Tasavvuf Sosyolojisi — Ali Tenik

Tasavvuf Sosyolojisi
Ali TenikEnsar Neşriyat
Tasavvuf Sosyolojisi
Ali TenikTasavvuf sosyolojisi tasavvuf ilminin muhatabı olan sûfînin yaşadığı hâlin ya da yaşamsal eylemin hayata yansıyan yüzüdür Bu sosyoloji Rabbimiz Allah tır deyip O nun dilediği istikâmette kendisini terbiye edip yaşayanların hayatında görülen gerçeklerdir Sûfînin yaşadığı hayata Hakk ın dışında insan ve başka hiçbir gücün istek ve emirlerinin müdahalesi söz konusu değildir Sûfînin Allah ın ilmiyle şekillenen hayatından dünya ve ahiret ayrımı yoktur O Hak tan aldığı marifet hakikati doğrultusunda sadece Rabbinin dileğince yaşamayı gaye edinir Sûfî Allah ın kendisi için belirlediği hayat istikametini hangi zaman diliminde hangi şartlarda ve hangi coğrafyada yaşarsa yaşasın aynı teslimiyet ve samimiyetle yerine getiren kişidir O içinde yaşadığı toplumun geçmişten gelen ve günlük yaşanan kültür inanç inanış ve yaşam biçiminden etkilenmez Hangi toplumda yaşarsa yaşasın yalnızca Hakk ın kendisinden dilediği hayatı yerine getirmek çabasındadır Bu çalışmada gayemiz tasavvuf ilminin hayat anlayışını ilahiyat ilimleri ve diğer ilimlerden ayıran vasıflarını ortaya koymanın ötesinde sadece Hakk ın dilekleriyle yaşayan bu ilmin müntesipleri olan sûfîlerin yaşamış oldukları yalın saf mâsivâdan arınmış hayatlarını sûfî ilminin neşvünema bulduğu ilk dönemden itibaren yaşanan örnek hayatlarla okura sunmaktır Onların yaşadığı hayatın örneklerini okura doğru bir şekilde aktarmaya çalıştık Bu araştırmada şu hakikatin farkına vardık ki her dönemde sûfînin yaşadığı hayat Allah ın Kur an da insanlardan yaşamalarını dilediği hayatın asli hâli ve Hz Peygamber in yalnızca Kur anî olan hayatının yaşanmış gerçeğidir

Ensar Neşriyat
Tasavvuf sosyolojisi tasavvuf ilminin muhatabı olan sûfînin yaşadığı hâlin ya da yaşamsal eylemin hayata yansıyan yüzüdür Bu sosyoloji Rabbimiz Allah tır deyip O nun dilediği istikâmette kendisini terbiye edip yaşayanların hayatında görülen gerçeklerdir Sûfînin yaşadığı hayata Hakk ın dışında insan ve başka hiçbir gücün istek ve emirlerinin müdahalesi söz konusu değildir Sûfînin Allah ın ilmiyle şekillenen hayatından dünya ve ahiret ayrımı yoktur O Hak tan aldığı marifet hakikati doğrultusunda sadece Rabbinin dileğince yaşamayı gaye edinir Sûfî Allah ın kendisi için belirlediği hayat istikametini hangi zaman diliminde hangi şartlarda ve hangi coğrafyada yaşarsa yaşasın aynı teslimiyet ve samimiyetle yerine getiren kişidir O içinde yaşadığı toplumun geçmişten gelen ve günlük yaşanan kültür inanç inanış ve yaşam biçiminden etkilenmez Hangi toplumda yaşarsa yaşasın yalnızca Hakk ın kendisinden dilediği hayatı yerine getirmek çabasındadır Bu çalışmada gayemiz tasavvuf ilminin hayat anlayışını ilahiyat ilimleri ve diğer ilimlerden ayıran vasıflarını ortaya koymanın ötesinde sadece Hakk ın dilekleriyle yaşayan bu ilmin müntesipleri olan sûfîlerin yaşamış oldukları yalın saf mâsivâdan arınmış hayatlarını sûfî ilminin neşvünema bulduğu ilk dönemden itibaren yaşanan örnek hayatlarla okura sunmaktır Onların yaşadığı hayatın örneklerini okura doğru bir şekilde aktarmaya çalıştık Bu araştırmada şu hakikatin farkına vardık ki her dönemde sûfînin yaşadığı hayat Allah ın Kur an da insanlardan yaşamalarını dilediği hayatın asli hâli ve Hz Peygamber in yalnızca Kur anî olan hayatının yaşanmış gerçeğidir Tanıtım Bülteninden

Ensar Neşriyat
Tasavvuf sosyolojisi tasavvuf ilminin muhatabı olan sûfînin yaşadığı hâlin ya da yaşamsal eylemin hayata yansıyan yüzüdür Bu sosyoloji Rabbimiz Allah tır deyip O nun dilediği istikâmette kendisini terbiye edip yaşayanların hayatında görülen gerçeklerdir Sûfînin yaşadığı hayata Hakk ın dışında insan ve başka hiçbir gücün istek ve emirlerinin müdahalesi söz konusu değildir Sûfînin Allah ın ilmiyle şekillenen hayatından dünya ve ahiret ayrımı yoktur O Hak tan aldığı marifet hakikati doğrultusunda sadece Rabbinin dileğince yaşamayı gaye edinir Sûfî Allah ın kendisi için belirlediği hayat istikametini hangi zaman diliminde hangi şartlarda ve hangi coğrafyada yaşarsa yaşasın aynı teslimiyet ve samimiyetle yerine getiren kişidir O içinde yaşadığı toplumun geçmişten gelen ve günlük yaşanan kültür inanç inanış ve yaşam biçiminden etkilenmez Hangi toplumda yaşarsa yaşasın yalnızca Hakk ın kendisinden dilediği hayatı yerine getirmek çabasındadır Bu çalışmada gayemiz tasavvuf ilminin hayat anlayışını ilahiyat ilimleri ve diğer ilimlerden ayıran vasıflarını ortaya koymanın ötesinde sadece Hakk ın dilekleriyle yaşayan bu ilmin müntesipleri olan sûfîlerin yaşamış oldukları yalın saf mâsivâdan arınmış hayatlarını sûfî ilminin neşvünema bulduğu ilk dönemden itibaren yaşanan örnek hayatlarla okura sunmaktır Onların yaşadığı hayatın örneklerini okura doğru bir şekilde aktarmaya çalıştık Bu araştırmada şu hakikatin farkına vardık ki her dönemde sûfînin yaşadığı hayat Allah ın Kur an da insanlardan yaşamalarını dilediği hayatın asli hâli ve Hz Peygamber in yalnızca Kur anî olan hayatının yaşanmış gerçeğidir

Ensar Neşriyat
Tasavvuf sosyolojisi tasavvuf ilminin muhatabı olan sûfînin yaşadığı hâlin ya da yaşamsal eylemin hayata yansıyan yüzüdür Bu sosyoloji Rabbimiz Allah tır deyip O nun dilediği istikâmette kendisini terbiye edip yaşayanların hayatında görülen gerçeklerdir Sûfînin yaşadığı hayata Hakk ın dışında insan ve başka hiçbir gücün istek ve emirlerinin müdahalesi söz konusu değildir Sûfînin Allah ın ilmiyle şekillenen hayatından dünya ve ahiret ayrımı yoktur O Hak tan aldığı marifet hakikati doğrultusunda sadece Rabbinin dileğince yaşamayı gaye edinir Sûfî Allah ın kendisi için belirlediği hayat istikametini hangi zaman diliminde hangi şartlarda ve hangi coğrafyada yaşarsa yaşasın aynı teslimiyet ve samimiyetle yerine getiren kişidir O içinde yaşadığı toplumun geçmişten gelen ve günlük yaşanan kültür inanç inanış ve yaşam biçiminden etkilenmez Hangi toplumda yaşarsa yaşasın yalnızca Hakk ın kendisinden dilediği hayatı yerine getirmek çabasındadır Bu çalışmada gayemiz tasavvuf ilminin hayat anlayışını ilahiyat ilimleri ve diğer ilimlerden ayıran vasıflarını ortaya koymanın ötesinde sadece Hakk ın dilekleriyle yaşayan bu ilmin müntesipleri olan sûfîlerin yaşamış oldukları yalın saf mâsivâdan arınmış hayatlarını sûfî ilminin neşvünema bulduğu ilk dönemden itibaren yaşanan örnek hayatlarla okura sunmaktır Onların yaşadığı hayatın örneklerini okura doğru bir şekilde aktarmaya çalıştık Bu araştırmada şu hakikatin farkına vardık ki her dönemde sûfînin yaşadığı hayat Allah ın Kur an da insanlardan yaşamalarını dilediği hayatın asli hâli ve Hz Peygamber in yalnızca Kur anî olan hayatının yaşanmış gerçeğidir

Ensar Neşriyat
Tasavvuf sosyolojisi tasavvuf ilminin muhatabı olan sûfînin yaşadığı hâlin ya da yaşamsal eylemin hayata yansıyan yüzüdür Bu sosyoloji Rabbimiz Allah tır deyip O nun dilediği istikâmette kendisini terbiye edip yaşayanların hayatında görülen gerçeklerdir Sûfînin yaşadığı hayata Hakk ın dışında insan ve başka hiçbir gücün istek ve emirlerinin müdahalesi söz konusu değildir Sûfînin Allah ın ilmiyle şekillenen hayatından dünya ve ahiret ayrımı yoktur O Hak tan aldığı marifet hakikati doğrultusunda sadece Rabbinin dileğince yaşamayı gaye edinir Sûfî Allah ın kendisi için belirlediği hayat istikametini hangi zaman diliminde hangi şartlarda ve hangi coğrafyada yaşarsa yaşasın aynı teslimiyet ve samimiyetle yerine getiren kişidir O içinde yaşadığı toplumun geçmişten gelen ve günlük yaşanan kültür inanç inanış ve yaşam biçiminden etkilenmez Hangi toplumda yaşarsa yaşasın yalnızca Hakk ın kendisinden dilediği hayatı yerine getirmek çabasındadır Bu çalışmada gayemiz tasavvuf ilminin hayat anlayışını ilahiyat ilimleri ve diğer ilimlerden ayıran vasıflarını ortaya koymanın ötesinde sadece Hakk ın dilekleriyle yaşayan bu ilmin müntesipleri olan sûfîlerin yaşamış oldukları yalın saf mâsivâdan arınmış hayatlarını sûfî ilminin neşvünema bulduğu ilk dönemden itibaren yaşanan örnek hayatlarla okura sunmaktır Onların yaşadığı hayatın örneklerini okura doğru bir şekilde aktarmaya çalıştık Bu araştırmada şu hakikatin farkına vardık ki her dönemde sûfînin yaşadığı hayat Allah ın Kur an da insanlardan yaşamalarını dilediği hayatın asli hâli ve Hz Peygamber in yalnızca Kur anî olan hayatının yaşanmış gerçeğidir

Ensar Neşriyat
Ali Tenik tarafından kaleme alınan Tasavvuf Sosyolojisi Ensar Neşriyat eseri olarak okurlarla buluşuyor Tasavvuf Sosyolojisi Ali Tenik Kitap Özeti Tasavvuf sosyolojisi tasavvuf ilminin muhatabı olan sûfînin yaşadığı hâlin ya da yaşamsal eylemin hayata yansıyan yüzüdür Bu sosyoloji Rabbimiz Allah tır deyip O nun dilediği istikâmette kendisini terbiye edip yaşayanların hayatında görülen gerçeklerdir Sûfînin yaşadığı hayata Hakk ın dışında insan ve başka hiçbir gücün istek ve emirlerinin müdahalesi söz konusu değildir Sûfînin Allah ın ilmiyle şekillenen hayatından dünya ve ahiret ayrımı yoktur O Hak tan aldığı marifet hakikati doğrultusunda sadece Rabbinin dileğince yaşamayı gaye edinir Sûfî Allah ın kendisi için belirlediği hayat istikametini hangi zaman diliminde hangi şartlarda ve hangi coğrafyada yaşarsa yaşasın aynı teslimiyet ve samimiyetle yerine getiren kişidir O içinde yaşadığı toplumun geçmişten gelen ve günlük yaşanan kültür inanç inanış ve yaşam biçiminden etkilenmez Hangi toplumda yaşarsa yaşasın yalnızca Hakk ın kendisinden dilediği hayatı yerine getirmek çabasındadır Bu çalışmada gayemiz tasavvuf ilminin hayat anlayışını ilahiyat ilimleri ve diğer ilimlerden ayıran vasıflarını ortaya koymanın ötesinde sadece Hakk ın dilekleriyle yaşayan bu ilmin müntesipleri olan sûfîlerin yaşamış oldukları yalın saf mâsivâdan arınmış hayatlarını sûfî ilminin neşvünema bulduğu ilk dönemden itibaren yaşanan örnek hayatlarla okura sunmaktır Onların yaşadığı hayatın örneklerini okura doğru bir şekilde aktarmaya çalıştık Bu araştırmada şu hakikatin farkına vardık ki her dönemde sûfînin yaşadığı hayat Allah ın Kur an da insanlardan yaşamalarını dilediği hayatın asli hâli ve Hz Peygamber in yalnızca Kur anî olan hayatının yaşanmış gerçeğidir Yayınevi Ensar Neşriyat Yazar Ali Tenik Sayfa 180 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Haziran 2025 Barkod 9786256132627 Kategori Tasavvuf Mezhepler Tarikatlar

Ensar Neşriyat
Tasavvuf sosyolojisi tasavvuf ilminin muhatabı olan sûfînin yaşadığı hâlin ya da yaşamsal eylemin hayata yansıyan yüzüdür Bu sosyoloji Rabbimiz Allah tır deyip O nun dilediği istikâmette kendisini terbiye edip yaşayanların hayatında görülen gerçeklerdir Sûfînin yaşadığı hayata Hakk ın dışında insan ve başka hiçbir gücün istek ve emirlerinin müdahalesi söz konusu değildir Sûfînin Allah ın ilmiyle şekillenen hayatından dünya ve ahiret ayrımı yoktur O Hak tan aldığı marifet hakikati doğrultusunda sadece Rabbinin dileğince yaşamayı gaye edinir Sûfî Allah ın kendisi için belirlediği hayat istikametini hangi zaman diliminde hangi şartlarda ve hangi coğrafyada yaşarsa yaşasın aynı teslimiyet ve samimiyetle yerine getiren kişidir O içinde yaşadığı toplumun geçmişten gelen ve günlük yaşanan kültür inanç inanış ve yaşam biçiminden etkilenmez Hangi toplumda yaşarsa yaşasın yalnızca Hakk ın kendisinden dilediği hayatı yerine getirmek çabasındadır Bu çalışmada gayemiz tasavvuf ilminin hayat anlayışını ilahiyat ilimleri ve diğer ilimlerden ayıran vasıflarını ortaya koymanın ötesinde sadece Hakk ın dilekleriyle yaşayan bu ilmin müntesipleri olan sûfîlerin yaşamış oldukları yalın saf mâsivâdan arınmış hayatlarını sûfî ilminin neşvünema bulduğu ilk dönemden itibaren yaşanan örnek hayatlarla okura sunmaktır Onların yaşadığı hayatın örneklerini okura doğru bir şekilde aktarmaya çalıştık Bu araştırmada şu hakikatin farkına vardık ki her dönemde sûfînin yaşadığı hayat Allah ın Kur an da insanlardan yaşamalarını dilediği hayatın asli hâli ve Hz Peygamber in yalnızca Kur anî olan hayatının yaşanmış gerçeğidir

Ensar Neşriyat
Tasavvuf sosyolojisi tasavvuf ilminin muhatabı olan sûfînin yaşadığı hâlin ya da yaşamsal eylemin hayata yansıyan yüzüdür Bu sosyoloji Rabbimiz Allah tır deyip O nun dilediği istikâmette kendisini terbiye edip yaşayanların hayatında görülen gerçeklerdir Sûfînin yaşadığı hayata Hakk ın dışında insan ve başka hiçbir gücün istek ve emirlerinin müdahalesi söz konusu değildir Sûfînin Allah ın ilmiyle şekillenen hayatından dünya ve ahiret ayrımı yoktur O Hak tan aldığı marifet hakikati doğrultusunda sadece Rabbinin dileğince yaşamayı gaye edinir Sûfî Allah ın kendisi için belirlediği hayat istikametini hangi zaman diliminde hangi şartlarda ve hangi coğrafyada yaşarsa yaşasın aynı teslimiyet ve samimiyetle yerine getiren kişidir O içinde yaşadığı toplumun geçmişten gelen ve günlük yaşanan kültür inanç inanış ve yaşam biçiminden etkilenmez Hangi toplumda yaşarsa yaşasın yalnızca Hakk ın kendisinden dilediği hayatı yerine getirmek çabasındadır Bu çalışmada gayemiz tasavvuf ilminin hayat anlayışını ilahiyat ilimleri ve diğer ilimlerden ayıran vasıflarını ortaya koymanın ötesinde sadece Hakk ın dilekleriyle yaşayan bu ilmin müntesipleri olan sûfîlerin yaşamış oldukları yalın saf mâsivâdan arınmış hayatlarını sûfî ilminin neşvünema bulduğu ilk dönemden itibaren yaşanan örnek hayatlarla okura sunmaktır Onların yaşadığı hayatın örneklerini okura doğru bir şekilde aktarmaya çalıştık Bu araştırmada şu hakikatin farkına vardık ki her dönemde sûfînin yaşadığı hayat Allah ın Kur an da insanlardan yaşamalarını dilediği hayatın asli hâli ve Hz Peygamber in yalnızca Kur anî olan hayatının yaşanmış gerçeğidir Tanıtım Bülteninden

Litera Yayıncılık
Bilgi insan hayatının özüdür Hiçbir insanın hayatı bilginin dışında değildir Hangi çağda hangi kültür ve medeniyete ait olursa olsun her insan bilgilidir ve bilgiyle yaşamaktadır İster balta girmemiş ormanlarda ister teknolojik ve bilimsel gelişmelerin ortaya konduğu olanaklarla yaşasın fark etmez Farklı dünyalara sahip her iki insan da bilgiyle hayatını sürdürmekte ve varlık bulmaktadır Aynı şekilde dünyanın en insancıl en merhametli en fedakâr insanıyla en zalim en dayatmacı ve en kan dökücü insanı da benzer şekilde bilgiyle hareket etmektedir Bu çerçevede bilgiyi dînî gayrıdînî diye bir sınıflandırmaya gitmek de kitâbî bilgiye muhalefettir Hangi yolla alınırsa alınsın bilgide esas olan yaratılan tüm varlıklara verdiği faydadır ve onları iyiye doğruya huzura götürmesidir Bunları yerine getiren bilgi doğru bilgidir

Litera Yayıncılık
Bilgi insan hayatının özüdür Hiçbir insanın hayatı bilginin dışında değildir Hangi çağda hangi kültür ve medeniyete ait olursa olsun her insan bilgilidir ve bilgiyle yaşamaktadır İster balta girmemiş ormanlarda ister teknolojik ve bilimsel gelişmelerin ortaya konduğu olanaklarla yaşasın fark etmez Farklı dünyalara sahip her iki insan da bilgiyle hayatını sürdürmekte ve varlık bulmaktadır Aynı şekilde dünyanın en insancıl en merhametli en fedakâr insanıyla en zalim en dayatmacı ve en kan dökücü insanı da benzer şekilde bilgiyle hareket etmektedir Bu çerçevede bilgiyi dînî gayrıdînî diye bir sınıflandırmaya gitmek de kitâbî bilgiye muhalefettir Hangi yolla alınırsa alınsın bilgide esas olan yaratılan tüm varlıklara verdiği faydadır ve onları iyiye doğruya huzura götürmesidir Bunları yerine getiren bilgi doğru bilgidir

Litera Yayıncılık
Bilgi insan hayatının özüdür Hiçbir insanın hayatı bilginin dışında değildir Hangi çağda hangi kültür ve medeniyete ait olursa olsun her insan bilgilidir ve bilgiyle yaşamaktadır İster balta girmemiş ormanlarda ister teknolojik ve bilimsel gelişmelerin ortaya konduğu olanaklarla yaşasın fark etmez Farklı dünyalara sahip her iki insan da bilgiyle hayatını sürdürmekte ve varlık bulmaktadır Aynı şekilde dünyanın en insancıl en merhametli en fedakâr insanıyla en zalim en dayatmacı ve en kan dökücü insanı da benzer şekilde bilgiyle hareket etmektedir Bu çerçevede bilgiyi dînî gayrıdînî diye bir sınıflandırmaya gitmek de kitâbî bilgiye muhalefettir Hangi yolla alınırsa alınsın bilgide esas olan yaratılan tüm varlıklara verdiği faydadır ve onları iyiye doğruya huzura götürmesidir Bunları yerine getiren bilgi doğru bilgidir

Litera Yayıncılık
Bilgi insan hayatının özüdür Hiçbir insanın hayatı bilginin dışında değildir Hangi çağda hangi kültür ve medeniyete ait olursa olsun her insan bilgilidir ve bilgiyle yaşamaktadır İster balta girmemiş ormanlarda ister teknolojik ve bilimsel gelişmelerin ortaya konduğu olanaklarla yaşasın fark etmez Farklı dünyalara sahip her iki insan da bilgiyle hayatını sürdürmekte ve varlık bulmaktadır Aynı şekilde dünyanın en insancıl en merhametli en fedakâr insanıyla en zalim en dayatmacı ve en kan dökücü insanı da benzer şekilde bilgiyle hareket etmektedir Bu çerçevede bilgiyi dînî gayrıdînî diye bir sınıflandırmaya gitmek de kitâbî bilgiye muhalefettir Hangi yolla alınırsa alınsın bilgide esas olan yaratılan tüm varlıklara verdiği faydadır ve onları iyiye doğruya huzura götürmesidir Bunları yerine getiren bilgi doğru bilgidir Eserin ana temasını oluşturan tasavvufta hedeflenen bilgi ise yaşanan ve olunan şeydir Çünkü insanın kendini yeniden ihyası ya da var olması aslında bilme veya anlamanın ötesinde bir varoluştur Tasavvuf bilgiyi ve bilmeyi var olmanın ilkesi insanı da bilginin ve bilmenin öznesi yaparak insan hayatının tümünün ilâhî bilgiyle şekillenmesini istemektedir Bu yüzden tasavvufta Allah ı bilmek ve tanımak kişinin kendini Allah ta yok fenâ etmesiyle gerçekleşir Tasavvufta insanın mutlak ben i ortaya koyması yokluk bilgisiyle gerçekleşir Yok olma bilgisi yaşamsal ve varoluşsal bir bilgidir Yani Allah ı tanıma ve O nda yok olma nın hakikatidir Bu yokluk varlık olarak tamamen silinmek değil beşerî ben i hiçleyerek bekâ bulmak ve Allah la yeniden dirilmektir Tasavvufta bilgiyle elde edilen mutlak ben olmadan insanın kişilik kazanması mümkün değildir Yani önemli olan insanın mahv yok olma bilgisine sahip olmasıdır yoksa nahv gramer bilgisini edinmesi değildir Eğer insan mahv bilgisine sahipse engin denizlere korkusuzca dalıp orada en değerli inci mercanları bilgileri toplayabilir

Litera Yayıncılık
Bilgi insan hayatının özüdür Hiçbir insanın hayatı bilginin dışında değildir Hangi çağda hangi kültür ve medeniyete ait olursa olsun her insan bilgilidir ve bilgiyle yaşamaktadır İster balta girmemiş ormanlarda ister teknolojik ve bilimsel gelişmelerin ortaya konduğu olanaklarla yaşasın fark etmez Farklı dünyalara sahip her iki insan da bilgiyle hayatını sürdürmekte ve varlık bulmaktadır Aynı şekilde dünyanın en insancıl en merhametli en fedakâr insanıyla en zalim en dayatmacı ve en kan dökücü insanı da benzer şekilde bilgiyle hareket etmektedir Bu çerçevede bilgiyi dînî gayrıdînî diye bir sınıflandırmaya gitmek de kitâbî bilgiye muhalefettir Hangi yolla alınırsa alınsın bilgide esas olan yaratılan tüm varlıklara verdiği faydadır ve onları iyiye doğruya huzura götürmesidir Bunları yerine getiren bilgi doğru bilgidir Eserin ana temasını oluşturan tasavvufta hedeflenen bilgi ise yaşanan ve olunan şeydir Çünkü insanın kendini yeniden ihyası ya da var olması aslında bilme veya anlamanın ötesinde bir varoluştur Tasavvuf bilgiyi ve bilmeyi var olmanın ilkesi insanı da bilginin ve bilmenin öznesi yaparak insan hayatının tümünün ilâhî bilgiyle şekillenmesini istemektedir Bu yüzden tasavvufta Allah ı bilmek ve tanımak kişinin kendini Allah ta yok fenâ etmesiyle gerçekleşir Tasavvufta insanın mutlak ben i ortaya koyması yokluk bilgisiyle gerçekleşir Yok olma bilgisi yaşamsal ve varoluşsal bir bilgidir Yani Allah ı tanıma ve O nda yok olma nın hakikatidir Bu yokluk varlık olarak tamamen silinmek değil beşerî ben i hiçleyerek bekâ bulmak ve Allah la yeniden dirilmektir Tasavvufta bilgiyle elde edilen mutlak ben olmadan insanın kişilik kazanması mümkün değildir Yani önemli olan insanın mahv yok olma bilgisine sahip olmasıdır yoksa nahv gramer bilgisini edinmesi değildir Eğer insan mahv bilgisine sahipse engin denizlere korkusuzca dalıp orada en değerli inci mercanları bilgileri toplayabilir

Litera Yayıncılık
Bilgi insan hayatının özüdür Hiçbir insanın hayatı bilginin dışında değildir Hangi çağda hangi kültür ve medeniyete ait olursa olsun her insan bilgilidir ve bilgiyle yaşamaktadır İster balta girmemiş ormanlarda ister teknolojik ve bilimsel gelişmelerin ortaya konduğu olanaklarla yaşasın fark etmez Farklı dünyalara sahip her iki insan da bilgiyle hayatını sürdürmekte ve varlık bulmaktadır Aynı şekilde dünyanın en insancıl en merhametli en fedakâr insanıyla en zalim en dayatmacı ve en kan dökücü insanı da benzer şekilde bilgiyle hareket etmektedir Bu çerçevede bilgiyi dînî gayrıdînî diye bir sınıflandırmaya gitmek de kitâbî bilgiye muhalefettir Hangi yolla alınırsa alınsın bilgide esas olan yaratılan tüm varlıklara verdiği faydadır ve onları iyiye doğruya huzura götürmesidir Bunları yerine getiren bilgi doğru bilgidir Eserin ana temasını oluşturan tasavvufta hedeflenen bilgi ise yaşanan ve olunan şeydir Çünkü insanın kendini yeniden ihyası ya da var olması aslında bilme veya anlamanın ötesinde bir varoluştur Tasavvuf bilgiyi ve bilmeyi var olmanın ilkesi insanı da bilginin ve bilmenin öznesi yaparak insan hayatının tümünün ilâhî bilgiyle şekillenmesini istemektedir Bu yüzden tasavvufta Allah ı bilmek ve tanımak kişinin kendini Allah ta yok fenâ etmesiyle gerçekleşir Tasavvufta insanın mutlak ben i ortaya koyması yokluk bilgisiyle gerçekleşir Yok olma bilgisi yaşamsal ve varoluşsal bir bilgidir Yani Allah ı tanıma ve O nda yok olma nın hakikatidir Bu yokluk varlık olarak tamamen silinmek değil beşerî ben i hiçleyerek bekâ bulmak ve Allah la yeniden dirilmektir Tasavvufta bilgiyle elde edilen mutlak ben olmadan insanın kişilik kazanması mümkün değildir Yani önemli olan insanın mahv yok olma bilgisine sahip olmasıdır yoksa nahv gramer bilgisini edinmesi değildir Eğer insan mahv bilgisine sahipse engin denizlere korkusuzca dalıp orada en değerli inci mercanları bilgileri toplayabilir

Litera Yayınları
Bilgi insan hayatının özüdür Hiçbir insanın hayatı bilginin dışında değildir Hangi çağda hangi kültür ve medeniyete ait olursa olsun her insan bilgilidir ve bilgiyle yaşamaktadır İster balta girmemiş ormanlarda ister teknolojik ve bilimsel gelişmelerin ortaya konduğu olanaklarla yaşasın fark etmez Farklı dünyalara sahip her iki insan da bilgiyle hayatını sürdürmekte ve varlık bulmaktadır Aynı şekilde dünyanın en insancıl en merhametli en fedakâr insanıyla en zalim en dayatmacı ve en kan dökücü insanı da benzer şekilde bilgiyle hareket etmektedir Bu çerçevede bilgiyi dînî gayrıdînî diye bir sınıflandırmaya gitmek de kitâbî bilgiye muhalefettir Hangi yolla alınırsa alınsın bilgide esas olan yaratılan tüm varlıklara verdiği faydadır ve onları iyiye doğruya huzura götürmesidir Bunları yerine getiren bilgi doğru bilgidir

Litera
Bilgi insan hayatının özüdür Hiçbir insanın hayatı bilginin dışında değildir Hangi çağda hangi kültür ve medeniyete ait olursa olsun her insan bilgilidir ve bilgiyle yaşamaktadır İster balta girmemiş ormanlarda ister teknolojik ve bilimsel gelişmelerin ortaya konduğu olanaklarla yaşasın fark etmez Farklı dünyalara sahip her iki insan da bilgiyle hayatını sürdürmekte ve varlık bulmaktadır Aynı şekilde dünyanın en insancıl en merhametli en fedakâr insanıyla en zalim en dayatmacı ve en kan dökücü insanı da benzer şekilde bilgiyle hareket etmektedir Bu çerçevede bilgiyi dînî gayrıdînî diye bir sınıflandırmaya gitmek de kitâbî bilgiye muhalefettir Hangi yolla alınırsa alınsın bilgide esas olan yaratılan tüm varlıklara verdiği faydadır ve onları iyiye doğruya huzura götürmesidir Bunları yerine getiren bilgi doğru bilgidir

Ensar
Tasavvuf sosyolojisi tasavvuf ilminin muhatabı olan sûfînin yaşadığı hâlin ya da yaşamsal eylemin hayata yansıyan yüzüdür Bu sosyoloji Rabbimiz Allah tır deyip O nun dilediği istikâmette kendisini terbiye edip yaşayanların hayatında görülen gerçeklerdir Sûfînin yaşadığı hayata Hakk ın dışında insan ve başka hiçbir gücün istek ve emirlerinin müdahalesi söz konusu değildir Sûfînin Allah ın ilmiyle şekillenen hayatından dünya ve ahiret ayrımı yoktur O Hak tan aldığı marifet hakikati doğrultusunda sadece Rabbinin dileğince yaşamayı gaye edinir Sûfî Allah ın kendisi için belirlediği hayat istikametini hangi zaman diliminde hangi şartlarda ve hangi coğrafyada yaşarsa yaşasın aynı teslimiyet ve samimiyetle yerine getiren kişidir O içinde yaşadığı toplumun geçmişten gelen ve günlük yaşanan kültür inanç inanış ve yaşam biçiminden etkilenmez Hangi toplumda yaşarsa yaşasın yalnızca Hakk ın kendisinden dilediği hayatı yerine getirmek çabasındadır Bu çalışmada gayemiz tasavvuf ilminin hayat anlayışını ilahiyat ilimleri ve diğer ilimlerden ayıran vasıflarını ortaya koymanın ötesinde sadece Hakk ın dilekleriyle yaşayan bu ilmin müntesipleri olan sûfîlerin yaşamış oldukları yalın saf mâsivâdan arınmış hayatlarını sûfî ilminin neşvünema bulduğu ilk dönemden itibaren yaşanan örnek hayatlarla okura sunmaktır Onların yaşadığı hayatın örneklerini okura doğru bir şekilde aktarmaya çalıştık Bu araştırmada şu hakikatin farkına vardık ki her dönemde sûfînin yaşadığı hayat Allah ın Kur an da insanlardan yaşamalarını dilediği hayatın asli hâli ve Hz Peygamber in yalnızca Kur anî olan hayatının yaşanmış gerçeğidir