Takvim Yırtıkları Seti — Hüseyin Su

Takvim Yırtıkları Seti
Hüseyin SuŞule Yayınları
Takvim Yırtıkları Seti
Hüseyin SuOnunla aramızdaki bu bağ o günden sonra da hiçbir zaman kopmadı gittim geldim gittim geldim ona o da benim dikbaşlılıklarıma hiç aldırmadan konuştu bazen öğüt verdi uyardı azarladı bazen nazını attı ölçtü biçti kesti söktü dikti ve bir gün sessizce göçüp gitti işte böyle hepsi hepsi bu kadar o gün bugündür elimden geldiğince o gülü soldurmamaya gayret ederim Kırklar Cemi girift diliyle ruhlarda barınan ama belki de hiçbir zaman su yüzüne çıkmayacak duygulara sesleniyor Gömülü acılar saklı ayrılıklar yaralı kalpler sayfalara taşınsa da hiçbir hasarı iyileştirmiyor yazar Yaraları biraz daha kanatıp derine gömerek onları ilelebet unutulmaz kılıyor

Şule Yayınları
onunla aramızdaki bu bağ o günden sonra da hiçbir zaman kopmadı gittim geldim gittim geldim ona o da benim dikbaşlılıklarıma hiç aldırmadan konuştu bazen öğüt verdi uyardı azarladı bazen nazını attı ölçtü biçti kesti söktü dikti ve bir gün sessizce göçüp gitti işte böyle hepsi hepsi bu kadar o gün bugündür elimden geldiğince o gülü soldurmamaya gayret ederim Kırklar Cemi girift diliyle ruhlarda barınan ama belki de hiçbir zaman su yüzüne çıkmayacak duygulara sesleniyor Gömülü acılar saklı ayrılıklar yaralı kalpler sayfalara taşınsa da hiçbir hasarı iyileştirmiyor yazar Yaraları biraz daha kanatıp derine gömerek onları ilelebet unutulmaz kılıyor

Şule Yayınları
Onunla aramızdaki bu bağ o günden sonra da hiçbir zaman kopmadı gittim geldim gittim geldim ona o da benim dikbaşlılıklarıma hiç aldırmadan konuştu bazen öğüt verdi uyardı azarladı bazen nazını attı ölçtü biçti kesti söktü dikti ve bir gün sessizce göçüp gitti işte böyle hepsi hepsi bu kadar o gün bugündür elimden geldiğince o gülü soldurmamaya gayret ederim Kırklar Cemi girift diliyle ruhlarda barınan ama belki de hiçbir zaman su yüzüne çıkmayacak duygulara sesleniyor Gömülü acılar saklı ayrılıklar yaralı kalpler sayfalara taşınsa da hiçbir hasarı iyileştirmiyor yazar Yaraları biraz daha kanatıp derine gömerek onları ilelebet unutulmaz kılıyor Tanıtım Bülteninden

Şule Yayınları
onunla aramızdaki bu bağ o günden sonra da hiçbir zaman kopmadı gittim geldim gittim geldim ona o da benim dikbaşlılıklarıma hiç aldırmadan konuştu bazen öğüt verdi uyardı azarladı bazen nazını attı ölçtü biçti kesti söktü dikti ve bir gün sessizce göçüp gitti işte böyle hepsi hepsi bu kadar o gün bugündür elimden geldiğince o gülü soldurmamaya gayret ederim Kırklar Cemi girift diliyle ruhlarda barınan ama belki de hiçbir zaman su yüzüne çıkmayacak duygulara sesleniyor Gömülü acılar saklı ayrılıklar yaralı kalpler sayfalara taşınsa da hiçbir hasarı iyileştirmiyor yazar Yaraları biraz daha kanatıp derine gömerek onları ilelebet unutulmaz kılıyor

Onunla aramızdaki bu bağ o günden sonra da hiçbir zaman kopmadı gittim geldim gittim geldim ona o da benim dikbaşlılıklarıma hiç aldırmadan konuştu bazen öğüt verdi uyardı azarladı bazen nazını attı ölçtü biçti kesti söktü dikti ve bir gün sessizce göçüp gitti işte böyle hepsi hepsi bu kadar o gün bugündür elimden geldiğince o gülü soldurmamaya gayret ederim Kırklar Cemi girift diliyle ruhlarda barınan ama belki de hiçbir zaman su yüzüne çıkmayacak duygulara sesleniyor Gömülü acılar saklı ayrılıklar yaralı kalpler sayfalara taşınsa da hiçbir hasarı iyileştirmiyor yazar Yaraları biraz daha kanatıp derine gömerek onları ilelebet unutulmaz kılıyor Yazar Hüseyin Su Sayfa Sayısı 160 Çeviri Ebat 12X21 Basım Dili TÜRKÇE Basım Tarihi Mayıs 2020 Kağıt Cinsi 2 Hamur Kredi Kartı Tek Çekim 0 00

Şule Yayınları
Onunla aramızdaki bu bağ o günden sonra da hiçbir zaman kopmadı gittim geldim gittim geldim ona o da benim dikbaşlılıklarıma hiç aldırmadan konuştu bazen öğüt verdi uyardı azarladı bazen nazını attı ölçtü biçti kesti söktü dikti ve bir gün sessizce göçüp gitti işte böyle hepsi hepsi bu kadar o gün bugündür elimden geldiğince o gülü soldurmamaya gayret ederim Kırklar Cemi girift diliyle ruhlarda barınan ama belki de hiçbir zaman su yüzüne çıkmayacak duygulara sesleniyor Gömülü acılar saklı ayrılıklar yaralı kalpler sayfalara taşınsa da hiçbir hasarı iyileştirmiyor yazar Yaraları biraz daha kanatıp derine gömerek onları ilelebet unutulmaz kılıyor

Şule Yayınları
Onunla aramızdaki bu bağ o günden sonra da hiçbir zaman kopmadı gittim geldim gittim geldim ona o da benim dikbaşlılıklarıma hiç aldırmadan konuştu bazen öğüt verdi uyardı azarladı bazen nazını attı ölçtü biçti kesti söktü dikti ve bir gün sessizce göçüp gitti işte böyle hepsi hepsi bu kadar o gün bugündür elimden geldiğince o gülü soldurmamaya gayret ederim Kırklar Cemi girift diliyle ruhlarda barınan ama belki de hiçbir zaman su yüzüne çıkmayacak duygulara sesleniyor Gömülü acılar saklı ayrılıklar yaralı kalpler sayfalara taşınsa da hiçbir hasarı iyileştirmiyor yazar Yaraları biraz daha kanatıp derine gömerek onları ilelebet unutulmaz kılıyor img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Şule Yayınları
Hüseyin Su tarafından kaleme alınan Takvim Yırtıkları Seti Şule Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Takvim Yırtıkları Seti Hüseyin Su Kitap Özeti İnsan tamiri daha sonra imkânsız virajlar alıyor yanılgılarla Başı dönüyor Yalpa yapıyor Öylece yürüyor uzun süre Ayakları sürçüyor Ardında perişan zikzaklar bırakıyor Bu izleri silmek mümkün mü peki Takvimden yırttığımız yaprakları gerisin geri yerine yapıştırmanın ne anlamı olabilir ki Yapıştırabilir miyiz Onlar birer takvim yırtığı artık Yaşamak takvim yırtıklarının arasında gömülüp gitmek gibi bir şey değil mi Yine de hayatı yaşamakla yaşadıktan sonra tanımlamak aynı netliği içermiyor Dilimiz ve düşüncemiz hayatımızı izliyor Takvim Yırtıkları Nuri Pakdil e ve onun bütün dünyası davası olan Edebiyat dergisinin son yıllarıyla ardından gelen zorlu senelere ışık tutuyor Bilinmeyen bir tarih Hüseyin Su nun şahitliği ve sözleriyle ilk kez gün yüzüne çıkıyor Takvim Yırtıkları bir yandan portre günce poetika özelliklerine sahipken diğer yandan eşsiz bir yol haritası Yayınevi Şule Yayınları Yazar Hüseyin Su Sayfa 1200 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 12 50x21 00 cm Basım Yılı Ekim 2017 Barkod 9786052021231 Kategori Anı Mektup Günlük

Şule Yayınları
İnsan tamiri daha sonra imkânsız virajlar alıyor yanılgılarla Başı dönüyor Yalpa yapıyor Öylece yürüyor uzun süre Ayakları sürçüyor Ardında perişan zikzaklar bırakıyor Bu izleri silmek mümkün mü peki Takvimden yırttığımız yaprakları gerisin geri yerine yapıştırmanın ne anlamı olabilir ki Yapıştırabilir miyiz Onlar birer takvim yırtığı artık Yaşamak takvim yırtıklarının arasında gömülüp gitmek gibi bir şey değil mi Yine de hayatı yaşamakla yaşadıktan sonra tanımlamak aynı netliği içermiyor Dilimiz ve düşüncemiz hayatımızı izliyor Takvim Yırtıkları Nuri Pakdil e ve onun bütün dünyası davası olan Edebiyat dergisinin son yıllarıyla ardından gelen zorlu senelere ışık tutuyor Bilinmeyen bir tarih Hüseyin Su nun şahitliği ve sözleriyle ilk kez gün yüzüne çıkıyor Takvim Yırtıkları bir yandan portre günce poetika özelliklerine sahipken diğer yandan eşsiz bir yol haritası

Şule Yayınları
Türk öykücülüğünün aşk öyküleri izleğinde farklı bir duyarlığın yazarıdır Hüseyin Su Aşkı mutlak varlık alanına ve varoluş sal nedenlere bağlı olarak ele alır Aşkı sadece insanî ve bedensel bir yaklaşımla düşünmez Aşkı aşkın boyutlarıyla birlikte yazar Bütün boyutlarıyla ve bu bağlam içinde anlatır Aşk her ne kadar bu sınırları zorlayan bir insanîlik olsa da Hüseyin Su öykülerinde mutlaka aşkın bağlamıyla birlikte gelenek din kültür duyarlık alanlarıyla irtibatı kopmadan anlatılır Aşkın Hâlleri nde Hüseyin Su insanı aşkın birçok haliyle yüzleştirir Şöyle der Aşkın Hâlleri nde kadın erkek genç yaşlı herkes bu hâllerden birini hatta birçoğunu yaşamaktadır Kimi zaman cesur ve atak kimi zaman da korkaktır çekinir ve ürker Bazen gözü döner Yıkılır veya yıkar Feraseti açılır ya da hayret edip öylece kalıverir Ne aradığını bilemez hâle gelir Bütün dünyayı istediğini sanır ve ardına düşer Münzevileşir yalnızlığını kutsar dilsizleşir Erkek kuşatılır kadın kuşatır Aşkta güçlü kadındır daha mantıklı daha hesaplı daha hakimdir Erkek daha zayıftır Sevdiği hiçbir kadına güç yetirebilen hatta onunla kendisini eşitleyebilen erkek yoktur Âşık hiçbir zaman kendisini görmez ben demez sevgisini fedakârlık olarak anmaz ve anlamaz Hep sevdiğini yüceltir çünkü onunla dünyasını doldurmuştur Görmek istediği yalnızca bir yüz sûrettir Ona göre oluş için de bulunduğu hâlden ibarettir Aşk insanın imkânsızlığa tutkusu imkânsızın ardından koşmasıdır Bir anlamda incelme bir başka anlamda da beşerîliğe meyli gönül indirme hâlidir Aşkın yüzü şehvete döndüğünde düşüş güzelliğe saflığa ruha döndüğünde incelme başlar

Şule Yayınları
İnsan tamiri daha sonra imkânsız virajlar alıyor yanılgılarla Başı dönüyor Yalpa yapıyor Öylece yürüyor uzun süre Ayakları sürçüyor Ardında perişan zikzaklar bırakıyor Bu izleri silmek mümkün mü peki Takvimden yırttığımız yaprakları gerisin geri yerine yapıştırmanın ne anlamı olabilir ki Yapıştırabilir miyiz Onlar birer takvim yırtığı artık Yaşamak takvim yırtıklarının arasında gömülüp gitmek gibi bir şey değil mi Yine de hayatı yaşamakla yaşadıktan sonra tanımlamak aynı netliği içermiyor Dilimiz ve düşüncemiz hayatımızı izliyor Takvim Yırtıkları Nuri Pakdil e ve onun bütün dünyası davası olan Edebiyat dergisinin son yıllarıyla ardından gelen zorlu senelere ışık tutuyor Bilinmeyen bir tarih Hüseyin Su nun şahitliği ve sözleriyle ilk kez gün yüzüne çıkıyor Takvim Yırtıkları bir yandan portre günce poetika özelliklerine sahipken diğer yandan eşsiz bir yol haritası

Şule Yayınları
Türk öykücülüğünün aşk öyküleri izleğinde farklı bir duyarlığın yazarıdır Hüseyin Su Aşkı mutlak varlık alanına ve varoluş sal nedenlere bağlı olarak ele alır Aşkı sadece insanî ve bedensel bir yaklaşımla düşünmez Aşkı aşkın boyutlarıyla birlikte yazar Bütün boyutlarıyla ve bu bağlam içinde anlatır Aşk her ne kadar bu sınırları zorlayan bir insanîlik olsa da Hüseyin Su öykülerinde mutlaka aşkın bağlamıyla birlikte gelenek din kültür duyarlık alanlarıyla irtibatı kopmadan anlatılır Aşkın Hâlleri nde Hüseyin Su insanı aşkın birçok haliyle yüzleştirir Şöyle der Aşkın Hâlleri nde kadın erkek genç yaşlı herkes bu hâllerden birini hatta birçoğunu yaşamaktadır Kimi zaman cesur ve atak kimi zaman da korkaktır çekinir ve ürker Bazen gözü döner Yıkılır veya yıkar Feraseti açılır ya da hayret edip öylece kalıverir Ne aradığını bilemez hâle gelir Bütün dünyayı istediğini sanır ve ardına düşer Münzevileşir yalnızlığını kutsar dilsizleşir Erkek kuşatılır kadın kuşatır Aşkta güçlü kadındır daha mantıklı daha hesaplı daha hakimdir Erkek daha zayıftır Sevdiği hiçbir kadına güç yetirebilen hatta onunla kendisini eşitleyebilen erkek yoktur Âşık hiçbir zaman kendisini görmez ben demez sevgisini fedakârlık olarak anmaz ve anlamaz Hep sevdiğini yüceltir çünkü onunla dünyasını doldurmuştur Görmek istediği yalnızca bir yüz sûrettir Ona göre oluş için de bulunduğu hâlden ibarettir Aşk insanın imkânsızlığa tutkusu imkânsızın ardından koşmasıdır Bir anlamda incelme bir başka anlamda da beşerîliğe meyli gönül indirme hâlidir Aşkın yüzü şehvete döndüğünde düşüş güzelliğe saflığa ruha döndüğünde incelme başlar

İnsan tamiri daha sonra imkânsız virajlar alıyor yanılgılarla Başı dönüyor Yalpa yapıyor Öylece yürüyor uzun süre Ayakları sürçüyor Ardında perişan zikzaklar bırakıyor Bu izleri silmek mümkün mü peki Takvimden yırttığımız yaprakları gerisin geri yerine yapıştırmanın ne anlamı olabilir ki Yapıştırabilir miyiz Onlar birer takvim yırtığı artık Yaşamak takvim yırtıklarının arasında gömülüp gitmek gibi bir şey değil mi Yine de hayatı yaşamakla yaşadıktan sonra tanımlamak aynı netliği içermiyor Dilimiz ve düşüncemiz hayatımızı izliyor Takvim Yırtıkları Nuri Pakdil e ve onun bütün dünyası davası olan Edebiyat dergisinin son yıllarıyla ardından gelen zorlu senelere ışık tutuyor Bilinmeyen bir tarih Hüseyin Su nun şahitliği ve sözleriyle ilk kez gün yüzüne çıkıyor Takvim Yırtıkları bir yandan portre günce poetika özelliklerine sahipken diğer yandan eşsiz bir yol haritası Yazar Hüseyin Su Sayfa Sayısı 1200 Çeviri Ebat 12X21 Basım Dili TÜRKÇE Basım Tarihi Ekim 2017 Kağıt Cinsi 2 Hamur Kredi Kartı Tek Çekim 0 00

Şule Yayınları
İnsan tamiri daha sonra imkânsız virajlar alıyor yanılgılarla Başı dönüyor Yalpa yapıyor Öylece yürüyor uzun süre Ayakları sürçüyor Ardında perişan zikzaklar bırakıyor Bu izleri silmek mümkün mü peki Takvimden yırttığımız yaprakları gerisin geri yerine yapıştırmanın ne anlamı olabilir ki Yapıştırabilir miyiz Onlar birer takvim yırtığı artık Yaşamak takvim yırtıklarının arasında gömülüp gitmek gibi bir şey değil mi Yine de hayatı yaşamakla yaşadıktan sonra tanımlamak aynı netliği içermiyor Dilimiz ve düşüncemiz hayatımızı izliyor Takvim Yırtıkları Nuri Pakdil e ve onun bütün dünyası davası olan Edebiyat dergisinin son yıllarıyla ardından gelen zorlu senelere ışık tutuyor Bilinmeyen bir tarih Hüseyin Su nun şahitliği ve sözleriyle ilk kez gün yüzüne çıkıyor Takvim Yırtıkları bir yandan portre günce poetika özelliklerine sahipken diğer yandan eşsiz bir yol haritası

Şule
İnsan tamiri daha sonra imkânsız virajlar alıyor yanılgılarla Başı dönüyor Yalpa yapıyor Öylece yürüyor uzun süre Ayak ları sürçüyor Ardında perişan zikzaklar bırakıyor Bu izleri silmek mümkün mü peki Takvimden yırttığımız yaprakları gerisin geri yerine yapıştırmanın ne anlamı olabilir ki Yapıştırabilir miyiz Onlar birer takvim yırtığı artık Yaşamak takvim yırtıklarının arasında gömülüp gitmek gibi bir şey değil mi Yine de hayatı yaşamakla yaşadıktan sonra tanımlamak aynı netliği içermiyor Dilimiz ve düşüncemiz hayatımızı izliyor Takvim Yırtıkları Nuri Pakdil e ve onun bütün dünyası davası olan Edebiyat dergisinin son yıllarıyla ardından gelen zorlu senelere ışık tutuyor Bilinmeyen bir tarih Hüseyin Su nun şahitliği ve sözleriyle ilk kez gün yüzüne çıkıyor Takvim Yırtıkla rı bir yandan portre günce poetika özelliklerine sahipken diğer yandan eşsiz bir yol haritası