Taxus — Abdullah Taha Furkan

Taxus
Abdullah Taha FurkanÇıra Genç
Taxus
Abdullah Taha FurkanSıcağın kavurduğu toprağa çıplak ayaklarıyla adımladı çocuk Sevdikleri hayal meyal beliriyordu kumdan tepeciklerin ardından Ne tarafa gittiğini bilmediği bir yolun üzerindeyken suratına çarpan serin cılız bir rüzgârdı ona yol gösteren bir de kuş cıvıltıları bir de suyun şırıltısı Şu son bir iki günde akıp giden zamanın içine zamansızlıkta sığmıştı beyazın içine siyah da girmişti Şimdi bir esintinin peşinden sürüklenip gitmekteydi çocuk ayakları çıplak yüzü kavruk Tanıtım Bülteninden

ÇIRA GENÇ
Sıcağın kavurduğu toprağa çıplak ayaklarıyla adımladı çocuk Sevdikleri hayal meyal beliriyordu kumdan tepeciklerin ardından Ne tarafa gittiğini bilmediği bir yolun üzerindeyken suratına çarpan serin cılız bir rüzgârdı ona yol gösteren bir de kuş cıvıltıları bir de suyun şırıltısı Şu son bir iki günde akıp giden zamanın içine zamansızlıkta sığmıştı beyazın içine siyah da girmişti Şimdi bir esintinin peşinden sürüklenip gitmekteydi çocuk ayakları çıplak yüzü kavruk

Çıra Yayınları
Sıcağın kavurduğu toprağa çıplak ayaklarıyla adımladı çocuk Sevdikleri hayal meyal beliriyordu kumdan tepeciklerin ardından Ne tarafa gittiğini bilmediği bir yolun üzerindeyken suratına çarpan serin cılız bir rüzgârdı ona yol gösteren bir de kuş cıvıltıları bir de suyun şırıltısı Şu son bir iki günde akıp giden zamanın içine zamansızlıkta sığmıştı beyazın içine siyah da girmişti Şimdi bir esintinin peşinden sürüklenip gitmekteydi çocuk ayakları çıplak yüzü kavruk

Çıra
Sıcağın kavurduğu toprağa çıplak ayaklarıyla adımladı çocuk Sevdikleri hayal meyal beliriyordu kumdan tepeciklerin ardından Ne tarafa gittiğini bilmediği bir yolun üzerindeyken suratına çarpan serin cılız bir rüzgârdı ona yol gösteren bir de kuş cıvıltıları bir de suyun şırıltısı Şu son bir iki günde akıp giden zamanın içine zamansızlıkta sığmıştı beyazın içine siyah da girmişti Şimdi bir esintinin peşinden sürüklenip gitmekteydi çocuk ayakları çıplak yüzü kavruk

Çıra Yayınları
Sıcağın kavurduğu toprağa çıplak ayaklarıyla adımladı çocuk Sevdikleri hayal meyal beliriyordu kumdan tepeciklerin ardından Ne tarafa gittiğini bilmediği bir yolun üzerindeyken suratına çarpan serin cılız bir rüzgârdı ona yol gösteren bir de kuş cıvıltıları bir de suyun şırıltısı Şu son bir iki günde akıp giden zamanın içine zamansızlıkta sığmıştı beyazın içine siyah da girmişti Şimdi bir esintinin peşinden sürüklenip gitmekteydi çocuk ayakları çıplak yüzü kavruk

Çıra Genç
Sıcağın kavurduğu toprağa çıplak ayaklarıyla adımladı çocuk Sevdikleri hayal meyal beliriyordu kumdan tepeciklerin ardından Ne tarafa gittiğini bilmediği bir yolun üzerindeyken suratına çarpan serin cılız bir rüzgârdı ona yol gösteren bir de kuş cıvıltıları bir de suyun şırıltısı Şu son bir iki günde akıp giden zamanın içine zamansızlıkta sığmıştı beyazın içine siyah da girmişti Şimdi bir esintinin peşinden sürüklenip gitmekteydi çocuk ayakları çıplak yüzü kavruk