olan unsurları da içine alan şîî bloğun tartışmasız lideri konumundadır Diğer Sünnî anlayışlara bile hayat hakkı tanımayan Suudi Arabistan içinse zengin petrol yataklarının olduğu doğu bölgesinde meskûn Şiî nüfusun İran ın yönlendirmesine açık olduğu endişesi Suudî yönetimini rahatsız eden konuların başında gelmektedir Suudi Arabistan ve İran arasındaki uyuşmazlığın en önemli sebeplerinden birisi hiç kuşkusuz bu iki devlet arasındaki etnik kimlik farklılıklarıdır Her ne kadar Tahran la Riyad arasındaki mezhepsel görünümlü siyaset paradigması ve güç politikaları etnik kimlik kökenli ayrılık ve çatışmaları arka planda bıraksa da esasında Arap Fars kimlikleri arasındaki çatışma ve tansiyonu İslâm ın ilk dönemlerindeki Araplarla mevâlî arasındaki çekişmelere kadar geri götürmek mümkündür Ayrıca Ortadoğu da etnisite ve mezhep çoğu kere iç içe geçmiş belirli bir dönemden itibaren Fars ulusal kimliğiyle Şiîlik bütünleştiği gibi Selefi kökenli Vehhâbîlik de daha çok bedevî Arap kültürünü temsil eder hale gelmiştir Eğer gelecekte Suudî Arabistan la İran arasında gerçek anlamda bir barış vuku bulacaksa bunun her şeyden önce halkların birbirlerini tanımaları ve Sünnîlik ve Şiîlik arasındaki gerilimin yatışmasıyla gerçekleşeceği ortadadır Fakat bu da her şeyden önce tarihî şuuraltında yatan güven krizinin aşılmasıyla mümkün olacaktır Suudî Arabistan la İran arasındaki krizde sadece mezhep faktörünün etkin olmayıp çoğu kere bunun dışındaki faktörlerin daha belirleyici olduğu dikkate alındığında bu iki mezhep arasındaki tansiyonun ortadan kalkmasının krizin çözülmesi için yeterli olmadığı da aşikârdır Bütün bu kriz şartları dikkate alındığında günümüzde Çin in aracılığıyla Suudî Arabistan ve İran arasında yapılan görüşmelerin varacağı noktayı tam olarak kestirebilmek zor gözüküyor Tanıtım Bülteninden

Boğaziçi Yayınları
İran Irak Suriye ve Hizbullah ın etkin olduğu Lübnan ın yanı sıra Körfez de Yemen de ve hatta bütün Arap dünyasında bunlarla irtibatlı olan unsurları da içine alan şîî bloğun tartışmasız lideri konumundadır Diğer Sünnî anlayışlara bile hayat hakkı tanımayan Suudi Arabistan içinse zengin petrol yataklarının olduğu doğu bölgesinde meskûn Şiî nüfusun İran ın yönlendirmesine açık olduğu endişesi Suudî yönetimini rahatsız eden konuların başında gelmektedir Suudi Arabistan ve İran arasındaki uyuşmazlığın en önemli sebeplerinden birisi hiç kuşkusuz bu iki devlet arasındaki etnik kimlik farklılıklarıdır Her ne kadar Tahran la Riyad arasındaki mezhepsel görünümlü siyaset paradigması ve güç politikaları etnik kimlik kökenli ayrılık ve çatışmaları arka planda bıraksa da esasında Arap Fars kimlikleri arasındaki çatışma ve tansiyonu İslâm ın ilk dönemlerindeki Araplarla mevâlî arasındaki çekişmelere kadar geri götürmek mümkündür Ayrıca Ortadoğu da etnisite ve mezhep çoğu kere iç içe geçmiş belirli bir dönemden itibaren Fars ulusal kimliğiyle Şiîlik bütünleştiği gibi Selefi kökenli Vehhâbîlik de daha çok bedevî Arap kültürünü temsil eder hale gelmiştir Eğer gelecekte Suudî Arabistan la İran arasında gerçek anlamda bir barış vuku bulacaksa bunun her şeyden önce halkların birbirlerini tanımaları ve Sünnîlik ve Şiîlik arasındaki gerilimin yatışmasıyla gerçekleşeceği ortadadır Fakat bu da her şeyden önce tarihî şuuraltında yatan güven krizinin aşılmasıyla mümkün olacaktır Suudî Arabistan la İran arasındaki krizde sadece mezhep faktörünün etkin olmayıp çoğu kere bunun dışındaki faktörlerin daha belirleyici olduğu dikkate alındığında bu iki mezhep arasındaki tansiyonun ortadan kalkmasının krizin çözülmesi için yeterli olmadığı da aşikârdır Bütün bu kriz şartları dikkate alındığında günümüzde Çin in aracılığıyla Suudî Arabistan ve İran arasında yapılan görüşmelerin varacağı noktayı tam olarak kestirebilmek zor gözüküyor

Boğaziçi Yayınları
İran Irak Suriye ve Hizbullah ın etkin olduğu Lübnan ın yanı sıra Körfez de Yemen de ve hatta bütün Arap dünyasında bunlarla irtibatlı olan unsurları da içine alan şîî bloğun tartışmasız lideri konumundadır Diğer Sünnî anlayışlara bile hayat hakkı tanımayan Suudi Arabistan içinse zengin petrol yataklarının olduğu doğu bölgesinde meskûn Şiî nüfusun İran ın yönlendirmesine açık olduğu endişesi Suudî yönetimini rahatsız eden konuların başında gelmektedir Suudi Arabistan ve İran arasındaki uyuşmazlığın en önemli sebeplerinden birisi hiç kuşkusuz bu iki devlet arasındaki etnik kimlik farklılıklarıdır Her ne kadar Tahran la Riyad arasındaki mezhepsel görünümlü siyaset paradigması ve güç politikaları etnik kimlik kökenli ayrılık ve çatışmaları arka planda bıraksa da esasında Arap Fars kimlikleri arasındaki çatışma ve tansiyonu İslâm ın ilk dönemlerindeki Araplarla mevâlî arasındaki çekişmelere kadar geri götürmek mümkündür Ayrıca Ortadoğu da etnisite ve mezhep çoğu kere iç içe geçmiş belirli bir dönemden itibaren Fars ulusal kimliğiyle Şiîlik bütünleştiği gibi Selefi kökenli Vehhâbîlik de daha çok bedevî Arap kültürünü temsil eder hale gelmiştir Eğer gelecekte Suudî Arabistan la İran arasında gerçek anlamda bir barış vuku bulacaksa bunun her şeyden önce halkların birbirlerini tanımaları ve Sünnîlik ve Şiîlik arasındaki gerilimin yatışmasıyla gerçekleşeceği ortadadır Fakat bu da her şeyden önce tarihî şuuraltında yatan güven krizinin aşılmasıyla mümkün olacaktır Suudî Arabistan la İran arasındaki krizde sadece mezhep faktörünün etkin olmayıp çoğu kere bunun dışındaki faktörlerin daha belirleyici olduğu dikkate alındığında bu iki mezhep arasındaki tansiyonun ortadan kalkmasının krizin çözülmesi için yeterli olmadığı da aşikârdır Bütün bu kriz şartları dikkate alındığında günümüzde Çin in aracılığıyla Suudî Arabistan ve İran arasında yapılan görüşmelerin varacağı noktayı tam olarak kestirebilmek zor gözüküyor

BOĞAZİÇİ YAYINLARI
İran Irak Suriye ve Hizbullah ın etkin olduğu Lübnan ın yanı sıra Körfez de Yemen de ve hatta bütün Arap dünyasında bunlarla irtibatlı olan unsurları da içine alan şîî bloğun tartışmasız lideri konumundadır Diğer Sünnî anlayışlara bile hayat hakkı tanımayan Suudi Arabistan içinse zengin petrol yataklarının olduğu doğu bölgesinde meskûn Şiî nüfusun İran ın yönlendirmesine açık olduğu endişesi Suudî yönetimini rahatsız eden konuların başında gelmektedir Suudi Arabistan ve İran arasındaki uyuşmazlığın en önemli sebeplerinden birisi hiç kuşkusuz bu iki devlet arasındaki etnik kimlik farklılıklarıdır Her ne kadar Tahran la Riyad arasındaki mezhepsel görünümlü siyaset paradigması ve güç politikaları etnik kimlik kökenli ayrılık ve çatışmaları arka planda bıraksa da esasında Arap Fars kimlikleri arasındaki çatışma ve tansiyonu İslâm ın ilk dönemlerindeki Araplarla mevâlî arasındaki çekişmelere kadar geri götürmek mümkündür Ayrıca Ortadoğu da etnisite ve mezhep çoğu kere iç içe geçmiş belirli bir dönemden itibaren Fars ulusal kimliğiyle Şiîlik bütünleştiği gibi Selefi kökenli Vehhâbîlik de daha çok bedevî Arap kültürünü temsil eder hale gelmiştir Eğer gelecekte Suudî Arabistan la İran arasında gerçek anlamda bir barış vuku bulacaksa bunun her şeyden önce halkların birbirlerini tanımaları ve Sünnîlik ve Şiîlik arasındaki gerilimin yatışmasıyla gerçekleşeceği ortadadır Fakat bu da her şeyden önce tarihî şuuraltında yatan güven krizinin aşılmasıyla mümkün olacaktır Suudî Arabistan la İran arasındaki krizde sadece mezhep faktörünün etkin olmayıp çoğu kere bunun dışındaki faktörlerin daha belirleyici olduğu dikkate alındığında bu iki mezhep arasındaki tansiyonun ortadan kalkmasının krizin çözülmesi için yeterli olmadığı da aşikârdır Bütün bu kriz şartları dikkate alındığında günümüzde Çin in aracılığıyla Suudî Arabistan ve İran arasında yapılan görüşmelerin varacağı noktayı tam olarak kestirebilmek zor gözüküyor

Boğaziçi Yayınları
İran Irak Suriye ve Hizbullah ın etkin olduğu Lübnan ın yanı sıra Körfez de Yemen de ve hatta bütün Arap dünyasında bunlarla irtibatlı olan unsurları da içine alan şîî bloğun tartışmasız lideri konumundadır Diğer Sünnî anlayışlara bile hayat hakkı tanımayan Suudi Arabistan içinse zengin petrol yataklarının olduğu doğu bölgesinde meskûn Şiî nüfusun İran ın yönlendirmesine açık olduğu endişesi Suudî yönetimini rahatsız eden konuların başında gelmektedir Suudi Arabistan ve İran arasındaki uyuşmazlığın en önemli sebeplerinden birisi hiç kuşkusuz bu iki devlet arasındaki etnik kimlik farklılıklarıdır Her ne kadar Tahran la Riyad arasındaki mezhepsel görünümlü siyaset paradigması ve güç politikaları etnik kimlik kökenli ayrılık ve çatışmaları arka planda bıraksa da esasında Arap Fars kimlikleri arasındaki çatışma ve tansiyonu İslâm ın ilk dönemlerindeki Araplarla mevâlî arasındaki çekişmelere kadar geri götürmek mümkündür Ayrıca Ortadoğu da etnisite ve mezhep çoğu kere iç içe geçmiş belirli bir dönemden itibaren Fars ulusal kimliğiyle Şiîlik bütünleştiği gibi Selefi kökenli Vehhâbîlik de daha çok bedevî Arap kültürünü temsil eder hale gelmiştir Eğer gelecekte Suudî Arabistan la İran arasında gerçek anlamda bir barış vuku bulacaksa bunun her şeyden önce halkların birbirlerini tanımaları ve Sünnîlik ve Şiîlik arasındaki gerilimin yatışmasıyla gerçekleşeceği ortadadır Fakat bu da her şeyden önce tarihî şuuraltında yatan güven krizinin aşılmasıyla mümkün olacaktır Suudî Arabistan la İran arasındaki krizde sadece mezhep faktörünün etkin olmayıp çoğu kere bunun dışındaki faktörlerin daha belirleyici olduğu dikkate alındığında bu iki mezhep arasındaki tansiyonun ortadan kalkmasının krizin çözülmesi için yeterli olmadığı da aşikârdır Bütün bu kriz şartları dikkate alındığında günümüzde Çin in aracılığıyla Suudî Arabistan ve İran arasında yapılan görüşmelerin varacağı noktayı tam olarak kestirebilmek zor gözüküyor Tanıtım Bülteninden