Tarihin Kalbi Gönlün Şehri İsfahan — Ömer Aktaş

Tarihin Kalbi Gönlün Şehri İsfahan
Ömer AktaşKitap Dünyası
Tarihin Kalbi Gönlün Şehri İsfahan
Ömer Aktaşİçinden nehir geçen şehirler taze kalmayı dener Akıp giden zaman gibi hem sabit hem değişken bir yanları vardır Akif Emre 02 05 2015 Yenişafak Akif Emre nin İsfahan üzerine kaleme aldığı bu cümleler bir şehrin sadece taş ve topraktan ibaret olmadığını zamanla kurduğu ilişki üzerinden anlam kazandığını hatırlatır Bu kitap İsfahan ı doğuran iki nehri mekâna yenik düşen ve zamana direnen bir medeniyetin iki yüzü olarak ele alıyor Zayenderûd un bereketiyle beslenen bu şehir hem çölde kaybolan bir suyun hikâyesi hem de zamana direnen anlamla akıp giden bir ruhun sembolüdür İsfahan ın içinden geçen ikinci nehir Emre nin de işaret ettiği üzere bir su değil bir bilinç bir hatırlayış nehridir Bu nehir şehrin tarihinde kemerlerinde kubbelerinde avlularında dolaşır medeniyetin iç akışını zamana karşı sürekliliğini temsil eder Bu kitap İsfahan ın bu manevi nehrinin izini sürerek bir şehrin yalnızca mimarisiyle değil ruhuyla da nasıl yaşadığını anlamaya çağırıyor İran ın merkezinde ana kucağındaki bir çocuğa benzetilen kadim şehir İsfahan tarih boyunca kültür sanat ve ticaretin kesiştiği bir uygarlık havzası olmuştur Kuruluşu M Ö 3 binyıla kadar uzanan bu şehir özellikle Selçuklu ve Safevî dönemlerinde büyük bir gelişim göstermiş camileri köprüleri medreseleri ve saraylarıyla İslam şehir geleneğinin en zarif örneklerinden biri hâline gelmiştir İsfahan da şehir tarihinin yanı sıra devletlerin ve milletlerin iç içe geçmiş kaderlerini de okumak mümkündür Bu görünümüyle İsfahan medeniyetlerin buluştuğu görkemli bir tarih sahnesi gibidir İsfahan sadece bir şehir değil bir medeniyetin sanatın ve gönül dünyasının simgesidir Elinizdeki bu eser İsfahan ın mimarisinde kültürel dokusunda ve insan hikâyelerinde saklı medeniyet izlerini çözümleyerek şehrin tarihsel sürekliliğini ve medeniyet tasavvurunu yeniden düşünmeye imkân tanıyor Tarihin kalbi gönlün şehri İsfahan da geçmişin derinliklerinden geleceğe uzanan bir medeniyetin izleri sizi bekliyor

Kitap Dünyası
İçinden nehir geçen şehirler taze kalmayı dener Akıp giden zaman gibi hem sabit hem değişken bir yanları vardır Akif Emre 02 05 2015 Yenişafak Akif Emre nin İsfahan üzerine kaleme aldığı bu cümleler bir şehrin sadece taş ve topraktan ibaret olmadığını zamanla kurduğu ilişki üzerinden anlam kazandığını hatırlatır Bu kitap İsfahan ı doğuran iki nehri mekâna yenik düşen ve zamana direnen bir medeniyetin iki yüzü olarak ele alıyor Zayenderûd un bereketiyle beslenen bu şehir hem çölde kaybolan bir suyun hikâyesi hem de zamana direnen anlamla akıp giden bir ruhun sembolüdür İsfahan ın içinden geçen ikinci nehir Emre nin de işaret ettiği üzere bir su değil bir bilinç bir hatırlayış nehridir Bu nehir şehrin tarihinde kemerlerinde kubbelerinde avlularında dolaşır medeniyetin iç akışını zamana karşı sürekliliğini temsil eder Bu kitap İsfahan ın bu manevi nehrinin izini sürerek bir şehrin yalnızca mimarisiyle değil ruhuyla da nasıl yaşadığını anlamaya çağırıyor İran ın merkezinde ana kucağındaki bir çocuğa benzetilen kadim şehir İsfahan tarih boyunca kültür sanat ve ticaretin kesiştiği bir uygarlık havzası olmuştur Kuruluşu M Ö 3 binyıla kadar uzanan bu şehir özellikle Selçuklu ve Safevî dönemlerinde büyük bir gelişim göstermiş camileri köprüleri medreseleri ve saraylarıyla İslam şehir geleneğinin en zarif örneklerinden biri hâline gelmiştir İsfahan da şehir tarihinin yanı sıra devletlerin ve milletlerin iç içe geçmiş kaderlerini de okumak mümkündür Bu görünümüyle İsfahan medeniyetlerin buluştuğu görkemli bir tarih sahnesi gibidir İsfahan sadece bir şehir değil bir medeniyetin sanatın ve gönül dünyasının simgesidir Elinizdeki bu eser İsfahan ın mimarisinde kültürel dokusunda ve insan hikâyelerinde saklı medeniyet izlerini çözümleyerek şehrin tarihsel sürekliliğini ve medeniyet tasavvurunu yeniden düşünmeye imkân tanıyor Tarihin kalbi gönlün şehri İsfahan da geçmişin derinliklerinden geleceğe uzanan bir medeniyetin izleri sizi bekliyor Tanıtım Bülteninden

Kitap Dünyası
İçinden nehir geçen şehirler taze kalmayı dener Akıp giden zaman gibi hem sabit hem değişken bir yanları vardır Akif Emre 02 05 2015 Yenişafak Akif Emre nin İsfahan üzerine kaleme aldığı bu cümleler bir şehrin sadece taş ve topraktan ibaret olmadığını zamanla kurduğu ilişki üzerinden anlam kazandığını hatırlatır Bu kitap İsfahan ı doğuran iki nehri mekâna yenik düşen ve zamana direnen bir medeniyetin iki yüzü olarak ele alıyor Zayenderûd un bereketiyle beslenen bu şehir hem çölde kaybolan bir suyun hikâyesi hem de zamana direnen anlamla akıp giden bir ruhun sembolüdür İsfahan ın içinden geçen ikinci nehir Emre nin de işaret ettiği üzere bir su değil bir bilinç bir hatırlayış nehridir Bu nehir şehrin tarihinde kemerlerinde kubbelerinde avlularında dolaşır medeniyetin iç akışını zamana karşı sürekliliğini temsil eder Bu kitap İsfahan ın bu manevi nehrinin izini sürerek bir şehrin yalnızca mimarisiyle değil ruhuyla da nasıl yaşadığını anlamaya çağırıyor İran ın merkezinde ana kucağındaki bir çocuğa benzetilen kadim şehir İsfahan tarih boyunca kültür sanat ve ticaretin kesiştiği bir uygarlık havzası olmuştur Kuruluşu M Ö 3 binyıla kadar uzanan bu şehir özellikle Selçuklu ve Safevî dönemlerinde büyük bir gelişim göstermiş camileri köprüleri medreseleri ve saraylarıyla İslam şehir geleneğinin en zarif örneklerinden biri hâline gelmiştir İsfahan da şehir tarihinin yanı sıra devletlerin ve milletlerin iç içe geçmiş kaderlerini de okumak mümkündür Bu görünümüyle İsfahan medeniyetlerin buluştuğu görkemli bir tarih sahnesi gibidir İsfahan sadece bir şehir değil bir medeniyetin sanatın ve gönül dünyasının simgesidir Elinizdeki bu eser İsfahan ın mimarisinde kültürel dokusunda ve insan hikâyelerinde saklı medeniyet izlerini çözümleyerek şehrin tarihsel sürekliliğini ve medeniyet tasavvurunu yeniden düşünmeye imkân tanıyor Tarihin kalbi gönlün şehri İsfahan da geçmişin derinliklerinden geleceğe uzanan bir medeniyetin izleri sizi bekliyor

Kitap Dünyası Yayınları
İçinden nehir geçen şehirler taze kalmayı dener Akıp giden zaman gibi hem sabit hem değişken bir yanları vardır Akif Emre 02 05 2015 Yenişafak Akif Emre nin İsfahan üzerine kaleme aldığı bu cümleler bir şehrin sadece taş ve topraktan ibaret olmadığını zamanla kurduğu ilişki üzerinden anlam kazandığını hatırlatır Bu kitap İsfahan ı doğuran iki nehri mekâna yenik düşen ve zamana direnen bir medeniyetin iki yüzü olarak ele alıyor Zayenderûd un bereketiyle beslenen bu şehir hem çölde kaybolan bir suyun hikâyesi hem de zamana direnen anlamla akıp giden bir ruhun sembolüdür İsfahan ın içinden geçen ikinci nehir Emre nin de işaret ettiği üzere bir su değil bir bilinç bir hatırlayış nehridir Bu nehir şehrin tarihinde kemerlerinde kubbelerinde avlularında dolaşır medeniyetin iç akışını zamana karşı sürekliliğini temsil eder Bu kitap İsfahan ın bu manevi nehrinin izini sürerek bir şehrin yalnızca mimarisiyle değil ruhuyla da nasıl yaşadığını anlamaya çağırıyor İran ın merkezinde ana kucağındaki bir çocuğa benzetilen kadim şehir İsfahan tarih boyunca kültür sanat ve ticaretin kesiştiği bir uygarlık havzası olmuştur Kuruluşu M Ö 3 binyıla kadar uzanan bu şehir özellikle Selçuklu ve Safevî dönemlerinde büyük bir gelişim göstermiş camileri köprüleri medreseleri ve saraylarıyla İslam şehir geleneğinin en zarif örneklerinden biri hâline gelmiştir İsfahan da şehir tarihinin yanı sıra devletlerin ve milletlerin iç içe geçmiş kaderlerini de okumak mümkündür Bu görünümüyle İsfahan medeniyetlerin buluştuğu görkemli bir tarih sahnesi gibidir İsfahan sadece bir şehir değil bir medeniyetin sanatın ve gönül dünyasının simgesidir Elinizdeki bu eser İsfahan ın mimarisinde kültürel dokusunda ve insan hikâyelerinde saklı medeniyet izlerini çözümleyerek şehrin tarihsel sürekliliğini ve medeniyet tasavvurunu yeniden düşünmeye imkân tanıyor Tarihin kalbi gönlün şehri İsfahan da geçmişin derinliklerinden geleceğe uzanan bir medeniyetin izleri sizi bekliyor