Tarsus Araştırmaları 2 — Deniz Kaplan

Tarsus Araştırmaları 2
Deniz KaplanBilgin Kültür Sanat Yayınları
Tarsus Araştırmaları 2
Deniz KaplanTarsus tarih boyunca sadece bir ticaret merkezi değil aynı zamanda bereketin medeniyetlerin ve kültürel kesişimin kalbi olmuştur Cömert toprakları hayat veren su kaynakları ve coğrafi konumu bu kadim şehri inançların dillerin ve sanatların iç içe geçtiği zengin bir mozaik eşsiz bir yaşam merkezi kılmıştır Bu çok katmanlı tarihi doku Tarsus umuzu asırlar boyunca efsanelerin derin bilginin ve benzersiz bir kültürel birikimin merkezi haline getirmiştir

Bilgin Kültür Sanat Yayınları
Tarsus tarih boyunca sadece bir ticaret merkezi değil aynı zamanda bereketin medeniyetlerin ve kültürel kesişimin kalbi olmuştur Cömert toprakları hayat veren su kaynakları ve coğrafi konumu bu kadim şehri inançların dillerin ve sanatların iç içe geçtiği zengin bir mozaik eşsiz bir yaşam merkezi kılmıştır Bu çok katmanlı tarihi doku Tarsus umuzu asırlar boyunca efsanelerin derin bilginin ve benzersiz bir kültürel birikimin merkezi haline getirmiştir

Bilgin Kültür Sanat Yayınları
Tarsus tarih boyunca sadece bir ticaret merkezi değil aynı zamanda bereketin medeniyetlerin ve kültürel kesişimin kalbi olmuştur Cömert toprakları hayat veren su kaynakları ve coğrafi konumu bu kadim şehri inançların dillerin ve sanatların iç içe geçtiği zengin bir mozaik eşsiz bir yaşam merkezi kılmıştır Bu çok katmanlı tarihi doku Tarsus umuzu asırlar boyunca efsanelerin derin bilginin ve benzersiz bir kültürel birikimin merkezi haline getirmiştir

Bilgin Kültür Sanat Yayınları
Tarsus tarih boyunca sadece bir ticaret merkezi değil aynı zamanda bereketin medeniyetlerin ve kültürel kesişimin kalbi olmuştur Cömert toprakları hayat veren su kaynakları ve coğrafi konumu bu kadim şehri inançların dillerin ve sanatların iç içe geçtiği zengin bir mozaik eşsiz bir yaşam merkezi kılmıştır Bu çok katmanlı tarihi doku Tarsus umuzu asırlar boyunca efsanelerin derin bilginin ve benzersiz bir kültürel birikimin merkezi haline getirmiştir

Bilgin Kültür Sanat
Tarsus tarih boyunca sadece bir ticaret merkezi değil aynı zamanda bereketin medeniyetlerin ve kültürel kesişimin kalbi olmuştur Cömert toprakları hayat veren su kaynakları ve coğrafi konumu bu kadim şehri inançların dillerin ve sanatların iç içe geçtiği zengin bir mozaik eşsiz bir yaşam merkezi kılmıştır Bu çok katmanlı tarihi doku Tarsus umuzu asırlar boyunca efsanelerin derin bilginin ve benzersiz bir kültürel birikimin merkezi haline getirmiştir

Bilgin Kültür Sanat
Tarsus Hinterlandı Yüzey Araştırmalarının 2017 yılı çalışmaları esnasında Keşbükü ve çevresinde incelemeler gerçekleştirildi Keşbükü Tarsus un yaklaşık 18 km kuzeybatısında bulunmaktadır Alanda yaptığımız incelemeler esnasında iki yazıtlı lahit çok sayıda seramik terracotta heykelcikler ve bir kouros başı bulundu Tarsus Araştırmaları II ile Neolitik Kalkolitik Çağ dan başlayarak Orta Roma İmparatorluk Dönemi ne uzanan Keşbükü buluntuları bilim dünyasına sunulmaktadır Keşbükü buluntuları içerisinde en erken buluntular obsidiyenlerdir Söz konusu odsidiyenler Neolitik veya Kalkolitik Çağlar a aittir Bu bilgi Tarsus Hinterlandı nda Tarsus un merkezindeki Gözlükule Höyük gibi erken yerleşimlerin varlığına kesin kanıt sunmaktadır Keşbükü de ele geçen nicelik ve nitelik açısından önemli bir grubu oluşturan Arkaik ve Klasik Dönem seramikleri Gözlükule de MÖ 530 320 yılları arasında yaşanan esrarengiz boşluğun tekrar tartışılmasına olanak sunmaktadır Keşbükü Arkaik ve Klasik Dönem buluntuları Tarsus ve çevresinde esrarengiz boşluğu n sadece Gözlükule için geçerli olduğuna net ve kesin kanıtları içermektedir Yerleşimde ele geçen ve Tarsus Müzesi nde sergilenen bir adet Kouros başı MÖ 530 520 yıllarına aittir Kouros başı Tarsus a ait en erken heykeltıraşlık buluntusu olma özelliğine sahiptir Keşbükü de ele geçen Hellenistik ve Roma Dönemi terracotta heykelcikleri içerisinde kimliklendirilebilen asıl grup Kourotrophos lardır Yerleşimin zirve noktasındaki kayalık alanda ele geçen Keşbükü Kourotrophos ları Ephesos taki Kourotrophoi Yarık Kaya Kutsal Alanı ve Kaunos taki Demeter Kayalığı ile hem konteksti hem de buluntuları açısından ortak özelliklere sahiptirler Söz konusu benzerlikler Keşbükü de Kourotrophoi tanrılar için bir kutsal alanının varlığını düşündürtmektedir Bu durum Kilikia da kourotrophoi tanrılar için bilinen ve tespit edilen ilk açık hava kaya kutsal alanının Keşbükü de olduğuna işaret etmektedir Keşbükü de bulunan kireçtaşı bir kaya lahdi üzerinde eski Yunanca bir yazıt bulunmaktadır Yazıtta anılan Lysandros tapınak bekçisi olarak tanımlanmaktadır Bu bilgi sayesinde Tarsus taki bugün Donuktaş olarak adlandırılan Hadrianus Tapınağı nın bir tapınak bekçisinin ilk kez isminin öğrenilmesi mümkün olmuştur Keşbükü nün yaklaşık 4 km doğusunda aynı burun üzerinde bulunan Burunköy mevkiide yazıtlı bir başka lahdin bulunması Tarsus un phyleleri hakkında ilk kez bilgi edinilmesi açısından önemli bir keşif olmuştur Söz konusu yazıtta geçen İsis Phyle si ilk kez bu yazıt ile belgelenmektedir Tanıtım Bülteninden

Bilgin Kültür Sanat Yayınları

Bilgin Kültür Sanat Yayınları

Bilgin Kültür Sanat Yayınları

Bilgin Kültür Sanat Yayınları

Bilgin Kültür Sanat
Tarsus Hinterlandı Yüzey Araştırmalarının 2017 yılı çalışmaları esnasında Keşbükü ve çevresinde incelemeler gerçekleştirildi Keşbükü Tarsus un yaklaşık 18 km kuzeybatısında bulunmaktadır Alanda yaptığımız incelemeler esnasında iki yazıtlı lahit çok sayıda seramik terracotta heykelcikler ve bir kouros başı bulundu Tarsus Araştırmaları II ile Neolitik Kalkolitik Çağ dan başlayarak Orta Roma İmparatorluk Dönemi ne uzanan Keşbükü buluntuları bilim dünyasına sunulmaktadır Keşbükü buluntuları içerisinde en erken buluntular obsidiyenlerdir Söz konusu odsidiyenler Neolitik veya Kalkolitik Çağlar a aittir Bu bilgi Tarsus Hinterlandı nda Tarsus un merkezindeki Gözlükule Höyük gibi erken yerleşimlerin varlığına kesin kanıt sunmaktadır Keşbükü de ele geçen nicelik ve nitelik açısından önemli bir grubu oluşturan Arkaik ve Klasik Dönem seramikleri Gözlükule de MÖ 530 320 yılları arasında yaşanan esrarengiz boşluğun tekrar tartışılmasına olanak sunmaktadır Keşbükü Arkaik ve Klasik Dönem buluntuları Tarsus ve çevresinde esrarengiz boşluğu n sadece Gözlükule için geçerli olduğuna net ve kesin kanıtları içermektedir Yerleşimde ele geçen ve Tarsus Müzesi nde sergilenen bir adet Kouros başı MÖ 530 520 yıllarına aittir Kouros başı Tarsus a ait en erken heykeltıraşlık buluntusu olma özelliğine sahiptir Keşbükü de ele geçen Hellenistik ve Roma Dönemi terracotta heykelcikleri içerisinde kimliklendirilebilen asıl grup Kourotrophos lardır Yerleşimin zirve noktasındaki kayalık alanda ele geçen Keşbükü Kourotrophos ları Ephesos taki Kourotrophoi Yarık Kaya Kutsal Alanı ve Kaunos taki Demeter Kayalığı ile hem konteksti hem de buluntuları açısından ortak özelliklere sahiptirler Söz konusu benzerlikler Keşbükü de Kourotrophoi tanrılar için bir kutsal alanının varlığını düşündürtmektedir Bu durum Kilikia da kourotrophoi tanrılar için bilinen ve tespit edilen ilk açık hava kaya kutsal alanının Keşbükü de olduğuna işaret etmektedir Keşbükü de bulunan kireçtaşı bir kaya lahdi üzerinde eski Yunanca bir yazıt bulunmaktadır Yazıtta anılan Lysandros tapınak bekçisi olarak tanımlanmaktadır Bu bilgi sayesinde Tarsus taki bugün Donuktaş olarak adlandırılan Hadrianus Tapınağı nın bir tapınak bekçisinin ilk kez isminin öğrenilmesi mümkün olmuştur Keşbükü nün yaklaşık 4 km doğusunda aynı burun üzerinde bulunan Burunköy mevkiide yazıtlı bir başka lahdin bulunması Tarsus un phyleleri hakkında ilk kez bilgi edinilmesi açısından önemli bir keşif olmuştur Söz konusu yazıtta geçen İsis Phyle si ilk kez bu yazıt ile belgelenmektedir Tanıtım Bülteninden

Bilgin Kültür Sanat Yayınları

Bilgin Kültür Sanat Yayınları
Tarsus Hinterlandı Yüzey Araştırmalarının 2017 yılı çalışmaları esnasında Keşbükü ve çevresinde incelemeler gerçekleştirildi Keşbükü Tarsus un yaklaşık 18 km kuzeybatısında bulunmaktadır Alanda yaptığımız incelemeler esnasında iki yazıtlı lahit çok sayıda seramik terracotta heykelcikler ve bir kouros başı bulundu Tarsus Araştırmaları II ile Neolitik Kalkolitik Çağ dan başlayarak Orta Roma İmparatorluk Dönemi ne uzanan Keşbükü buluntuları bilim dünyasına sunulmaktadır Keşbükü buluntuları içerisinde en erken buluntular obsidiyenlerdir Söz konusu odsidiyenler Neolitik veya Kalkolitik Çağlar a aittir Bu bilgi Tarsus Hinterlandı nda Tarsus un merkezindeki Gözlükule Höyük gibi erken yerleşimlerin varlığına kesin kanıt sunmaktadır Keşbükü de ele geçen nicelik ve nitelik açısından önemli bir grubu oluşturan Arkaik ve Klasik Dönem seramikleri Gözlükule de MÖ 530 320 yılları arasında yaşanan esrarengiz boşluğun tekrar tartışılmasına olanak sunmaktadır Keşbükü Arkaik ve Klasik Dönem buluntuları Tarsus ve çevresinde esrarengiz boşluğu n sadece Gözlükule için geçerli olduğuna net ve kesin kanıtları içermektedir Yerleşimde ele geçen ve Tarsus Müzesi nde sergilenen bir adet Kouros başı MÖ 530 520 yıllarına aittir Kouros başı Tarsus a ait en erken heykeltıraşlık buluntusu olma özelliğine sahiptir Keşbükü de ele geçen Hellenistik ve Roma Dönemi terracotta heykelcikleri içerisinde kimliklendirilebilen asıl grup Kourotrophos lardır Yerleşimin zirve noktasındaki kayalık alanda ele geçen Keşbükü Kourotrophos ları Ephesos taki Kourotrophoi Yarık Kaya Kutsal Alanı ve Kaunos taki Demeter Kayalığı ile hem konteksti hem de buluntuları açısından ortak özelliklere sahiptirler Söz konusu benzerlikler Keşbükü de Kourotrophoi tanrılar için bir kutsal alanının varlığını düşündürtmektedir Bu durum Kilikia da kourotrophoi tanrılar için bilinen ve tespit edilen ilk açık hava kaya kutsal alanının Keşbükü de olduğuna işaret etmektedir Keşbükü de bulunan kireçtaşı bir kaya lahdi üzerinde eski Yunanca bir yazıt bulunmaktadır Yazıtta anılan Lysandros tapınak bekçisi olarak tanımlanmaktadır Bu bilgi sayesinde Tarsus taki bugün Donuktaş olarak adlandırılan Hadrianus Tapınağı nın bir tapınak bekçisinin ilk kez isminin öğrenilmesi mümkün olmuştur Keşbükü nün yaklaşık 4 km doğusunda aynı burun üzerinde bulunan Burunköy mevkiide yazıtlı bir başka lahdin bulunması Tarsus un phyleleri hakkında ilk kez bilgi edinilmesi açısından önemli bir keşif olmuştur Söz konusu yazıtta geçen İsis Phyle si ilk kez bu yazıt ile belgelenmektedir

Bilgin Kültür Sanat
Tarsus Araştırmaları 1 img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Bilgin Kültür Sanat Yayınları
Tarsus Hinterlandı Yüzey Araştırmalarının 2017 yılı çalışmaları esnasında Keşbükü ve çevresinde incelemeler gerçekleştirildi Keşbükü Tarsus un yaklaşık 18 km kuzeybatısında bulunmaktadır Alanda yaptığımız incelemeler esnasında iki yazıtlı lahit çok sayıda seramik terracotta heykelcikler ve bir kouros başı bulundu Tarsus Araştırmaları II ile Neolitik Kalkolitik Çağ dan başlayarak Orta Roma İmparatorluk Dönemi ne uzanan Keşbükü buluntuları bilim dünyasına sunulmaktadır Keşbükü buluntuları içerisinde en erken buluntular obsidiyenlerdir Söz konusu odsidiyenler Neolitik veya Kalkolitik Çağlar a aittir Bu bilgi Tarsus Hinterlandı nda Tarsus un merkezindeki Gözlükule Höyük gibi erken yerleşimlerin varlığına kesin kanıt sunmaktadır Keşbükü de ele geçen nicelik ve nitelik açısından önemli bir grubu oluşturan Arkaik ve Klasik Dönem seramikleri Gözlükule de MÖ 530 320 yılları arasında yaşanan esrarengiz boşluğun tekrar tartışılmasına olanak sunmaktadır Keşbükü Arkaik ve Klasik Dönem buluntuları Tarsus ve çevresinde esrarengiz boşluğu n sadece Gözlükule için geçerli olduğuna net ve kesin kanıtları içermektedir Yerleşimde ele geçen ve Tarsus Müzesi nde sergilenen bir adet Kouros başı MÖ 530 520 yıllarına aittir Kouros başı Tarsus a ait en erken heykeltıraşlık buluntusu olma özelliğine sahiptir Keşbükü de ele geçen Hellenistik ve Roma Dönemi terracotta heykelcikleri içerisinde kimliklendirilebilen asıl grup Kourotrophos lardır Yerleşimin zirve noktasındaki kayalık alanda ele geçen Keşbükü Kourotrophos ları Ephesos taki Kourotrophoi Yarık Kaya Kutsal Alanı ve Kaunos taki Demeter Kayalığı ile hem konteksti hem de buluntuları açısından ortak özelliklere sahiptirler Söz konusu benzerlikler Keşbükü de Kourotrophoi tanrılar için bir kutsal alanının varlığını düşündürtmektedir Bu durum Kilikia da kourotrophoi tanrılar için bilinen ve tespit edilen ilk açık hava kaya kutsal alanının Keşbükü de olduğuna işaret etmektedir Keşbükü de bulunan kireçtaşı bir kaya lahdi üzerinde eski Yunanca bir yazıt bulunmaktadır Yazıtta anılan Lysandros tapınak bekçisi olarak tanımlanmaktadır Bu bilgi sayesinde Tarsus taki bugün Donuktaş olarak adlandırılan Hadrianus Tapınağı nın bir tapınak bekçisinin ilk kez isminin öğrenilmesi mümkün olmuştur Keşbükü nün yaklaşık 4 km doğusunda aynı burun üzerinde bulunan Burunköy mevkiide yazıtlı bir başka lahdin bulunması Tarsus un phyleleri hakkında ilk kez bilgi edinilmesi açısından önemli bir keşif olmuştur Söz konusu yazıtta geçen İsis Phyle si ilk kez bu yazıt ile belgelenmektedir

Bilgin Kültür Sanat Yayınları
Tarsus Hinterlandı Yüzey Araştırmalarının 2017 yılı çalışmaları esnasında Keşbükü ve çevresinde incelemeler gerçekleştirildi Keşbükü Tarsus un yaklaşık 18 km kuzeybatısında bulunmaktadır Alanda yaptığımız incelemeler esnasında iki yazıtlı lahit çok sayıda seramik terracotta heykelcikler ve bir kouros başı bulundu Tarsus Araştırmaları II ile Neolitik Kalkolitik Çağ dan başlayarak Orta Roma İmparatorluk Dönemi ne uzanan Keşbükü buluntuları bilim dünyasına sunulmaktadır Keşbükü buluntuları içerisinde en erken buluntular obsidiyenlerdir Söz konusu odsidiyenler Neolitik veya Kalkolitik Çağlar a aittir Bu bilgi Tarsus Hinterlandı nda Tarsus un merkezindeki Gözlükule Höyük gibi erken yerleşimlerin varlığına kesin kanıt sunmaktadır Keşbükü de ele geçen nicelik ve nitelik açısından önemli bir grubu oluşturan Arkaik ve Klasik Dönem seramikleri Gözlükule de MÖ 530 320 yılları arasında yaşanan esrarengiz boşluğun tekrar tartışılmasına olanak sunmaktadır Keşbükü Arkaik ve Klasik Dönem buluntuları Tarsus ve çevresinde esrarengiz boşluğu n sadece Gözlükule için geçerli olduğuna net ve kesin kanıtları içermektedir Yerleşimde ele geçen ve Tarsus Müzesi nde sergilenen bir adet Kouros başı MÖ 530 520 yıllarına aittir Kouros başı Tarsus a ait en erken heykeltıraşlık buluntusu olma özelliğine sahiptir Keşbükü de ele geçen Hellenistik ve Roma Dönemi terracotta heykelcikleri içerisinde kimliklendirilebilen asıl grup Kourotrophos lardır Yerleşimin zirve noktasındaki kayalık alanda ele geçen Keşbükü Kourotrophos ları Ephesos taki Kourotrophoi Yarık Kaya Kutsal Alanı ve Kaunos taki Demeter Kayalığı ile hem konteksti hem de buluntuları açısından ortak özelliklere sahiptirler Söz konusu benzerlikler Keşbükü de Kourotrophoi tanrılar için bir kutsal alanının varlığını düşündürtmektedir Bu durum Kilikia da kourotrophoi tanrılar için bilinen ve tespit edilen ilk açık hava kaya kutsal alanının Keşbükü de olduğuna işaret etmektedir Keşbükü de bulunan kireçtaşı bir kaya lahdi üzerinde eski Yunanca bir yazıt bulunmaktadır Yazıtta anılan Lysandros tapınak bekçisi olarak tanımlanmaktadır Bu bilgi sayesinde Tarsus taki bugün Donuktaş olarak adlandırılan Hadrianus Tapınağı nın bir tapınak bekçisinin ilk kez isminin öğrenilmesi mümkün olmuştur Keşbükü nün yaklaşık 4 km doğusunda aynı burun üzerinde bulunan Burunköy mevkiide yazıtlı bir başka lahdin bulunması Tarsus un phyleleri hakkında ilk kez bilgi edinilmesi açısından önemli bir keşif olmuştur Söz konusu yazıtta geçen İsis Phyle si ilk kez bu yazıt ile belgelenmektedir

Bilgin Kültür Sanat Yayınları
Tarsus Hinterlandı Yüzey Araştırmalarının 2017 yılı çalışmaları esnasında Keşbükü ve çevresinde incelemeler gerçekleştirildi Keşbükü Tarsus un yaklaşık 18 km kuzeybatısında bulunmaktadır Alanda yaptığımız incelemeler esnasında iki yazıtlı lahit çok sayıda seramik terracotta heykelcikler ve bir kouros başı bulundu Tarsus Araştırmaları II ile Neolitik Kalkolitik Çağ dan başlayarak Orta Roma İmparatorluk Dönemi ne uzanan Keşbükü buluntuları bilim dünyasına sunulmaktadır Keşbükü buluntuları içerisinde en erken buluntular obsidiyenlerdir Söz konusu odsidiyenler Neolitik veya Kalkolitik Çağlar a aittir Bu bilgi Tarsus Hinterlandı nda Tarsus un merkezindeki Gözlükule Höyük gibi erken yerleşimlerin varlığına kesin kanıt sunmaktadır Keşbükü de ele geçen nicelik ve nitelik açısından önemli bir grubu oluşturan Arkaik ve Klasik Dönem seramikleri Gözlükule de MÖ 530 320 yılları arasında yaşanan esrarengiz boşluğun tekrar tartışılmasına olanak sunmaktadır Keşbükü Arkaik ve Klasik Dönem buluntuları Tarsus ve çevresinde esrarengiz boşluğu n sadece Gözlükule için geçerli olduğuna net ve kesin kanıtları içermektedir Yerleşimde ele geçen ve Tarsus Müzesi nde sergilenen bir adet Kouros başı MÖ 530 520 yıllarına aittir Kouros başı Tarsus a ait en erken heykeltıraşlık buluntusu olma özelliğine sahiptir Keşbükü de ele geçen Hellenistik ve Roma Dönemi terracotta heykelcikleri içerisinde kimliklendirilebilen asıl grup Kourotrophos lardır Yerleşimin zirve noktasındaki kayalık alanda ele geçen Keşbükü Kourotrophos ları Ephesos taki Kourotrophoi Yarık Kaya Kutsal Alanı ve Kaunos taki Demeter Kayalığı ile hem konteksti hem de buluntuları açısından ortak özelliklere sahiptirler Söz konusu benzerlikler Keşbükü de Kourotrophoi tanrılar için bir kutsal alanının varlığını düşündürtmektedir Bu durum Kilikia da kourotrophoi tanrılar için bilinen ve tespit edilen ilk açık hava kaya kutsal alanının Keşbükü de olduğuna işaret etmektedir Keşbükü de bulunan kireçtaşı bir kaya lahdi üzerinde eski Yunanca bir yazıt bulunmaktadır Yazıtta anılan Lysandros tapınak bekçisi olarak tanımlanmaktadır Bu bilgi sayesinde Tarsus taki bugün Donuktaş olarak adlandırılan Hadrianus Tapınağı nın bir tapınak bekçisinin ilk kez isminin öğrenilmesi mümkün olmuştur Keşbükü nün yaklaşık 4 km doğusunda aynı burun üzerinde bulunan Burunköy mevkiide yazıtlı bir başka lahdin bulunması Tarsus un phyleleri hakkında ilk kez bilgi edinilmesi açısından önemli bir keşif olmuştur Söz konusu yazıtta geçen İsis Phyle si ilk kez bu yazıt ile belgelenmektedir

Bilgin Kültür Sanat Yayınları
Tarsus Hinterlandı Yüzey Araştırmalarının 2017 yılı çalışmaları esnasında Keşbükü ve çevresinde incelemeler gerçekleştirildi Keşbükü Tarsus un yaklaşık 18 km kuzeybatısında bulunmaktadır Alanda yaptığımız incelemeler esnasında iki yazıtlı lahit çok sayıda seramik terracotta heykelcikler ve bir kouros başı bulundu Tarsus Araştırmaları II ile Neolitik Kalkolitik Çağ dan başlayarak Orta Roma İmparatorluk Dönemi ne uzanan Keşbükü buluntuları bilim dünyasına sunulmaktadır Keşbükü buluntuları içerisinde en erken buluntular obsidiyenlerdir Söz konusu odsidiyenler Neolitik veya Kalkolitik Çağlar a aittir Bu bilgi Tarsus Hinterlandı nda Tarsus un merkezindeki Gözlükule Höyük gibi erken yerleşimlerin varlığına kesin kanıt sunmaktadır Keşbükü de ele geçen nicelik ve nitelik açısından önemli bir grubu oluşturan Arkaik ve Klasik Dönem seramikleri Gözlükule de MÖ 530 320 yılları arasında yaşanan esrarengiz boşluğun tekrar tartışılmasına olanak sunmaktadır Keşbükü Arkaik ve Klasik Dönem buluntuları Tarsus ve çevresinde esrarengiz boşluğu n sadece Gözlükule için geçerli olduğuna net ve kesin kanıtları içermektedir Yerleşimde ele geçen ve Tarsus Müzesi nde sergilenen bir adet Kouros başı MÖ 530 520 yıllarına aittir Kouros başı Tarsus a ait en erken heykeltıraşlık buluntusu olma özelliğine sahiptir Keşbükü de ele geçen Hellenistik ve Roma Dönemi terracotta heykelcikleri içerisinde kimliklendirilebilen asıl grup Kourotrophos lardır Yerleşimin zirve noktasındaki kayalık alanda ele geçen Keşbükü Kourotrophos ları Ephesos taki Kourotrophoi Yarık Kaya Kutsal Alanı ve Kaunos taki Demeter Kayalığı ile hem konteksti hem de buluntuları açısından ortak özelliklere sahiptirler Söz konusu benzerlikler Keşbükü de Kourotrophoi tanrılar için bir kutsal alanının varlığını düşündürtmektedir Bu durum Kilikia da kourotrophoi tanrılar için bilinen ve tespit edilen ilk açık hava kaya kutsal alanının Keşbükü de olduğuna işaret etmektedir Keşbükü de bulunan kireçtaşı bir kaya lah

Bilgin Kültür Sanat
Tarsus tarih boyunca sadece bir ticaret merkezi değil aynı zamanda bereketin medeniyetlerin ve kültürel kesişimin kalbi olmuştur Cömert toprakları hayat veren su kaynakları ve coğrafi konumu bu kadim şehri inançların dillerin ve sanatların iç içe geçtiği zengin bir mozaik eşsiz bir yaşam merkezi kılmıştır Bu çok katmanlı tarihi doku Tarsus umuzu asırlar boyunca efsanelerin derin bilginin ve benzersiz bir kültürel birikimin merkezi haline getirmiştir

Bilgin Kültür Sanat

Bilgin Kültür Sanat
Tarsus Hinterlandı Yüzey Araştırmalarının 2017 yılı çalışmaları esnasında Keşbükü ve çevresinde incelemeler gerçekleştirildi Keşbükü Tarsus un yaklaşık 18 km kuzeybatısında bulunmaktadır Alanda yaptığımız incelemeler esnasında iki yazıtlı lahit çok sayıda seramik terracotta heykelcikler ve bir kouros başı bulundu Tarsus Araştırmaları II ile Neolitik Kalkolitik Çağ dan başlayarak Orta Roma İmparatorluk Dönemi ne uzanan Keşbükü buluntuları bilim dünyasına sunulmaktadır Keşbükü buluntuları içerisinde en erken buluntular obsidiyenlerdir Söz konusu odsidiyenler Neolitik veya Kalkolitik Çağlar a aittir Bu bilgi Tarsus Hinterlandı nda Tarsus un merkezindeki Gözlükule Höyük gibi erken yerleşimlerin varlığına kesin kanıt sunmaktadır Keşbükü de ele geçen nicelik ve nitelik açısından önemli bir grubu oluşturan Arkaik ve Klasik Dönem seramikleri Gözlükule de MÖ 530 320 yılları arasında yaşanan esrarengiz boşluğun tekrar tartışılmasına olanak sunmaktadır Keşbükü Arkaik ve Klasik Dönem buluntuları Tarsus ve çevresinde esrarengiz boşluğu n sadece Gözlükule için geçerli olduğuna net ve kesin kanıtları içermektedir Yerleşimde ele geçen ve Tarsus Müzesi nde sergilenen bir adet Kouros başı MÖ 530 520 yıllarına aittir Kouros başı Tarsus a ait en erken heykeltıraşlık buluntusu olma özelliğine sahiptir Keşbükü de ele geçen Hellenistik ve Roma Dönemi terracotta heykelcikleri içerisinde kimliklendirilebilen asıl grup Kourotrophos lardır Yerleşimin zirve noktasındaki kayalık alanda ele geçen Keşbükü Kourotrophos ları Ephesos taki Kourotrophoi Yarık Kaya Kutsal Alanı ve Kaunos taki Demeter Kayalığı ile hem konteksti hem de buluntuları açısından ortak özelliklere sahiptirler Söz konusu benzerlikler Keşbükü de Kourotrophoi tanrılar için bir kutsal alanının varlığını düşündürtmektedir Bu durum Kilikia da kourotrophoi tanrılar için bilinen ve tespit edilen ilk açık hava kaya kutsal alanının Keşbükü de olduğuna işaret etmektedir Keşbükü de bulunan kireçtaşı bir kaya lahdi üzerinde eski Yunanca bir yazıt bulunmaktadır Yazıtta anılan Lysandros tapınak bekçisi olarak tanımlanmaktadır Bu bilgi sayesinde Tarsus taki bugün Donuktaş olarak adlandırılan Hadrianus Tapınağı nın bir tapınak bekçisinin ilk kez isminin öğrenilmesi mümkün olmuştur Keşbükü nün yaklaşık 4 km doğusunda aynı burun üzerinde bulunan Burunköy mevkiide yazıtlı bir başka lahdin bulunması Tarsus un phyleleri hakkında ilk kez bilgi edinilmesi açısından önemli bir keşif olmuştur Söz konusu yazıtta geçen İsis Phyle si ilk kez bu yazıt ile belgelenmektedir