Tasavvuf Edebiyatı İsimler Kavramlar ve İlişkiler Ağına Metodik Bir Yaklaşım 9 13 yüzyıllar — Kenan Mermer

Tasavvuf Edebiyatı İsimler Kavramlar ve İlişkiler Ağına Metodik Bir Yaklaşım 9 13 yüzyıllar
Kenan MermerBursa Akademi
Tasavvuf Edebiyatı İsimler Kavramlar ve İlişkiler Ağına Metodik Bir Yaklaşım 9 13 yüzyıllar
Kenan MermerTasavvuf edebiyatından bahis açabilmek için yüksek düzey entelektüel metinlerin yazıldığı zamanları beklemeye gerek yoktur Zira bu edebiyat uzun soluklu olması ve kanlı canlı bir tarihe dayanması bakımından beyit beyit risale risale adım adım büyüyen bir yapıya sahiptir Tasavvuf edebiyatı Râbiatü l Adeviyye Seni iki sevgiyle sevdim Uḥibbuke ḥubbeyn dediğinde Hüseyin en Nûrî sahrada ayakları kan içinde ölmek üzereyken Senin sevginden dostluğundan ötürü düşmediğim menzil mi kaldı Lā ziltü enzilü min vidādike menzilen mısrasıyla başlayan beyti okuduğunda Cüneyd i Bağdâdî ʿahd i mīsāḳa dair ilk uzun cümlesini kurduğunda Ebû Saîd i Ebü l Hayr semâʿa kalkarken ilk rubâ îsini söylemeye başladığında Balasagunlu Yûsuf dörtlü alegorisini Köni törü Doğru yasa Kut Kayra Ukuş Akıl Akıbet Ölüm ve Ahiret zihninde oturttuğunda zaten daha geri zamanlarda başlamış olan bir şeye sadece katkıda bulunmuşlardır Bu önce uzaklardan kopan bir sayhaya kulak kesilmeye ardından ona benzer sesler çıkarmaya benzetilebilir Bu sesi ilk büyük eser yazıldığında değil büyük eserler yazılana dek bu vadide kaleme alınan her satırda takip etmek mümkündür Tasavvuf edebiyatı uzun soluklu dinamik ve hâlihazırda devam eden bir yapının birikimsel sonucudur Birikimsel olarak gelen şeyler de sadece manzumelerden beyitlerden kasidelerden müteşekkil değildir Edebiyatın doğal bir parçası olan mensur yazılar da bu alana dahildir Yani tasavvuf edebiyatının tarihi yalnızca şiirlerle ve şeyhlerin kronolojik takibiyle ele geçecek bir hazine değildir Biz sufilerin şairlerin şeyhlerin inandıkları şeyi içselleştirip bir yaşam ve yorum malzemesi hâline getirdikleri bu macerada birike birike büyüyen yazınsal alana tasavvuf edebiyatı diyoruz
Tasavvuf Edebiyatı İsimler Kavramlar ve İlişkiler Ağına Metodik Bir Yaklaşım 9 13 yüzyıllar
Kenan Mermer
Bursa Akademi
Tasavvuf edebiyatından bahis açabilmek için yüksek düzey entelektüel metinlerin yazıldığı zamanları beklemeye gerek yoktur Zira bu edebiyat uzun soluklu olması ve kanlı canlı bir tarihe dayanması bakımından beyit beyit risale risale adım adım büyüyen bir yapıya sahiptir Tasavvuf edebiyatı Râbiatü l Adeviyye Seni iki sevgiyle sevdim Uḥibbuke ḥubbeyn dediğinde Hüseyin en Nûrî sahrada ayakları kan içinde ölmek üzereyken Senin sevginden dostluğundan ötürü düşmediğim menzil mi kaldı Lā ziltü enzilü min vidādike menzilen mısrasıyla başlayan beyti okuduğunda Cüneyd i Bağdâdî ʿahd i mīsāḳa dair ilk uzun cümlesini kurduğunda Ebû Saîd i Ebü l Hayr semâʿa kalkarken ilk rubâ îsini söylemeye başladığında Balasagunlu Yûsuf dörtlü alegorisini Köni törü Doğru yasa Kut Kayra Ukuş Akıl Akıbet Ölüm ve Ahiret zihninde oturttuğunda zaten daha geri zamanlarda başlamış olan bir şeye sadece katkıda bulunmuşlardır Bu önce uzaklardan kopan bir sayhaya kulak kesilmeye ardından ona benzer sesler çıkarmaya benzetilebilir Bu sesi ilk büyük eser yazıldığında değil büyük eserler yazılana dek bu vadide kaleme alınan her satırda takip etmek mümkündür Tasavvuf edebiyatı uzun soluklu dinamik ve hâlihazırda devam eden bir yapının birikimsel sonucudur Birikimsel olarak gelen şeyler de sadece manzumelerden beyitlerden kasidelerden müteşekkil değildir Edebiyatın doğal bir parçası olan mensur yazılar da bu alana dahildir Yani tasavvuf edebiyatının tarihi yalnızca şiirlerle ve şeyhlerin kronolojik takibiyle ele geçecek bir hazine değildir Biz sufilerin şairlerin şeyhlerin inandıkları şeyi içselleştirip bir yaşam ve yorum malzemesi hâline getirdikleri bu macerada birike birike büyüyen yazınsal alana tasavvuf edebiyatı diyoruz