Tarihin İçinden

Tarihin İçinden
Kriter Yayınevi
Tarihin İçinden
Tarihçilik araştırıcı tarihçiliğin içinde vardır Ancak bazı tarihçiler olayları sosyal olaylar açısından değerlendirdiği için bu konuyu incelemek zorunda kaldık Sosyal tarihçiliğin Türkiye de görülmesinin nedeni sosyolojinin Türkiye de tarihle birlikte incelenmesinden kaynaklanmaktadır Avrupa da sosyoloji felsefeden ayrılarak ayrı bir ilim dalı haline gelmiştir İslam dünyası ve Türkiye de ise sosyolojinin böyle bir felsefi geleneği yoktur Batıda sosyoloji felsefi düşüncenin toplum ve devlet meselesine eğilmesi sonucu doğmuştur Türkiye de ise sosyolojinin felsefi bir geleneği olmadığı için sosyal olaylar tarihin bir parçası olarak düşünülmüştür Bu sebeple sosyal meselelerle ilk olarak tarihçiler ilgilenmişlerdir İslam dünyasında da durum hemen hemen aynıdır İbn Haldun un Mukaddime adlı meşhur eserinde tarihin içinde sosyoloji incelenerek tarihi olaylarda sosyal olayın rolü belirtilmiştir Ahmet Cevdet Paşa tarihi sosyolojik olarak ele alan bir tarihçidir Tarih i Cevdet adlı eserinde insanların bir arada yaşamaya zorlayan iki sebebi anlatır Cevdet Paşa medeniyet kavramının iki anlamı olduğunu ortak faydanın insanları toplum halinde yaşamaya zorlandığını iç ve dış kötülüklerden korumak kaygısıyla devlet kurmalarının şart olduğunu yazar Cevdet Paşa ya göre halk kişisel ve kamu haklarını devlete bırakarak onun hükmüne razı olur Toplum hayatının ilerlemesi ve karmaşıklaşmasıyla yeni ihtiyaçlar ortaya çıkar Devlet yönetimi yetenekli devlet adamlarına verilir Bundan dolayı tarihi bilmek olayların sebeplerine inmekle mümkün olur Sosyal tarihçilere göre de olayların temel sebebi sosyal olaylardır Bir devlet kurulurken veya zayıflayıp yıkılırken olayların arkasındaki sosyal siyasal ve ekonomik sebeplere bakılmalıdır

IQ Kültür Sanat Yayıncılık
Ermeni meselesi Ermeni olmayan tarihçi ve yazarların da katılımıyla yeni tahriflere sahne olmaktadır Ermeni meselesinin gerçekte olması gereken iki tarafını Türkler ve Ermeniler oluşturmaktadır Fakat meselenin doğuşunu ve çözümsüzlüğünü besleyen dış faktörler üçüncü bir taraf olarak hep varlığını sürdürdü Bu üçüncü taraf Ermeniler üzerinden uluslar arası çıkar elde eden geniş bir yelpazeden oluşmaktadır Bu yelpazede yer alan yabancı devletlerin politikaları temelde birkaç amaca yöneliktir Birincisi Anadolu topraklarındaki bir Ermenistan kurulmasının Türklere rağmen mümkün olmadığını bilmektedirler Ama her bakımdan güçlü bir Türkiye bir çok devletin bu coğrafya üzerinde ve çevresindeki çıkarlarının devamı için tehlike kabul etmektedir Bu sebeple bu coğrafyada hep tökezleyen bir türlü belini doğrultamayan ve yabancı çıkarlara dur diyemiyen bir Türkiye arzulanmaktadır Yani Anadolu topraklarında bir Ermeni devleti kurulmasına yönelik tehdidi canlı tutmaktır İkincisi Türkiye nin yine bu coğrafyadaki etkinliğini kaldırmak için bu coğrafyada daha sadık ve güçlü bir müttefik olarak İsrail benzeri bir Ermenistan yaratmak Üçüncüsü ise ikinciyle de ilişkili olarak Türklerin bu coğrafyadaki egemenlik alanını daha ileri bir tarihte küçülterek benzeri Sevr projesinde de bulunan küçük yerel devletçikler veya kukla devletçikler oluşturmak Üçüncü tarafın bu argümanların doğrudan Ermenilerin çıkarlarına yönelik olmadığı açıktır Bütün bu projelerin daha kolay yürütülmesi için işletilen mekanizmalardan birisi de tarihin tahrifidir Özellikle tarafsız bilim adamlığı görüntüsü ile Türklerin konu ile ilgili rehavetlerinden de faydalanarak tahrifat sürdürülmektedir