Tabulara Rövaşata — Ahmet Geben

Tabulara Rövaşata
Ahmet GebenCinius Yayınları
Tabulara Rövaşata
Ahmet GebenTabular kendimizi doğru olarak ifade edebilmemizin önünde büyük bir engeldir Bu durum içimizde bir isyan bayrağı açmamıza neden olur İsyanlar bir süre sonra öfkeye devamında da şiddete neden olur Şiddete başvuran insanlar bu en ilkel davranışı yaptıklarından dolayı kendi konumlarıyla çelişkiye düşerek suçluluk psikolojisine girerler Kendini suçlu hisseden birey özgüven problemi yaşar üretici olamaz topluma uyum konusunda sıkıntılar yaşar yaptığı işlerde başarısız olur ve en sonunda kendini toplumdan soyutlar Erkeklik organına aşırı önem ve değer veren toplumumuzda yetişen bir kız çocuğunda sözkonusu organa aşırı imrenme ya da eksiklik duygusu eksik etek erkeklerdeyse kastrasyon korkusunun verdiği etkiyle aşırı yarışma ya ya da yenilgiyi kabullenmeye neden olabilir Freud a göre insanların doğuştan iki eğilimi vardır Açlık ve cinsellik Bu istekleri doyurulmayan tatmin edilmeyen bir insan saldırganlaşır Devamında da isteklerini bastırarak otomatik olarak bilinçaltına yönlendirir ama bu duygu onu istemsizce rahatsız etmeye ve yönetmeye başlar belki de bir ömür boyu Biz erkekler güç ve iktidar hırsımız tutkumuz yüzünden dünyayı bir savaş alanına çevirerek yakıp yıkıp yok ediyoruz Bana göre dünyayı kadınlar yönetseydi ne savaşlar ne bir kargaşa ne de kaos olurdu Çünkü yaratıcılık meyve vermektir çiçek açmaktır hamile kalmaktır doğurmaktır Cesaret korkusuzluk demek değildir korku dolu olmaktır korkuya rağmen adım atabilmektir Korkunun altında ezilmemek boyun eğmemek direnmektir O zaman buna güvencesizlik değil özgürlük demeliyiz özgürlük güvencesiz olmaktır Belirsizliklere de merak demeliyiz Her şey belirli olsaydı merak olmazdı O zaman merak artı özgürlük eşittir cesaret diyebilir miyiz

Cinius Yayınları
Tabular kendimizi doğru olarak ifade edebilmemizin önünde büyük bir engeldir Bu durum içimizde bir isyan bayrağı açmamıza neden olur İsyanlar bir süre sonra öfkeye devamında da şiddete neden olur Şiddete başvuran insanlar bu en ilkel davranışı yaptıklarından dolayı kendi konumlarıyla çelişkiye düşerek suçluluk psikolojisine girerler Kendini suçlu hisseden birey özgüven problemi yaşar üretici olamaz topluma uyum konusunda sıkıntılar yaşar yaptığı işlerde başarısız olur ve en sonunda kendini toplumdan soyutlar Erkeklik organına aşırı önem ve değer veren toplumumuzda yetişen bir kız çocuğunda sözkonusu organa aşırı imrenme ya da eksiklik duygusu eksik etek erkeklerdeyse kastrasyon korkusunun verdiği etkiyle aşırı yarışma ya ya da yenilgiyi kabullenmeye neden olabilir Freud a göre insanların doğuştan iki eğilimi vardır Açlık ve cinsellik Bu istekleri doyurulmayan tatmin edilmeyen bir insan saldırganlaşır Devamında da isteklerini bastırarak otomatik olarak bilinçaltına yönlendirir ama bu duygu onu istemsizce rahatsız etmeye ve yönetmeye başlar belki de bir ömür boyu Biz erkekler güç ve iktidar hırsımız tutkumuz yüzünden dünyayı bir savaş alanına çevirerek yakıp yıkıp yok ediyoruz Bana göre dünyayı kadınlar yönetseydi ne savaşlar ne bir kargaşa ne de kaos olurdu Çünkü yaratıcılık meyve vermektir çiçek açmaktır hamile kalmaktır doğurmaktır Cesaret korkusuzluk demek değildir korku dolu olmaktır korkuya rağmen adım atabilmektir Korkunun altında ezilmemek boyun eğmemek direnmektir O zaman buna güvencesizlik değil özgürlük demeliyiz özgürlük güvencesiz olmaktır Belirsizliklere de merak demeliyiz Her şey belirli olsaydı merak olmazdı O zaman merak artı özgürlük eşittir cesaret diyebilir miyiz

Cinius Yayınları
Tabular kendimizi doğru olarak ifade edebilmemizin önünde büyük bir engeldir Bu durum içimizde bir isyan bayrağı açmamıza neden olur İsyanlar bir süre sonra öfkeye devamında da şiddete neden olur Şiddete başvuran insanlar bu en ilkel davranışı yaptıklarından dolayı kendi konumlarıyla çelişkiye düşerek suçluluk psikolojisine girerler Kendini suçlu hisseden birey özgüven problemi yaşar üretici olamaz topluma uyum konusunda sıkıntılar yaşar yaptığı işlerde başarısız olur ve en sonunda kendini toplumdan soyutlar Erkeklik organına aşırı önem ve değer veren toplumumuzda yetişen bir kız çocuğunda sözkonusu organa aşırı imrenme ya da eksiklik duygusu eksik etek erkeklerdeyse kastrasyon korkusunun verdiği etkiyle aşırı yarışma ya ya da yenilgiyi kabullenmeye neden olabilir Freud a göre insanların doğuştan iki eğilimi vardır Açlık ve cinsellik Bu istekleri doyurulmayan tatmin edilmeyen bir insan saldırganlaşır Devamında da isteklerini bastırarak otomatik olarak bilinçaltına yönlendirir ama bu duygu onu istemsizce rahatsız etmeye ve yönetmeye başlar belki de bir ömür boyu Biz erkekler güç ve iktidar hırsımız tutkumuz yüzünden dünyayı bir savaş alanına çevirerek yakıp yıkıp yok ediyoruz Bana göre dünyayı kadınlar yönetseydi ne savaşlar ne bir kargaşa ne de kaos olurdu Çünkü yaratıcılık meyve vermektir çiçek açmaktır hamile kalmaktır doğurmaktır Cesaret korkusuzluk demek değildir korku dolu olmaktır korkuya rağmen adım atabilmektir Korkunun altında ezilmemek boyun eğmemek direnmektir O zaman buna güvencesizlik değil özgürlük demeliyiz özgürlük güvencesiz olmaktır Belirsizliklere de merak demeliyiz Her şey belirli olsaydı merak olmazdı O zaman merak artı özgürlük eşittir cesaret diyebilir miyiz

Cinius Yayınları
Tabular kendimizi doğru olarak ifade edebilmemizin önünde büyük bir engeldir Bu durum içimizde bir isyan bayrağı açmamıza neden olur İsyanlar bir süre sonra öfkeye devamında da şiddete neden olur Şiddete başvuran insanlar bu en ilkel davranışı yaptıklarından dolayı kendi konumlarıyla çelişkiye düşerek suçluluk psikolojisine girerler Kendini suçlu hisseden birey özgüven problemi yaşar üretici olamaz topluma uyum konusunda sıkıntılar yaşar yaptığı işlerde başarısız olur ve en sonunda kendini toplumdan soyutlar Erkeklik organına aşırı önem ve değer veren toplumumuzda yetişen bir kız çocuğunda sözkonusu organa aşırı imrenme ya da eksiklik duygusu eksik etek erkeklerdeyse kastrasyon korkusunun verdiği etkiyle aşırı yarışma ya ya da yenilgiyi kabullenmeye neden olabilir Freud a göre insanların doğuştan iki eğilimi vardır Açlık ve cinsellik Bu istekleri doyurulmayan tatmin edilmeyen bir insan saldırganlaşır Devamında da isteklerini bastırarak otomatik olarak bilinçaltına yönlendirir ama bu duygu onu istemsizce rahatsız etmeye ve yönetmeye başlar belki de bir ömür boyu Biz erkekler güç ve iktidar hırsımız tutkumuz yüzünden dünyayı bir savaş alanına çevirerek yakıp yıkıp yok ediyoruz Bana göre dünyayı kadınlar yönetseydi ne savaşlar ne bir kargaşa ne de kaos olurdu Çünkü yaratıcılık meyve vermektir çiçek açmaktır hamile kalmaktır doğurmaktır Cesaret korkusuzluk demek değildir korku dolu olmaktır korkuya rağmen adım atabilmektir Korkunun altında ezilmemek boyun eğmemek direnmektir O zaman buna güvencesizlik değil özgürlük demeliyiz özgürlük güvencesiz olmaktır Belirsizliklere de merak demeliyiz Her şey belirli olsaydı merak olmazdı O zaman merak artı özgürlük eşittir cesaret diyebilir miyiz

Cinius
Tabular kendimizi doğru olarak ifade edebilmemizin önünde büyük bir engeldir Bu durum içimizde bir isyan bayrağı açmamıza neden olur İsyanlar bir süre sonra öfkeye devamında da şiddete neden olur