MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Tanrı Dağı Çocukları — Ersin Asatekin

Tanrı Dağı Çocukları
468,00
RomanROMAN ÖYKÜRoman Günümüz

Tanrı Dağı Çocukları

Ersin Asatekin

Cinius Yayınları

2020412 sf.
Ciltsiz
Kitap SepetiEn ucuz

Tanrı Dağı Çocukları

Ersin Asatekin

Ve neden sonra Börü son buyruğunu veriyordu Dikkat Kağan ımız Ulu Mete Han göründü Yer gök donmuş rüzgâr durulmuş karıncalar dahi durmuştu Her er sadece kendi kalp atışlarını duyabiliyordu El sürülemeyen bozkırın deli taylarına adeta çelik gemler vurulmuştu Güneşin doğuşunun ardından başka bir güneş daha ufka yükseliyordu Omuzlarına kadar düşen yelesiyle vahşi bir kurdun en kızgın anını andıran hilâl bıyıklarıyla sanki Tanrı yeryüzünde yürüyordu Ak renkli devlet atının üstünde giderek yaklaştıkça erleri nefes almayı dahi unutuyor kalpleri durma noktasına geliyordu Gündüz vakti yıldız görünüyor gökte hilalle birleşiyordu Yağız yerle Mete göğe yükselirken mavi gökten Tanrı yere iniyordu Börü nün buyruğuyla at inip diz kıran erlerin ayak sesleri arzı sallıyordu Gökten gelen Sen istersen mağlup olur karıncaya koca fil Sana yenik ordular şimdi harap ve sefil sesi Tanrı Dağlarında Eline düşse tek damla sel olur çağlar çağıranı sen olsan kökünden yürür dağlar diye yankılanıyordu Islık çalan ok kimin kalbini ikiye bölecekti bunu kimse bilemezdi Mete Han ın okuyla ölmek bile ne büyük bir onurdu Acun ilk kez böyle bir şeye şahitlik etmiş ve Göklerin Ordusu gözden kaybolmuştu Kurtlar ulumaya karıncalar çalışmaya rüzgâr esmeye başlamıştı Üç günlük yoldan sonra Ulu Kağan ın Ulu Ordusu savaş meydanına varmıştı Börü nün evvelden yolladığı ulaklar Çin ordusunun yerini bildiriyordu Mete yi ilk kez bu kadar düşünceli gören Börü Ne düşünüyorsunuz Kağan ım diye sordu Bu kadar Çinliyi nereye gömeceğimi

Şehadet Kitap
475,20

Cinius Yayınları

2020412 sf.
Şehadet Kitap

Ve neden sonra Börü son buyruğunu veriyordu Dikkat Kağan ımız Ulu Mete Han göründü Yer gök donmuş rüzgâr durulmuş karıncalar dahi durmuştu Her er sadece kendi kalp atışlarını duyabiliyordu El sürülemeyen bozkırın deli taylarına adeta çelik gemler vurulmuştu Güneşin doğuşunun ardından başka bir güneş daha ufka yükseliyordu Omuzlarına kadar düşen yelesiyle vahşi bir kurdun en kızgın anını andıran hilâl bıyıklarıyla sanki Tanrı yeryüzünde yürüyordu Ak renkli devlet atının üstünde giderek yaklaştıkça erleri nefes almayı dahi unutuyor kalpleri durma noktasına geliyordu Gündüz vakti yıldız görünüyor gökte hilalle birleşiyordu Yağız yerle Mete göğe yükselirken mavi gökten Tanrı yere iniyordu Börü nün buyruğuyla at inip diz kıran erlerin ayak sesleri arzı sallıyordu Gökten gelen Sen istersen mağlup olur karıncaya koca fil Sana yenik ordular şimdi harap ve sefil sesi Tanrı Dağlarında Eline düşse tek damla sel olur çağlar çağıranı sen olsan kökünden yürür dağlar diye yankılanıyordu Islık çalan ok kimin kalbini ikiye bölecekti bunu kimse bilemezdi Mete Han ın okuyla ölmek bile ne büyük bir onurdu Acun ilk kez böyle bir şeye şahitlik etmiş ve Göklerin Ordusu gözden kaybolmuştu Kurtlar ulumaya karıncalar çalışmaya rüzgâr esmeye başlamıştı Üç günlük yoldan sonra Ulu Kağan ın Ulu Ordusu savaş meydanına varmıştı Börü nün evvelden yolladığı ulaklar Çin ordusunun yerini bildiriyordu Mete yi ilk kez bu kadar düşünceli gören Börü Ne düşünüyorsunuz Kağan ım diye sordu Bu kadar Çinliyi nereye gömeceğimi

Nobel Kitap
554,40

Cinius Yayınları

2020412 sf.
Ciltsiz13x20 cm2. Hamur
Nobel Kitap

Ve neden sonra Börü son buyruğunu veriyordu Dikkat Kağan ımız Ulu Mete Han göründü Yer gök donmuş rüzgâr durulmuş karıncalar dahi durmuştu Her er sadece kendi kalp atışlarını duyabiliyordu El sürülemeyen bozkırın deli taylarına adeta çelik gemler vurulmuştu Güneşin doğuşunun ardından başka bir güneş daha ufka yükseliyordu Omuzlarına kadar düşen yelesiyle vahşi bir kurdun en kızgın anını andıran hilâl bıyıklarıyla sanki Tanrı yeryüzünde yürüyordu Ak renkli devlet atının üstünde giderek yaklaştıkça erleri nefes almayı dahi unutuyor kalpleri durma noktasına geliyordu Gündüz vakti yıldız görünüyor gökte hilalle birleşiyordu Yağız yerle Mete göğe yükselirken mavi gökten Tanrı yere iniyordu Börü nün buyruğuyla at inip diz kıran erlerin ayak sesleri arzı sallıyordu Gökten gelen Sen istersen mağlup olur karıncaya koca fil Sana yenik ordular şimdi harap ve sefil sesi Tanrı Dağlarında Eline düşse tek damla sel olur çağlar çağıranı sen olsan kökünden yürür dağlar diye yankılanıyordu Islık çalan ok kimin kalbini ikiye bölecekti bunu kimse bilemezdi Mete Han ın okuyla ölmek bile ne büyük bir onurdu Acun ilk kez böyle bir şeye şahitlik etmiş ve Göklerin Ordusu gözden kaybolmuştu Kurtlar ulumaya karıncalar çalışmaya rüzgâr esmeye başlamıştı Üç günlük yoldan sonra Ulu Kağan ın Ulu Ordusu savaş meydanına varmıştı Börü nün evvelden yolladığı ulaklar Çin ordusunun yerini bildiriyordu Mete yi ilk kez bu kadar düşünceli gören Börü Ne düşünüyorsunuz Kağan ım diye sordu Bu kadar Çinliyi nereye gömeceğimi

Pandora
612,00

Cinius

2020412 sf.
Pandora

Ve neden sonra Börü son buyruğunu veriyordu Dikkat Kağan ımız Ulu Mete Han göründü Yer gök donmuş rüzgâr durulmuş karıncalar dahi durmuştu Her er sadece kendi kalp atışlarını duyabiliyordu El sürülemeyen bozkırın deli taylarına adeta çelik gemler vurulmuştu Güneşin doğuşunun ardından başka bir güneş daha ufka yükseliyordu Omuzlarına kadar düşen yelesiyle vahşi bir kurdun en kızgın anını andıran hilâl bıyıklarıyla sanki Tanrı yeryüzünde yürüyordu Ak renkli devlet atının üstünde giderek yaklaştıkça erleri nefes almayı dahi unutuyor kalpleri durma noktasına geliyordu Gündüz vakti yıldız görünüyor gökte hilalle birleşiyordu Yağız yerle Mete göğe yükselirken mavi gökten Tanrı yere iniyordu Börü nün buyruğuyla at inip diz kıran erlerin ayak sesleri arzı sallıyordu Gökten gelen Sen istersen mağlup olur karıncaya koca fil Sana yenik ordular şimdi harap ve sefil sesi Tanrı Dağlarında Eline düşse tek damla sel olur çağlar çağıranı sen olsan kökünden yürür dağlar diye yankılanıyordu Islık çalan ok kimin kalbini ikiye bölecekti bunu kimse bilemezdi Mete Han ın okuyla ölmek bile ne büyük bir onurdu Acun ilk kez böyle bir şeye şahitlik etmiş ve Göklerin Ordusu gözden kaybolmuştu Kurtlar ulumaya karıncalar çalışmaya rüzgâr esmeye başlamıştı Üç günlük yoldan sonra Ulu Kağan ın Ulu Ordusu savaş meydanına varmıştı Börü nün evvelden yolladığı ulaklar Çin ordusunun yerini bildiriyordu Mete yi ilk kez bu kadar düşünceli gören Börü Ne düşünüyorsunuz Kağan ım diye sordu Bu kadar Çinliyi nereye gömeceğimi