Tanrı Anlayışı — Cemil Sena

Tanrı Anlayışı
Cemil SenaSerüven Kitap
Tanrı Anlayışı
Cemil SenaBazı insanlar gerçekleri inkâr etmekten hoşlanır bazıları da gerçeğin ne olduğunu bilmez bilemez ya da onun ne olduğunu araştırmaksızın bir geleneğin telkinlerine uyarak türlü yanlış düşünlere inanmakla yetinirler Buna karşılık inkâr ya da tasdik edilmiş olmakla değer ve doğaları değişmeyen gerçekler de vardır İnsan zihni en yüce bir düşünü âdileştirebildiği gibi en bayağı ve âdi bir düşünü de yüceltebilir Bir zamanlar geçerli paraların bir başka zamanla kalp akçalar durumuna düştükleri gibi düşün ve inançların da toplumların türlü dönemlerinde faydalı veya zararlı olabildikleri görülmüştür Demek ki eşya gibi düşünler ve inançlar da bir evrim geçirmekte bazı yenilikler eskilerin hortlamasından bazı eskilikler de yeni afacanların doğmamasından varlıklarını sürdürüyorlar img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Gece Kitaplığı
Bazı insanlar gerçekleri inkâr etmekten hoşlanır bazıları da gerçeğin ne olduğunu bilmez bilemez ya da onun ne olduğunu araştırmaksızın bir geleneğin telkinlerine uyarak türlü yanlış düşünlere inanmakla yetinirler Buna karşılık inkâr ya da tasdik edilmiş olmakla değer ve doğaları değişmeyen gerçekler de vardır İnsan zihni en yüce bir düşünü âdileştirebildiği gibi en bayağı ve âdi bir düşünü de yüceltebilir Bir zamanlar geçerli paraların bir başka zamanla kalp akçalar durumuna düştükleri gibi düşün ve inançların da toplumların türlü dönemlerinde faydalı veya zararlı olabildikleri görülmüştür Demek ki eşya gibi düşünler ve inançlar da bir evrim geçirmekte bazı yenilikler eskilerin hortlamasından bazı eskilikler de yeni afacanların doğmamasından varlıklarını sürdürüyorlar Eski ve yeni birbirini kovalarlarken bunların her biri başka başka toplumlarda ve zamanlarda o suretle yayılır ve yaşarlar ki bir yerde bozuk ve eski olan bir başka yerde yeni ve yetkin sayılır hatta bu yerde en faydalı bir araç halini alır Gerçeklerin bu uylaşımlı ve bağıntılı görünüşü yüzyıllardan beri uygarlığın evrimini ve insanların mutluluğunu türlü yönlerden etkilemiştir Kutsal saydıkları için totemleri olan hayvan veya bitkileri yemeyerek açlıktan ölen bir ilkel insan her bulduğunu yiyen bir ileri toplum insanı kadar mutludur Biri o kutsal inanca bağlı kalmış olmanın sevinci içinde can verirken öteki böyle bir inancın baskısından kurtulmuş olma zevkinin bağışladığı özgürlüğün tadını çıkartmaktadır Bunun içindir ki insanın değeri kendi inançlarının türüne göre ölçülmemelidir Bir inanca değer biçmek ancak o inancın bir topluma sağlamış olduğu iyilikler ve kötülükleri kavramakla olanaklıdır Bu pragmacı kriteri benimsemek hiç olmazsa belirli bir toplum ve zihin seviyesi için yatıştırıcı olduğu kadar da gerçekleri araştırmaya elverişli bir sonuç verir Ucuz ve korkak insanlar çevrelerinde yaşayan düşünce ve inançlara bağlanarak kurtuluşu köleleşmekte hatta böyle bir duruma düştüklerinin de farkında olmadan gözleri ve ruhları bağlanmış değirmen beygirleri gibi kendi eksenlerinin dışında sonsuz bir âlemin bulunabileceğini düşünmeden başladıkları yere gelir ve geldikleri yerlerde yeniden yürüyüşlerine devam ederler Bu tip insanların tek kuşkusu aç kalmamaktır ve daha fazla kamçılanmamaktır Ne yazık ki insanlığın büyük bir çoğunluğu bu kısır dönüşlerin şampiyonluğunu korumaktan hoşlanmaktadır Herhangi bir toplumun uygarlık seviyesi bu şampiyonların niceliğiyle ters orantılıdır

Gece Kitaplığı
Bazı insanlar gerçekleri inkâr etmekten hoşlanır bazıları da gerçeğin ne olduğunu bilmez bilemez ya da onun ne olduğunu araştırmaksızın bir geleneğin telkinlerine uyarak türlü yanlış düşünlere inanmakla yetinirler Buna karşılık inkâr ya da tasdik edilmiş olmakla değer ve doğaları değişmeyen gerçekler de vardır İnsan zihni en yüce bir düşünü âdileştirebildiği gibi en bayağı ve âdi bir düşünü de yüceltebilir Bir zamanlar geçerli paraların bir başka zamanla kalp akçalar durumuna düştükleri gibi düşün ve inançların da toplumların türlü dönemlerinde faydalı veya zararlı olabildikleri görülmüştür Demek ki eşya gibi düşünler ve inançlar da bir evrim geçirmekte bazı yenilikler eskilerin hortlamasından bazı eskilikler de yeni afacanların doğmamasından varlıklarını sürdürüyorlar Eski ve yeni birbirini kovalarlarken bunların her biri başka başka toplumlarda ve zamanlarda o suretle yayılır ve yaşarlar ki bir yerde bozuk ve eski olan bir başka yerde yeni ve yetkin sayılır hatta bu yerde en faydalı bir araç halini alır Gerçeklerin bu uylaşımlı ve bağıntılı görünüşü yüzyıllardan beri uygarlığın evrimini ve insanların mutluluğunu türlü yönlerden etkilemiştir Kutsal saydıkları için totemleri olan hayvan veya bitkileri yemeyerek açlıktan ölen bir ilkel insan her bulduğunu yiyen bir ileri toplum insanı kadar mutludur Biri o kutsal inanca bağlı kalmış olmanın sevinci içinde can verirken öteki böyle bir inancın baskısından kurtulmuş olma zevkinin bağışladığı özgürlüğün tadını çıkartmaktadır Bunun içindir ki insanın değeri kendi inançlarının türüne göre ölçülmemelidir Bir inanca değer biçmek ancak o inancın bir topluma sağlamış olduğu iyilikler ve kötülükleri kavramakla olanaklıdır Bu pragmacı kriteri benimsemek hiç olmazsa belirli bir toplum ve zihin seviyesi için yatıştırıcı olduğu kadar da gerçekleri araştırmaya elverişli bir sonuç verir Ucuz ve korkak insanlar çevrelerinde yaşayan düşünce ve inançlara bağlanarak kurtuluşu köleleşmekte h

Gece Kitaplığı Yayınları
Bazı insanlar gerçekleri inkâr etmekten hoşlanır bazıları da gerçeğin ne olduğunu bilmez bilemez ya da onun ne olduğunu araştırmaksızın bir geleneğin telkinlerine uyarak türlü yanlış düşünlere inanmakla yetinirler Buna karşılık inkâr ya da tasdik edilmiş olmakla değer ve doğaları değişmeyen gerçekler de vardır İnsan zihni en yüce bir düşünü âdileştirebildiği gibi en bayağı ve âdi bir düşünü de yüceltebilir Bir zamanlar geçerli paraların bir başka zamanla kalp akçalar durumuna düştükleri gibi düşün ve inançların da toplumların türlü dönemlerinde faydalı veya zararlı olabildikleri görülmüştür Demek ki eşya gibi düşünler ve inançlar da bir evrim geçirmekte bazı yenilikler eskilerin hortlamasından bazı eskilikler de yeni afacanların doğmamasından varlıklarını sürdürüyorlar Eski ve yeni birbirini kovalarlarken bunların her biri başka başka toplumlarda ve zamanlarda o suretle yayılır ve yaşarlar ki bir yerde bozuk ve eski olan bir başka yerde yeni ve yetkin sayılır hatta bu yerde en faydalı bir araç halini alır Gerçeklerin bu uylaşımlı ve bağıntılı görünüşü yüzyıllardan beri uygarlığın evrimini ve insanların mutluluğunu türlü yönlerden etkilemiştir Kutsal saydıkları için totemleri olan hayvan veya bitkileri yemeyerek açlıktan ölen bir ilkel insan her bulduğunu yiyen bir ileri toplum insanı kadar mutludur Biri o kutsal inanca bağlı kalmış olmanın sevinci içinde can verirken öteki böyle bir inancın baskısından kurtulmuş olma zevkinin bağışladığı özgürlüğün tadını çıkartmaktadır Bunun içindir ki insanın değeri kendi inançlarının türüne göre ölçülmemelidir Bir inanca değer biçmek ancak o inancın bir topluma sağlamış olduğu iyilikler ve kötülükleri kavramakla olanaklıdır Bu pragmacı kriteri benimsemek hiç olmazsa belirli bir toplum ve zihin seviyesi için yatıştırıcı olduğu kadar da gerçekleri araştırmaya elverişli bir sonuç verir Ucuz ve korkak insanlar çevrelerinde yaşayan düşünce ve inançlara bağlanarak kurtuluşu köleleşmekte hatta böyle bir duruma düştüklerinin de farkında olmadan gözleri ve ruhları bağlanmış değirmen beygirleri gibi kendi eksenlerinin dışında sonsuz bir âlemin bulunabileceğini düşünmeden başladıkları yere gelir ve geldikleri yerlerde yeniden yürüyüşlerine devam ederler Bu tip insanların tek kuşkusu aç kalmamaktır ve daha fazla kamçılanmamaktır Ne yazık ki insanlığın büyük bir çoğunluğu bu kısır dönüşlerin şampiyonluğunu korumaktan hoşlanmaktadır Herhangi bir toplumun uygarlık seviyesi bu şampiyonların niceliğiyle ters orantılıdır

Gece Kitaplığı
Bazı insanlar gerçekleri inkâr etmekten hoşlanır bazıları da gerçeğin ne olduğunu bilmez bilemez ya da onun ne olduğunu araştırmaksızın bir geleneğin telkinlerine uyarak türlü yanlış düşünlere inanmakla yetinirler Buna karşılık inkâr ya da tasdik edilmiş olmakla değer ve doğaları değişmeyen gerçekler de vardır İnsan zihni en yüce bir düşünü âdileştirebildiği gibi en bayağı ve âdi bir düşünü de yüceltebilir Bir zamanlar geçerli paraların bir başka zamanla kalp akçalar durumuna düştükleri gibi düşün ve inançların da toplumların türlü dönemlerinde faydalı veya zararlı olabildikleri görülmüştür Demek ki eşya gibi düşünler ve inançlar da bir evrim geçirmekte bazı yenilikler eskilerin hortlamasından bazı eskilikler de yeni afacanların doğmamasından varlıklarını sürdürüyorlar Eski ve yeni birbirini kovalarlarken bunların her biri başka başka toplumlarda ve zamanlarda o suretle yayılır ve yaşarlar ki bir yerde bozuk ve eski olan bir başka yerde yeni ve yetkin sayılır hatta bu yerde en faydalı bir araç halini alır Gerçeklerin bu uylaşımlı ve bağıntılı görünüşü yüzyıllardan beri uygarlığın evrimini ve insanların mutluluğunu türlü yönlerden etkilemiştir Kutsal saydıkları için totemleri olan hayvan veya bitkileri yemeyerek açlıktan ölen bir ilkel insan her bulduğunu yiyen bir ileri toplum insanı kadar mutludur Biri o kutsal inanca bağlı kalmış olmanın sevinci içinde can verirken öteki böyle bir inancın baskısından kurtulmuş olma zevkinin bağışladığı özgürlüğün tadını çıkartmaktadır Bunun içindir ki insanın değeri kendi inançlarının türüne göre ölçülmemelidir Bir inanca değer biçmek ancak o inancın bir topluma sağlamış olduğu iyilikler ve kötülükleri kavramakla olanaklıdır Bu pragmacı kriteri benimsemek hiç olmazsa belirli bir toplum ve zihin seviyesi için yatıştırıcı olduğu kadar da gerçekleri araştırmaya elverişli bir sonuç verir Ucuz ve korkak insanlar çevrelerinde yaşayan düşünce ve inançlara bağlanarak kurtuluşu köleleşmekte hatta böyle bir duruma düştüklerinin de farkında olmadan gözleri ve ruhları bağlanmış değirmen beygirleri gibi kendi eksenlerinin dışında sonsuz bir âlemin bulunabileceğini düşünmeden başladıkları yere gelir ve geldikleri yerlerde yeniden yürüyüşlerine devam ederler Bu tip insanların tek kuşkusu aç kalmamaktır ve daha fazla kamçılanmamaktır Ne yazık ki insanlığın büyük bir çoğunluğu bu kısır dönüşlerin şampiyonluğunu korumaktan hoşlanmaktadır Herhangi bir toplumun uygarlık seviyesi bu şampiyonların niceliğiyle ters orantılıdır