MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Taş Konuşur Mu Mardin Farklılıklardan Birlikteliğe Bir Mimarinin Hikayesi — Zuhal Ayanoğlu

Taş Konuşur Mu Mardin Farklılıklardan Birlikteliğe Bir Mimarinin Hikayesi
1.012,50
GenelMimariAraştırma İnceleme

Taş Konuşur Mu Mardin Farklılıklardan Birlikteliğe Bir Mimarinin Hikayesi

Zuhal Ayanoğlu

YEM Yayın

2026240 sf.
Ciltli16,5 x 24
Kitap AmbarıEn ucuz

Taş Konuşur Mu Mardin Farklılıklardan Birlikteliğe Bir Mimarinin Hikayesi

Zuhal Ayanoğlu

Y Mimar Restoratör Zuhal Ayanoğlu nun Mardin in tarihî kent dokusunu ve yerleşim ilkelerini çeşitliliğinin ayrışma yerine uzlaşma üretebildiği bir yaşam kültürünün mekânda karşılık bulduğu bir bütün olarak ele aldığı Taş Konuşur Mu Mardin Farklılıklardan Birlikteliğe Bir Mimarinin Hikâyesi adlı kitap YEM Yayın tarafından yayımlandı Mekânsal kurgunun yalnızca boşlukları doldurma sanatı olmadığı düşüncesinden hareketle hazırlanan kitap Mardin i birlikte yaşamanın mekânı mekânda uzlaşının mimarisi ve taşta somutlaşan insanî değerler bütünü olarak okumayı öneriyor Mardin üzerinden geliştirilen bu okuma bir kentin yalnızca tarihsel kültürel sanatsal ve mimari mirasını anlamanın ötesinde insanlığın ortak geleceğine ilişkin çağdaş dünyaya insanî değerler ekseninde düşünme zemini sunma amacıyla okuyucuda hem akademik hem de etik bir farkındalık oluşturmayı da hedefliyor Zuhal Ayanoğlu Mezopotamya nın binlerce yıllık kültürel birikimiyle yoğrulmuş tarih boyunca farklı dinlerin dillerin etnik kimliklerin ve kültürlerin kesişim noktasında bulunan Mardin i taş kent olarak betimlemenin ötesinde taş işçiliğinin estetik ve zanaatkârlık diliyle birlikte sevgi saygı hoşgörü nezaket empati ve birlikte yaşama kültürüyle şekillenmiş çok katmanlı bir medeniyet mekânı olarak irdeliyor Mardin i yalnızca kent merkezi üzerinden değil tüm ilçelerini kapsayan bütüncül bir çerçevede inceleyen Ayanoğlu konut dokusunu ibadet ve eğitim yapıları ile kamusal mekânları başkasının güneşini manzarasını suyunu ve yaşam alanını dikkate alan bir anlayışla biçimlenen yerleşim kültürünün göstergeleri olarak aktarıyor Prof Dr Metin Sözen Prof Dr Önder Küçükerman ve Dr M Sinan Genim in Sunuş yazılarıyla başlayan kitapta Zuhal Ayanoğlu Mardin e ve kitaba ilişkin özetle şunları söylüyor Mardin i anlamak yalnızca bir kentin tarihini okumak değildir insanlığın birlikte yaşama tecrübesini mekâna kazınmış bir hafıza üzerinden yeniden düşünmektir Mardin in coğrafi verileri tarihsel gelişim süreci mimari katmanları konut tipolojisi ve anıtsal yapıları bu kentin yalnızca fiziksel bir kent dokusu olmadığını aynı zamanda insani değerlerin mekânda somutlaştığı çok boyutlu bir medeniyet dili olduğunu göstermektedir Mardin de taş yalnızca taşıyıcı bir malzeme değildir Taş sabrı emeği estetik sezgiyi ve kuşaklar boyunca aktarılan bir zanaatkârlık bilgisini taşırken aynı zamanda bir yaşam ahlâkının sessiz anlatıcısıdır Sokakların dar ölçüsü avluların içe dönük düzeni terasların birbirini gözeten konumlanışı ve ara mekânların kurduğu geçiş dili kentin yalnızca biçimsel bir bütünlük üretmediğini aynı zamanda insan ilişkilerini düzenleyen bir denge anlayışı geliştirdiğini ortaya koymaktadır Bu denge Mardin i sıradan bir tarihsel kent olmaktan çıkararak mekânda uzlaşının mimarisi hâline getirmektedir Tarihi kent dokusu estetik bir miras olmanın ötesinde mekânsal örgütlenmesinde saklı olan etik tavrı da görünür kılmaktadır Çünkü Mardin de mimari kararlar yalnızca iklimsel topoğrafik ya da teknik zorunluluklarla açıklanamaz Yapıların birbirinin güneşini ve manzarasını gözeten yerleşimi kamusal alan ile özel alan arasındaki dengeli geçişler konutların mahremiyeti korurken sosyal ilişkileri sürdüren plan kurgusu mekânın insani değerlerle birlikte düşünülmüş bir yaşam alanı olarak üretildiğini göstermektedir Bu bağlamda Mardin mimarlığın yalnızca bir inşa faaliyeti değil bir toplumsal bilinç biçimi olduğunu hatırlatan güçlü bir örnektir Bu çok katmanlı miras farklı dönemlerin ve kültürlerin izlerini birbirini dışlayan parçalar hâlinde değil aynı dokunun içinde uyumlu biçimde bir arada taşıyabilmiştir Kentin asıl ayırt edici gücü de burada ortaya çıkar Mardin farklılıkların uyumsuzluk oluşturmadan bir bütünlüğe dönüşebileceğini yalnızca anlatan değil bunu mekânsal düzlemde mümkün kılan bir deneyim alanıdır Kentin camileri kiliseleri manastırları medreseleri ve geleneksel yaşam dokusu ortak hafızanın parçalanmadan süreklilik kurabildiğini göstermektedir Mardin yalnızca tarihsel kent mimarisi açısından değil aynı zamanda mimarlığın ve kentsel mekânın taşıdığı anlam katmanları bakımından da dikkat çekmektedir Çünkü taşın dili yalnızca geçmişi anlatmaz bugünü de sorgular Mardin in sokaklarında avlularında teraslarında ve taş bezemelerinde okunabilen bu sessiz anlatı insanın başkasının hakkını gözeterek yaşayabileceğini farklılıkların bir zenginlik olarak birlikte var olabileceğini ve bu kültürün mekân üzerinden sürdürülebilir hâle gelebileceğini göstermektedir Dolayısıyla Mardin i değerli kılan yalnızca taşın ihtişamı değil o taşın içinde yaşatılmış olan insani inceliktir Kentin gerçek mirası biçimsel güzelliklerin ardında yer alan zarafet saygı empati ve kardeşlik kültürüdür Bu nedenle Mardin i okumak aslında insanlığın kendini yeniden hatırlamasıdır Taş Konuşur Mu sorusu bu bağlamda yalnızca bir başl

Kitap Sepeti
1.053,00

YEM Yayın

2026240 sf.
Ciltsiz
Kitap Sepeti

Y Mimar Restoratör Zuhal Ayanoğlu nun Mardin in tarihî kent dokusunu ve yerleşim ilkelerini çeşitliliğinin ayrışma yerine uzlaşma üretebildiği bir yaşam kültürünün mekânda karşılık bulduğu bir bütün olarak ele aldığı Taş Konuşur Mu Mardin Farklılıklardan Birlikteliğe Bir Mimarinin Hikâyesi adlı kitap YEM Yayın tarafından yayımlandı Mekânsal kurgunun yalnızca boşlukları doldurma sanatı olmadığı düşüncesinden hareketle hazırlanan kitap Mardin i birlikte yaşamanın mekânı mekânda uzlaşının mimarisi ve taşta somutlaşan insanî değerler bütünü olarak okumayı öneriyor Mardin üzerinden geliştirilen bu okuma bir kentin yalnızca tarihsel kültürel sanatsal ve mimari mirasını anlamanın ötesinde insanlığın ortak geleceğine ilişkin çağdaş dünyaya insanî değerler ekseninde düşünme zemini sunma amacıyla okuyucuda hem akademik hem de etik bir farkındalık oluşturmayı da hedefliyor Zuhal Ayanoğlu Mezopotamya nın binlerce yıllık kültürel birikimiyle yoğrulmuş tarih boyunca farklı dinlerin dillerin etnik kimliklerin ve kültürlerin kesişim noktasında bulunan Mardin i taş kent olarak betimlemenin ötesinde taş işçiliğinin estetik ve zanaatkârlık diliyle birlikte sevgi saygı hoşgörü nezaket empati ve birlikte yaşama kültürüyle şekillenmiş çok katmanlı bir medeniyet mekânı olarak irdeliyor Mardin i yalnızca kent merkezi üzerinden değil tüm ilçelerini kapsayan bütüncül bir çerçevede inceleyen Ayanoğlu konut dokusunu ibadet ve eğitim yapıları ile kamusal mekânları başkasının güneşini manzarasını suyunu ve yaşam alanını dikkate alan bir anlayışla biçimlenen yerleşim kültürünün göstergeleri olarak aktarıyor Prof Dr Metin Sözen Prof Dr Önder Küçükerman ve Dr M Sinan Genim in Sunuş yazılarıyla başlayan kitapta Zuhal Ayanoğlu Mardin e ve kitaba ilişkin özetle şunları söylüyor Mardin i anlamak yalnızca bir kentin tarihini okumak değildir insanlığın birlikte yaşama tecrübesini mekâna kazınmış bir hafıza üzerinden yeniden düşünmektir Mardin in coğrafi verileri tarihsel gelişim süreci mimari katmanları konut tipolojisi ve anıtsal yapıları bu kentin yalnızca fiziksel bir kent dokusu olmadığını aynı zamanda insani değerlerin mekânda somutlaştığı çok boyutlu bir medeniyet dili olduğunu göstermektedir Mardin de taş yalnızca taşıyıcı bir malzeme değildir Taş sabrı emeği estetik sezgiyi ve kuşaklar boyunca aktarılan bir zanaatkârlık bilgisini taşırken aynı zamanda bir yaşam ahlâkının sessiz anlatıcısıdır Sokakların dar ölçüsü avluların içe dönük düzeni terasların birbirini gözeten konumlanışı ve ara mekânların kurduğu geçiş dili kentin yalnızca biçimsel bir bütünlük üretmediğini aynı zamanda insan ilişkilerini düzenleyen bir denge anlayışı geliştirdiğini ortaya koymaktadır Bu denge Mardin i sıradan bir tarihsel kent olmaktan çıkararak mekânda uzlaşının mimarisi hâline getirmektedir Tarihi kent dokusu estetik bir miras olmanın ötesinde mekânsal örgütlenmesinde saklı olan etik tavrı da görünür kılmaktadır Çünkü Mardin de mimari kararlar yalnızca iklimsel topoğrafik ya da teknik zorunluluklarla açıklanamaz Yapıların birbirinin güneşini ve manzarasını gözeten yerleşimi kamusal alan ile özel alan arasındaki dengeli geçişler konutların mahremiyeti korurken sosyal ilişkileri sürdüren plan kurgusu mekânın insani değerlerle birlikte düşünülmüş bir yaşam alanı olarak üretildiğini göstermektedir Bu bağlamda Mardin mimarlığın yalnızca bir inşa faaliyeti değil bir toplumsal bilinç biçimi olduğunu hatırlatan güçlü bir örnektir Bu çok katmanlı miras farklı dönemlerin ve kültürlerin izlerini birbirini dışlayan parçalar hâlinde değil aynı dokunun içinde uyumlu biçimde bir arada taşıyabilmiştir Kentin asıl ayırt edici gücü de burada ortaya çıkar Mardin farklılıkların uyumsuzluk oluşturmadan bir bütünlüğe dönüşebileceğini yalnızca anlatan değil bunu mekânsal düzlemde mümkün kılan bir deneyim alanıdır Kentin camileri kiliseleri manastırları medreseleri ve geleneksel yaşam dokusu ortak hafızanın parçalanmadan süreklilik kurabildiğini göstermektedir Mardin yalnızca tarihsel kent mimarisi açısından değil aynı zamanda mimarlığın ve kentsel mekânın taşıdığı anlam katmanları bakımından da dikkat çekmektedir Çünkü taşın dili yalnızca geçmişi anlatmaz bugünü de sorgular Mardin in sokaklarında avlularında teraslarında ve taş bezemelerinde okunabilen bu sessiz anlatı insanın başkasının hakkını gözeterek yaşayabileceğini farklılıkların bir zenginlik olarak birlikte var olabileceğini ve bu kültürün mekân üzerinden sürdürülebilir hâle gelebileceğini göstermektedir Dolayısıyla Mardin i değerli kılan yalnızca taşın ihtişamı değil o taşın içinde yaşatılmış olan insani inceliktir Kentin gerçek mirası biçimsel güzelliklerin ardında yer alan zarafet saygı empati ve kardeşlik kültürüdür Bu nedenle Mardin i okumak aslında insanlığın kendini yeniden hatırlamasıdır Taş Konuşur Mu sorusu bu bağlamda yalnızca bir başlık değil insanın mekânla kurduğu ilişkinin derinliğine yöneltilmiş bir çağrıdır Çünkü bazı kentler sessizdir ama bazı kentler taşın diliyle insanlığa söz söyler Mardin bu sözün en kadim ve en güçlü örneklerinden biridir Editörlüğü Burçin Yılmaz Türkçe üst okuması Burcu Bilir Agalar grafik tasarım ve baskı hazırlığı Kemal Kara tarafından gerçekleştirilen kitapta Mardin şu dört ana bölüm ve konu başlıkları altında kapsamlı bir biçimde okuyucu ile paylaşılıyor 1 BÖLÜM COĞRAFYADAN KİMLİĞE MARDİN İN TOPLUMSAL VE KÜLTÜREL YAPISIMezopotamya ya Bakan Kent Coğrafi Konum ve Doğal YapıDoğanın Şehre Etkisi İklim ve PeyzajTarih İçinde MardinKültürel Coğrafyanın İzleri İlçelerDemografik Yapı Kentin Nüfus ProfiliÇok Katmanlı Kimlik Sosyal Toplumsal ve Kültürel YapıYaşayan Miras Turizm Kültür ve Sanat2 BÖLÜM ZAMANIN İZLERİ MARDİN DE MİMARLIĞIN TARİHSEL GELİŞİMİTarih Öncesi ve Klasik ÇağRoma Bizans ve Hıristiyanlık Dönemiİslam Devletleri DönemiArtuklular DönemiKarakoyunlular ve Akkoyunlular DönemiOsmanlılar DönemiCumhuriyet Dönemi 3 BÖLÜM TAŞIN KENTİ MARDİN İN KENTSEL DOKUSU VE MİMARİ KARAKTERİYamaçta Kurulan Şehir Tarihi Kentin Mekânsal Oluşumu ve Yerleşim DüzeniKale ve Şehrin DoğuşuGölgenin Mimarisi Sokaklar ve AbbaralarKomşuluğun Ortak Mekânı MahallelerTaşın Hafızası Geleneksel KonutlarTicaretin Omurgası Çarşı Aksı ve Ticari Mekânlarİnancın İzleri Dinî ve Kamusal YapılarAvludan Terasa Mardin Konutunun Mekânsal KurgusuKonutların Biçimlenmesinde Doğal ve Çevresel Bileşenlerin EtkisiKonutların Mekânsal BileşenleriKonutların Yapısal Sistem BileşenleriKonutların Biçimsel ve Estetik BileşenleriKonutların Biçimlenmesinde Kültürel ve Sosyolojik Bileşenlerin EtkisiKent Siluetinin Simgeleri Kentin Temsil YapılarıUlu CamiKasımiye MedresesiDeyr ül Zafaran ManastırıEski PTT BinasıMardin Müzesi4 BÖLÜM MİRAS VE MEDENİYET GELECEĞE UZANAN DEĞERLER

Ekin Kitap
1.066,50

YEM Yayın

Mart 2026240 sf.
Ekin Kitap

Y Mimar Restoratör Zuhal Ayanoğlu nun Mardin in tarihî kent dokusunu ve yerleşim ilkelerini çeşitliliğinin ayrışma yerine uzlaşma üretebildiği bir yaşam kültürünün mekânda karşılık bulduğu bir bütün olarak ele aldığı Taş Konuşur Mu Mardin Farklılıklardan Birlikteliğe Bir Mimarinin Hikâyesi adlı kitap YEM Yayın tarafından yayımlandı Mekânsal kurgunun yalnızca boşlukları doldurma sanatı olmadığı düşüncesinden hareketle hazırlanan kitap Mardin i birlikte yaşamanın mekânı mekânda uzlaşının mimarisi ve taşta somutlaşan insanî değerler bütünü olarak okumayı öneriyor Mardin üzerinden geliştirilen bu okuma bir kentin yalnızca tarihsel kültürel sanatsal ve mimari mirasını anlamanın ötesinde insanlığın ortak geleceğine ilişkin çağdaş dünyaya insanî değerler ekseninde düşünme zemini sunma amacıyla okuyucuda hem akademik hem de etik bir farkındalık oluşturmayı da hedefliyor Zuhal Ayanoğlu Mezopotamya nın binlerce yıllık kültürel birikimiyle yoğrulmuş tarih boyunca farklı dinlerin dillerin etnik kimliklerin ve kültürlerin kesişim noktasında bulunan Mardin i taş kent olarak betimlemenin ötesinde taş işçiliğinin estetik ve zanaatkârlık diliyle birlikte sevgi saygı hoşgörü nezaket empati ve birlikte yaşama kültürüyle şekillenmiş çok katmanlı bir medeniyet mekânı olarak irdeliyor Mardin i yalnızca kent merkezi üzerinden değil tüm ilçelerini kapsayan bütüncül bir çerçevede inceleyen Ayanoğlu konut dokusunu ibadet ve eğitim yapıları ile kamusal mekânları başkasının güneşini manzarasını suyunu ve yaşam alanını dikkate alan bir anlayışla biçimlenen yerleşim kültürünün göstergeleri olarak aktarıyor Prof Dr Metin Sözen Prof Dr Önder Küçükerman ve Dr M Sinan Genim in Sunuş yazılarıyla başlayan kitapta Zuhal Ayanoğlu Mardin e ve kitaba ilişkin özetle şunları söylüyor Mardin i anlamak yalnızca bir kentin tarihini okumak değildir insanlığın birlikte yaşama tecrübesini mekâna kazınmış bir hafıza üzerinden yeniden düşünmektir Mardin in coğrafi verileri tarihsel gelişim süreci mimari katmanları konut tipolojisi ve anıtsal yapıları bu kentin yalnızca fiziksel bir kent dokusu olmadığını aynı zamanda insani değerlerin mekânda somutlaştığı çok boyutlu bir medeniyet dili olduğunu göstermektedir Mardin de taş yalnızca taşıyıcı bir malzeme değildir Taş sabrı emeği estetik sezgiyi ve kuşaklar boyunca aktarılan bir zanaatkârlık bilgisini taşırken aynı zamanda bir yaşam ahlâkının sessiz anlatıcısıdır Sokakların dar ölçüsü avluların içe dönük düzeni terasların birbirini gözeten konumlanışı ve ara mekânların kurduğu geçiş dili kentin yalnızca biçimsel bir bütünlük üretmediğini aynı zamanda insan ilişkilerini düzenleyen bir denge anlayışı geliştirdiğini ortaya koymaktadır Bu denge Mardin i sıradan bir tarihsel kent olmaktan çıkararak mekânda uzlaşının mimarisi hâline getirmektedir Tarihi kent dokusu estetik bir miras olmanın ötesinde mekânsal örgütlenmesinde saklı olan etik tavrı da görünür kılmaktadır Çünkü Mardin de mimari kararlar yalnızca iklimsel topoğrafik ya da teknik zorunluluklarla açıklanamaz Yapıların birbirinin güneşini ve manzarasını gözeten yerleşimi kamusal alan ile özel alan arasındaki dengeli geçişler konutların mahremiyeti korurken sosyal ilişkileri sürdüren plan kurgusu mekânın insani değerlerle birlikte düşünülmüş bir yaşam alanı olarak üretildiğini göstermektedir Bu bağlamda Mardin mimarlığın yalnızca bir inşa faaliyeti değil bir toplumsal bilinç biçimi olduğunu hatırlatan güçlü bir örnektir Bu çok katmanlı miras farklı dönemlerin ve kültürlerin izlerini birbirini dışlayan parçalar hâlinde değil aynı dokunun içinde uyumlu biçimde bir arada taşıyabilmiştir Kentin asıl ayırt edici gücü de burada ortaya çıkar Mardin farklılıkların uyumsuzluk oluşturmadan bir bütünlüğe dönüşebileceğini yalnızca anlatan değil bunu mekânsal düzlemde mümkün kılan bir deneyim alanıdır Kentin camileri kiliseleri manastırları medreseleri ve geleneksel yaşam dokusu ortak hafızanın parçalanmadan süreklilik kurabildiğini göstermektedir Mardin yalnızca tarihsel kent mimarisi açısından değil aynı zamanda mimarlığın ve kentsel mekânın taşıdığı anlam katmanları bakımından da dikkat çekmektedir Çünkü taşın dili yalnızca geçmişi anlatmaz bugünü de sorgular Mardin in sokaklarında avlularında teraslarında ve taş bezemelerinde okunabilen bu sessiz anlatı insanın başkasının hakkını gözeterek yaşayabileceğini farklılıkların bir zenginlik olarak birlikte var olabileceğini ve bu kültürün mekân üzerinden sürdürülebilir hâle gelebileceğini göstermektedir Dolayısıyla Mardin i değerli kılan yalnızca taşın ihtişamı değil o taşın içinde yaşatılmış olan insani inceliktir Kentin gerçek mirası biçimsel güzelliklerin ardında yer alan zarafet saygı empati ve kardeşlik kültürüdür Bu nedenle Mardin i okumak aslında insanlığın kendini yeniden hatırlamasıdır Taş Konuşur Mu sorusu bu bağlamda yalnızca bir başlık değil insanın mekânla kurduğu ilişkinin derinliğine yöneltilmiş bir çağrıdır Çünkü bazı kentler sessizdir ama bazı kentler taşın diliyle insanlığa söz söyler Mardin bu sözün en kadim ve en güçlü örneklerinden biridir Editörlüğü Burçin Yılmaz Türkçe üst okuması Burcu Bilir Agalar grafik tasarım ve baskı hazırlığı Kemal Kara tarafından gerçekleştirilen kitapta Mardin şu dört ana bölüm ve konu başlıkları altında kapsamlı bir biçimde okuyucu ile paylaşılıyor 1 BÖLÜM COĞRAFYADAN KİMLİĞE MARDİN İN TOPLUMSAL VE KÜLTÜREL YAPISI Mezopotamya ya Bakan Kent Coğrafi Konum ve Doğal Yapı Doğanın Şehre Etkisi İklim ve Peyzaj Tarih İçinde Mardin Kültürel Coğrafyanın İzleri İlçeler Demografik Yapı Kentin Nüfus Profili Çok Katmanlı Kimlik Sosyal Toplumsal ve Kültürel Yapı Yaşayan Miras Turizm Kültür ve Sanat 2 BÖLÜM ZAMANIN İZLERİ MARDİN DE MİMARLIĞIN TARİHSEL GELİŞİMİ Tarih Öncesi ve Klasik Çağ Roma Bizans ve Hıristiyanlık Dönemi İslam Devletleri Dönemi Artuklular Dönemi Karakoyunlular ve Akkoyunlular Dönemi Osmanlılar Dönemi Cumhuriyet Dönemi 3 BÖLÜM TAŞIN KENTİ MARDİN İN KENTSEL DOKUSU VE MİMARİ KARAKTERİ Yamaçta Kurulan Şehir Tarihi Kentin Mekânsal Oluşumu ve Yerleşim Düzeni Kale ve Şehrin Doğuşu Gölgenin Mimarisi Sokaklar ve Abbaralar Komşuluğun Ortak Mekânı Mahalleler Taşın Hafızası Geleneksel Konutlar Ticaretin Omurgası Çarşı Aksı ve Ticari Mekânlar İnancın İzleri Dinî ve Kamusal Yapılar Avludan Terasa Mardin Konutunun Mekânsal Kurgusu Konutların Biçimlenmesinde Doğal ve Çevresel Bileşenlerin Etkisi Konutların Mekânsal Bileşenleri Konutların Yapısal Sistem Bileşenleri Konutların Biçimsel ve Estetik Bileşenleri Konutların Biçimlenmesinde Kültürel ve Sosyolojik Bileşenlerin Etkisi Kent Siluetinin Simgeleri Kentin Temsil Yapıları Ulu Cami Kasımiye Medresesi Deyr ül Zafaran Manastırı Eski PTT Binası Mardin Müzesi 4 BÖLÜM MİRAS VE MEDENİYET GELECEĞE UZANAN DEĞERLER

Pandora
1.093,50

YEM Yayın

2026240 sf.
Pandora

Y Mimar Restoratör Zuhal Ayanoğlu nun Mardin in tarihî kent dokusunu ve yerleşim ilkelerini çeşitliliğinin ayrışma yerine uzlaşma üretebildiği bir yaşam kültürünün mekânda karşılık bulduğu bir bütün olarak ele aldığı Taş Konuşur Mu Mardin Farklılıklardan Birlikteliğe Bir Mimarinin Hikâyesi adlı kitap YEM Yayın tarafından yayımlandı Mekânsal kurgunun yalnızca boşlukları doldurma sanatı olmadığı düşüncesinden hareketle hazırlanan kitap Mardin i birlikte yaşamanın mekânı mekânda uzlaşının mimarisi ve taşta somutlaşan insanî değerler bütünü olarak okumayı öneriyor Mardin üzerinden geliştirilen bu okuma bir kentin yalnızca tarihsel kültürel sanatsal ve mimari mirasını anlamanın ötesinde insanlığın ortak geleceğine ilişkin çağdaş dünyaya insanî değerler ekseninde düşünme zemini sunma amacıyla okuyucuda hem akademik hem de etik bir farkındalık oluşturmayı da hedefliyor Zuhal Ayanoğlu Mezopotamya nın binlerce yıllık kültürel birikimiyle yoğrulmuş tarih boyunca farklı dinlerin dillerin etnik kimliklerin ve kültürlerin kesişim noktasında bulunan Mardin i taş kent olarak betimlemenin ötesinde taş işçiliğinin estetik ve zanaatkârlık diliyle birlikte sevgi saygı hoşgörü nezaket empati ve birlikte yaşama kültürüyle şekillenmiş çok katmanlı bir medeniyet mekânı olarak irdeliyor Mardin i yalnızca kent merkezi üzerinden değil tüm ilçelerini kapsayan bütüncül bir çerçevede inceleyen Ayanoğlu konut dokusunu ibadet ve eğitim yapıları ile kamusal mekânları başkasının güneşini manzarasını suyunu ve yaşam alanını dikkate alan bir anlayışla biçimlenen yerleşim kültürünün göstergeleri olarak aktarıyor Prof Dr Metin Sözen Prof Dr Önder Küçükerman ve Dr M Sinan Genim in Sunuş yazılarıyla başlayan kitapta Zuhal Ayanoğlu Mardin e ve kitaba ilişkin özetle şunları söylüyor Mardin i anlamak yalnızca bir kentin tarihini okumak değildir insanlığın birlikte yaşama tecrübesini mekâna kazınmış bir hafıza üzerinden yeniden düşünmektir Mardin in coğrafi verileri tarihsel gelişim süreci mimari katmanları konut tipolojisi ve anıtsal yapıları bu kentin yalnızca fiziksel bir kent dokusu olmadığını aynı zamanda insani değerlerin mekânda somutlaştığı çok boyutlu bir medeniyet dili olduğunu göstermektedir Mardin de taş yalnızca taşıyıcı bir malzeme değildir Taş sabrı emeği estetik sezgiyi ve kuşaklar boyunca aktarılan bir zanaatkârlık bilgisini taşırken aynı zamanda bir yaşam ahlâkının sessiz anlatıcısıdır Sokakların dar ölçüsü avluların içe dönük düzeni terasların birbirini gözeten konumlanışı ve ara mekânların kurduğu geçiş dili kentin yalnızca biçimsel bir bütünlük üretmediğini aynı zamanda insan ilişkilerini düzenleyen bir denge anlayışı geliştirdiğini ortaya koymaktadır Bu denge Mardin i sıradan bir tarihsel kent olmaktan çıkararak mekânda uzlaşının mimarisi hâline getirmektedir Tarihi kent dokusu estetik bir miras olmanın ötesinde mekânsal örgütlenmesinde saklı olan etik tavrı da görünür kılmaktadır Çünkü Mardin de mimari kararlar yalnızca iklimsel topoğrafik ya da teknik zorunluluklarla açıklanamaz Yapıların birbirinin güneşini ve manzarasını gözeten yerleşimi kamusal alan ile özel alan arasındaki dengeli geçişler konutların mahremiyeti korurken sosyal ilişkileri sürdüren plan kurgusu mekânın insani değerlerle birlikte düşünülmüş bir yaşam alanı olarak üretildiğini göstermektedir Bu bağlamda Mardin mimarlığın yalnızca bir inşa faaliyeti değil bir toplumsal bilinç biçimi olduğunu hatırlatan güçlü bir örnektir Bu çok katmanlı miras farklı dönemlerin ve kültürlerin izlerini birbirini dışlayan parçalar hâlinde değil aynı dokunun içinde uyumlu biçimde bir arada taşıyabilmiştir Kentin asıl ayırt edici gücü de burada ortaya çıkar Mardin farklılıkların uyumsuzluk oluşturmadan bir bütünlüğe dönüşebileceğini yalnızca anlatan değil bunu mekânsal düzlemde mümkün kılan bir deneyim alanıdır Kentin camileri kiliseleri manastırları medreseleri ve geleneksel yaşam dokusu ortak hafızanın parçalanmadan süreklilik kurabildiğini göstermektedir Mardin yalnızca tarihsel kent mimarisi açısından değil aynı zamanda mimarlığın ve kentsel mekânın taşıdığı anlam katmanları bakımından da dikkat çekmektedir Çünkü taşın dili yalnızca geçmişi anlatmaz bugünü de sorgular Mardin in sokaklarında avlularında teraslarında ve taş bezemelerinde okunabilen bu sessiz anlatı insanın başkasının hakkını gözeterek yaşayabileceğini farklılıkların bir zenginlik olarak birlikte var olabileceğini ve bu kültürün mekân üzerinden sürdürülebilir hâle gelebileceğini göstermektedir Dolayısıyla Mardin i değerli kılan yalnızca taşın ihtişamı değil o taşın içinde yaşatılmış olan insani inceliktir Kentin gerçek mirası biçimsel güzelliklerin ardında yer alan zarafet saygı empati ve kardeşlik kültürüdür Bu nedenle Mardin i okumak aslında insanlığın kendini yeniden hatırlamasıdır Taş Konuşur Mu sorusu bu bağlamda yalnızca bir başlık değil insanın mekânla kurduğu ilişkinin derinliğine yöneltilmiş bir çağrıdır Çünkü bazı kentler sessizdir ama bazı kentler taşın diliyle insanlığa söz söyler Mardin bu sözün en kadim ve en güçlü örneklerinden biridir Editörlüğü Burçin Yılmaz Türkçe üst okuması Burcu Bilir Agalar grafik tasarım ve baskı hazırlığı Kemal Kara tarafından gerçekleştirilen kitapta Mardin şu dört ana bölüm ve konu başlıkları altında kapsamlı bir biçimde okuyucu ile paylaşılıyor 1 BÖLÜM COĞRAFYADAN KİMLİĞE MARDİN İN TOPLUMSAL VE KÜLTÜREL YAPISI Mezopotamya ya Bakan Kent Coğrafi Konum ve Doğal Yapı Doğanın Şehre Etkisi İklim ve Peyzaj Tarih İçinde Mardin Kültürel Coğrafyanın İzleri İlçeler Demografik Yapı Kentin Nüfus Profili Çok Katmanlı Kimlik Sosyal Toplumsal ve Kültürel Yapı Yaşayan Miras Turizm Kültür ve Sanat 2 BÖLÜM ZAMANIN İZLERİ MARDİN DE MİMARLIĞIN TARİHSEL GELİŞİMİ Tarih Öncesi ve Klasik Çağ Roma Bizans ve Hıristiyanlık Dönemi İslam Devletleri Dönemi Artuklular Dönemi Karakoyunlular ve Akkoyunlular Dönemi Osmanlılar Dönemi Cumhuriyet Dönemi 3 BÖLÜM TAŞIN KENTİ MARDİN İN KENTSEL DOKUSU VE MİMARİ KARAKTERİ Yamaçta Kurulan Şehir Tarihi Kentin Mekânsal Oluşumu ve Yerleşim Düzeni Kale ve Şehrin Doğuşu Gölgenin Mimarisi Sokaklar ve Abbaralar Komşuluğun Ortak Mekânı Mahalleler Taşın Hafızası Geleneksel Konutlar Ticaretin Omurgası Çarşı Aksı ve Ticari Mekânlar İnancın İzleri Dinî ve Kamusal Yapılar Avludan Terasa Mardin Konutunun Mekânsal Kurgusu Konutların Biçimlenmesinde Doğal ve Çevresel Bileşenlerin Etkisi Konutların Mekânsal Bileşenleri Konutların Yapısal Sistem Bileşenleri Konutların Biçimsel ve Estetik Bileşenleri Konutların Biçimlenmesinde Kültürel ve Sosyolojik Bileşenlerin Etkisi Kent Siluetinin Simgeleri Kentin Temsil Yapıları Ulu Cami Kasımiye Medresesi Deyr ül Zafaran Manastırı Eski PTT Binası Mardin Müzesi 4 BÖLÜM MİRAS VE MEDENİYET GELECEĞE UZANAN DEĞERLER

Nobel Kitap
1.174,50

YEM Yayın

2026240 sf.
Ciltsiz16.5x24 cm2. Hamur
Nobel Kitap

Y Mimar Restoratör Zuhal Ayanoğlu nun Mardin in tarihî kent dokusunu ve yerleşim ilkelerini çeşitliliğinin ayrışma yerine uzlaşma üretebildiği bir yaşam kültürünün mekânda karşılık bulduğu bir bütün olarak ele aldığı Taş Konuşur Mu Mardin Farklılıklardan Birlikteliğe Bir Mimarinin Hikâyesi adlı kitap YEM Yayın tarafından yayımlandı Mekânsal kurgunun yalnızca boşlukları doldurma sanatı olmadığı düşüncesinden hareketle hazırlanan kitap Mardin i birlikte yaşamanın mekânı mekânda uzlaşının mimarisi ve taşta somutlaşan insanî değerler bütünü olarak okumayı öneriyor Mardin üzerinden geliştirilen bu okuma bir kentin yalnızca tarihsel kültürel sanatsal ve mimari mirasını anlamanın ötesinde insanlığın ortak geleceğine ilişkin çağdaş dünyaya insanî değerler ekseninde düşünme zemini sunma amacıyla okuyucuda hem akademik hem de etik bir farkındalık oluşturmayı da hedefliyor Zuhal Ayanoğlu Mezopotamya nın binlerce yıllık kültürel birikimiyle yoğrulmuş tarih boyunca farklı dinlerin dillerin etnik kimliklerin ve kültürlerin kesişim noktasında bulunan Mardin i taş kent olarak betimlemenin ötesinde taş işçiliğinin estetik ve zanaatkârlık diliyle birlikte sevgi saygı hoşgörü nezaket empati ve birlikte yaşama kültürüyle şekillenmiş çok katmanlı bir medeniyet mekânı olarak irdeliyor Mardin i yalnızca kent merkezi üzerinden değil tüm ilçelerini kapsayan bütüncül bir çerçevede inceleyen Ayanoğlu konut dokusunu ibadet ve eğitim yapıları ile kamusal mekânları başkasının güneşini manzarasını suyunu ve yaşam alanını dikkate alan bir anlayışla biçimlenen yerleşim kültürünün göstergeleri olarak aktarıyor Prof Dr Metin Sözen Prof Dr Önder Küçükerman ve Dr M Sinan Genim in Sunuş yazılarıyla başlayan kitapta Zuhal Ayanoğlu Mardin e ve kitaba ilişkin özetle şunları söylüyor Mardin i anlamak yalnızca bir kentin tarihini okumak değildir insanlığın birlikte yaşama tecrübesini mekâna kazınmış bir hafıza üzerinden yeniden düşünmektir Mardin in coğrafi verileri tarihsel gelişim süreci mimari katmanları konut tipolojisi ve anıtsal yapıları bu kentin yalnızca fiziksel bir kent dokusu olmadığını aynı zamanda insani değerlerin mekânda somutlaştığı çok boyutlu bir medeniyet dili olduğunu göstermektedir Mardin de taş yalnızca taşıyıcı bir malzeme değildir Taş sabrı emeği estetik sezgiyi ve kuşaklar boyunca aktarılan bir zanaatkârlık bilgisini taşırken aynı zamanda bir yaşam ahlâkının sessiz anlatıcısıdır Sokakların dar ölçüsü avluların içe dönük düzeni terasların birbirini gözeten konumlanışı ve ara mekânların kurduğu geçiş dili kentin yalnızca biçimsel bir bütünlük üretmediğini aynı zamanda insan ilişkilerini düzenleyen bir denge anlayışı geliştirdiğini ortaya koymaktadır Bu denge Mardin i sıradan bir tarihsel kent olmaktan çıkararak mekânda uzlaşının mimarisi hâline getirmektedir Tarihi kent dokusu estetik bir miras olmanın ötesinde mekânsal örgütlenmesinde saklı olan etik tavrı da görünür kılmaktadır Çünkü Mardin de mimari kararlar yalnızca iklimsel topoğrafik ya da teknik zorunluluklarla açıklanamaz Yapıların birbirinin güneşini ve manzarasını gözeten yerleşimi kamusal alan ile özel alan arasındaki dengeli geçişler konutların mahremiyeti korurken sosyal ilişkileri sürdüren plan kurgusu mekânın insani değerlerle birlikte düşünülmüş bir yaşam alanı olarak üretildiğini göstermektedir Bu bağlamda Mardin mimarlığın yalnızca bir inşa faaliyeti değil bir toplumsal bilinç biçimi olduğunu hatırlatan güçlü bir örnektir Bu çok katmanlı miras farklı dönemlerin ve kültürlerin izlerini birbirini dışlayan parçalar hâlinde değil aynı dokunun içinde uyumlu biçimde bir arada taşıyabilmiştir Kentin asıl ayırt edici gücü de burada ortaya çıkar Mardin farklılıkların uyumsuzluk oluşturmadan bir bütünlüğe dönüşebileceğini yalnızca anlatan değil bunu mekânsal düzlemde mümkün kılan bir deneyim alanıdır Kentin camileri kiliseleri manastırları medreseleri ve geleneksel yaşam dokusu ortak hafızanın parçalanmadan süreklilik kurabildiğini göstermektedir Mardin yalnızca tarihsel kent mimarisi açısından değil aynı zamanda mimarlığın ve kentsel mekânın taşıdığı anlam katmanları bakımından da dikkat çekmektedir Çünkü taşın dili yalnızca geçmişi anlatmaz bugünü de sorgular Mardin in sokaklarında avlularında teraslarında ve taş bezemelerinde okunabilen bu sessiz anlatı insanın başkasının hakkını gözeterek yaşayabileceğini farklılıkların bir zenginlik olarak birlikte var olabileceğini ve bu kültürün mekân üzerinden sürdürülebilir hâle gelebileceğini göstermektedir Dolayısıyla Mardin i değerli kılan yalnızca taşın ihtişamı değil o taşın içinde yaşatılmış olan insani inceliktir Kentin gerçek mirası biçimsel güzelliklerin ardında yer alan zarafet saygı empati ve kardeşlik kültürüdür Bu nedenle Mardin i okumak aslında insanlığın kendini yeniden hatırlamasıdır Taş Konuşur Mu sorusu bu bağlamda yalnızca bir başlık değil insanın mekânla kurduğu ilişkinin derinliğine yöneltilmiş bir çağrıdır Çünkü bazı kentler sessizdir ama bazı kentler taşın diliyle insanlığa söz söyler Mardin bu sözün en kadim ve en güçlü örneklerinden biridir Editörlüğü Burçin Yılmaz Türkçe üst okuması Burcu Bilir Agalar grafik tasarım ve baskı hazırlığı Kemal Kara tarafından gerçekleştirilen kitapta Mardin şu dört ana bölüm ve konu başlıkları altında kapsamlı bir biçimde okuyucu ile paylaşılıyor 1 BÖLÜM COĞRAFYADAN KİMLİĞE MARDİN İN TOPLUMSAL VE KÜLTÜREL YAPISI Mezopotamya ya Bakan Kent Coğrafi Konum ve Doğal Yapı Doğanın Şehre Etkisi İklim ve Peyzaj Tarih İçinde Mardin Kültürel Coğrafyanın İzleri İlçeler Demografik Yapı Kentin Nüfus Profili Çok Katmanlı Kimlik Sosyal Toplumsal ve Kültürel Yapı Yaşayan Miras Turizm Kültür ve Sanat 2 BÖLÜM ZAMANIN İZLERİ MARDİN DE MİMARLIĞIN TARİHSEL GELİŞİMİ Tarih Öncesi ve Klasik Çağ Roma Bizans ve Hıristiyanlık Dönemi İslam Devletleri Dönemi Artuklular Dönemi Karakoyunlular ve Akkoyunlular Dönemi Osmanlılar Dönemi Cumhuriyet Dönemi 3 BÖLÜM TAŞIN KENTİ MARDİN İN KENTSEL DOKUSU VE MİMARİ KARAKTERİ Yamaçta Kurulan Şehir Tarihi Kentin Mekânsal Oluşumu ve Yerleşim Düzeni Kale ve Şehrin Doğuşu Gölgenin Mimarisi Sokaklar ve Abbaralar Komşuluğun Ortak Mekânı Mahalleler Taşın Hafızası Geleneksel Konutlar Ticaretin Omurgası Çarşı Aksı ve Ticari Mekânlar İnancın İzleri Dinî ve Kamusal Yapılar Avludan Terasa Mardin Konutunun Mekânsal Kurgusu Konutların Biçimlenmesinde Doğal ve Çevresel Bileşenlerin Etkisi Konutların Mekânsal Bileşenleri Konutların Yapısal Sistem Bileşenleri Konutların Biçimsel ve Estetik Bileşenleri Konutların Biçimlenmesinde Kültürel ve Sosyolojik Bileşenlerin Etkisi Kent Siluetinin Simgeleri Kentin Temsil Yapıları Ulu Cami Kasımiye Medresesi Deyr ül Zafaran Manastırı Eski PTT Binası Mardin Müzesi 4 BÖLÜM MİRAS VE MEDENİYET GELECEĞE UZANAN DEĞERLER

D&R
1.215,00

YEM Yayın

20261. baskı240 sf.
16,5 x 242. HamurTürkçe
D&R

Y Mimar Restoratör Zuhal Ayanoğlu nun Mardin in tarihî kent dokusunu ve yerleşim ilkelerini çeşitliliğinin ayrışma yerine uzlaşma üretebildiği bir yaşam kültürünün mekânda karşılık bulduğu bir bütün olarak ele aldığı Taş Konuşur Mu Mardin Farklılıklardan Birlikteliğe Bir Mimarinin Hikâyesi adlı kitap YEM Yayın tarafından yayımlandı Mekânsal kurgunun yalnızca boşlukları doldurma sanatı olmadığı düşüncesinden hareketle hazırlanan kitap Mardin i birlikte yaşamanın mekânı mekânda uzlaşının mimarisi ve taşta somutlaşan insanî değerler bütünü olarak okumayı öneriyor Mardin üzerinden geliştirilen bu okuma bir kentin yalnızca tarihsel kültürel sanatsal ve mimari mirasını anlamanın ötesinde insanlığın ortak geleceğine ilişkin çağdaş dünyaya insanî değerler ekseninde düşünme zemini sunma amacıyla okuyucuda hem akademik hem de etik bir farkındalık oluşturmayı da hedefliyor Zuhal Ayanoğlu Mezopotamya nın binlerce yıllık kültürel birikimiyle yoğrulmuş tarih boyunca farklı dinlerin dillerin etnik kimliklerin ve kültürlerin kesişim noktasında bulunan Mardin i taş kent olarak betimlemenin ötesinde taş işçiliğinin estetik ve zanaatkârlık diliyle birlikte sevgi saygı hoşgörü nezaket empati ve birlikte yaşama kültürüyle şekillenmiş çok katmanlı bir medeniyet mekânı olarak irdeliyor Mardin i yalnızca kent merkezi üzerinden değil tüm ilçelerini kapsayan bütüncül bir çerçevede inceleyen Ayanoğlu konut dokusunu ibadet ve eğitim yapıları ile kamusal mekânları başkasının güneşini manzarasını suyunu ve yaşam alanını dikkate alan bir anlayışla biçimlenen yerleşim kültürünün göstergeleri olarak aktarıyor Prof Dr Metin Sözen Prof Dr Önder Küçükerman ve Dr M Sinan Genim in Sunuş yazılarıyla başlayan kitapta Zuhal Ayanoğlu Mardin e ve kitaba ilişkin özetle şunları söylüyor Mardin i anlamak yalnızca bir kentin tarihini okumak değildir insanlığın birlikte yaşama tecrübesini mekâna kazınmış bir hafıza üzerinden yeniden düşünmektir Mardin in coğrafi verileri tarihsel gelişim süreci mimari katmanları konut tipolojisi ve anıtsal yapıları bu kentin yalnızca fiziksel bir kent dokusu olmadığını aynı zamanda insani değerlerin mekânda somutlaştığı çok boyutlu bir medeniyet dili olduğunu göstermektedir Mardin de taş yalnızca taşıyıcı bir malzeme değildir Taş sabrı emeği estetik sezgiyi ve kuşaklar boyunca aktarılan bir zanaatkârlık bilgisini taşırken aynı zamanda bir yaşam ahlâkının sessiz anlatıcısıdır Sokakların dar ölçüsü avluların içe dönük düzeni terasların birbirini gözeten konumlanışı ve ara mekânların kurduğu geçiş dili kentin yalnızca biçimsel bir bütünlük üretmediğini aynı zamanda insan ilişkilerini düzenleyen bir denge anlayışı geliştirdiğini ortaya koymaktadır Bu denge Mardin i sıradan bir tarihsel kent olmaktan çıkararak mekânda uzlaşının mimarisi hâline getirmektedir Tarihi kent dokusu estetik bir miras olmanın ötesinde mekânsal örgütlenmesinde saklı olan etik tavrı da görünür kılmaktadır Çünkü Mardin de mimari kararlar yalnızca iklimsel topoğrafik ya da teknik zorunluluklarla açıklanamaz Yapıların birbirinin güneşini ve manzarasını gözeten yerleşimi kamusal alan ile özel alan arasındaki dengeli geçişler konutların mahremiyeti korurken sosyal ilişkileri sürdüren plan kurgusu mekânın insani değerlerle birlikte düşünülmüş bir yaşam alanı olarak üretildiğini göstermektedir Bu bağlamda Mardin mimarlığın yalnızca bir inşa faaliyeti değil bir toplumsal bilinç biçimi olduğunu hatırlatan güçlü bir örnektir Bu çok katmanlı miras farklı dönemlerin ve kültürlerin izlerini birbirini dışlayan parçalar hâlinde değil aynı dokunun içinde uyumlu biçimde bir arada taşıyabilmiştir Kentin asıl ayırt edici gücü de burada ortaya çıkar Mardin farklılıkların uyumsuzluk oluşturmadan bir bütünlüğe dönüşebileceğini yalnızca anlatan değil bunu mekânsal düzlemde mümkün kılan bir deneyim alanıdır Kentin camileri kiliseleri manastırları medreseleri ve geleneksel yaşam dokusu ortak hafızanın parçalanmadan süreklilik kurabildiğini göstermektedir Mardin yalnızca tarihsel kent mimarisi açısından değil aynı zamanda mimarlığın ve kentsel mekânın taşıdığı anlam katmanları bakımından da dikkat çekmektedir Çünkü taşın dili yalnızca geçmişi anlatmaz bugünü de sorgular Mardin in sokaklarında avlularında teraslarında ve taş bezemelerinde okunabilen bu sessiz anlatı insanın başkasının hakkını gözeterek yaşayabileceğini farklılıkların bir zenginlik olarak birlikte var olabileceğini ve bu kültürün mekân üzerinden sürdürülebilir hâle gelebileceğini göstermektedir Dolayısıyla Mardin i değerli kılan yalnızca taşın ihtişamı değil o taşın içinde yaşatılmış olan insani inceliktir Kentin gerçek mirası biçimsel güzelliklerin ardında yer alan zarafet saygı empati ve kardeşlik kültürüdür Bu nedenle Mardin i okumak aslında insanlığın kendini yeniden hatırlamasıdır Taş Konuşur Mu sorusu bu bağlamda yalnızca bir başlık değil insanın mekânla kurduğu ilişkinin derinliğine yöneltilmiş bir çağrıdır Çünkü bazı kentler sessizdir ama bazı kentler taşın diliyle insanlığa söz söyler Mardin bu sözün en kadim ve en güçlü örneklerinden biridir Editörlüğü Burçin Yılmaz Türkçe üst okuması Burcu Bilir Agalar grafik tasarım ve baskı hazırlığı Kemal Kara tarafından gerçekleştirilen kitapta Mardin şu dört ana bölüm ve konu başlıkları altında kapsamlı bir biçimde okuyucu ile paylaşılıyor 1 BÖLÜM COĞRAFYADAN KİMLİĞE MARDİN İN TOPLUMSAL VE KÜLTÜREL YAPISIMezopotamya ya Bakan Kent Coğrafi Konum ve Doğal YapıDoğanın Şehre Etkisi İklim ve PeyzajTarih İçinde MardinKültürel Coğrafyanın İzleri İlçelerDemografik Yapı Kentin Nüfus ProfiliÇok Katmanlı Kimlik Sosyal Toplumsal ve Kültürel YapıYaşayan Miras Turizm Kültür ve Sanat2 BÖLÜM ZAMANIN İZLERİ MARDİN DE MİMARLIĞIN TARİHSEL GELİŞİMİTarih Öncesi ve Klasik ÇağRoma Bizans ve Hıristiyanlık Dönemiİslam Devletleri DönemiArtuklular DönemiKarakoyunlular ve Akkoyunlular DönemiOsmanlılar DönemiCumhuriyet Dönemi 3 BÖLÜM TAŞIN KENTİ MARDİN İN KENTSEL DOKUSU VE MİMARİ KARAKTERİYamaçta Kurulan Şehir Tarihi Kentin Mekânsal Oluşumu ve Yerleşim DüzeniKale ve Şehrin DoğuşuGölgenin Mimarisi Sokaklar ve AbbaralarKomşuluğun Ortak Mekânı MahallelerTaşın Hafızası Geleneksel KonutlarTicaretin Omurgası Çarşı Aksı ve Ticari Mekânlarİnancın İzleri Dinî ve Kamusal YapılarAvludan Terasa Mardin Konutunun Mekânsal KurgusuKonutların Biçimlenmesinde Doğal ve Çevresel Bileşenlerin EtkisiKonutların Mekânsal BileşenleriKonutların Yapısal Sistem BileşenleriKonutların Biçimsel ve Estetik BileşenleriKonutların Biçimlenmesinde Kültürel ve Sosyolojik Bileşenlerin EtkisiKent Siluetinin Simgeleri Kentin Temsil YapılarıUlu CamiKasımiye MedresesiDeyr ül Zafaran ManastırıEski PTT BinasıMardin Müzesi4 BÖLÜM MİRAS VE MEDENİYET GELECEĞE UZANAN DEĞERLER Tanıtım Bülteninden

Şehadet Kitap
1.350,00

YEM Yayınları

2026240 sf.
Şehadet Kitap

Y Mimar Restoratör Zuhal Ayanoğlu nun Mardin in tarihî kent dokusunu ve yerleşim ilkelerini çeşitliliğinin ayrışma yerine uzlaşma üretebildiği bir yaşam kültürünün mekânda karşılık bulduğu bir bütün olarak ele aldığı Taş Konuşur Mu Mardin Farklılıklardan Birlikteliğe Bir Mimarinin Hikâyesi adlı kitap YEM Yayın tarafından yayımlandı Mekânsal kurgunun yalnızca boşlukları doldurma sanatı olmadığı düşüncesinden hareketle hazırlanan kitap Mardin i birlikte yaşamanın mekânı mekânda uzlaşının mimarisi ve taşta somutlaşan insanî değerler bütünü olarak okumayı öneriyor Mardin üzerinden geliştirilen bu okuma bir kentin yalnızca tarihsel kültürel sanatsal ve mimari mirasını anlamanın ötesinde insanlığın ortak geleceğine ilişkin çağdaş dünyaya insanî değerler ekseninde düşünme zemini sunma amacıyla okuyucuda hem akademik hem de etik bir farkındalık oluşturmayı da hedefliyor Zuhal Ayanoğlu Mezopotamya nın binlerce yıllık kültürel birikimiyle yoğrulmuş tarih boyunca farklı dinlerin dillerin etnik kimliklerin ve kültürlerin kesişim noktasında bulunan Mardin i taş kent olarak betimlemenin ötesinde taş işçiliğinin estetik ve zanaatkârlık diliyle birlikte sevgi saygı hoşgörü nezaket empati ve birlikte yaşama kültürüyle şekillenmiş çok katmanlı bir medeniyet mekânı olarak irdeliyor Mardin i yalnızca kent merkezi üzerinden değil tüm ilçelerini kapsayan bütüncül bir çerçevede inceleyen Ayanoğlu konut dokusunu ibadet ve eğitim yapıları ile kamusal mekânları başkasının güneşini manzarasını suyunu ve yaşam alanını dikkate alan bir anlayışla biçimlenen yerleşim kültürünün göstergeleri olarak aktarıyor Prof Dr Metin Sözen Prof Dr Önder Küçükerman ve Dr M Sinan Genim in Sunuş yazılarıyla başlayan kitapta Zuhal Ayanoğlu Mardin e ve kitaba ilişkin özetle şunları söylüyor Mardin i anlamak yalnızca bir kentin tarihini okumak değildir insanlığın birlikte yaşama tecrübesini mekâna kazınmış bir hafıza üzerinden yeniden düşünmektir Mardin in coğrafi verileri tarihsel gelişim süreci mimari katmanları konut tipolojisi ve anıtsal yapıları bu kentin yalnızca fiziksel bir kent dokusu olmadığını aynı zamanda insani değerlerin mekânda somutlaştığı çok boyutlu bir medeniyet dili olduğunu göstermektedir Mardin de taş yalnızca taşıyıcı bir malzeme değildir Taş sabrı emeği estetik sezgiyi ve kuşaklar boyunca aktarılan bir zanaatkârlık bilgisini taşırken aynı zamanda bir yaşam ahlâkının sessiz anlatıcısıdır Sokakların dar ölçüsü avluların içe dönük düzeni terasların birbirini gözeten konumlanışı ve ara mekânların kurduğu geçiş dili kentin yalnızca biçimsel bir bütünlük üretmediğini aynı zamanda insan ilişkilerini düzenleyen bir denge anlayışı geliştirdiğini ortaya koymaktadır Bu denge Mardin i sıradan bir tarihsel kent olmaktan çıkararak mekânda uzlaşının mimarisi hâline getirmektedir Tarihi kent dokusu estetik bir miras olmanın ötesinde mekânsal örgütlenmesinde saklı olan etik tavrı da görünür kılmaktadır Çünkü Mardin de mimari kararlar yalnızca iklimsel topoğrafik ya da teknik zorunluluklarla açıklanamaz Yapıların birbirinin güneşini ve manzarasını gözeten yerleşimi kamusal alan ile özel alan arasındaki dengeli geçişler konutların mahremiyeti korurken sosyal ilişkileri sürdüren plan kurgusu mekânın insani değerlerle birlikte düşünülmüş bir yaşam alanı olarak üretildiğini göstermektedir Bu bağlamda Mardin mimarlığın yalnızca bir inşa faaliyeti değil bir toplumsal bilinç biçimi olduğunu hatırlatan güçlü bir örnektir Bu çok katmanlı miras farklı dönemlerin ve kültürlerin izlerini birbirini dışlayan parçalar hâlinde değil aynı dokunun içinde uyumlu biçimde bir arada taşıyabilmiştir Kentin asıl ayırt edici gücü de burada ortaya çıkar Mardin farklılıkların uyumsuzluk oluşturmadan bir bütünlüğe dönüşebileceğini yalnızca anlatan değil bunu mekânsal düzlemde mümkün kılan bir deneyim alanıdır Kentin camileri kiliseleri manastırları medreseleri ve geleneksel yaşam dokusu or