Taşra Epiği — Ahmet Çiğdem

Taşra Epiği
Ahmet Çiğdemİletişim Yayınları
Taşra Epiği
Ahmet ÇiğdemTürkleştirme ameliyesi eklemlendiği her ideolojik yönlenimin tarihselliğinde verili bulunan pozitif işlevi ortadan kaldırıyor ve gerçeğinin sadece kötü bir kopyası olarak varkalmasını sağlıyor İkincisi de bu millileştirme çabasının sonucunda ortaya çıkan ürün hem kastedilen millî oluşa hem de millileştirilen ögeye uzak kalıp sadece adıyla varolabildiğinden Türkiye deki hegemonik bütünün takviyesine katkıda bulunuyor böylece liberalizmden muhafazakarlığa sosyalizmden milliyetçiliğe bütün ideolojik eğilimlerin kolayca denetlenebilir bir araca indirgendiklerini yadsıyamayız İdeolojileri Türkleştirme çabasının yerlileştirme faaliyetiyle karıştırılmaması gerekir yerlilik sadece bir durumun bakışın tecessüsün adı olabilir bunlara ilişkin ideolojik bir tutumun değil Kaldı ki bir şeyi yerli kılabilmek için edimin nesnesindeki özgün ögeyi olduğu gibi korumak zorunludur Burada belirtmemiz gereken yerlileştirmenin bir gelenek ve yerellik savunusu na dönüşebilme tehlikesidir Modernizasyon süreci içerisinde belki de en büyük politik ve toplumsal atılımı gerçekleştiren Kemalizmin kendisini ve dolayısıyla toplumu Türkleştirirken kapalı bir taşra epiğine dönüşmesi bu tehlikenin sonuçları hakkında aydınlatıcı bir bilgi sunar İslâmcılık da hızla bir Türk ideolojisi olarak evrilmiş İslâmcılığın siyasal temsilcileri söylemsel itirazlarına rağmen bu evrilmeyi engelleme yönünde ciddi hiçbir adım atmamışlardır İslâmcılık Türkiye nin tarihsel geriliğinin çıkmazlarına yönelik eleştirel varoluşuyla bu geriliğin sahiplenmesiyle sonuçlanan bir kapanmanın ideolojisi olarak varkalmayı seçmiştir img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Birikim Yayıncılık (İstanbul)
Türkleştirme ameliyesi eklemlendiği her ideolojik yönlenimin tarihselliğinde verili bulunan pozitif işlevi ortadan kaldırıyor ve gerçeğinin sadece kötü bir kopyası olarak varkalmasını sağlıyor İkincisi de bu millileştirme çabasının sonucunda ortaya çıkan ürün hem kastedilen millî oluşa hem de millileştirilen ögeye uzak kalıp sadece adıyla varolabildiğinden Türkiye deki hegemonik bütünün takviyesine katkıda bulunuyor böylece liberalizmden muhafazakârlığa sosyalizmden milliyetçiliğe bütün ideolojik eğilimlerin kolayca denetlenebilir bir araca indirgendiklerini yadsıyamayız İdeolojileri Türkleştirme çabasının yerlileştirme faaliyetiyle karıştırılmaması gerekir yerlilik sadece bir durumun bakışın tecessüsün adı olabilir bunlara ilişkin ideolojik bir tutumun değil Kaldı ki bir şeyi yerli kılabilmek için edimin nesnesindeki özgün ögeyi olduğu gibi korumak zorunludur Burada belirtmemiz gereken yerlileştirmenin bir gelenek ve yerellik savunusu na dönüşebilme tehlikesidir Modernizasyon süreci içerisinde belki de en büyük politik ve toplumsal atılımı gerçekleştiren Kemalizmin kendisini ve dolayısıyla toplumu Türkleştirirken kapalı bir taşra epiğine dönüşmesi bu tehlikenin sonuçları hakkında aydınlatıcı bir bilgi sunar İslâmcılık da hızla bir Türk ideolojisi olarak evrilmiş İslâmcılığın siyasal temsilcileri söylemsel itirazlarına rağmen bu evrilmeyi engelleme yönünde ciddi hiçbir adım atmamışlardır İslâmcılık Türkiye nin tarihsel geriliğinin çıkmazlarına yönelik eleştirel varoluşuyla bu geriliğin sahiplenilmesiyle sonuçlanan bir kapanmanın ideolojisi olarak varkalmayı seçmiştir

Vulgus Yayınları
Taşra Epiği Türkiye deki düşünce hayatının temel problemlerini ortaya koyma ve bunları kavramsallaştırma bakımından önemli bir girişimi temsil eder Bu girişim düşünce tarihiyle toplumsal özgüllük iddialarının arasındaki ilişkinin politik sonuçlarının altını çizer yerlilik ve millîlik iddialarının paylaştığı ethos u eleştirerek vurgular Bir türkifikasyon önelemesine tâbi tutulan Türk İdeolojileri nin sonuçta Türkiye deki düşünsel sefâletin görünürlüğü esasındaki sınırlılıklarını belirler

Vulgus Yayınları
Taşra Epiği Türkiye deki düşünce hayatının temel problemlerini ortaya koyma ve bunları kavramsallaştırma bakımından önemli bir girişimi temsil eder Bu girişim düşünce tarihiyle toplumsal özgüllük iddialarının arasındaki ilişkinin politik sonuçlarının altını çizer yerlilik ve millîlik iddialarının paylaştığı ethos u eleştirerek vurgular Bir türkifikasyon önelemesine tâbi tutulan Türk İdeolojileri nin sonuçta Türkiye deki düşünsel sefâletin görünürlüğü esasındaki sınırlılıklarını belirler

Vulgus Yayınları
Taşra Epiği Türkiye deki düşünce hayatının temel problemlerini ortaya koyma ve bunları kavramsallaştırma bakımından önemli bir girişimi temsil eder Bu girişim düşünce tarihiyle toplumsal özgüllük iddialarının arasındaki ilişkinin politik sonuçlarının altını çizer yerlilik ve millîlik iddialarının paylaştığı ethos u eleştirerek vurgular Bir türkifikasyon önelemesine tâbi tutulan Türk İdeolojileri nin sonuçta Türkiye deki düşünsel sefâletin görünürlüğü esasındaki sınırlılıklarını belirler

Vulgus Yayınları
Taşra Epiği Türkiye deki düşünce hayatının temel problemlerini ortaya koyma ve bunları kavramsallaştırma bakımından önemli bir girişimi temsil eder Bu girişim düşünce tarihiyle toplumsal özgüllük iddialarının arasındaki ilişkinin politik sonuçlarının altını çizer yerlilik ve millîlik iddialarının paylaştığı ethos u eleştirerek vurgular Bir türkifikasyon önelemesine tâbi tutulan Türk İdeolojileri nin sonuçta Türkiye deki düşünsel sefâletin görünürlüğü esasındaki sınırlılıklarını belirler

Vulgus Yayınları
Taşra Epiği Türkiye deki düşünce hayatının temel problemlerini ortaya koyma ve bunları kavramsallaştırma bakımından önemli bir girişimi temsil eder Bu girişim düşünce tarihiyle toplumsal özgüllük iddialarının arasındaki ilişkinin politik sonuçlarının altını çizer yerlilik ve millîlik iddialarının paylaştığı ethos u eleştirerek vurgular Bir türkifikasyon önelemesine tâbi tutulan Türk İdeolojileri nin sonuçta Türkiye deki düşünsel sefâletin görünürlüğü esasındaki sınırlılıklarını belirler

Vulgus
Taşra Epiği Türkiye deki düşünce hayatının temel problemlerini ortaya koyma ve bunları kavramsallaştırma bakımından önemli bir girişimi temsil eder Bu girişim düşünce tarihiyle toplumsal özgüllük iddialarının arasındaki ilişkinin politik sonuçlarının altını çizer yerlilik ve millîlik iddialarının paylaştığı ethos u eleştirerek vurgular Bir türkifikasyon önelemesine tâbi tutulan Türk İdeolojileri nin sonuçta Türkiye deki düşünsel sefâletin görünürlüğü esasındaki sınırlılıklarını belirler

İletişim Yayınları
Türkleştirme ameliyesi eklemlendiği her ideolojik yönlenimin tarihselliğinde verili bulunan pozitif işlevi ortadan kaldırıyor ve gerçeğinin sadece kötü bir kopyası olarak varkalmasını sağlıyor İkincisi de bu millileştirme çabasının sonucunda ortaya çıkan ürün hem kastedilen millî oluşa hem de millileştirilen ögeye uzak kalıp sadece adıyla varolabildiğinden Türkiye deki hegemonik bütünün takviyesine katkıda bulunuyor böylece liberalizmden muhafazakârlığa sosyalizmden milliyetçiliğe bütün ideolojik eğilimlerin kolayca denetlenebilir bir araca indirgendiklerini yadsıyamayız İdeolojileri Türkleştirme çabasının yerlileştirme faaliyetiyle karıştırılmaması gerekir yerlilik sadece bir durumun bakışın tecessüsün adı olabilir bunlara ilişkin ideolojik bir tutumun değil Kaldı ki bir şeyi yerli kılabilmek için edimin nesnesindeki özgün ögeyi olduğu gibi korumak zorunludur Burada belirtmemiz gereken yerlileştirmenin bir gelenek ve yerellik savunusu na dönüşebilme tehlikesidir Modernizasyon süreci içerisinde belki de en büyük politik ve toplumsal atılımı gerçekleştiren Kemalizmin kendisini ve dolayısıyla toplumu Türkleştirirken kapalı bir taşra epiğine dönüşmesi bu tehlikenin sonuçları hakkında aydınlatıcı bir bilgi sunar İslâmcılık da hızla bir Türk ideolojisi olarak evrilmiş İslâmcılığın siyasal temsilcileri söylemsel itirazlarına rağmen bu evrilmeyi engelleme yönünde ciddi hiçbir adım atmamışlardır İslâmcılık Türkiye nin tarihsel geriliğinin çıkmazlarına yönelik eleştirel varoluşuyla bu geriliğin sahiplenilmesiyle sonuçlanan bir kapanmanın ideolojisi olarak varkalmayı seçmiştir Kitaptan bir bölüm okumak için tıklayın