MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Tam Kayıtlı Halebi i Sağır ve Tercemesi 2 Hamur

Tam Kayıtlı Halebi i Sağır ve Tercemesi 2 Hamur
275,00

Tam Kayıtlı Halebi i Sağır ve Tercemesi 2 Hamur

İsmailağa Yayınları

Kökler KitabEn ucuz

Tam Kayıtlı Halebi i Sağır ve Tercemesi 2 Hamur

Hazırlanan bu mübarek risale Rabbânî İmam Hâlid ibnü Ahmed ibni el Hüseyin eş Şehrezûrî el Bağdâdî el Osmânî en Nakşibendî kaddesellâhu sırrahu l azîz Hazretleri nin Risâletü l Hâlidiyye fî âdâbi s sâlikîne fi t tarîkati l aliyyeti n Nakşibendiyye adlı eserinden seçilmiş bir bölümdür Bu risale Nakşibendî Tarikatına mensup saliklerin riayet etmesi gereken edepleri içermektedir Hâlid i Bağdâdî Hazretleri müridin ihtiyaç duyacağı edepleri Kur ân âyetleri ve hadis i şeriflerden delillerle açıklamıştır

Deha Kitabevi
600,00

Salah Bilici Kitabevi Yayınları

Deha Kitabevi

Tam Kayıtlı Halebi i Sağır ve Tercemesi 2 Hamur ÖNSÖZ Bütün hamd Allahadır O nun Peygamberine ve Peygamberin Âlîne ve Ashabına salât ve selâm olsun Allah Taâlâ terceme etmemizi muvaffak kıldığı Halebi Sağîr in okunmasını ve ondan gereği gibi istifâde edilmesini mümin kardeşleri min cümlesine nasîb ve müyesser etsin Halebi Sağîr in sahibi İbrâhîm b Muhammed b İbrâhîm el Halebî dir İbrâhîm Halebî Hanefî fıkhının fürûunda Müitekaa l Ebhür ü yazmış tır Halebi Sağîr i yazan İbrâhîm Halebî bundan önce Halebî i Kebîr i yazmıştır Müellif Halebî i Kebîrine Gunyetü l Mütemellî adını vermiş tir Halebî i Sağîr in ve Kebîrin her ikisi de El Şeyh el lmâm Sedîdü ddîn el Kâşgaarî nin tasnîf etmiş olduğu Münyetü l musallî Ve Gunyetü l Mübtedî nin şerhleridir Şârîh İbrahim Halebî daha önce yaptığı şerhi Ha lebî i Kebîr i fazla teferruatlı bularak okuyucuların istifâdesine daha el verişli olduğunu söylediği Halebî i Sağîr i yazmıştır Halebî nin metni olan Münyetü l musallî nin müellifi Muhammed b Muhammed el Kâşgaarî 705 hicrî yılında vefat etmiştir İbrâhîm Halebî de 956 hicrî yılında vefat etmiştir Münyetü l musallî üzerine Halebî den başka şerhler de yazılmıştır Münyetü l Musallî demek namaz kılan kimsenin kendisine şiddetle muhtâc olduğu temenni ettiği muradı demektir Bu ismin devamı olan Gunyetü l Mübtedî demek de genişçe yazılmış olan kitaplara alışkın ol mayan okumaya yeni başlamış kimselerin ihtiyâçlarını karşılayan bir de receye kadar başka kitaplara muhtaç etmeyen demektir Hepimizin malûmudur ki ibâdetler en nefîs vakitlerin harcanacağı ve kişilerin harekât ve sekenâtının cevherlerini verecekleri en önde gelen en mühim şeylerdir Namaz ise bunların başında gelen bir ibâdettir Namazın şart ve erkânını en güzel en iyi tertip eden bir kitap olması bakımından Münyetü l Musallî çok mühimdir Bunun şerhi olması bakımından da Ha lebî nin ehemmiyeti bir o kadar büyüktür Küçük yaşta şuna şâhid olmuştuk Arapça okuyan bir kimseye Arapçadan ne okudun yahut nereye kadar okudun veya neler okudun diye sorulduğunda cevâbında İzhâr Kâfiye bir de Halebî okudum derdi Bunların ilk ikisi Arapçanın gramerinden meşhur iki kitaptır Yani İslâm âleminde husûsiyle Türkiye de öteden beri ders kitabı olarak okutulan Arapça dilbilgisinin anası mesabesinde olan İki metin Nahiv kitaplarıdır Halebî nin ne olduğunu sorarsanız o Arapça ile yazılıdır Fakat Arapça kitabı değildir O Arapça nın adetâ bir tatbikat mahalli olmakta idi Ya ni Arapçayı okuyan biraz ibareden ma nâ çıkaracak duruma gelen öğren cilerin namaz abdest bahislerini hem öğrenmeleri hem de Arapçanın tat bikatını yapmaları bakımından elverişli ilk akla gelen kitaptır Bir arkadaşım Halebî yi anlamak o kadar kolay bir iş değildir demisti Bu hatırımda kalmış Gerçekten Halebî yi bu seferki okuyuşumda ona hak verdim Çünkü Halebî nin mantıkî ve gayet güzel bir tertiple fı kıh usûlü kaidelerine riâyet olunarak kaleme alınmış olması kolaylığı ya nında güçlüğünü de beraberinde getirmiştir Eserin bazı hususiyetlerini arzetmek isterim 1 Eser bir şerh olup Hanefî Mezhebi üzerine yazılmış ve bünye sinde taharet namaz ve bunlarla yakından ilgili bahislere yer verilmiş olan ve çok ihtiyâç duyulan meseleleri içinde bulunduran Münteyü l Musallî nin şerhidir 2 Eser Mezheb imamları olan Ebû Hanîfe Ebû Yûsuf Muhammed Hasan b Ziyâd ve Züfer in görüşleri ittifakları ve ihtilâflariyle birlikte ka leme alınmıştır Diğer taraftan Üç imâma göre de böyledir veya üç imâm bu görüşe muhaliftirler veya Mâlik şuna kaaildir Şafiî buna kaaildir demek suretiyle diğer üç mezheb imamlarının görüşlerini ve aralarındaki ihtilâf ve ittifakı ve bunların Hanefîlere muhalif olan taraflarını ve dolayısiyle imamların usûl ve kaidelerini öğretmiş oluyor Musannif Metin sahibi bu gibi yerlerde Bize göre veya bizim indi mizde veya bizim katımızda diye terceme ettiğimiz sözleriyle Biz Hane fîlere göre demeyi kasdetmiştir Bazan da Bizim ashabımız veya bizim imamlarımıza göre demektedir 3 Yukarda da işaret edildiği gibi bu şerh daha öz olarak kaleme alınmış daha ziyâde meseleler tafsîl edilmiş deliller üzerinde Halebî i Kebîrdeki kadar durulmamış ve onun kadar teferruata girilmemiştir 4 Musannif metin sahibi bazı isimlerini verdiği kitaplardan ge rek Mütekaddimîn ve gerekse Müteahhirîn ulemânın kitaplarından seçip biriktirdiği gibi isimlerini verdiği kitaplardan başka kitaplardan da almış olduğuna işaret etmiştir Bunlar gerçekten fıkhın umdesini teşkil eden kaynak kitaplardır Musannif sözünü çok ettiği kaynaklardan biri de Zâhir i rivâye Nevâdir Fetâvâ ve Vâkiâttır Zâhir i rivâye ki bunlara Usûl me seleleri de denir Ebû Hanîfe ve Ashabı olan Ebû Yûsuf Muhammed Hasan ve Züfer den ve Ebû Hanîfe den ilim alan diğer kimselerden rivayet olunan meselelerdir Bunlar ekseriye ilk üçünün kavlidir Nevâdir meselelerine gelince bunlar da Ebû Hanîfe ve Ashabından Zahir rivâye nin gayrı rivayet olunan meselelerdir Fetvalar ve Vâkiât ise Hanefî Ule mâsının sonraki müctehidlerinin bu meselelerden sorulduklarında Mütekaddimûn Mezheb ehlinden haklarında rivayet bulunmayıp istinbat ettik leri meselelerdir Bu hususta derli toplu malûmat için daha önce tercemesini yaptığımız Mezâhib i Erbaa nın birinci cildinin iki numaralı önsözü nün 33 sabitesinin ilk beş paragrafına bakınız Musannif ve ona taben de Şârih Halebî hemen her meselede bu meselenin nereden alındığını hangi kaynak kitaptan ahz edildiğini me selenin sonunda veya başında zikretmesi aynı bir mesele hakkında da ha başka kitapta ne denildiğini yani bu meseleyi falan kitapta şöyle zikreder demekle meselenin sâdece bir çözüm şekli olmadığını muhtel kitaplarda işin şu veya bu tarzda îzâh edildiğini zikretmesi de kitabın karakteristik tarafıdır 5 Kitabın hususiyetlerinden biri de usûl kaideleri üzerine yazıl mış olması sebep netice bağlarının kurulması yanında meselelerin gü zel bir üslûb içerisinde ele alınmış olmasıdır Şöyle ki bu meseleleri bu rada okuyup gören kimse burada bulunmayan namaz abdest meselele rini de onlara kıyasla anlayabilecek bir duruma gelir Veya en azından bilmediği mesele hakkında bir şey söylememesini veya söylediği zaman doğru bir tarzda söylemesini bilir bir duruma gelir Kısacası bu ki tabı oku yan kimsenin fıkıh yönünden kafası açılır meseleleri anlamada maharet kesbeder ve basiret hâsıl eder Kitabın birçok yerlerinde Meşâyihimiz diye geçer Meşâyih Şeyh in cem idir Bu ise üç mânâya gelir Yaş bakımından büyük olanlara il men büyük olanlara veya amelen büyük olanlara denilmektedir Burada bundan maksad bizim mutemed fakîhlerimiz husûsiyle imâmlarımızdır Mütekaddimûn Ulemâ denildiğinde Ebû Hanîfe ve arkadaşları yani onun talebesi durumundaki diğer imamlarımız ve onlardan önceki ulemâ Müteahhirûn ile de bunlardan sonraki fakîhler kasd olunmaktadır Eskiden yazılan Arapça birçok ilim kitaplarında olduğu gibi bunda da Münye metin olarak parantez içerisinde şerhi Halebî de paran tez dışında olmak üzere iki kitap Metin ve Şerh bir arada gelmiştir Bu radaki metin ve şerhi birbirinden ayıran parantezleri biz tercemede kal dırdık Çünkü ikisi birbirine o derece bağlı olarak yazılmıştır ki yani Sa rih şerhi metne o derece uydurmuştur ki sanki ikisi bir kitâpmış gibi fark etmek güçtür Tercümenin metinle birlikte basılacağını göz önünde tutarak bazı delil makamında ve misâl ve izah sadedinde getirilen âyet hadis ve du aları husûsiyle mahzur görmediğimiz yerlerde metnin de karşısında ol masını düşünerek Arapça metni yeni harflerle yazdık Bazan da bunla rın sâdece mânâlarını yazarak yetindik Bundaki gayemiz oku yanlarımıza kolaylık getirmektir Bu kitabı terceme etmem esnasında bazı intihalarımı şöylece anlat mak isterim Bunlardan bazılarını şöylece sıralayabiliriz Halebi yi yalnız ca bir fıkıh kitabı olarak birtakım namaz ve abdest meselelerini konu alan bir kitap olarak görmemek lâzımdır Bu kitap oku nurken İslam ın ruhu ve onun ahlâkının ulviliği adalet duygusu ve kılı kırk yarmanın gözle görülür birtakım görüntüleriyle göz önüne serilmesi vardır İnsanın gün lük hayatında ibâdet konusunda yapacağı bir takım şeyleri nasıl tanzim edeceğini ne şekilde hareket edeceğini ne yapması lâzım geldiğini bir şeyin yakîn kesinlik hâsıl etmesinde ve buna yakın hal almasında ne gibi şartların ne gibi emarelerin bulunacağını şüpheli şeylerin veya bu na benzer şeylerin netice ve semeresinin neler olduğunu nelere dikkat etmenin lâzım geldiğini metotlu hareketlerin ne şekilde olacağını bize öğretmektedir Kitap fakîhlerin münâkaşalarında bazı aklî muamele ve muhakemeleri bize fiilen göstermekte kafamızın işlemesine yardımcı ol makta fikrimizi mantığımızı iyi ve yerinde kullanmamıza bizi alıştırmak tadır Bunlar benim aklıma gelenlerdir Daha başkaları da vardır Bu söy lediklerimi bir iddia ve bir zu mdan ibaret sayanlar hattâ inkâr edenler olabilir Bunlara cevâbım Bana öyle geliyor demektir İkinci bir cevap gerekirse aslında fıkıh demek kuru kuruya birtakım ahkâmı bilmekten ibaret değildir Fıkıh kişinin lehinde ve aleyhinde olan şeyleri bitmesiy le diğer bir tabirle fıkıh caiz olan ve caiz olmayan şeyleri bilmesiyle bir likte onu tatbik etmesidir Netice itibariyle dünya ve âhiret zararlı olan şeyleri bilip onlardan sakınmak faydalı olan şeyleri de bilip ondan müstefîd olmaktır İşte bu mânâsiyle fıkıh ki ibâdet konuları onun bir cü zünü teşkil etmektedir herkesin Allah a karşı mesuliyetinde hareketle rini tanzim etmesini bilip Allah ın rızasına muvafık amellerde bulunması demektir Yoksa muktezasınca amele götürmeyen basit bilgiden ibaret değildir Gerçek manâda fakîhler de bu yolda bilgi sahibi olan kimse lerdir Halebî i Sağîr i terceme etmekle öteden beri bu Kitabın ve benzeri kitapların metnini bastırmakla önemli hizmetlerde bulunan Salah Bilici Kitabevi nin yeni bir hizmet azminde olduklarını ve benim de çorbada bir tuzumun olduğunu görme sevinci içerisinde olacağım Halebî i Sagîr in daha önce Babadağı tarafından yapılmış eski Türk çe yazı ile bir tercümesi de vardır Okuyucularımın gerek bununla gerek se metinle karşılaştırarak yapmış olabileceğimiz hatalarımızda bizi ikaz etmeleri onların bir vazifesi olduğunu hatırlatırım Tabiî olarak hakkı tavsiye sabrı tavsiye her zaman müminlerin birbirine karşı görevleri ol duğunu hemen herkesin ezbere okuyabileceği Asr Sûre i Celilesinden bi linmektedir Bizler okuyan ve okutanlara hayır dualar ederken onların da bizleri ikaz etmelerini isteriz Bunun yanında bu kitapları yazmış olan ulemâya da Allah Taâlâ nın rahmetini ve bereketini dileriz halebi sağir tercümesi kitap halebi sağir al oku online satın al yayın ucuz dini kitap tam kayıtlı halebi sağir İbrahim halebi uygun fiyat islami kitap satış islam onlıne satış ucuz kitap yazar hasan ege tercümesi salah bilici kitabevi halebi sağir fiyatı fıkıh kitabı HASAN EGE Kitap Tam Kayıtlı Halebi Sağir ve TercümesiYazar İbrahim HalebiTercüme Hasan EgeYayınevi Salah Bilici Kitabevi Etiket Fiyatı 37 80 TL Kağıt Cilt 2 Hamur kağıt Lüks Bez CiltSayfa Ebat 710 sayfa 17x24 cmYayın Yılı 2009

Deha Kitabevi
700,00

Salah Bilici Kitabevi Yayınları

Deha Kitabevi

Tam Kayıtlı Halebi i Sağır ve Tercemesi Şamua ÖNSÖZ Bütün hamd Allahadır O nun Peygamberine ve Peygamberin Âlîne ve Ashabına salât ve selâm olsun Allah Taâlâ terceme etmemizi muvaffak kıldığı Halebi Sağîr in okunmasını ve ondan gereği gibi istifâde edilmesini mümin kardeşleri min cümlesine nasîb ve müyesser etsin Halebi Sağîr in sahibi İbrâhîm b Muhammed b İbrâhîm el Halebî dir İbrâhîm Halebî Hanefî fıkhının fürûunda Müitekaa l Ebhür ü yazmış tır Halebi Sağîr i yazan İbrâhîm Halebî bundan önce Halebî i Kebîr i yazmıştır Müellif Halebî i Kebîrine Gunyetü l Mütemellî adını vermiş tir Halebî i Sağîr in ve Kebîrin her ikisi de El Şeyh el lmâm Sedîdü ddîn el Kâşgaarî nin tasnîf etmiş olduğu Münyetü l musallî Ve Gunyetü l Mübtedî nin şerhleridir Şârîh İbrahim Halebî daha önce yaptığı şerhi Ha lebî i Kebîr i fazla teferruatlı bularak okuyucuların istifâdesine daha el verişli olduğunu söylediği Halebî i Sağîr i yazmıştır Halebî nin metni olan Münyetü l musallî nin müellifi Muhammed b Muhammed el Kâşgaarî 705 hicrî yılında vefat etmiştir İbrâhîm Halebî de 956 hicrî yılında vefat etmiştir Münyetü l musallî üzerine Halebî den başka şerhler de yazılmıştır Münyetü l Musallî demek namaz kılan kimsenin kendisine şiddetle muhtâc olduğu temenni ettiği muradı demektir Bu ismin devamı olan Gunyetü l Mübtedî demek de genişçe yazılmış olan kitaplara alışkın ol mayan okumaya yeni başlamış kimselerin ihtiyâçlarını karşılayan bir de receye kadar başka kitaplara muhtaç etmeyen demektir Hepimizin malûmudur ki ibâdetler en nefîs vakitlerin harcanacağı ve kişilerin harekât ve sekenâtının cevherlerini verecekleri en önde gelen en mühim şeylerdir Namaz ise bunların başında gelen bir ibâdettir Namazın şart ve erkânını en güzel en iyi tertip eden bir kitap olması bakımından Münyetü l Musallî çok mühimdir Bunun şerhi olması bakımından da Ha lebî nin ehemmiyeti bir o kadar büyüktür Küçük yaşta şuna şâhid olmuştuk Arapça okuyan bir kimseye Arapçadan ne okudun yahut nereye kadar okudun veya neler okudun diye sorulduğunda cevâbında İzhâr Kâfiye bir de Halebî okudum derdi Bunların ilk ikisi Arapçanın gramerinden meşhur iki kitaptır Yani İslâm âleminde husûsiyle Türkiye de öteden beri ders kitabı olarak okutulan Arapça dilbilgisinin anası mesabesinde olan İki metin Nahiv kitaplarıdır Halebî nin ne olduğunu sorarsanız o Arapça ile yazılıdır Fakat Arapça kitabı değildir O Arapça nın adetâ bir tatbikat mahalli olmakta idi Ya ni Arapçayı okuyan biraz ibareden ma nâ çıkaracak duruma gelen öğren cilerin namaz abdest bahislerini hem öğrenmeleri hem de Arapçanın tat bikatını yapmaları bakımından elverişli ilk akla gelen kitaptır Bir arkadaşım Halebî yi anlamak o kadar kolay bir iş değildir demisti Bu hatırımda kalmış Gerçekten Halebî yi bu seferki okuyuşumda ona hak verdim Çünkü Halebî nin mantıkî ve gayet güzel bir tertiple fı kıh usûlü kaidelerine riâyet olunarak kaleme alınmış olması kolaylığı ya nında güçlüğünü de beraberinde getirmiştir Eserin bazı hususiyetlerini arzetmek isterim 1 Eser bir şerh olup Hanefî Mezhebi üzerine yazılmış ve bünye sinde taharet namaz ve bunlarla yakından ilgili bahislere yer verilmiş olan ve çok ihtiyâç duyulan meseleleri içinde bulunduran Münteyü l Musallî nin şerhidir 2 Eser Mezheb imamları olan Ebû Hanîfe Ebû Yûsuf Muhammed Hasan b Ziyâd ve Züfer in görüşleri ittifakları ve ihtilâflariyle birlikte ka leme alınmıştır Diğer taraftan Üç imâma göre de böyledir veya üç imâm bu görüşe muhaliftirler veya Mâlik şuna kaaildir Şafiî buna kaaildir demek suretiyle diğer üç mezheb imamlarının görüşlerini ve aralarındaki ihtilâf ve ittifakı ve bunların Hanefîlere muhalif olan taraflarını ve dolayısiyle imamların usûl ve kaidelerini öğretmiş oluyor Musannif Metin sahibi bu gibi yerlerde Bize göre veya bizim indi mizde veya bizim katımızda diye terceme ettiğimiz sözleriyle Biz Hane fîlere göre demeyi kasdetmiştir Bazan da Bizim ashabımız veya bizim imamlarımıza göre demektedir 3 Yukarda da işaret edildiği gibi bu şerh daha öz olarak kaleme alınmış daha ziyâde meseleler tafsîl edilmiş deliller üzerinde Halebî i Kebîrdeki kadar durulmamış ve onun kadar teferruata girilmemiştir 4 Musannif metin sahibi bazı isimlerini verdiği kitaplardan ge rek Mütekaddimîn ve gerekse Müteahhirîn ulemânın kitaplarından seçip biriktirdiği gibi isimlerini verdiği kitaplardan başka kitaplardan da almış olduğuna işaret etmiştir Bunlar gerçekten fıkhın umdesini teşkil eden kaynak kitaplardır Musannif sözünü çok ettiği kaynaklardan biri de Zâhir i rivâye Nevâdir Fetâvâ ve Vâkiâttır Zâhir i rivâye ki bunlara Usûl me seleleri de denir Ebû Hanîfe ve Ashabı olan Ebû Yûsuf Muhammed Hasan ve Züfer den ve Ebû Hanîfe den ilim alan diğer kimselerden rivayet olunan meselelerdir Bunlar ekseriye ilk üçünün kavlidir Nevâdir meselelerine gelince bunlar da Ebû Hanîfe ve Ashabından Zahir rivâye nin gayrı rivayet olunan meselelerdir Fetvalar ve Vâkiât ise Hanefî Ule mâsının sonraki müctehidlerinin bu meselelerden sorulduklarında Mütekaddimûn Mezheb ehlinden haklarında rivayet bulunmayıp istinbat ettik leri meselelerdir Bu hususta derli toplu malûmat için daha önce tercemesini yaptığımız Mezâhib i Erbaa nın birinci cildinin iki numaralı önsözü nün 33 sabitesinin ilk beş paragrafına bakınız Musannif ve ona taben de Şârih Halebî hemen her meselede bu meselenin nereden alındığını hangi kaynak kitaptan ahz edildiğini me selenin sonunda veya başında zikretmesi aynı bir mesele hakkında da ha başka kitapta ne denildiğini yani bu meseleyi falan kitapta şöyle zikreder demekle meselenin sâdece bir çözüm şekli olmadığını muhtel kitaplarda işin şu veya bu tarzda îzâh edildiğini zikretmesi de kitabın karakteristik tarafıdır 5 Kitabın hususiyetlerinden biri de usûl kaideleri üzerine yazıl mış olması sebep netice bağlarının kurulması yanında meselelerin gü zel bir üslûb içerisinde ele alınmış olmasıdır Şöyle ki bu meseleleri bu rada okuyup gören kimse burada bulunmayan namaz abdest meselele rini de onlara kıyasla anlayabilecek bir duruma gelir Veya en azından bilmediği mesele hakkında bir şey söylememesini veya söylediği zaman doğru bir tarzda söylemesini bilir bir duruma gelir Kısacası bu ki tabı oku yan kimsenin fıkıh yönünden kafası açılır meseleleri anlamada maharet kesbeder ve basiret hâsıl eder Kitabın birçok yerlerinde Meşâyihimiz diye geçer Meşâyih Şeyh in cem idir Bu ise üç mânâya gelir Yaş bakımından büyük olanlara il men büyük olanlara veya amelen büyük olanlara denilmektedir Burada bundan maksad bizim mutemed fakîhlerimiz husûsiyle imâmlarımızdır Mütekaddimûn Ulemâ denildiğinde Ebû Hanîfe ve arkadaşları yani onun talebesi durumundaki diğer imamlarımız ve onlardan önceki ulemâ Müteahhirûn ile de bunlardan sonraki fakîhler kasd olunmaktadır Eskiden yazılan Arapça birçok ilim kitaplarında olduğu gibi bunda da Münye metin olarak parantez içerisinde şerhi Halebî de paran tez dışında olmak üzere iki kitap Metin ve Şerh bir arada gelmiştir Bu radaki metin ve şerhi birbirinden ayıran parantezleri biz tercemede kal dırdık Çünkü ikisi birbirine o derece bağlı olarak yazılmıştır ki yani Sa rih şerhi metne o derece uydurmuştur ki sanki ikisi bir kitâpmış gibi fark etmek güçtür Tercümenin metinle birlikte basılacağını göz önünde tutarak bazı delil makamında ve misâl ve izah sadedinde getirilen âyet hadis ve du aları husûsiyle mahzur görmediğimiz yerlerde metnin de karşısında ol masını düşünerek Arapça metni yeni harflerle yazdık Bazan da bunla rın sâdece mânâlarını yazarak yetindik Bundaki gayemiz oku yanlarımıza kolaylık getirmektir Bu kitabı terceme etmem esnasında bazı intihalarımı şöylece anlat mak isterim Bunlardan bazılarını şöylece sıralayabiliriz Halebi yi yalnız ca bir fıkıh kitabı olarak birtakım namaz ve abdest meselelerini konu alan bir kitap olarak görmemek lâzımdır Bu kitap oku nurken İslam ın ruhu ve onun ahlâkının ulviliği adalet duygusu ve kılı kırk yarmanın gözle görülür birtakım görüntüleriyle göz önüne serilmesi vardır İnsanın gün lük hayatında ibâdet konusunda yapacağı bir takım şeyleri nasıl tanzim edeceğini ne şekilde hareket edeceğini ne yapması lâzım geldiğini bir şeyin yakîn kesinlik hâsıl etmesinde ve buna yakın hal almasında ne gibi şartların ne gibi emarelerin bulunacağını şüpheli şeylerin veya bu na benzer şeylerin netice ve semeresinin neler olduğunu nelere dikkat etmenin lâzım geldiğini metotlu hareketlerin ne şekilde olacağını bize öğretmektedir Kitap fakîhlerin münâkaşalarında bazı aklî muamele ve muhakemeleri bize fiilen göstermekte kafamızın işlemesine yardımcı ol makta fikrimizi mantığımızı iyi ve yerinde kullanmamıza bizi alıştırmak tadır Bunlar benim aklıma gelenlerdir Daha başkaları da vardır Bu söy lediklerimi bir iddia ve bir zu mdan ibaret sayanlar hattâ inkâr edenler olabilir Bunlara cevâbım Bana öyle geliyor demektir İkinci bir cevap gerekirse aslında fıkıh demek kuru kuruya birtakım ahkâmı bilmekten ibaret değildir Fıkıh kişinin lehinde ve aleyhinde olan şeyleri bitmesiy le diğer bir tabirle fıkıh caiz olan ve caiz olmayan şeyleri bilmesiyle bir likte onu tatbik etmesidir Netice itibariyle dünya ve âhiret zararlı olan şeyleri bilip onlardan sakınmak faydalı olan şeyleri de bilip ondan müstefîd olmaktır İşte bu mânâsiyle fıkıh ki ibâdet konuları onun bir cü zünü teşkil etmektedir herkesin Allah a karşı mesuliyetinde hareketle rini tanzim etmesini bilip Allah ın rızasına muvafık amellerde bulunması demektir Yoksa muktezasınca amele götürmeyen basit bilgiden ibaret değildir Gerçek manâda fakîhler de bu yolda bilgi sahibi olan kimse lerdir Halebî i Sağîr i terceme etmekle öteden beri bu Kitabın ve benzeri kitapların metnini bastırmakla önemli hizmetlerde bulunan Salah Bilici Kitabevi nin yeni bir hizmet azminde olduklarını ve benim de çorbada bir tuzumun olduğunu görme sevinci içerisinde olacağım Halebî i Sagîr in daha önce Babadağı tarafından yapılmış eski Türk çe yazı ile bir tercümesi de vardır Okuyucularımın gerek bununla gerek se metinle karşılaştırarak yapmış olabileceğimiz hatalarımızda bizi ikaz etmeleri onların bir vazifesi olduğunu hatırlatırım Tabiî olarak hakkı tavsiye sabrı tavsiye her zaman müminlerin birbirine karşı görevleri ol duğunu hemen herkesin ezbere okuyabileceği Asr Sûre i Celilesinden bi linmektedir Bizler okuyan ve okutanlara hayır dualar ederken onların da bizleri ikaz etmelerini isteriz Bunun yanında bu kitapları yazmış olan ulemâya da Allah Taâlâ nın rahmetini ve bereketini dileriz halebi sağir tercümesi kitap halebi sağir al oku online satın al yayın ucuz dini kitap tam kayıtlı halebi sağir İbrahim halebi uygun fiyat islami kitap satış islam onlıne satış ucuz kitap yazar hasan ege tercümesi salah bilici kitabevi halebi sağir fiyatı fıkıh kitabı HASAN EGE Kitap Tam Kayıtlı Halebi Sağir ve TercümesiYazar İbrahim HalebiTercüme Hasan EgeYayınevi Salah Bilici Kitabevi Etiket Fiyatı 43 20 TL Kağıt Cilt Şamua Kağıt Lüks Bez CiltSayfa Ebat 710 sayfa 17x24 cmYayın Yılı 2009