Talihsiz Katya nın Hayırsız Oğlu — Muzaffer Abayhan

Talihsiz Katya nın Hayırsız Oğlu
Muzaffer AbayhanAkıl Çelen Kitaplar
Talihsiz Katya nın Hayırsız Oğlu
Muzaffer AbayhanMuzaffer Abayhan tarafından kaleme alınan Talihsiz Katyanın Hayırsız Oğlu Akıl Çelen Kitaplar eseri olarak okurlarla buluşuyor Talihsiz Katyanın Hayırsız Oğlu Muzaffer Abayhan Kitap Özeti Koltuğunu geriye yaslayıp gözlerini kapamış uykuyu beklerken morgdaki haliyle Katya çıkageldi gözünün önüne Metal bir çekmecenin içinde beyaz bir çarşafa sarılı dişsiz ağzı açık gözleri kapalı yüzünde hala bombardıman uçaklarına karşı bir teyakkuz ifadesi kıpırtısız yatıyordu Aytek o sabah morgda elini çekinerek uzatıp Katya nın buz gibi alnına koymuş ve onun bir daha dönmemek üzere gittiğini ancak o zaman kavramıştı Bunu da ince bir sızıyla ancak şimdi fark ediyordu Annesinin ölüsünü gözünün önünden uzaklaştırmaya çalıştı ama başaramadı Katya metal çekmecenin içinde kazık gibi doğruldu kafasını mekanik bir hareketle Aytek e doğru çevirdi Gözleri hâlâ kapalı yüzü kıpırtısızdı Açık ağzından bir hoparlörden çıkar gibi çıktı sözcükler Geberemedin bir türlü diyordun Bak geberdim işte Deniz kıyısında insanlar görürsünüz kimi iskeleden oltasını sallamış balık bekler kimi paçalarını sıvamış kumsalda yürür kimi de yelkenleri fora etmiş bir martı gibi süzülür ufka doğru Herkese verecek bir şeyleri vardır denizin Muzaffer Abayhan hüznü gülümseyerek yaşatan usta işi bir mizah sade akıcı bir dil ve sağlam bir kurguyla bilgiçlik taslamadan gevezelik etmeden öyküler yazıyor Bir solukta okunan şaşırtıcı bir biçimde biten sarsıcı akılda kalıcı öyküler Deniz gibi öyküler Yayınevi Akıl Çelen Kitaplar Yazar Muzaffer Abayhan Sayfa 196 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 14 00x21 50 cm Basım Yılı Kasım 2016 Barkod 9786059800792 Kategori Öykü Türk Edebiyatı

Akılçelen Kitaplar
Talihsiz Katya nın Hayırsız Oğlu Koltuğunu geriye yaslayıp gözlerini kapamış uykuyu beklerken morgdaki haliyle Katya çıkageldi gözünün önüne Metal bir çekmecenin içinde beyaz bir çarşafa sarılı dişsiz ağzı açık gözleri kapalı yüzünde hâlâ bombardıman uçaklarına karşı bir teyakkuz ifadesi kıpırtısız yatıyordu Aytek o sabah morgda elini çekinerek uzatıp Katya nın buz gibi alnına koymuş ve onun bir daha dönmemek üzere gittiğini ancak o zaman kavramıştı Bunu da ince bir sızıyla ancak şimdi fark ediyordu Annesinin ölüsünü gözünün önünden uzaklaştırmaya çalıştı ama başaramadı Katya metal çekmecenin içinde kazık gibi doğruldu kafasını mekanik bir hareketle Aytek e doğru çevirdi Gözleri hâlâ kapalı yüzü kıpırtısızdı Açık ağzından bir hoparlörden çıkar gibi çıktı sözcükler Geberemedin bir türlü diyordun Bak geberdim işte Deniz kıyısında insanlar görürsünüz kimi iskeleden oltasını sallamış balık bekler kimi paçalarını sıvamış kumsalda yürür kimi de yelkenleri fora etmiş bir martı gibi süzülür ufka doğru Herkese verecek bir şeyleri vardır denizin Muzaffer Abayhan hüznü gülümseyerek yaşatan usta işi bir mizah sade akıcı bir dil ve sağlam bir kurguyla bilgiçlik taslamadan gevezelik etmeden öyküler yazıyor Bir solukta okunan şaşırtıcı bir biçimde biten sarsıcı akılda kalıcı öyküler Deniz gibi öyküler

Akılçelen Kitaplar
Koltuğunu geriye yaslayıp gözlerini kapamış uykuyu beklerken morgdaki haliyle Katya çıkageldi gözünün önüne Metal bir çekmecenin içinde beyaz bir çarşafa sarılı dişsiz ağzı açık gözleri kapalı yüzünde hâlâ bombardıman uçaklarına karşı bir teyakkuz ifadesi kıpırtısız yatıyordu Aytek o sabah morgda elini çekinerek uzatıp Katya nın buz gibi alnına koymuş ve onun bir daha dönmemek üzere gittiğini ancak o zaman kavramıştı Bunu da ince bir sızıyla ancak şimdi fark ediyordu Annesinin ölüsünü gözünün önünden uzaklaştırmaya çalıştı ama başaramadı Katya metal çekmecenin içinde kazık gibi doğruldu kafasını mekanik bir hareketle Aytek e doğru çevirdi Gözleri hâlâ kapalı yüzü kıpırtısızdı Açık ağzından bir hoparlörden çıkar gibi çıktı sözcükler Geberemedin bir türlü diyordun Bak geberdim işte Deniz kıyısında insanlar görürsünüz kimi iskeleden oltasını sallamış balık bekler kimi paçalarını sıvamış kumsalda yürür kimi de yelkenleri fora etmiş bir martı gibi süzülür ufka doğru Herkese verecek bir şeyleri vardır denizin Muzaffer Abayhan hüznü gülümseyerek yaşatan usta işi bir mizah sade akıcı bir dil ve sağlam bir kurguyla bilgiçlik taslamadan gevezelik etmeden öyküler yazıyor Bir solukta okunan şaşırtıcı bir biçimde biten sarsıcı akılda kalıcı öyküler Deniz gibi öyküler Tanıtım Bülteninden Sayfa Sayısı 196 Baskı Yılı 2016 Dili Türkçe Yayınevi Akılçelen Kitaplar

Akıl Çelen Kitaplar
Koltuğunu geriye yaslayıp gözlerini kapamış uykuyu beklerken morgdaki haliyle Katya çıkageldi gözünün önüne Metal bir çekmecenin içinde beyaz bir çarşafa sarılı dişsiz ağzı açık gözleri kapalı yüzünde hala bombardıman uçaklarına karşı bir teyakkuz ifadesi kıpırtısız yatıyordu Aytek o sabah morgda elini çekinerek uzatıp Katya nın buz gibi alnına koymuş ve onun bir daha dönmemek üzere gittiğini ancak o zaman kavramıştı Bunu da ince bir sızıyla ancak şimdi fark ediyordu Annesinin ölüsünü gözünün önünden uzaklaştırmaya çalıştı ama başaramadı Katya metal çekmecenin içinde kazık gibi doğruldu kafasını mekanik bir hareketle Aytek e doğru çevirdi Gözleri hâlâ kapalı yüzü kıpırtısızdı Açık ağzından bir hoparlörden çıkar gibi çıktı sözcükler Geberemedin bir türlü diyordun Bak geberdim işte Deniz kıyısında insanlar görürsünüz kimi iskeleden oltasını sallamış balık bekler kimi paçalarını sıvamış kumsalda yürür kimi de yelkenleri fora etmiş bir martı gibi süzülür ufka doğru Herkese verecek bir şeyleri vardır denizin Muzaffer Abayhan hüznü gülümseyerek yaşatan usta işi bir mizah sade akıcı bir dil ve sağlam bir kurguyla bilgiçlik taslamadan gevezelik etmeden öyküler yazıyor Bir solukta okunan şaşırtıcı bir biçimde biten sarsıcı akılda kalıcı öyküler Deniz gibi öyküler

Akıl Çelen Kitaplar
Koltuğunu geriye yaslayıp gözlerini kapamış uykuyu beklerken morgdaki haliyle Katya çıkageldi gözünün önüne Metal bir çekmecenin içinde beyaz bir çarşafa sarılı dişsiz ağzı açık gözleri kapalı yüzünde hala bombardıman uçaklarına karşı bir teyakkuz ifadesi kıpırtısız yatıyordu Aytek o sabah morgda elini çekinerek uzatıp Katya nın buz gibi alnına koymuş ve onun bir daha dönmemek üzere gittiğini ancak o zaman kavramıştı Bunu da ince bir sızıyla ancak şimdi fark ediyordu Annesinin ölüsünü gözünün önünden uzaklaştırmaya çalıştı ama başaramadı Katya metal çekmecenin içinde kazık gibi doğruldu kafasını mekanik bir hareketle Aytek e doğru çevirdi Gözleri hâlâ kapalı yüzü kıpırtısızdı Açık ağzından bir hoparlörden çıkar gibi çıktı sözcükler Geberemedin bir türlü diyordun Bak geberdim işte Deniz kıyısında insanlar görürsünüz kimi iskeleden oltasını sallamış balık bekler kimi paçalarını sıvamış kumsalda yürür kimi de yelkenleri fora etmiş bir martı gibi süzülür ufka doğru Herkese verecek bir şeyleri vardır denizin Muzaffer Abayhan hüznü gülümseyerek yaşatan usta işi bir mizah sade akıcı bir dil ve sağlam bir kurguyla bilgiçlik taslamadan gevezelik etmeden öyküler yazıyor Bir solukta okunan şaşırtıcı bir biçimde biten sarsıcı akılda kalıcı öyküler Deniz gibi öyküler

AKILÇELEN KİTAPLAR
Koltuğunu geriye yaslayıp gözlerini kapamış uykuyu beklerken morgdaki haliyle Katya çıkageldi gözünün önüne Metal bir çekmecenin içinde beyaz bir çarşafa sarılı dişsiz ağzı açık gözleri kapalı yüzünde hâlâ bombardıman uçaklarına karşı bir teyakkuz ifadesi kıpırtısız yatıyordu Aytek o sabah morgda elini çekinerek uzatıp Katya nın buz gibi alnına koymuş ve onun bir daha dönmemek üzere gittiğini ancak o zaman kavramıştı Bunu da ince bir sızıyla ancak şimdi fark ediyordu Annesinin ölüsünü gözünün önünden uzaklaştırmaya çalıştı ama başaramadı Katya metal çekmecenin içinde kazık gibi doğruldu kafasını mekanik bir hareketle Aytek e doğru çevirdi Gözleri hâlâ kapalı yüzü kıpırtısızdı Açık ağzından bir hoparlörden çıkar gibi çıktı sözcükler Geberemedin bir türlü diyordun Bak geberdim işte Deniz kıyısında insanlar görürsünüz kimi iskeleden oltasını sallamış balık bekler kimi paçalarını sıvamış kumsalda yürür kimi de yelkenleri fora etmiş bir martı gibi süzülür ufka doğru Herkese verecek bir şeyleri vardır denizin Muzaffer Abayhan hüznü gülümseyerek yaşatan usta işi bir mizah sade akıcı bir dil ve sağlam bir kurguyla bilgiçlik taslamadan gevezelik etmeden öyküler yazıyor Bir solukta okunan şaşırtıcı bir biçimde biten sarsıcı akılda kalıcı öyküler Deniz gibi öyküler

Akılçelen Kitaplar
Koltuğunu geriye yaslayıp gözlerini kapamış uykuyu beklerken morgdaki haliyle Katya çıkageldi gözünün önüne Metal bir çekmecenin içinde beyaz bir çarşafa sarılı dişsiz ağzı açık gözleri kapalı yüzünde hâlâ bombardıman uçaklarına karşı bir teyakkuz ifadesi kıpırtısız yatıyordu Aytek o sabah morgda elini çekinerek uzatıp Katya nın buz gibi alnına koymuş ve onun bir daha dönmemek üzere gittiğini ancak o zaman kavramıştı Bunu da ince bir sızıyla ancak şimdi fark ediyordu Annesinin ölüsünü gözünün önünden uzaklaştırmaya çalıştı ama başaramadı Katya metal çekmecenin içinde kazık gibi doğruldu kafasını mekanik bir hareketle Aytek e doğru çevirdi Gözleri hâlâ kapalı yüzü kıpırtısızdı Açık ağzından bir hoparlörden çıkar gibi çıktı sözcükler Geberemedin bir türlü diyordun Bak geberdim işte Deniz kıyısında insanlar görürsünüz kimi iskeleden oltasını sallamış balık bekler kimi paçalarını sıvamış kumsalda yürür kimi de yelkenleri fora etmiş bir martı gibi süzülür ufka doğru Herkese verecek bir şeyleri vardır denizin Muzaffer Abayhan hüznü gülümseyerek yaşatan usta işi bir mizah sade akıcı bir dil ve sağlam bir kurguyla bilgiçlik taslamadan gevezelik etmeden öyküler yazıyor Bir solukta okunan şaşırtıcı bir biçimde biten sarsıcı akılda kalıcı öyküler Deniz gibi öyküler

Akıl Oyunları Kitaplığı
Koltuğunu geriye yaslayıp gözlerini kapamış uykuyu beklerken morgdaki haliyle Katya çıkageldi gözünün önüne Metal bir çekmecenin içinde beyaz bir çarşafa sarılı dişsiz ağzı açık gözleri kapalı yüzünde hâlâ bombardıman uçaklarına karşı bir teyakkuz ifadesi kıpırtısız yatıyordu Aytek o sabah morgda elini çekinerek uzatıp Katya nın buz gibi alnına koymuş ve onun bir daha dönmemek üzere gittiğini ancak o zaman kavramıştı Bunu da ince bir sızıyla ancak şimdi fark ediyordu Annesinin ölüsünü gözünün önünden uzaklaştırmaya çalıştı ama başaramadı Katya metal çekmecenin içinde kazık gibi doğruldu kafasını mekanik bir hareketle Aytek e doğru çevirdi Gözleri hâlâ kapalı yüzü kıpırtısızdı Açık ağzından bir hoparlörden çıkar gibi çıktı sözcükler Geberemedin bir türlü diyordun Bak geberdim işte Deniz kıyısında insanlar görürsünüz kimi iskeleden oltasını sallamış balık bekler kimi paçalarını sıvamış kumsalda yürür kimi de yelkenleri fora etmiş bir martı gibi süzülür ufka doğru Herkese verecek bir şeyleri vardır denizin Muzaffer Abayhan hüznü gülümseyerek yaşatan usta işi bir mizah sade akıcı bir dil ve sağlam bir kurguyla bilgiçlik taslamadan gevezelik etmeden öyküler yazıyor Bir solukta okunan şaşırtıcı bir biçimde biten sarsıcı akılda kalıcı öyküler Deniz gibi öyküler

Akıl Çelen Kitaplar
Koltuğunu geriye yaslayıp gözlerini kapamış uykuyu beklerken morgdaki haliyle Katya çıkageldi gözünün önüne Metal bir çekmecenin içinde beyaz bir çarşafa sarılı dişsiz ağzı açık gözleri kapalı yüzünde hala bombardıman uçaklarına karşı bir teyakkuz ifadesi kıpırtısız yatıyordu Aytek o sabah morgda elini çekinerek uzatıp Katya nın buz gibi alnına koymuş ve onun bir daha dönmemek üzere gittiğini ancak o zaman kavramıştı Bunu da ince bir sızıyla ancak şimdi fark ediyordu Annesinin ölüsünü gözünün önünden uzaklaştırmaya çalıştı ama başaramadı Katya metal çekmecenin içinde kazık gibi doğruldu kafasını mekanik bir hareketle Aytek e doğru çevirdi Gözleri hâlâ kapalı yüzü kıpırtısızdı Açık ağzından bir hoparlörden çıkar gibi çıktı sözcükler Geberemedin bir türlü diyordun Bak geberdim işte Deniz kıyısında insanlar görürsünüz kimi iskeleden oltasını sallamış balık bekler kimi paçalarını sıvamış kumsalda yürür kimi de yelkenleri fora etmiş bir martı gibi süzülür ufka doğru Herkese verecek bir şeyleri vardır denizin Muzaffer Abayhan hüznü gülümseyerek yaşatan usta işi bir mizah sade akıcı bir dil ve sağlam bir kurguyla bilgiçlik taslamadan gevezelik etmeden öyküler yazıyor Bir solukta okunan şaşırtıcı bir biçimde biten sarsıcı akılda kalıcı öyküler Deniz gibi öyküler