Taş Masa — Arzu Aydoğan

Taş Masa
Arzu AydoğanKlaros Yayınları
Taş Masa
Arzu AydoğanDünyada bulunuşun kederli bilgisi iç odalardan dağlara kaçıyor kelimesiz sesler taşlardan sızar gibi gövdeler kendi kararsızlığından bir çıkış yolu arıyor Arzu nun şiirleri şimdide belirişin geçmişte doğada ve varlık kapanında bir çeşit genişleme hallerini anlatıyor İkindisi kesin akşamı belki bir zamanın içinden soruyor gösterilenin tam karşısında hangi kelime karşılasın bizi diye Acı perdelerden halılardan yalnızlıklardan her şeyin yarım kaldığı konuşmalardan süzülüp Beckettvari bir çabayla birleşiyor Kaç kere denendi Tek bir şey kaldı kırbacın ses sesin acı olduğu Ses kendi yankısında dolaşmaya çıkmış gibi bu şiirlerde dönüyor dolaşıyor ve yine kendi içine kaçıyor Belki de yalnızlık böyle bir şeydir İçinden geçilmiş bir hayata derin bakışın hep nesnelerde parçalanmasıdır Belki de büyümek nafile çocukluğun hep geriye daha da geriye kaçışı dır

KLAROS YAYINLARI
Dünyada bulunuşun kederli bilgisi iç odalardan dağlara kaçıyor kelimesiz sesler taşlardan sızar gibi gövdeler kendi kararsızlığından bir çıkış yolu arıyor Arzu nun şiirleri şimdide belirişin geçmişte doğada ve varlık kapanında bir çeşit genişleme hallerini anlatıyor İkindisi kesin akşamı belki bir zamanın içinden soruyor gösterilenin tam karşısında hangi kelime karşılasın bizi diye Acı perdelerden halılardan yalnızlıklardan her şeyin yarım kaldığı konuşmalardan süzülüp Beckettvari bir çabayla birleşiyor Kaç kere denendi Tek bir şey kaldı kırbacın ses sesin acı olduğu Ses kendi yankısında dolaşmaya çıkmış gibi bu şiirlerde dönüyor dolaşıyor ve yine kendi içine kaçıyor Belki de yalnızlık böyle bir şeydir İçinden geçilmiş bir hayata derin bakışın hep nesnelerde parçalanmasıdır Belki de büyümek nafile çocukluğun hep geriye daha da geriye kaçışı dır

Klaros Yayınları
Dünyada bulunuşun kederli bilgisi iç odalardan dağlara kaçıyor kelimesiz sesler taşlardan sızar gibi gövdeler kendi kararsızlığından bir çıkış yolu arıyor Arzu nun şiirleri şimdide belirişin geçmişte doğada ve varlık kapanında bir çeşit genişleme hallerini anlatıyor İkindisi kesin akşamı belki bir zamanın içinden soruyor gösterilenin tam karşısında hangi kelime karşılasın bizi diye Acı perdelerden halılardan yalnızlıklardan her şeyin yarım kaldığı konuşmalardan süzülüp Beckettvari bir çabayla birleşiyor Kaç kere denendi Tek bir şey kaldı kırbacın ses sesin acı olduğu Ses kendi yankısında dolaşmaya çıkmış gibi bu şiirlerde dönüyor dolaşıyor ve yine kendi içine kaçıyor Belki de yalnızlık böyle bir şeydir İçinden geçilmiş bir hayata derin bakışın hep nesnelerde parçalanmasıdır Belki de büyümek nafile çocukluğun hep geriye daha da geriye kaçışı dır

Klaros
Dünyada bulunuşun kederli bilgisi iç odalardan dağlara kaçıyor kelimesiz sesler taşlardan sızar gibi gövdeler kendi kararsızlığından bir çıkış yolu arıyor Arzu nun şiirleri şimdide belirişin geçmişte doğada ve varlık kapanında bir çeşit genişleme hallerini anlatıyor İkindisi kesin akşamı belki bir zamanın içinden soruyor gösterilenin tam karşısında hangi kelime karşılasın bizi diye Acı perdelerden halılardan yalnızlıklardan her şeyin yarım kaldığı konuşmalardan süzülüp Beckettvari bir çabayla birleşiyor Kaç kere denendi Tek bir şey kaldı kırbacın ses sesin acı olduğu Ses kendi yankısında dolaşmaya çıkmış gibi bu şiirlerde dönüyor dolaşıyor ve yine kendi içine kaçıyor Belki de yalnızlık böyle bir şeydir İçinden geçilmiş bir hayata derin bakışın hep nesnelerde parçalanmasıdır Belki de büyümek nafile çocukluğun hep geriye daha da geriye kaçışı dır