Tasavvuf Tarihi — Mehmed Ali Ayni

Tasavvuf Tarihi
Mehmed Ali Ayniİlkharf Yayınları
Tasavvuf Tarihi
Mehmed Ali AyniMehmed Ali Aynî Osmanlı nın son dönemlerinin Cumhuriyet in ise ilk yıllarının önemli düşünce adamlarından biridir Uzun yıllar eğitimcilik yapmış tarih dil istatistik tasavvuf gibi alanlarda dersler vermiş idarecilik yapmıştır Bütün hayatı boyunca da ardında eserler bırakmaya büyük önem vermiştir Daha çok dinî felsefi ve tasavvufi alanlarda yayımlanmış çok sayıda kitabı gazete ve dergilerde kalmış onlarca makalesi vardır Aynî bu kitapta Hindistan Mısır Yunanistan İskenderiye Musevilik ve Hristiyanlıktaki tasavvuf anlayışını akabinde İslamiyet te tasavvufun ortaya çıkışını gelişimini ve esaslarını detaylı olarak inceliyor Tasavvufun bütün inanışlarda yer aldığını hepsinin birbirine benzeyen yönlerinin olduğunu ve manevi eğitim için hepsinin çeşitli eğitim aşamalarının bulunduğunu izah ediyor Bu eser tasavvuf tarihinin arka planını öğreten ismini sıkça duyduğumuz ve adına filozof dediğimiz pek çok şahsın aslında tasavvufta birer ekol sahibi olduğunu gösteren okuyanların bakış açısını değiştirecek derinlikte bir kitap

İlkharf Yayınevi
Mehmed Ali Aynî Osmanlı nın son dönemlerinin Cumhuriyet in ise ilk yıllarının önemli düşünce adamlarından biridir Uzun yıllar eğitimcilik yapmış tarih dil istatistik tasavvuf gibi alanlarda dersler vermiş idarecilik yapmıştır Bütün hayatı boyunca da ardında eserler bırakmaya büyük önem vermiştir Daha çok dinî felsefi ve tasavvufi alanlarda yayımlanmış çok sayıda kitabı gazete ve dergilerde kalmış onlarca makalesi vardır Aynî bu kitapta Hindistan Mısır Yunanistan İskenderiye Musevilik ve Hristiyanlıktaki tasavvuf anlayışını akabinde İslamiyet te tasavvufun ortaya çıkışını gelişimini ve esaslarını detaylı olarak inceliyor Tasavvufun bütün inanışlarda yer aldığını hepsinin birbirine benzeyen yönlerinin olduğunu ve manevi eğitim için hepsinin çeşitli eğitim aşamalarının bulunduğunu izah ediyor Bu eser tasavvuf tarihinin arka planını öğreten ismini sıkça duyduğumuz ve adına filozof dediğimiz pek çok şahsın aslında tasavvufta birer ekol sahibi olduğunu gösteren okuyanların bakış açısını değiştirecek derinlikte bir kitap

İlk Harf Yayınları
Mehmed Ali Aynî Osmanlı nın son dönemlerinin Cumhuriyet in ise ilk yıllarının önemli düşünce adamlarından biridir Uzun yıllar eğitimcilik yapmış tarih dil istatistik tasavvuf gibi alanlarda dersler vermiş idarecilik yapmıştır Bütün hayatı boyunca da ardında eserler bırakmaya büyük önem vermiştir Daha çok dinî felsefi ve tasavvufi alanlarda yayımlanmış çok sayıda kitabı gazete ve dergilerde kalmış onlarca makalesi vardır Aynî bu kitapta Hindistan Mısır Yunanistan İskenderiye Musevilik ve Hristiyanlıktaki tasavvuf anlayışını akabinde İslamiyet te tasavvufun ortaya çıkışını gelişimini ve esaslarını detaylı olarak inceliyor Tasavvufun bütün inanışlarda yer aldığını hepsinin birbirine benzeyen yönlerinin olduğunu ve manevi eğitim için hepsinin çeşitli eğitim aşamalarının bulunduğunu izah ediyor Bu eser tasavvuf tarihinin arka planını öğreten ismini sıkça duyduğumuz ve adına filozof dediğimiz pek çok şahsın aslında tasavvufta birer ekol sahibi olduğunu gösteren okuyanların bakış açısını değiştirecek derinlikte bir kitap

İlkharf Yayınevi
Mehmed Ali Aynî Osmanlı nın son dönemlerinin Cumhuriyet in ise ilk yıllarının önemli düşünce adamlarından biridir Uzun yıllar eğitimcilik yapmış tarih dil istatistik tasavvuf gibi alanlarda dersler vermiş idarecilik yapmıştır Bütün hayatı boyunca da ardında eserler bırakmaya büyük önem vermiştir Daha çok dinî felsefi ve tasavvufi alanlarda yayımlanmış çok sayıda kitabı gazete ve dergilerde kalmış onlarca makalesi vardır Aynî bu kitapta Hindistan Mısır Yunanistan İskenderiye Musevilik ve Hristiyanlıktaki tasavvuf anlayışını akabinde İslamiyet te tasavvufun ortaya çıkışını gelişimini ve esaslarını detaylı olarak inceliyor Tasavvufun bütün inanışlarda yer aldığını hepsinin birbirine benzeyen yönlerinin olduğunu ve manevi eğitim için hepsinin çeşitli eğitim aşamalarının bulunduğunu izah ediyor Bu eser tasavvuf tarihinin arka planını öğreten ismini sıkça duyduğumuz ve adına filozof dediğimiz pek çok şahsın aslında tasavvufta birer ekol sahibi olduğunu gösteren okuyanların bakış açısını değiştirecek derinlikte bir kitap

İlk Harf Yayınları
Mehmed Ali Aynî Osmanlı nın son dönemlerinin Cumhuriyet in ise ilk yıllarının önemli düşünce adamlarından biridir Uzun yıllar eğitimcilik yapmış tarih dil istatistik tasavvuf gibi alanlarda dersler vermiş idarecilik yapmıştır Bütün hayatı boyunca da ardında eserler bırakmaya büyük önem vermiştir Daha çok dinî felsefi ve tasavvufi alanlarda yayımlanmış çok sayıda kitabı gazete ve dergilerde kalmış onlarca makalesi vardır Aynî bu kitapta Hindistan Mısır Yunanistan İskenderiye Musevilik ve Hristiyanlıktaki tasavvuf anlayışını akabinde İslamiyet te tasavvufun ortaya çıkışını gelişimini ve esaslarını detaylı olarak inceliyor Tasavvufun bütün inanışlarda yer aldığını hepsinin birbirine benzeyen yönlerinin olduğunu ve manevi eğitim için hepsinin çeşitli eğitim aşamalarının bulunduğunu izah ediyor Bu eser tasavvuf tarihinin arka planını öğreten ismini sıkça duyduğumuz ve adına filozof dediğimiz pek çok şahsın aslında tasavvufta birer ekol sahibi olduğunu gösteren okuyanların bakış açısını değiştirecek derinlikte bir kitap

Büyüyen Ay Yayınları
Bu eser Mehmet Ali Aynî nin İlahiyat Fakültesi nde verdiği Tasavvuf Tarihi derslerinin notlarından meydana gelmiştir 1924 yılında yayımlanan eserin girişinde Bir tasavvuf tarihi yazmaktaki güçlükleri tecrübemle biliyorum Fakat böyle bir tarihi okutmak vazifesi üstüme yüklenmiş olduğu için şimdilik yalnız üniversite öğrencilerine mahsus olmak üzere anlattıklarım bir kitap şeklinde toplandı demektedir Temel tasavvufî eserler arasında kabul edilen ve kendisinden sonra yazılmış birçok esere kaynaklık eden Tasavvuf Tarihi nin sonundaki Ekler kısmında eseri hazırlayan Hüseyin Rahmi Yananlı nın seçtiği dört risale de bulunmaktadır Bunlardan ilki Vahdet i Vücûd konusunda Şeyh Abdürrezzak Kemaleddin Kâşî Kâşânî ile Şeyh Rükneddin Alâüddevle nin birbirine gönderdiği mektupların içinde yer aldığı Molla Câmi nin Nefehâtü l Üns kitabından alınan bir bölümdür İkincisi Niyâzî i Mısrî nin Tarikatın Usûlü ve Hakikatin Rumuzu isimli bir risalesidir Üçüncüsü Erzurumlu İbrahim Hakkı nın tasavvuf nazarında kâinatın hülasası olan kâmil insan hakkında İnsaniyet i Kâmile başlıklı risalesidir Dördüncü risale ise tasavvuf kelimesinin hangi kökten ve ne anlama geldiği hususunda Hüseyin Rahmi Yananlı nın bir incelemesidir Bir marifet ilmi olarak tasavvuf hepimizin içinde yaşadığı canlı kâinatın ve buradaki olayların görünüşlerin kitabını okumaktır İkra kitâbeke Kendi kitabını oku emrinden kastedilen de odur Her bireyin kendi kitabını heceleyebilmesi kemâl bulması kendisini ve Rabbini tanıması gerçek insan olması için yeterlidir Ve en önemlisi Ana Kitab a giden yolları açıp temizlemesidir İnceden ince yolların bir toplamı olan tasavvuf her şeyden önce Allah ı ve tüm yarattıklarını sevme ve anlama yoludur Bu yoldan elde edilecek bir kıvılcım kişinin benlik dağını eritmeye yetecektir O kıvılcıma bir vesile olması dileğiyle sunarız

Büyüyen Ay Yayınları
Bu eser Mehmet Ali Aynî nin İlahiyat Fakültesi nde verdiği Tasavvuf Tarihi derslerinin notlarından meydana gelmiştir 1924 yılında yayımlanan eserin girişinde Bir tasavvuf tarihi yazmaktaki güçlükleri tecrübemle biliyorum Fakat böyle bir tarihi okutmak vazifesi üstüme yüklenmiş olduğu için şimdilik yalnız üniversite öğrencilerine mahsus olmak üzere anlattıklarım bir kitap şeklinde toplandı demektedir Temel tasavvufî eserler arasında kabul edilen ve kendisinden sonra yazılmış birçok esere kaynaklık eden Tasavvuf Tarihi nin sonundaki Ekler kısmında eseri hazırlayan Hüseyin Rahmi Yananlı nın seçtiği dört risale de bulunmaktadır Bunlardan ilki Vahdet i Vücûd konusunda Şeyh Abdürrezzak Kemaleddin Kâşî Kâşânî ile Şeyh Rükneddin Alâüddevle nin birbirine gönderdiği mektupların içinde yer aldığı Molla Câmi nin Nefehâtü l Üns kitabından alınan bir bölümdür İkincisi Niyâzî i Mısrî nin Tarikatın Usûlü ve Hakikatin Rumuzu isimli bir risalesidir Üçüncüsü Erzurumlu İbrahim Hakkı nın tasavvuf nazarında kâinatın hülasası olan kâmil insan hakkında İnsaniyet i Kâmile başlıklı risalesidir Dördüncü risale ise tasavvuf kelimesinin hangi kökten ve ne anlama geldiği hususunda Hüseyin Rahmi Yananlı nın bir incelemesidir Bir marifet ilmi olarak tasavvuf hepimizin içinde yaşadığı canlı kâinatın ve buradaki olayların görünüşlerin kitabını okumaktır İkra kitâbeke Kendi kitabını oku emrinden kastedilen de odur Her bireyin kendi kitabını heceleyebilmesi kemâl bulması kendisini ve Rabbini tanıması gerçek insan olması için yeterlidir Ve en önemlisi Ana Kitab a giden yolları açıp temizlemesidir İnceden ince yolların bir toplamı olan tasavvuf her şeyden önce Allah ı ve tüm yarattıklarını sevme ve anlama yoludur Bu yoldan elde edilecek bir kıvılcım kişinin benlik dağını eritmeye yetecektir O kıvılcıma bir vesile olması dileğiyle sunarız

Büyüyen Ay
Bu eser Mehmet Ali Aynî nin İlahiyat Fakültesi nde verdiği Tasavvuf Tarihi derslerinin notlarından meydana gelmiştir 1924 yılında yayımlanan eserin girişinde Bir tasavvuf tarihi yazmaktaki güçlükleri tecrübemle biliyorum Fakat böyle bir tarihi okutmak vazifesi üstüme yüklenmiş olduğu için şimdilik yalnız üniversite öğrencilerine mahsus olmak üzere anlattıklarım bir kitap şeklinde toplandı demektedir Temel tasavvufî eserler arasında kabul edilen ve kendisinden sonra yazılmış birçok esere kaynaklık eden Tasavvuf Tarihi nin sonundaki Ekler kısmında eseri hazırlayan Hüseyin Rahmi Yananlı nın seçtiği dört risale de bulunmaktadır Bunlardan ilki Vahdet i Vücûd konusunda Şeyh Abdürrezzak Kemaleddin Kâşî Kâşânî ile Şeyh Rükneddin Alâüddevle nin birbirine gönderdiği mektupların içinde yer aldığı Molla Câmi nin Nefehâtü l Üns kitabından alınan bir bölümdür İkincisi Niyâzî i Mısrî nin Tarikatın Usûlü ve Hakikatin Rumuzu isimli bir risalesidir Üçüncüsü Erzurumlu İbrahim Hakkı nın tasavvuf nazarında kâinatın hülasası olan kâmil insan hakkında İnsaniyet i Kâmile başlıklı risalesidir Dördüncü risale ise tasavvuf kelimesinin hangi kökten ve ne anlama geldiği hususunda Hüseyin Rahmi Yananlı nın bir incelemesidir Bir marifet ilmi olarak tasavvuf hepimizin içinde yaşadığı canlı kâinatın ve buradaki olayların görünüşlerin kitabını okumaktır İkra kitâbeke Kendi kitabını oku emrinden kastedilen de odur Her bireyin kendi kitabını heceleyebilmesi kemâl bulması kendisini ve Rabbini tanıması gerçek insan olması için yeterlidir Ve en önemlisi Ana Kitab a giden yolları açıp temizlemesidir İnceden ince yolların bir toplamı olan tasavvuf her şeyden önce Allah ı ve tüm yarattıklarını sevme ve anlama yoludur Bu yoldan elde edilecek bir kıvılcım kişinin benlik dağını eritmeye yetecektir O kıvılcıma bir vesile olması dileğiyle sunarız