Tarihin Saklı Sayfaları

Tarihin Saklı Sayfaları
Say Yayınları
Tarihin Saklı Sayfaları
Tarih bir bilim midir yoksa bir sanat mı Duayen tarihçi John Lewis Gaddis tarihyazımı üzerine modern bir klasik olan Tarihin Manzarası nda tarihçilik zanaatını alışılagelmiş kalıpların dışına çıkarıyor Gaddis e göre tarihçiler laboratuvara sığmayan gerçeklikleri anlamlandırmaya çalışan geçmişin kartografları dır Caspar David Friedrich in meşhur tablosundaki yalnız gezgin gibi uçsuz bucaksız bir geçmiş manzarasına sislerin arasından bakarlar Sosyal bilimlerin katı formüllerinden ziyade jeolojinin astronominin ve evrimsel biyolojinin yöntemlerine yakın durup geçmişin kalıntılarından yola çıkarak geçmişi yeniden inşa ederler Thucydides ten Machiavelli ye Marc Bloch tan E H Carr a uzanan bir çizgide zaman mekân ve nedensellik üzerine ustalıkla kurgulanmış bir keşif yolculuğu olan Tarihin Manzarası geçmişi sadece bilmek değil onu bir harita gibi okumak isteyenler için eşsiz bir rehber Marc Bloch ve E H Carr ın mirasını yüzyıla taşıyan bir başyapıt Gerçek bir ustalık eseri Okuması büyük bir keyif entelektüel tarihin yanı sıra beşeri ve doğal tarihin diğer biçimlerinin sergilediği o tuhaf fraktal örüntülerin zarif ve neşeli bir güzellemesi William H McNeill Ne tarih okurunun ne de tarih yazarının geçmiş hakkında bir daha asla eskisi gibi düşünmesine izin vermeyecek The New York Times

Demos Yayınları
Anadolu hınç şüphe ve güvensizlikle bakıyor Yüz binlerce çocuğunu memesinden sökerek alıp götürdüğümüz bu Ana ya şimdi kendimizi ve pişmanlığımızı getiriyoruz İstasyonda bir kadın durmuş gelene geçene Benim Ahmed i gördünüz mü diyor Hangi Ahmed i Yüz bin Ahmed in hangisini Yırtık basmanın altında kolunu çıkararak trenin gideceği yolun İstanbul yolunun aksini gösteriyor Bu tarafa gitmişti diyor O tarafa Aden e mi Medine ye mi Kanal a mı Sarıkamış a mı Bağdat a mı Ahmed in buz mu kum mu su mu skorpit yarası mı tifüs biti mi yedi Eğer hepisinden kurtulmuşsa Ahmed ini görsen ona da soracaksın Ahmed imi gördün mü Hayır Hiç birimiz Ahmed ini görmedik Fakat Ahmed in her şeyi gördü Allah ın Muhammed e bile anlatamadığı cehennemi gördü Şimdi Anadolu ya batıdan doğudan sağdan soldan bütün rüzgârlar bozgun haykırışarak esiyor Anadolu demiryoluna şoseye han ve çeşme başlarına inip çömelmiş oğlunu arıyor Vagonlar arabalar kamyonlar hepsi ondan Anadolu dan utanır gibi hepsi İstanbul a doğru perdelerini kapatmış gizli ve çabuk geçiyor Anadolu Ahmed ini soruyor Ahmed o daha dün bir kurşun istifinden daha ucuzlaşan Ahmed şimdi onun pahasını kanadını kısmış tırnaklarını büzmüş bize dimdik bakan ana kartalın gözlerinde okuyoruz Ahmed i ne için harcadığımızı bir söyleyebilsek onunla ne kazandığımızı bir anaya anlatabilsek ona övündürecek bir haber verebilsek Fakat biz Ahmed i kumarda kaybettik Falih Rıfkı Atay