Tahakküm ve Direniş Sanatları — J C Scott

Tahakküm ve Direniş Sanatları
J C ScottAyrıntı Yayınları
Tahakküm ve Direniş Sanatları
J C ScottKöle efendisinin parya Brahman ın köylü toprak sahibinin işçi patronunun karşısına çıplak yüüyle çıkmaz çoğunlukla Ezen de ezdiğiyle yüleşmez doğrudan Kişisel iktidar ilişkileinde aslında hiçbir iktidar ilişkisinde yüz yoktur Ancak karşı tarafın siz izemediğinden emin olduğunuz anlarda çıkardığınız maskeler vardır Herkes rol yapar ve herkes herkesin rol yapmakta olduğunu bilir Hakim olan güçlülük ve alicenaplk tabi olan rı gösterme ve itaatkarlık rolü oynar J C Scott Tahatkküm ve Direniş Sanatları na Akıllı köyl büyük efendinin karşısında yerlere kadar eğilir ama sesszice osurur diyen bir Etiyopya atasözüyle başlıyor Scott hakim olanlarla tabi olanların oynadıkları kamusal roller ile sahne arkasında takındıkları alaycı ve intikamcı eda arasındaki etkileşimi araştırıyor Tabi grupların direnişlerini kılık değiştirmiş biçimlerde kamusal senaryoya sokmak için kullandıkları stratejileri inceliyor Bu grupların görünüşteki sessizliklerini içinde yaşadıkları tahakküm sistemini doğal karşılayıp onaylıyormuş gibi görünmelerini açıklamak için geliştirilen hegemonya ve yanlış bilinç kavramlarını kıyasıya eleştiriyor Ona göre kamusal alanda oynanan bu oyun zilenleri asıl gerçeği kavrayamamalarına yol açan gerçekliğin çarpıtılmış bir biçimi denebilecek bir görüntüden ibaret değildir Neyin ne olduğunu gayet iyi görür ezilenler Kamusal senaryodaki rol bölüşümü aslında örtük bir savaş cephesidir Taraflar ani akınlarla karşı tarafın kararlılığını ve ondan neler elde edebileceklerini sınar ve belli mevziler kazanırlar hep Dedikodu söylendti hırsızlık şakalar karnavallar halk masalları ve şarıklar bu sınamanın aktığı kanallardır Kimi kuramcıların sandığı gibi bunlar güçlülerin kasten göz yumduğu basınç azaltıcı emniyet supapları falan değildir Gizli senaryo pratik direnişin ikamesi değil orunlu bir koşuldur Scott buna altpolitika der Bütün bu tezleri soyut bir teorik çerçeve içinde değil dünya tarihinin vecğrayasının olağanüstü genişlikte bir bölümünden ve Gombrowicz Sofokles Orwell Zola ve Balzac gibi edebiyatçılardan aldğı örneklerle anlatıyor Scott Gerçek bir ufuk turu Tarih artık sadece kazananların yazdığı bir şey değil

Ayrıntı Yayınları
çev. Alev Türker
Köle efendisinin parya Brahman ın köylü toprak sahibinin işçi patronunun karşısına çıplak yüzüyle çıkmaz çoğunlukla Ezen de ezdiğiyle yüzleşmez doğrudan Kişisel iktidar ilişkilerinde aslında hiçbir iktidar ilişkisinde yüz yoktur Ancak karşı tarafın sizi izlemediğinden emin olduğunuz anlarda çıkardığınız maskeler vardır Herkes rol yapar ve herkes herkesin rol yapmakta olduğunu bilir Hâkim olan güçlülük ve âlicenaplık tâbi olan rıza gösterme ve itaatkârlık rolü oynar J C Scott Tahakküm ve Direniş Sanatları na Akıllı köylü büyük efendinin karşısında yerlere kadar eğilir ama sessizce osurur diyen bir Etiyopya atasözüyle başlıyor Scott hâkim olanlarla tâbi olanların oynadıkları kamusal roller ile sahne arkasında takındıkları alaycı ve intikamcı eda kendi terimleriyle kamusal senaryo ile gizli senaryo arasındaki etkileşimi araştırıyor Tâbi grupların direnişlerini kılık değiştirmiş biçimlerde kamusal senaryoya sokmak için kullandıkları stratejileri inceliyor Bu grupların görünüşteki sessizliklerini içinde yaşadıkları tahakküm sistemini doğal karşılayıp onaylıyormuş gibi görünmelerini açıklamak için geliştirilen hegemonya ve yanlış bilinç kavramlarını kıyasıya eleştiriyor Ona göre kamusal alanda oynanan bu oyun ezilenlerin asıl gerçeği kavrayamamalarına yol açan gerçekliğin çarpıtılmış bir biçimi denebilecek bir görüntüden ibaret değildir Neyin ne olduğunu gayet iyi görür ezilenler Kamusal senaryodaki rol bölüşümü aslında örtük bir savaş cephesidir Taraflar ani akınlarla karşı tarafın kararlılığını ve ondan neler elde edebileceklerini sınar ve belli mevziler kazanırlar hep Dedikodu söylenti hırsızlık şakalar karnavallar halk masalları ve şarkılar bu sınamanın aktığı kanallardır Kimi kuramcıların sandığı gibi bunlar güçlülerin kasten göz yumduğu basınç azaltıcı emniyet supapları falan değildir Gizli senaryo pratik direnişin ikamesi değil zorunlu bir koşuludur Scott buna altpolitika der Bütün bu tezleri soyut bir teorik çerçeve içinde değil dünya tarihinin ve coğrafyasının olağanüstü genişlikte bir bölümünden ve Gombrowicz Sofokles Orwell Zola ve Balzac gibi edebiyatçılardan aldığı örneklerle anlatıyor Scott Gerçek bir ufuk turu Tarih artık sadece kazananların yazdığı bir şey değil

Ayrıntı Yayınları
Köle efendisinin parya Brahman ın köylü toprak sahibinin işçi patronunun karşısına çıplak yüzüyle çıkmaz çoğunlukla Ezen de ezdiğiyle yüzleşmez doğrudan Kişisel iktidar ilişkilerinde aslında hiçbir iktidar ilişkisinde yüz yoktur Ancak karşı tarafın sizi izlemediğinden emin olduğunuz anlarda çıkardığınız maskeler vardır Herkes rol yapar ve herkes herkesin rol yapmakta olduğunu bilir Hakim olan güçlülük ve alicenaplık tabi olan rıza gösterme ve itaatkarlık rolü oynar Tanıtım Bülteninden Sayfa Sayısı 314 Baskı Yılı 2014 Dili Türkçe Yayınevi Ayrıntı Yayınları

AYRINTI YAYINLARI
Köle efendisinin parya Brahman ın köylü toprak sahibinin işçi patronunun karşısına çıplak yüzüyle çıkmaz çoğunlukla Ezen de ezdiğiyle yüzleşmez doğrudan Kişisel iktidar ilişkilerinde aslında hiçbir iktidar ilişkisinde yüz yoktur Ancak karşı tarafın sizi izlemediğinden emin olduğunuz anlarda çıkardığınız maskeler vardır Herkes rol yapar ve herkes herkesin rol yapmakta olduğunu bilir Hâkim olan güçlülük ve âlicenaplık tâbi olan rıza gösterme ve itaatkârlık rolü oynar J C Scott Tahakküm ve Direniş Sanatları na Akıllı köylü büyük efendinin karşısında yerlere kadar eğilir ama sessizce osurur diyen bir Etiyopya atasözüyle başlıyor Scott hâkim olanlarla tâbi olanların oynadıkları kamusal roller ile sahne arkasında takındıkları alaycı ve intikamcı eda kendi terimleriyle kamusal senaryo ile gizli senaryo arasındaki etkileşimi araştırıyor Tâbi grupların direnişlerini kılık değiştirmiş biçimlerde kamusal senaryoya sokmak için kullandıkları stratejileri inceliyor Bu grupların görünüşteki sessizliklerini içinde yaşadıkları tahakküm sistemini doğal karşılayıp onaylıyormuş gibi görünmelerini açıklamak için geliştirilen hegemonya ve yanlış bilinç kavramlarını kıyasıya eleştiriyor Ona göre kamusal alanda oynanan bu oyun ezilenlerin asıl gerçeği kavrayamamalarına yol açan gerçekliğin çarpıtılmış bir biçimi denebilecek bir görüntüden ibaret değildir Neyin ne olduğunu gayet iyi görür ezilenler Kamusal senaryodaki rol bölüşümü aslında örtük bir savaş cephesidir Taraflar ani akınlarla karşı tarafın kararlılığını ve ondan neler elde edebileceklerini sınar ve belli mevziler kazanırlar hep Dedikodu söylenti hırsızlık şakalar karnavallar halk masalları ve şarkılar bu sınamanın aktığı kanallardır Kimi kuramcıların sandığı gibi bunlar güçlülerin kasten göz yumduğu basınç azaltıcı emniyet supapları falan değildir Gizli senaryo pratik direnişin ikamesi değil zorunlu bir koşuludur Scott buna altpolitika der Bütün bu tezleri soyut bir teorik çerçeve içinde değil dünya tarihinin ve coğrafyasının olağanüstü genişlikte bir bölümünden ve Gombrowicz Sofokles Orwell Zola ve Balzac gibi edebiyatçılardan aldığı örneklerle anlatıyor Scott Gerçek bir ufuk turu Tarih artık sadece kazananların yazdığı bir şey değil Yayınevi AYRINTI YAYINLARI Yazar J C SCOTT

Ayrıntı Yayınları
Köle efendisinin parya Brahman ın köylü toprak sahibinin işçi patronunun karşısına çıplak yüzüyle çıkmaz çoğunlukla Ezen de ezdiğiyle yüzleşmez doğrudan Kişisel iktidar ilişkilerinde aslında hiçbir iktidar ilişkisinde yüz yoktur Ancak karşı tarafın sizi izlemediğinden emin olduğunuz anlarda çıkardığınız maskeler vardır Herkes rol yapar ve herkes herkesin rol yapmakta olduğunu bilir Hâkim olan güçlülük ve âlicenaplık tâbi olan rıza gösterme ve itaatkârlık rolü oynar J C Scott Tahakküm ve Direniş Sanatları na Akıllı köylü büyük efendinin karşısında yerlere kadar eğilir ama sessizce osurur diyen bir Etiyopya atasözüyle başlıyor Scott hâkim olanlarla tâbi olanların oynadıkları kamusal roller ile sahne arkasında takındıkları alaycı ve intikamcı eda kendi terimleriyle kamusal senaryo ile gizli senaryo arasındaki etkileşimi araştırıyor Tâbi grupların direnişlerini kılık değiştirmiş biçimlerde kamusal senaryoya sokmak için kullandıkları stratejileri inceliyor Bu grupların görünüşteki sessizliklerini içinde yaşadıkları tahakküm sistemini doğal karşılayıp onaylıyormuş gibi görünmelerini açıklamak için geliştirilen hegemonya ve yanlış bilinç kavramlarını kıyasıya eleştiriyor Ona göre kamusal alanda oynanan bu oyun ezilenlerin asıl gerçeği kavrayamamalarına yol açan gerçekliğin çarpıtılmış bir biçimi denebilecek bir görüntüden ibaret değildir Neyin ne olduğunu gayet iyi görür ezilenler Kamusal senaryodaki rol bölüşümü aslında örtük bir savaş cephesidir Taraflar ani akınlarla karşı tarafın kararlılığını ve ondan neler elde edebileceklerini sınar ve belli mevziler kazanırlar hep Dedikodu söylenti hırsızlık şakalar karnavallar halk masalları ve şarkılar bu sınamanın aktığı kanallardır Kimi kuramcıların sandığı gibi bunlar güçlülerin kasten göz yumduğu basınç azaltıcı emniyet supapları falan değildir Gizli senaryo pratik direnişin ikamesi değil zorunlu bir koşuludur Scott buna altpolitika der Bütün bu tezleri soyut bir teorik çerçeve içinde değil dünya tarihinin ve coğrafyasının olağanüstü genişlikte bir bölümünden ve Gombrowicz Sofokles Orwell Zola ve Balzac gibi edebiyatçılardan aldığı örneklerle anlatıyor Scott Gerçek bir ufuk turu Tarih artık sadece kazananların yazdığı bir şey değil

Ayrıntı Yayınları
Köle efendisinin parya Brahman ın köylü toprak sahibinin işçi patronunun karşısına çıplak yüzüyle çıkmaz çoğunlukla Ezen de ezdiğiyle yüzleşmez doğrudan Kişisel iktidar ilişkilerinde aslında hiçbir iktidar ilişkisinde yüz yoktur Ancak karşı tarafın sizi izlemediğinden emin olduğunuz anlarda çıkardığınız maskeler vardır Herkes rol yapar ve herkes herkesin rol yapmakta olduğunu bilir Hâkim olan güçlülük ve âlicenaplık tâbi olan rıza gösterme ve itaatkârlık rolü oynar J C Scott Tahakküm ve Direniş Sanatları na Akıllı köylü büyük efendinin karşısında yerlere kadar eğilir ama sessizce osurur diyen bir Etiyopya atasözüyle başlıyor Scott hâkim olanlarla tâbi olanların oynadıkları kamusal roller ile sahne arkasında takındıkları alaycı ve intikamcı eda kendi terimleriyle kamusal senaryo ile gizli senaryo arasındaki etkileşimi araştırıyor Tâbi grupların direnişlerini kılık değiştirmiş biçimlerde kamusal senaryoya sokmak için kullandıkları stratejileri inceliyor Bu grupların görünüşteki sessizliklerini içinde yaşadıkları tahakküm sistemini doğal karşılayıp onaylıyormuş gibi görünmelerini açıklamak için geliştirilen hegemonya ve yanlış bilinç kavramlarını kıyasıya eleştiriyor Ona göre kamusal alanda oynanan bu oyun ezilenlerin asıl gerçeği kavrayamamalarına yol açan gerçekliğin çarpıtılmış bir biçimi denebilecek bir görüntüden ibaret değildir Neyin ne olduğunu gayet iyi görür ezilenler Kamusal senaryodaki rol bölüşümü aslında örtük bir savaş cephesidir Taraflar ani akınlarla karşı tarafın kararlılığını ve ondan neler elde edebileceklerini sınar ve belli mevziler kazanırlar hep Dedikodu söylenti hırsızlık şakalar karnavallar halk masalları ve şarkılar bu sınamanın aktığı kanallardır Kimi kuramcıların sandığı gibi bunlar güçlülerin kasten göz yumduğu basınç azaltıcı emniyet supapları falan değildir Gizli senaryo pratik direnişin ikamesi değil zorunlu bir koşuludur Scott buna altpolitika der Bütün bu tezleri soyut bir

Ayrıntı
Köle efendisinin parya Brahman ın köylü toprak sahibinin işçi patronunun karşısına çıplak yüüyle çıkmaz çoğunlukla Ezen de ezdiğiyle yüleşmez doğrudan Kişisel iktidar ilişkileinde aslında hiçbir iktidar ilişkisinde yüz yoktur Ancak karşı tarafın siz izemediğinden emin olduğunuz anlarda çıkardığınız maskeler vardır Herkes rol yapar ve herkes herkesin rol yapmakta olduğunu bilir Hakim olan güçlülük ve alicenaplk tabi olan rı gösterme ve itaatkarlık rolü oynar J C Scott Tahakküm ve Direniş Sanatları na Akıllı köylü büyük efendinin karşısında yerlere kadar eğilir ama sesszice osurur diyen bir Etiyopya atasözüyle başlıyor Scott hakim olanlarla tabi olanların oynadıkları kamusal roller ile sahne arkasında takındıkları alaycı ve intikamcı eda arasındaki etkileşimi araştırıyor Tabi grupların direnişlerini kılık değiştirmiş biçimlerde kamusal senaryoya sokmak için kullandıkları stratejileri inceliyor Bu grupların görünüşteki sessizliklerini içinde yaşadıkları tahakküm sistemini doğal karşılayıp onaylıyormuş gibi görünmelerini açıklamak için geliştirilen hegemonya ve yanlış bilinç kavramlarını kıyasıya eleştiriyor Ona göre kamusal alanda oynanan bu oyun ezilenleri asıl gerçeği kavrayamamalarına yol açan gerçekliğin çarpıtılmış bir biçimi denebilecek bir görüntüden ibaret değildir Neyin ne olduğunu gayet iyi görür ezilenler Kamusal senaryodaki rol bölüşümü aslında örtük bir savaş cephesidir Taraflar ani akınlarla karşı tarafın kararlılığını ve ondan neler elde edebileceklerini sınar ve belli mevziler kazanırlar hep Dedikodu söylenti hırsızlık şakalar karnavallar halk masalları ve şarıklar bu sınamanın aktığı kanallardır Kimi kuramcıların sandığı gibi bunlar güçlülerin kasten göz yumduğu basınç azaltıcı emniyet supapları falan değildir Gizli senaryo pratik direnişin ikamesi değil orunlu bir koşuldur Scott buna altpolitika der Bütün bu tezleri soyut bir teorik çerçeve içinde değil dünya tarihinin vecğrayasının olağanüstü genişlikte bir bölümünden ve Gombrowicz Sofokles Orwell Zola ve Balzac gibi edebiyatçılardan aldğı örneklerle anlatıyor Scott Gerçek bir ufuk turu Tarih artık sadece kazananların yazdığı bir şey değil

Ayrıntı Yayınları
J C Scott tarafından kaleme alınan Tahakküm ve Direniş Sanatları Ayrıntı Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Tahakküm ve Direniş Sanatları J C Scott Kitap Özeti Köle efendisinin parya Brahman ın köylü toprak sahibinin işçi patronunun karşısına çıplak yüzüyle çıkmaz çoğunlukla Ezen de ezdiğiyle yüzleşmez doğrudan Kişisel iktidar ilişkilerinde aslında hiçbir iktidar ilişkisinde yüz yoktur Ancak karşı tarafın sizi izlemediğinden emin olduğunuz anlarda çıkardığınız maskeler vardır Herkes rol yapar ve herkes herkesin rol yapmakta olduğunu bilir Hâkim olan güçlülük ve âlicenaplık tâbi olan rıza gösterme ve itaatkârlık rolü oynar J C Scott Tahakküm ve Direniş Sanatları na Akıllı köylü büyük efendinin karşısında yerlere kadar eğilir ama sessizce osurur diyen bir Etiyopya atasözüyle başlıyor Scott hâkim olanlarla tâbi olanların oynadıkları kamusal roller ile sahne arkasında takındıkları alaycı ve intikamcı eda kendi terimleriyle kamusal senaryo ile gizli senaryo arasındaki etkileşimi araştırıyor Tâbi grupların direnişlerini kılık değiştirmiş biçimlerde kamusal senaryoya sokmak için kullandıkları stratejileri inceliyor Bu grupların görünüşteki sessizliklerini içinde yaşadıkları tahakküm sistemini doğal karşılayıp onaylıyormuş gibi görünmelerini açıklamak için geliştirilen hegemonya ve yanlış bilinç kavramlarını kıyasıya eleştiriyor Ona göre kamusal alanda oynanan bu oyun ezilenlerin asıl gerçeği kavrayamamalarına yol açan gerçekliğin çarpıtılmış bir biçimi denebilecek bir görüntüden ibaret değildir Neyin ne olduğunu gayet iyi görür ezilenler Kamusal senaryodaki rol bölüşümü aslında örtük bir savaş cephesidir Taraflar ani akınlarla karşı tarafın kararlılığını ve ondan neler elde edebileceklerini sınar ve belli mevziler kazanırlar hep Dedikodu söylenti hırsızlık şakalar karnavallar halk masalları ve şarkılar bu sınamanın aktığı kanallardır Kimi kuramcıların sandığı gibi bunlar güçlülerin kasten göz yumduğu basınç azaltıcı emniyet supapları falan değildir Gizli senaryo pratik direnişin ikamesi değil zorunlu bir koşuludur Scott buna altpolitika der Bütün bu tezleri soyut bir teorik çerçeve içinde değil dünya tarihinin ve coğrafyasının olağanüstü genişlikte bir bölümünden ve Gombrowicz Sofokles Orwell Zola ve Balzac gibi yazarlardan aldığı örneklerle anlatıyor Scott Tarih artık sadece kazananların yazdığı bir şey değil Yayınevi Ayrıntı Yayınları Yazar J C Scott Sayfa 352 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x20 00 cm Basım Yılı Şubat 2021 Barkod 9789755391090 Kategori Diğer İnsan ve Toplum Genel Politika Siyaset Bilim Siyaset Tarihi Genel Sosyoloji Siyaset Bilimi

Ayrıntı Yayınları
çev. Alev Türker
Köle efendisinin parya Brahman ın köylü toprak sahibinin işçi patronunun karşısına çıplak yüzüyle çıkmaz çoğunlukla Ezen de ezdiğiyle yüzleşmez doğrudan Kişisel iktidar ilişkilerinde aslında hiçbir iktidar ilişkisinde yüz yoktur Ancak karşı tarafın sizi izlemediğinden emin olduğunuz anlarda çıkardığınız maskeler vardır Herkes rol yapar ve herkes herkesin rol yapmakta olduğunu bilir Hakim olan güçlülük ve alicenaplık tabi olan rıza gösterme ve itaatkarlık rolü oynar Tanıtım Bülteninden Sayfa Sayısı 314Baskı Yılı 2014Dili TürkçeYayınevi Ayrıntı Yayınları