Tapınaklardaki Cesetler — Barış Akyüz

Tapınaklardaki Cesetler
Barış AkyüzLora Yayıncılık
Tapınaklardaki Cesetler
Barış Akyüz20 dakika sonra adliyeye lojmanlarının bulunduğu sokağa girdiler Her ikisinin cebinde sustalı bıçakları hazır duruyordu Lojmanların girişinde sağ tarafta polis kontrol noktası vardı Polis koltuğa yayılmış halde televizyon izliyordu Fark ettirmeden lojmanın duvarlarından atlayıp bahçeye girdiler Birçok daire ışığı yanıyordu Kadir fısıltıyla Keşke biraz daha geç gelseydik dedi Aziz Daha geri dönüşümüz yok işi sessizce bitirip hemen gidelim dedi Kadir işte arada hadi gidip halledelim

Tilki Kitap
Uzun süreden beri kullanılmayan ev neredeyse yıkılacak gibi duruyordu Sarı renkli ahşap pencerelerin üzerinde sağlam cam kalmamıştı Çatı saçaklarından akan yağmur suları pas tutmuş çatının kirli sularıyla beraber duvardan aşağıya doğru akarak tıpkı sarmaşık gibi evin her tarafını kaplamıştı Bahçe kapısını aralayarak içeri girdi Kapının daha önce birbirine bitişik tahtaları tazı köpeklerinin iskeletini andırıyordu Kapı karanlığı delen bir ses çıkarmıştı Koynunda sakladığı ayakkabıları özenle duvarın dibine koyup yere oturdu Sırtını bahçe duvarına dayayıp derin bir nefes aldı Ayağı terlemişti Topuklarına kadar ıslanmış çorabını da çıkarıp ayaklarını ovuşturdu Kolunun yeniyle yüzündeki boncuk boncuk terleri sildi Cebinden çıkardığı sigarasını yakıp güldü Hiç de zor olmadı

Tilki Kitap
Barış Akyüz tarafından kaleme alınan Tapınaklardaki Cesetler Tilki Kitap eseri olarak okurlarla buluşuyor Tapınaklardaki Cesetler Barış Akyüz Kitap Özeti Uzun süreden beri kullanılmayan ev neredeyse yıkılacak gibi duruyordu Sarı renkli ahşap pencerelerin üzerinde sağlam cam kalmamıştı Çatı saçaklarından akan yağmur suları pas tutmuş çatının kirli sularıyla beraber duvardan aşağıya doğru akarak tıpkı sarmaşık gibi evin her tarafını kaplamıştı Bahçe kapısını aralayarak içeri girdi Kapının daha önce birbirine bitişik tahtaları tazı köpeklerinin iskeletini andırıyordu Kapı karanlığı delen bir ses çıkarmıştı Koynunda sakladığı ayakkabıları özenle duvarın dibine koyup yere oturdu Sırtını bahçe duvarına dayayıp derin bir nefes aldı Ayağı terlemişti Topuklarına kadar ıslanmış çorabını da çıkarıp ayaklarını ovuşturdu Kolunun yeniyle yüzündeki boncuk boncuk terleri sildi Cebinden çıkardığı sigarasını yakıp güldü Hiç de zor olmadı Yayınevi Tilki Kitap Yazar Barış Akyüz Sayfa 94 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x19 50 cm Basım Yılı Aralık 2023 Barkod 9786256831087 Kategori Korku Gerilim

Tilki Kitap
Uzun süreden beri kullanılmayan ev neredeyse yıkılacak gibi duruyordu Sarı renkli ahşap pencerelerin üzerinde sağlam cam kalmamıştı Çatı saçaklarından akan yağmur suları pas tutmuş çatının kirli sularıyla beraber duvardan aşağıya doğru akarak tıpkı sarmaşık gibi evin her tarafını kaplamıştı Bahçe kapısını aralayarak içeri girdi Kapının daha önce birbirine bitişik tahtaları tazı köpeklerinin iskeletini andırıyordu Kapı karanlığı delen bir ses çıkarmıştı Koynunda sakladığı ayakkabıları özenle duvarın dibine koyup yere oturdu Sırtını bahçe duvarına dayayıp derin bir nefes aldı Ayağı terlemişti Topuklarına kadar ıslanmış çorabını da çıkarıp ayaklarını ovuşturdu Kolunun yeniyle yüzündeki boncuk boncuk terleri sildi Cebinden çıkardığı sigarasını yakıp güldü Hiç de zor olmadı

Uzun süreden beri kullanılmayan ev neredeyse yıkılacak gibi duruyordu Sarı renkli ahşap pencerelerin üzerinde sağlam cam kalmamıştı Çatı saçaklarından akan yağmur suları pas tutmuş çatının kirli sularıyla beraber duvardan aşağıya doğru akarak tıpkı sarmaşık gibi evin her tarafını kaplamıştı Bahçe kapısını aralayarak içeri girdi Kapının daha önce birbirine bitişik tahtaları tazı köpeklerinin iskeletini andırıyordu Kapı karanlığı delen bir ses çıkarmıştı Koynunda sakladığı ayakkabıları özenle duvarın dibine koyup yere oturdu Sırtını bahçe duvarına dayayıp derin bir nefes aldı Ayağı terlemişti Topuklarına kadar ıslanmış çorabını da çıkarıp ayaklarını ovuşturdu Kolunun yeniyle yüzündeki boncuk boncuk terleri sildi Cebinden çıkardığı sigarasını yakıp güldü Hiç de zor olmadı

Tilki Kitap
Uzun süreden beri kullanılmayan ev neredeyse yıkılacak gibi duruyordu Sarı renkli ahşap pencerelerin üzerinde sağlam cam kalmamıştı Çatı saçaklarından akan yağmur suları pas tutmuş çatının kirli sularıyla beraber duvardan aşağıya doğru akarak tıpkı sarmaşık gibi evin her tarafını kaplamıştı Bahçe kapısını aralayarak içeri girdi Kapının daha önce birbirine bitişik tahtaları tazı köpeklerinin iskeletini andırıyordu Kapı karanlığı delen bir ses çıkarmıştı Koynunda sakladığı ayakkabıları özenle duvarın dibine koyup yere oturdu Sırtını bahçe duvarına dayayıp derin bir nefes aldı Ayağı terlemişti Topuklarına kadar ıslanmış çorabını da çıkarıp ayaklarını ovuşturdu Kolunun yeniyle yüzündeki boncuk boncuk terleri sildi Cebinden çıkardığı sigarasını yakıp güldü Hiç de zor olmadı