Tavan Arası — İskender Pala

Tavan Arası
İskender PalaTavan Arası
İskender PalaBazı eşyalarımız vardır önce atmaya kıyamayıp tavan arasına kaldırırız da sonra unuturuz hayal meyal hatırladığımız ve işimize yarayacağına inandığımız bir şeyi aramak için paslanmaya yüz tutmuş kilidini açarız tavan arasının ve uzun bir ömre ait bütün eski eşyalarımızı orada buluruz güzel ve çirkin neşeli ve üzgün Hemen bir şey alıp çıkmak için girdiğimiz bu yarı aydınlık ve tozlu mekânda her neye el atsak bizi gülümseyen bir çehre ile karşılar ve biz hiç farkına varmadan dimağımıza uzak hatıraların lezzetini bırakarak zamanımızı hızla eleyip geçer Birkaç zaman sonra ne aradığımızı tam olarak biz de bilmez olmuşuzdur artık ve orada her neye el atsak bir anıyla karşılaşır ayrı bir sahneye temas ederiz Bir yerlerden bize tanıdık gelen eşyaların kimisi iyiden iyiye pörsümüştür de kimisi hâlâ yepyeni durur Onun yeniliği ile bizim sahiplenme duygumuz arasında doğrudan bir bağlantı vardır aslında Hatta onu antika değeriyle ölçenimiz yahut insan gerçekliğinin aksine geçen zamana direndiği için eskisinden de değerli bulmaya başlayanımız bile olur Böyle zamanlarda tavan arası sandık sandık hazineler gibi kıymetli gelir bize ve o sandıkların kapaklarını açmak kadar heyecan verici bir hazzı daha evvel hiç tatmadığımızı fark ederiz Her parçası yeni bir medeniyet her eşyası eski bir kültürdür artık tavan arasının ve orada yolunu şaşırmış zamanın musdarip günleri bir bir dökülür üzerimizden iksir bulmuş gibi dinç ve tazelenmiş olarak döneriz hayata Tarihin loş ve tozlu koridorlarında yaptığımız yolculuk birkaç zaman dudağımızda buruk bir gülümseme olarak yaşar ve zamanla ufukta kaybolan bir gemi misali uzaklaşır gider hayatımızdan

Kapı Yayınları
Bazı eşyalarımız vardır önce atmaya kıyamayıp tavan arasına kaldırırız da sonra unuturuz hayal meyal hatırladığımız ve işimize yarayacağına inandığımız bir şeyi aramak için paslanmaya yüz tutmuş kilidini açarız tavan arasının ve uzun bir ömre ait bütün eski eşyalarımızı orada buluruz güzel ve çirkin neşeli ve üzgün Hemen bir şey alıp çıkmak için girdiğimiz bu yarı aydınlık ve tozlu mekânda her neye el atsak bizi gülümseyen bir çehre ile karşılar ve biz hiç farkına varmadan dimağımıza uzak hatıraların lezzetini bırakarak zamanımızı hızla eleyip geçer Birkaç zaman sonra ne aradığımızı tam olarak biz de bilmez olmuşuzdur artık ve orada her neye el atsak bir anıyla karşılaşır ayrı bir sahneye temas ederiz Bir yerlerden bize tanıdık gelen eşyaların kimisi iyiden iyiye pörsümüştür de kimisi hâlâ yepyeni durur Onun yeniliği ile bizim sahiplenme duygumuz arasında doğrudan bir bağlantı vardır aslında Hatta onu antika değeriyle ölçenimiz yahut insan gerçekliğinin aksine geçen zamana direndiği için eskisinden de değerli bulmaya başlayanımız bile olur Böyle zamanlarda tavan arası sandık sandık hazineler gibi kıymetli gelir bize ve o sandıkların kapaklarını açmak kadar heyecan verici bir hazzı daha evvel hiç tatmadığımızı fark ederiz Her parçası yeni bir medeniyet her eşyası eski bir kültürdür artık tavan arasının ve orada yolunu şaşırmış zamanın musdarip günleri bir bir dökülür üzerimizden iksir bulmuş gibi dinç ve tazelenmiş olarak döneriz hayata Tarihin loş ve tozlu koridorlarında yaptığımız yolculuk birkaç zaman dudağımızda buruk bir gülümseme olarak yaşar ve zamanla ufukta kaybolan bir gemi misali uzaklaşır gider hayatımızdan

Kapı Yayınları
Bazı eşyalarımız vardır önce atmaya kıyamayıp tavan arasına kaldırırız da sonra unuturuz hayal meyal hatırladığımız ve işimize yarayacağına inandığımız bir şeyi aramak için paslanmaya yüz tutmuş kilidini açarız tavan arasının ve uzun bir ömre ait bütün eski eşyalarımızı orada buluruz güzel ve çirkin neşeli ve üzgün Hemen bir şey alıp çıkmak için girdiğimiz bu yarı aydınlık ve tozlu mekânda her neye el atsak bizi gülümseyen bir çehre ile karşılar ve biz hiç farkına varmadan dimağımıza uzak hatıraların lezzetini bırakarak zamanımızı hızla eleyip geçer Birkaç zaman sonra ne aradığımızı tam olarak biz de bilmez olmuşuzdur artık ve orada her neye el atsak bir anıyla karşılaşır ayrı bir sahneye temas ederiz Bir yerlerden bize tanıdık gelen eşyaların kimisi iyiden iyiye pörsümüştür de kimisi hâlâ yepyeni durur Onun yeniliği ile bizim sahiplenme duygumuz arasında doğrudan bir bağlantı vardır aslında Hatta onu antika değeriyle ölçenimiz yahut insan gerçekliğinin aksine geçen zamana direndiği için eskisinden de değerli bulmaya başlayanımız bile olur Böyle zamanlarda tavan arası sandık sandık hazineler gibi kıymetli gelir bize ve o sandıkların kapaklarını açmak kadar heyecan verici bir hazzı daha evvel hiç tatmadığımızı fark ederiz Her parçası yeni bir medeniyet her eşyası eski bir kültürdür artık tavan arasının ve orada yolunu şaşırmış zamanın musdarip günleri bir bir dökülür üzerimizden iksir bulmuş gibi dinç ve tazelenmiş olarak döneriz hayata Tarihin loş ve tozlu koridorlarında yaptığımız yolculuk birkaç zaman dudağımızda buruk bir gülümseme olarak yaşar ve zamanla ufukta kaybolan bir gemi misali uzaklaşır gider hayatımızdan

Kapı Yayınları
Bazı eşyalarımız vardır önce atmaya kıyamayıp tavan arasına kaldırırız da sonra unuturuz hayal meyal hatırladığımız ve işimize yarayacağına inandığımız bir şeyi aramak için paslanmaya yüz tutmuş kilidini açarız tavan arasının ve uzun bir ömre ait bütün eski eşyalarımızı orada buluruz güzel ve çirkin neşeli ve üzgün Hemen bir şey alıp çıkmak için girdiğimiz bu yarı aydınlık ve tozlu mekânda her neye el atsak bizi gülümseyen bir çehre ile karşılar ve biz hiç farkına varmadan dimağımıza uzak hatıraların lezzetini bırakarak zamanımızı hızla eleyip geçer Birkaç zaman sonra ne aradığımızı tam olarak biz de bilmez olmuşuzdur artık ve orada her neye el atsak bir anıyla karşılaşır ayrı bir sahneye temas ederiz Bir yerlerden bize tanıdık gelen eşyaların kimisi iyiden iyiye pörsümüştür de kimisi hâlâ yepyeni durur Onun yeniliği ile bizim sahiplenme duygumuz arasında doğrudan bir bağlantı vardır aslında Hatta onu antika değeriyle ölçenimiz yahut insan gerçekliğinin aksine geçen zamana direndiği için eskisinden de değerli bulmaya başlayanımız bile olur Böyle zamanlarda tavan arası sandık sandık hazineler gibi kıymetli gelir bize ve o sandıkların kapaklarını açmak kadar heyecan verici bir hazzı daha evvel hiç tatmadığımızı fark ederiz Her parçası yeni bir medeniyet her eşyası eski bir kültürdür artık tavan arasının ve orada yolunu şaşırmış zamanın musdarip günleri bir bir dökülür üzerimizden iksir bulmuş gibi dinç ve tazelenmiş olarak döneriz hayata Tarihin loş ve tozlu koridorlarında yaptığımız yolculuk birkaç zaman dudağımızda buruk bir gülümseme olarak yaşar ve zamanla ufukta kaybolan bir gemi misali uzaklaşır gider hayatımızdan

Kapı Yayınları
Bazı eşyalarımız vardır önce atmaya kıyamayıp tavan arasına kaldırırız da sonra unuturuz hayal meyal hatırladığımız ve işimize yarayacağına inandığımız bir şeyi aramak için paslanmaya yüz tutmuş kilidini açarız tavan arasının ve uzun bir ömre ait bütün eski eşyalarımızı orada buluruz güzel ve çirkin neşeli ve üzgün Hemen bir şey alıp çıkmak için girdiğimiz bu yarı aydınlık ve tozlu mekânda her neye el atsak bizi gülümseyen bir çehre ile karşılar ve biz hiç farkına varmadan dimağımıza uzak hatıraların lezzetini bırakarak zamanımızı hızla eleyip geçer Birkaç zaman sonra ne aradığımızı tam olarak biz de bilmez olmuşuzdur artık ve orada her neye el atsak bir anıyla karşılaşır ayrı bir sahneye temas ederiz Bir yerlerden bize tanıdık gelen eşyaların kimisi iyiden iyiye pörsümüştür de kimisi hâlâ yepyeni durur Onun yeniliği ile bizim sahiplenme duygumuz arasında doğrudan bir bağlantı vardır aslında Hatta onu antika değeriyle ölçenimiz yahut insan gerçekliğinin aksine geçen zamana direndiği için eskisinden de değerli bulmaya başlayanımız bile olur Böyle zamanlarda tavan arası sandık sandık hazineler gibi kıymetli gelir bize ve o sandıkların kapaklarını açmak kadar heyecan verici bir hazzı daha evvel hiç tatmadığımızı fark ederiz Her parçası yeni bir medeniyet her eşyası eski bir kültürdür artık tavan arasının ve orada yolunu şaşırmış zamanın musdarip günleri bir bir dökülür üzerimizden iksir bulmuş gibi dinç ve tazelenmiş olarak döneriz hayata Tarihin loş ve tozlu koridorlarında yaptığımız yolculuk birkaç zaman dudağımızda buruk bir gülümseme olarak yaşar ve zamanla ufukta kaybolan bir gemi misali uzaklaşır gider hayatımızdan

Kapı Yayınları
Bazı eşyalarımız vardır önce atmaya kıyamayıp tavan arasına kaldırırız da sonra unuturuz hayal meyal hatırladığımız ve işimize yarayacağına inandığımız bir şeyi aramak için paslanmaya yüz tutmuş kilidini açarız tavan arasının ve uzun bir ömre ait bütün eski eşyalarımızı orada buluruz güzel ve çirkin neşeli ve üzgün Hemen bir şey alıp çıkmak için girdiğimiz bu yarı aydınlık ve tozlu mekânda her neye el atsak bizi gülümseyen bir çehre ile karşılar ve biz hiç farkına varmadan dimağımıza uzak hatıraların lezzetini bırakarak zamanımızı hızla eleyip geçer Birkaç zaman sonra ne aradığımızı tam olarak biz de bilmez olmuşuzdur artık ve orada her neye el atsak bir anıyla karşılaşır ayrı bir sahneye temas ederiz Bir yerlerden bize tanıdık gelen eşyaların kimisi iyiden iyiye pörsümüştür de kimisi hâlâ yepyeni durur Onun yeniliği ile bizim sahiplenme duygumuz arasında doğrudan bir bağlantı vardır aslında Hatta onu antika değeriyle ölçenimiz yahut insan gerçekliğinin aksine geçen zamana direndiği için eskisinden de değerli bulmaya başlayanımız bile olur Böyle zamanlarda tavan arası sandık sandık hazineler gibi kıymetli gelir bize ve o sandıkların kapaklarını açmak kadar heyecan verici bir hazzı daha evvel hiç tatmadığımızı fark ederiz Her parçası yeni bir medeniyet her eşyası eski bir kültürdür artık tavan arasının ve orada yolunu şaşırmış zamanın musdarip günleri bir bir dökülür üzerimizden iksir bulmuş gibi dinç ve tazelenmiş olarak döneriz hayata Tarihin loş ve tozlu koridorlarında yaptığımız yolculuk birkaç zaman dudağımızda buruk bir gülümseme olarak yaşar ve zamanla ufukta kaybolan bir gemi misali uzaklaşır gider hayatımızdan Tanıtım Bülteninden Sayfa Sayısı 345 Baskı Yılı 2016 Dili Türkçe Yayınevi Kapı Yayınları

Kapı Yayınları
Bazı eşyalarımız vardır önce atmaya kıyamayıp tavan arasına kaldırırız da sonra unuturuz hayal meyal hatırladığımız ve işimize yarayacağına inandığımız bir şeyi aramak için paslanmaya yüz tutmuş kilidini açarız tavan arasının ve uzun bir ömre ait bütün eski eşyalarımızı orada buluruz güzel ve çirkin neşeli ve üzgün Hemen bir şey alıp çıkmak için girdiğimiz bu yarı aydınlık ve tozlu mekânda her neye el atsak bizi gülümseyen bir çehre ile karşılar ve biz hiç farkına varmadan dimağımıza uzak hatıraların lezzetini bırakarak zamanımızı hızla eleyip geçer Birkaç zaman sonra ne aradığımızı tam olarak biz de bilmez olmuşuzdur artık ve orada her neye el atsak bir anıyla karşılaşır ayrı bir sahneye temas ederiz Bir yerlerden bize tanıdık gelen eşyaların kimisi iyiden iyiye pörsümüştür de kimisi hâlâ yepyeni durur Onun yeniliği ile bizim sahiplenme duygumuz arasında doğrudan bir bağlantı vardır aslında Hatta onu antika değeriyle ölçenimiz yahut insan gerçekliğinin aksine geçen zamana direndiği için eskisinden de değerli bulmaya başlayanımız bile olur Böyle zamanlarda tavan arası sandık sandık hazineler gibi kıymetli gelir bize ve o sandıkların kapaklarını açmak kadar heyecan verici bir hazzı daha evvel hiç tatmadığımızı fark ederiz Her parçası yeni bir medeniyet her eşyası eski bir kültürdür artık tavan arasının ve orada yolunu şaşırmış zamanın musdarip günleri bir bir dökülür üzerimizden iksir bulmuş gibi dinç ve tazelenmiş olarak döneriz hayata Tarihin loş ve tozlu koridorlarında yaptığımız yolculuk birkaç zaman dudağımızda buruk bir gülümseme olarak yaşar ve zamanla ufukta kaybolan bir gemi misali uzaklaşır gider hayatımızdan

Kapı Yayınları
Bazı eşyalarımız vardır önce atmaya kıyamayıp tavan arasına kaldırırız da sonra unuturuz hayal meyal hatırladığımız ve işimize yarayacağına inandığımız bir şeyi aramak için paslanmaya yüz tutmuş kilidini açarız tavan arasının ve uzun bir ömre ait bütün eski eşyalarımızı orada buluruz güzel ve çirkin neşeli ve üzgün Hemen bir şey alıp çıkmak için girdiğimiz bu yarı aydınlık ve tozlu mekânda her neye el atsak bizi gülümseyen bir çehre ile karşılar ve biz hiç farkına varmadan dimağımıza uzak hatıraların lezzetini bırakarak zamanımızı hızla eleyip geçer Birkaç zaman sonra ne aradığımızı tam olarak biz de bilmez olmuşuzdur artık ve orada her neye el atsak bir anıyla karşılaşır ayrı bir sahneye temas ederiz Bir yerlerden bize tanıdık gelen eşyaların kimisi iyiden iyiye pörsümüştür de kimisi hâlâ yepyeni durur Onun yeniliği ile bizim sahiplenme duygumuz arasında doğrudan bir bağlantı vardır aslında Hatta onu antika değeriyle ölçenimiz yahut insan gerçekliğinin aksine geçen zamana direndiği için eskisinden de değerli bulmaya başlayanımız bile olur Böyle zamanlarda tavan arası sandık sandık hazineler gibi kıymetli gelir bize ve o sandıkların kapaklarını açmak kadar heyecan verici bir hazzı daha evvel hiç tatmadığımızı fark ederiz Her parçası yeni bir medeniyet her eşyası eski bir kültürdür artık tavan arasının ve orada yolunu şaşırmış zamanın musdarip günleri bir bir dökülür üzerimizden iksir bulmuş gibi dinç ve tazelenmiş olarak döneriz hayata Tarihin loş ve tozlu koridorlarında yaptığımız yolculuk birkaç zaman dudağımızda buruk bir gülümseme olarak yaşar ve zamanla ufukta kaybolan bir gemi misali uzaklaşır gider hayatımızdan

Kapı Yayınları
Tavan Arası Bazı eşyalarımız vardır önce atmaya kıyamayıp tavan arasına kaldırırız da sonra unuturuz hayal meyal hatırladığımız ve işimize yarayacağına inandığımız bir şeyi aramak için paslanmaya yüz tutmuş kilidini açarız tavan arasının ve uzun bir ömre ait bütün eski eşyalarımızı orada buluruz güzel ve çirkin neşeli ve üzgün Hemen bir şey alıp çıkmak için girdiğimiz bu yarı aydınlık ve tozlu mekânda her neye el atsak bizi gülümseyen bir çehre ile karşılar ve biz hiç farkına varmadan dimağımıza uzak hatıraların lezzetini bırakarak zamanımızı hızla eleyip geçer Birkaç zaman sonra ne aradığımızı tam olarak biz de bilmez olmuşuzdur artık ve orada her neye el atsak bir anıyla karşılaşır ayrı bir sahneye temas ederiz Bir yerlerden bize tanıdık gelen eşyaların kimisi iyiden iyiye pörsümüştür de kimisi hâlâ yepyeni durur Onun yeniliği ile bizim sahiplenme duygumuz arasında doğrudan bir bağlantı vardır aslında Hatta onu antika değeriyle ölçenimiz yahut insan gerçekliğinin aksine geçen zamana direndiği için eskisinden de değerli bulmaya başlayanımız bile olur Böyle zamanlarda tavan arası sandık sandık hazineler gibi kıymetli gelir bize ve o sandıkların kapaklarını açmak kadar heyecan verici bir hazzı daha evvel hiç tatmadığımızı fark ederiz Her parçası yeni bir medeniyet her eşyası eski bir kültürdür artık tavan arasının ve orada yolunu şaşırmış zamanın musdarip günleri bir bir dökülür üzerimizden iksir bulmuş gibi dinç ve tazelenmiş olarak döneriz hayata Tarihin loş ve tozlu koridorlarında yaptığımız yolculuk birkaç zaman dudağımızda buruk bir gülümseme olarak yaşar ve zamanla ufukta kaybolan bir gemi misali uzaklaşır gider hayatımızdan

Kapı Yayınları
Bazı eşyalarımız vardır önce atmaya kıyamayıp tavan arasına kaldırırız da sonra unuturuz hayal meyal hatırladığımız ve işimize yarayacağına inandığımız bir şeyi aramak için paslanmaya yüz tutmuş kilidini açarız tavan arasının ve uzun bir ömre ait bütün eski eşyalarımızı orada buluruz güzel ve çirkin neşeli ve üzgün Hemen bir şey alıp çıkmak için girdiğimiz bu yarı aydınlık ve tozlu mekânda her neye el atsak bizi gülümseyen bir çehre ile karşılar ve biz hiç farkına varmadan dimağımıza uzak hatıraların lezzetini bırakarak zamanımızı hızla eleyip geçer Birkaç zaman sonra ne aradığımızı tam olarak biz de bilmez olmuşuzdur artık ve orada her neye el atsak bir anıyla karşılaşır ayrı bir sahneye temas ederiz Bir yerlerden bize tanıdık gelen eşyaların kimisi iyiden iyiye pörsümüştür de kimisi hâlâ yepyeni durur Onun yeniliği ile bizim sahiplenme duygumuz arasında doğrudan bir bağlantı vardır aslında Hatta onu antika değeriyle ölçenimiz yahut insan gerçekliğinin aksine geçen zamana direndiği için eskisinden de değerli bulmaya başlayanımız bile olur Böyle zamanlarda tavan arası sandık sandık hazineler gibi kıymetli gelir bize ve o sandıkların kapaklarını açmak kadar heyecan verici bir hazzı daha evvel hiç tatmadığımızı fark ederiz Her parçası yeni bir medeniyet her eşyası eski bir kültürdür artık tavan arasının ve orada yolunu şaşırmış zamanın musdarip günleri bir bir dökülür üzerimizden iksir bulmuş gibi dinç ve tazelenmiş olarak döneriz hayata Tarihin loş ve tozlu koridorlarında yaptığımız yolculuk birkaç zaman dudağımızda buruk bir gülümseme olarak yaşar ve zamanla ufukta kaybolan bir gemi misali uzaklaşır gider hayatımızdan

Kapı Yayınları
Bazı eşyalarımız vardır önce atmaya kıyamayıp tavan arasına kaldırırız da sonra unuturuz hayal meyal hatırladığımız ve işimize yarayacağına inandığımız bir şeyi aramak için paslanmaya yüz tutmuş kilidini açarız tavan arasının ve uzun bir ömre ait bütün eski eşyalarımızı orada buluruz güzel ve çirkin neşeli ve üzgün Hemen bir şey alıp çıkmak için girdiğimiz bu yarı aydınlık ve tozlu mekânda her neye el atsak bizi gülümseyen bir çehre ile karşılar ve biz hiç farkına varmadan dimağımıza uzak hatıraların lezzetini bırakarak zamanımızı hızla eleyip geçer Birkaç zaman sonra ne aradığımızı tam olarak biz de bilmez olmuşuzdur artık ve orada her neye el atsak bir anıyla karşılaşır ayrı bir sahneye temas ederiz Bir yerlerden bize tanıdık gelen eşyaların kimisi iyiden iyiye pörsümüştür de kimisi hâlâ yepyeni durur Onun yeniliği ile bizim sahiplenme duygumuz arasında doğrudan bir bağlantı vardır aslında Hatta onu antika değeriyle ölçenimiz yahut insan gerçekliğinin aksine geçen zamana direndiği için eskisinden de değerli bulmaya başlayanımız bile olur Böyle zamanlarda tavan arası sandık sandık hazineler gibi kıymetli gelir bize ve o sandıkların kapaklarını açmak kadar heyecan verici bir hazzı daha evvel hiç tatmadığımızı fark ederiz Her parçası yeni bir medeniyet her eşyası eski bir kültürdür artık tavan arasının ve orada yolunu şaşırmış zamanın musdarip günleri bir bir dökülür üzerimizden iksir bulmuş gibi dinç ve tazelenmiş olarak döneriz hayata Tarihin loş ve tozlu koridorlarında yaptığımız yolculuk birkaç zaman dudağımızda buruk bir gülümseme olarak yaşar ve zamanla ufukta kaybolan bir gemi misali uzaklaşır gider hayatımızdan

L&M YAYINCILIK
Bazı eşyalarımız vardır önce atmaya kıyamayıp tavan arasına kaldırırız da sonra unuturuz hani Yıllar akıp geçtikten sonra bir gün artık hayal meyal hatırladığımız ve işimize yarayacağına inandığımız bir şeyi aramak için paslanmaya yüz tutmuş kilidini açarız tavan arasının ve uzun bir ömre ait bütün eski eşyalarımızı orada buluruz güzel ve çirkin neşeli ve üzgün Hemen bir şeyi alıp çıkmak için alelacele girdiğimiz bu yarı aydınlık ve tozlu mekanda her neye el atsak bizi gülümseyen bir çehre ile karşılar ve biz hiç farkına varmadan dimağımıza uzak hatıraların lezzetini bırakarak zamanımızı hızla eleyip geçer Birkaç zaman sonra ne aradığımızı tam olarak biz de bilmez olmuşuzdur artık ve orada her neye el atsak bir anıyla karşılaşır ayrı bir sahneye temas ederiz Tavan arasında iyi de vardır kötü de yarar da vardır fuzuli de Tavan arasında asıl eşya değil de aksesuvar gövde değil de ayrıntı bulunur Oraya insan hep başka bir şeyi aramak için girer ama hiç aramadığı pek çok şeyle karşılaşır Bir tavan arasının eşyası yeniden kullanılmak için değil kurtulunmak için oraya konulmuş gibidir nedense Belki de bu yüzden orada eşyalar gözden çıkarılmışlığın terk edilmişliğin unutulmuşluğun vefasızlığın acısıyla başlarlar her günkü sohbetlerine ve her gün ahlaktan faziletten adaletten erdemden insaniyetten oluşan hatıralarını tazeleyerek tekrar ağlaşırlar eski sahiplerinin yeni hayatlarına Geçmiş zaman puslu hatıralarıdır kimlikler giydiren ruhlarımıza ve geçmiş zamanlar neşeleri ve sevinçleriyle hüzünleri ve acılarıyla en çok tavan arasında saklanırlar Biz onları keşfettiğimiz vakit adını tarih koyarız Tavan arası karışık ama gizemli düzensiz ama meraklı ayrıntılarla doludur Eşyalarında ister kahkaha ve sevinç okunsun ister gözyaşı ve hüzün her biri tarihten alınmalıdır ve hepsinde hâlâ bizim uzak hatıralarımız yaşar İçindekiler insana tarihi doğrudan öğretmez belki ama tarih zannedilen kronolojinin satır aralarını hakkıyla doldurur Tavan Arası Kahve Molası adlı kitabımızı tamamlar ve tıpkı bir evin tavan arası gibi karışık ama gizemli düzensiz ama meraklı ayrıntılarla doludur Burada okuyacağınız yazılar tarihten alınmadır ama size tarihi doğrudan öğretmez belki tarih zannettiğiniz kronolojinin satır aralarını tarih kültürüyle doldurur