Tarihin Süzgecinde Mutfak Kültürümüz 1 Hamur — Deniz Gürsoy

Tarihin Süzgecinde Mutfak Kültürümüz 1 Hamur
Deniz GürsoyOğlak Yayıncılık
Tarihin Süzgecinde Mutfak Kültürümüz 1 Hamur
Deniz GürsoyYeri geldiğinde ya o kültürü tam yansıttığı için ya da ilginç olacağını düşündüğümden bazı tarifleri gizlendiği tarih çek mecelerinden gün ışığına çıkararak kitabı okuyanın dene mesine sundum Bunu yaparken tarifleri bugünün diliyle kolay anlaşılabilir hâle getirmeye çalıştım ya da bu coğrafyada bulunabilir gıda maddeleriyle değiştirdim yani uyarladım Ayrıca kımız ve buhur suyu dışında hepsini de denedim Deniz Gürsoy Eski Taş Çağı ndan izler taşıyan çiğ köfteden Türklerin İslam la tanışmadan önce içtiği içkilere yaşadığımız coğrafyada yemek kültürünün tarihin derinliklerindeki izlerini araştırıyor Tarihin Süzgecinde Mutfak Kültürümüz de Tanıtım Bülteninden Sayfa Sayısı 184 Baskı Yılı 2016 Dili Türkçe Yayınevi Oğlak Yayıncılık

Oğlak Yayınları
Fırıncılar her tür ekmeği pişirip sattıkları gibi müşterilerin getirdikleri tepsi ve güveçler deki yemeği de pişirirlerdi Her sabah işe gidenler içinde koyun eti soğan nohut bulunan ağzı iyice kapalı bir güveci fırına getirirlerdi Bu güveçler bütün gün sıcak küllerin içinde yan yana durur müşteriler bu iyi pişmiş yahniyi evlerine götürüp afiyetle yerlerdi Bunun gerçekleşmesi için müşterilerin güveçlerini iyi tanıması ya da fırıncının kendi bildiği işaret ler koyması gerektiğini kestirmeniz zor değil Yoksa müşteriler tatsız sürprizlerle karşılaşabilirlerdi Meyhanelerde hem eğlenilir hem de yemek yenirdi En çok gidilen gezinti yerleri ara sında Dicle ve Fıratın kıyılarındaki ve Mecusi şatolarının ya da Hıristiyan manastırlarının müştemilatında ek binalarında düzenlenmiş olan kır meyhaneleri sayılabilir Buralarda ünlü bağları olan rahipler şaraplarını satarlardı Bu meyhanelerde her türlü eğlence vardı Şarkıcı kadınlar dansözler flüt çalan kadınlar çengiler eğlencenin binbir çeşitini yaşatır lardı konuklarına Şarabın yanında ufak kaplar içerisinde biraz şundan biraz bundan atıştırılırdı Farsça meze tatlı lezzetli bî meze ise lezzetsiz anlamında olup içki yanında küçük tabaklarla verilen lezzetli yiyeceklerin meze adının buradan geldiği söylenir Yeri geldiğinde ya o kültürü tam yansıttığı için ya da ilginç olacağını düşündüğümden bazı tarifleri gizlendiği tarih çekmecelerinden gün ışığına çıkararak kitabı okuyanın denemesine

Oğlak Yayıncılık
Yeri geldiğinde ya o kültürü tam yansıttığı için ya da ilginç olacağını düşündüğümden bazı tarifleri gizlendiği tarih çek mecelerinden gün ışığına çıkararak kitabı okuyanın dene mesine sundum Bunu yaparken tarifleri bugünün diliyle kolay anlaşılabilir hâle getirmeye çalıştım ya da bu coğrafyada bulunabilir gıda maddeleriyle değiştirdim yani uyarladım Ayrıca kımız ve buhur suyu dışında hepsini de denedim Deniz Gürsoy Eski Taş Çağı ndan izler taşıyan çiğ köfteden Türklerin İslam la tanışmadan önce içtiği içkilere yaşadığımız coğrafyada yemek kültürünün tarihin derinliklerindeki izlerini araştırıyor Tarihin Süzgecinde Mutfak Kültürümüz de

Oğlak Yayıncılık
Fırıncılar her tür ekmeği pişirip sattıkları gibi müşterilerin getirdikleri tepsi ve güveçlerdeki yemeği de pişirirlerdi Her sabah işe gidenler içinde koyun eti soğan nohut bulunan ağzı iyice kapalı bir güveci fırına getirirlerdi Bu güveçler bütün gün sıcak küllerin içinde yan yana durur müşteriler bu iyi pişmiş yahniyi evlerine götürüp afiyetle yerlerdi Bunun gerçekleşmesi için müşterilerin güveçlerini iyi tanıması ya da fırıncının kendi bildiği işaretler koyması gerektiğini kestirmeniz zor değil Yoksa müşteriler tatsız sürprizlerle karşılaşabilirlerdi Meyhanelerde hem eğlenilir hem de yemek yenirdi En çok gidilen gezinti yerleri arasında Dicle ve Fırat ın kıyılarındaki ve Mecusi şatolarının ya da Hıristiyan manastırlarının müştemilatında ek binalarında düzenlenmiş olan kır meyhaneleri sayılabilir Buralarda ünlü bağları olan rahipler şaraplarını satarlardı Bu meyhanelerde her türlü eğlence vardı Şarkıcı kadınlar dansözler flüt çalan kadınlar çengiler eğlencenin binbir çeşidini yaşatırlardı konuklarına Şarabın yanında ufak kaplar içerisinde biraz şundan biraz bundan atıştırılırdı Farsça meze tatlı lezzetli bî meze ise lezzetsiz anlamında olup içki yanında küçük tabaklarla verilen lezzetli yiyeceklerin meze adının buradan geldiği söylenir Yeri geldiğinde ya o kültürü tam yansıttığı için ya da ilginç olacağını düşündüğümden bazı tarifleri gizlendiği tarih çekmecelerinden gün ışığına çıkararak kitabı okuyanın denemesine sundum Bunu yaparken tarifleri bugünün diliyle kolay anlaşılabilir hâle getirmeye çalıştım ya da bu coğrafyada bulunabilir gıda maddeleriyle değiştirdim yani uyarladım Ayrıca kımız ve buhur suyu dışında hepsini de denedim Deniz Gürsoy Eski Taş Çağı ndan izler taşıyan çiğ köfteden Türklerin İslam la tanışmadan önce içtiği içkilere yaşadığımız coğrafyada yemek kültürünün tarihin derinliklerindeki izlerini araştırıyor Tarihin Süzgecinde Mutfak Kültürümüz de

Oğlak
Fırıncılar her tür ekmeği pişirip sattıkları gibi müşterilerin getirdikleri tepsi ve güveçlerdeki yemeği de pişirirlerdi Her sabah işe gidenler içinde koyun eti soğan nohut bulunan ağzı iyice kapalı bir güveci fırına getirirlerdi Bu güveçler bütün gün sıcak küllerin içinde yan yana durur müşteriler bu iyi pişmiş yahniyi evlerine götürüp afiyetle yerlerdi Bunun gerçekleşmesi için müşterilerin güveçlerini iyi tanıması ya da fırıncının kendi bildiği işaretler koyması gerektiğini kestirmeniz zor değil Yoksa müşteriler tatsız sürprizlerle karşılaşabilirlerdi Meyhanelerde hem eğlenilir hem de yemek yenirdi En çok gidilen gezinti yerleri arasında Dicle ve Fırat ın kıyılarındaki ve Mecusi şatolarının ya da Hıristiyan manastırlarının müştemilatında ek binalarında düzenlenmiş olan kır meyhaneleri sayılabilir Buralarda ünlü bağları olan rahipler şaraplarını satarlardı Bu meyhanelerde her türlü eğlence vardı Şarkıcı kadınlar dansözler flüt çalan kadınlar çengiler eğlencenin binbir çeşitini yaşatırlardı konuklarına Şarabın yanında ufak kaplar içerisinde biraz şundan biraz bundan atıştırılırdı Farsça meze tatlı lezzetli bî meze ise lezzetsiz anlamında olup içki yanında küçük tabaklarla verilen lezzetli yiyeceklerin meze adının buradan geldiği söylenir

OĞLAK YAYINLARI
Yeri geldiğinde ya o kültürü tam yansıttığı için ya da ilginç olacağını düşündüğümden bazı tarifleri gizlendiği tarih çek mecelerinden gün ışığına çıkararak kitabı okuyanın dene mesine sundum Bunu yaparken tarifleri bugünün diliyle kolay anlaşılabilir hâle getirmeye çalıştım ya da bu coğrafyada bulunabilir gıda maddeleriyle değiştirdim yani uyarladım Ayrıca kımız ve buhur suyu dışında hepsini de denedim Deniz Gürsoy Eski Taş Çağı ndan izler taşıyan çiğ köfteden Türklerin İslam la tanışmadan önce içtiği içkilere yaşadığımız coğrafyada yemek kültürünün tarihin derinliklerindeki izlerini araştırıyor Tarihin Süzgecinde Mutfak Kültürümüz de

Oğlak Yayıncılık
Fırıncılar her tür ekmeği pişirip sattıkları gibi müşterilerin getirdikleri tepsi ve güveçlerdeki yemeği de pişirirlerdi Her sabah işe gidenler içinde koyun eti soğan nohut bulunan ağzı iyice kapalı bir güveci fırına getirirlerdi Bu güveçler bütün gün sıcak küllerin içinde yan yana durur müşteriler bu iyi pişmiş yahniyi evlerine götürüp afiyetle yerlerdi Bunun gerçekleşmesi için müşterilerin güveçlerini iyi tanıması ya da fırıncının kendi bildiği işaretler koyması gerektiğini kestirmeniz zor değil Yoksa müşteriler tatsız sürprizlerle karşılaşabilirlerdi Meyhanelerde hem eğlenilir hem de yemek yenirdi En çok gidilen gezinti yerleri arasında Dicle ve Fırat ın kıyılarındaki ve Mecusi şatolarının ya da Hıristiyan manastırlarının müştemilatında ek binalarında düzenlenmiş olan kır meyhaneleri sayılabilir Buralarda ünlü bağları olan rahipler şaraplarını satarlardı Bu meyhanelerde her türlü eğlence vardı Şarkıcı kadınlar dansözler flüt çalan kadınlar çengiler eğlencenin binbir çeşidini yaşatırlardı konuklarına Şarabın yanında ufak kaplar içerisinde biraz şundan biraz bundan atıştırılırdı Farsça meze tatlı lezzetli bî meze ise lezzetsiz anlamında olup içki yanında küçük tabaklarla verilen lezzetli yiyeceklerin meze adının buradan geldiği söylenir Yeri geldiğinde ya o kültürü tam yansıttığı için ya da ilginç olacağını düşündüğümden bazı tarifleri gizlendiği tarih çekmecelerinden gün ışığına çıkararak kitabı okuyanın denemesine sundum Bunu yaparken tarifleri bugünün diliyle kolay anlaşılabilir hâle getirmeye çalıştım ya da bu coğrafyada bulunabilir gıda maddeleriyle değiştirdim yani uyarladım Ayrıca kımız ve buhur suyu dışında hepsini de denedim Deniz Gürsoy Eski Taş Çağı ndan izler taşıyan çiğ köfteden Türklerin İslam la tanışmadan önce içtiği içkilere yaşadığımız coğrafyada yemek kültürünün tarihin derinliklerindeki izlerini araştırıyor Tarihin Süzgecinde Mutfak Kültürümüz de

Oğlak Yayıncılık