Tarsus İşçi Sınıfı Tarihi — Uğur Pişmanlık

Tarsus İşçi Sınıfı Tarihi
Uğur PişmanlıkYAZILAMA YAYINEVİ
Tarsus İşçi Sınıfı Tarihi
Uğur PişmanlıkBu çalışma özellikle Cumhuriyet yıllarından başlayarak yakın dönem Tarsus tarihinin onu var eden dinamiklerden biri olarak emekçi sınıfın mücadelesi ekseninde yazılması gerektiği düşüncesiyle ortaya çıktı Bu kitap bir anlamda yakın dönem Tarsus sınıf hareketleri ve siyasi tarihine bir bakış bir yerel tarih denemesidir Tarsus un son 200 yıllık tarih süreci içinde kentin ekonomik toplumsal siyasal ve kültürel evrelerindeki değişimlere sınıfsal eksende uzanmayı da amaçlamaktadır Kentin değişim ve dönüşüm süreçlerinin temelinde üretim ve paylaşım ilişkileri ile yapı ve üstyapı kurumları arasındaki uzlaşmaz antagonistik çelişkiler yatmaktadır Bilimsel açıdan sınışar mücadelesi olarak tanımladığımız bu ilişki sürecinin belirleyici iki temel dinamiği bir yanda burjuvazi ve onun siyasal temsilcileri diğer yanda işçi sınıfı ve bu sınıfın kendisini kurtuluşa taşıyacak ideolojisi ile bunun aracı olan partisidir Kitap adından da anlaşıldığı gibi Tarsus ta işçi sınıfı tarihini merkeze koymakla birlikte kentin sanayileşme sürecine ve tarihsel süreçler içinde toplumsal ve kültürel yaşama dair bilgilere de yer vermektedir Kitapta bir kentin emek tarihiyle birlikte bu tarihin hem tanığı olan hem de yaratılmasına katkıda bulunanların hikâyelerini ve izlerini bulacaksınız

YAZILAMA YAYINEVİ
ABD tarihi boyunca her türlü karanlık işin her türlü gerici darbenin her türlü işgalin her türlü terörün her türlü suikastın kuramcısı uygulayıcısı ve destekleyicisi olmuştur Diğer ülkeler ABD ye yakınlıkları ölçüsünde demokrat ve özgür ülkelerdir ABD nin dayatmalarını reddeden bağımsızlıklarına düşkün ve onurlu ülkeler ise diktatörlüktür Bu özelliklere sahip bir ABD nin Sovyetler birliğini övmesi elbette beklenemez Övse asıl o zaman Sovyetler Birliğinden kuşkulanmak gerekmez mi Bütün dünyaya olduğu gibi kendi halkına da her adımda yalan söyleyen göz göre göre dünya gerçeklerini çarpıtan bir ülkenin sadece Sovyetler Birliği hakkında doğru söyleyebileceğine inanan var mı Varsa ya niyetinden ya da aklından şüphe etmek gerekir Bu yüzden Sovyetler Birliğinin dağılmadan hemen önceki dönemde Moskova da yaşayıp o döneme tanıklık etmiş biri olarak yaşadıklarımı kısmen de olsa ülkemin insanlarıyla paylaşmak istedim Bence iyi ettim Bu satırları okuyan Sovyet propagandası yaptığımı düşünebilir Hiç gocunmam Eğer gerçekleri söylemek propaganda ise onu hep yapacağım Çünkü gerçeği propaganda etmenin hiçbir sakıncası yoktur Aksine gerçeği propaganda etmemek sakıncalıdır kötüdür ayıptır