Tam Kelimelere Sığınmak — Necmettin Şahinler

Tam Kelimelere Sığınmak
Necmettin Şahinlerİnsan Yayınları
Tam Kelimelere Sığınmak
Necmettin ŞahinlerMutlak hakîkat bilgisinin acaba ne kadarına sahibiz Evvel ve hir olan Allah hakkındaki bilgimizin sınırları acaba hangi noktalara ulaşmaktadır Veya doğru diye bildiğimiz zannettiğimiz hayâl ettiğimiz şeylerin ezelî bilgiyle örtüşen yanları ne kadardır Gerçek şu ki sınırlı kayıtlı bir varlık olarak insânın sınırsız sonsuz bir varlık hakkındaki bilgisi sadece Hiçtir Bildiklerimiz de sadece Onun dilediği kadarıyladır Üstelik bu dilediklerinin ne kadarını idrâk ettiğimiz de tartışılır Fizik Şehâdet leminin koşullarına göre yaratılmış bir varlığın Metafizik Gayb leminin sınırlarını aşması mümkün değildir Metafizik gayb âlemi ile ilgili olan her tartışma akıl yürütme Kurânın ifâdesiyle Gayba taş atmaktan ibârettir Zira kısıtlı yeteneklerimiz ancak bu dünyânın realitesini kavramaya yöneliktir Diğer taraftan eşya da bu eşyayı değerlendirecek olan insân da varlıkları itibariyle Mutlak Hakîkatin önünde birer perdedirler Bu yüzden de gözlerimizin görmediği kulaklarımızın işitmediği akıllarımızın hayal dahi edemeyeceği öte âlemin realitesine gözümüzü açtığımızda karşımıza çıkacak olan tek duygu şaşkınlık ve hayrettir Zira Yaratıcı Kudret olan Allah görünen bu âlemin nalını ters çakmış zıtların polaritesinden oluşan bir sahneyi karşımıza çıkarmıştır Bu sahneye İlm i Ledün penceresinden bakarsak bütün bu görünen yapılan eylemlerin ardında ezelî hikmete uygun bir gerçekliğin bulunduğunu zevk ederek öğreniriz Bu gerçekliğin ise iki vechesi vardır Birincisi Şerîat diğeri Hakîkat Asl olan her ikisini de cem eden zâhiri görürken yaşarken bâtından perdelenmeyen bâtını görürken yaşarken de zâhiri ihmal etmeyen Muhammedî bir nazardır

İnsan Yayınları
Mutlak hakîkat bilgisinin acaba ne kadarına sahibiz Evvel ve hir olan Allah hakkındaki bilgimizin sınırları acaba hangi noktalara ulaşmaktadır Veya doğru diye bildiğimiz zannettiğimiz hayâl ettiğimiz şeylerin ezelî bilgiyle örtüşen yanları ne kadardır Gerçek şu ki sınırlı kayıtlı bir varlık olarak insânın sınırsız sonsuz bir varlık hakkındaki bilgisi sadece Hiçtir Bildiklerimiz de sadece Onun dilediği kadarıyladır Üstelik bu dilediklerinin ne kadarını idrâk ettiğimiz de tartışılır Fizik Şehâdet leminin koşullarına göre yaratılmış bir varlığın Metafizik Gayb leminin sınırlarını aşması mümkün değildir Metafizik gayb âlemi ile ilgili olan her tartışma akıl yürütme Kurânın ifâdesiyle Gayba taş atmaktan ibârettir Zira kısıtlı yeteneklerimiz ancak bu dünyânın realitesini kavramaya yöneliktir Diğer taraftan eşya da bu eşyayı değerlendirecek olan insân da varlıkları itibariyle Mutlak Hakîkatin önünde birer perdedirler Bu yüzden de gözlerimizin görmediği kulaklarımızın işitmediği akıllarımızın hayal dahi edemeyeceği öte âlemin realitesine gözümüzü açtığımızda karşımıza çıkacak olan tek duygu şaşkınlık ve hayrettir Zira Yaratıcı Kudret olan Allah görünen bu âlemin nalını ters çakmış zıtların polaritesinden oluşan bir sahneyi karşımıza çıkarmıştır Bu sahneye İlm i Ledün penceresinden bakarsak bütün bu görünen yapılan eylemlerin ardında ezelî hikmete uygun bir gerçekliğin bulunduğunu zevk ederek öğreniriz Bu gerçekliğin ise iki vechesi vardır Birincisi Şerîat diğeri Hakîkat Asl olan her ikisini de cem eden zâhiri görürken yaşarken bâtından perdelenmeyen bâtını görürken yaşarken de zâhiri ihmal etmeyen Muhammedî bir nazardır

İnsan Yayınları
İrfânî bir bakış açısıyla düşünürsek hepimiz Allah tan gelmiş kelimeleriz ve bu görünen âlemde anlamımız varlığımız tükendiğinde tekrar aslî kaynağımız olan Allah a döneceğiz Bunun bir anlamı da şudur Allah bilinmezliğini bizim kelimelerimizle bilinir hâle dönüştürüyor Dolayısıyla her kelime O nun güzel isimlerine karşılık geliyor ve bizler de zaten o isimlerin terkibinden oluşmuş varlıklarız Öyleyse kelimeleri anlamak okumak bir yerde bu güzel isimlerin sâhibini okumak anlamak bilmek anlamına geliyor Bu noktada hepimiz yarım kelimeleriz ve ne zaman aslımızla bütünleşirsek o zaman ancak tam kelimeler hâline gelebiliriz Başka bir deyişle Ben den Biz e geçmek yarım kelimelerden tam kelimelere geçmektir Yarım kelimelerin oluşturduğu âlem Kesret Âlemi yani çokluk âlemidir tam kelimelerin âlemi ise Vahdet Âlemi dir yani Tek lik âlemi Mutlak Varlık her an halk ı cedîd realitesiyle kendini Ahadiyyet ten Vâhidiyyet e dönüştürmektedir Ama gerçekte bütün bu kelimelerin arkasında tek anlam vardır Bu nedenle mânâ hüvallah denmiştir Anlaşılıyor ki bütün kelimeler tek bir mânânın farklı açılımları anlatımlarıdır Yarım kelimeler Kesret insanı şirke düşürür tam kelimeler Vahdet ise insanı Tevhîd e götürür Bu nedenle olacak ki Tevhîd kelimesinin öncesi nefy sonrası ispat tır Lâ süpürgesiyle yollar süpürülmeden İllâllah sarayına girilmez Kaç nehire kaç göle yansımakta dolunay Bakma sen bu kesrete Allah Ahad Allah Hayy Ayın binlerce aksi raks ederken sularda Ay tektir ammâ aksi kesîr olur şuurda

İnsan Yayınları
İrfânî bir bakış açısıyla düşünürsek hepimiz Allah tan gelmiş kelimeleriz ve bu görünen âlemde anlamımız varlığımız tükendiğinde tekrar aslî kaynağımız olan Allah a döneceğiz Bunun bir anlamı da şudur Allah bilinmezliğini bizim kelimelerimizle bilinir hâle dönüştürüyor Dolayısıyla her kelime O nun güzel isimlerine karşılık geliyor ve bizler de zaten o isimlerin terkibinden oluşmuş varlıklarız Öyleyse kelimeleri anlamak okumak bir yerde bu güzel isimlerin sâhibini okumak anlamak bilmek anlamına geliyor Bu noktada hepimiz yarım kelimeleriz ve ne zaman aslımızla bütünleşirsek o zaman ancak tam kelimeler hâline gelebiliriz Başka bir deyişle Ben den Biz e geçmek yarım kelimelerden tam kelimelere geçmektir Yarım kelimelerin oluşturduğu âlem Kesret Âlemi yani çokluk âlemidir tam kelimelerin âlemi ise Vahdet Âlemi dir yani Tek lik âlemi Mutlak Varlık her an halk ı cedîd realitesiyle kendini Ahadiyyet ten Vâhidiyyet e dönüştürmektedir Ama gerçekte bütün bu kelimelerin arkasında tek anlam vardır Bu nedenle mânâ hüvallah denmiştir Anlaşılıyor ki bütün kelimeler tek bir mânânın farklı açılımları anlatımlarıdır Yarım kelimeler Kesret insanı şirke düşürür tam kelimeler Vahdet ise insanı Tevhîd e götürür Bu nedenle olacak ki Tevhîd kelimesinin öncesi nefy sonrası ispat tır Lâ süpürgesiyle yollar süpürülmeden İllâllah sarayına girilmez Kaç nehire kaç göle yansımakta dolunay Bakma sen bu kesrete Allah Ahad Allah Hayy Ayın binlerce aksi raks ederken sularda Ay tektir ammâ aksi kesîr olur şuurda