MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Tebriz in Kış Güneşi — Nefrin Tokyay

Tebriz in Kış Güneşi
65,00
Türk EdebiyatıROMAN ÖYKÜEdebiyat Diğer

Tebriz in Kış Güneşi

Nefrin Tokyay

Pan Yayıncılık

İnce Kapak
Kitap AmbarıEn ucuz

Tebriz in Kış Güneşi

Nefrin Tokyay

Yedi kişi karanlık kanatlı kargalar gibi sokakların ıssızlığını bir bela kılıcı gibi biçerek geçti Yedisinin de birbirine karışan soluklarından ve yalnız kendi soğuk rüzgarlarında savrularak hışırdayan cübbelerinden başka sesleri yoktu Elleri bir akrep gibi kuşaklarının kıvrımlarına gizlenmiş hançerlerin sapında döktükleri kanın kızıl ayak izlerinde koşuyorlardı Eb ül Fazl mescidi yakınlarına geldiklerinde fırtına aç kurtlar gibi şehrin surlarını aşarak minarelerin üzerinde ulumaya sokak aralarına dalarak evlerin kapılarını bacalarını dişlemeye başladı Ve kan kokusunun izinden giden azgın canavarlar gibi güçlü çeneleriyle yedisini birden kaparak kuyunun olduğu yere doğru sürükledi Sayfa Sayısı 160 Baskı Yılı 2005 Dili Türkçe Yayınevi Pan Yayıncılık

Şehadet Kitap
66,00

Pan Yayıncılık

2010160 sf.
Şehadet Kitap

Yedi kişi karanlık kanatlı kargalar gibi sokakların ıssızlığını bir bela kılıcı gibi biçerek geçti Yedisinin de birbirine karışan soluklarından ve yalnız kendi soğuk rüzgârlarında savrularak hışırdayan cübbelerinden başka sesleri yoktu Elleri bir akrep gibi kuşaklarının kıvrımlarına gizlenmiş hançerlerin sapında döktükleri kanın kızıl ayak izlerinde koşuyorlardı Ebül Fazl mescidi yakınlarına geldiklerinde fırtına aç kurtlar gibi şehrin surlarını aşarak minarelerin üzerinde ulumaya sokak aralarına dalarak evlerin kapılarını bacalarını dişlemeye başladı Ve kan kokusunun izinden giden azgın canavarlar gibi güçlü çeneleriyle yedisini birden kaparak kuyunun olduğu yere doğru sürükledi

Ekin Kitap
72,00

Pan Yayıncılık

2010160 sf.
Ekin Kitap

Tebriz in Kış Güneşi romanı Mevlana Celaleddin in mürşidi Şems i Tebrizi nin öldürülmesinin ardındaki gerçekleri 13 yy Anadolu Selçuklu atmosferinde ele almakta Selçuklu sarayı taht ve iktidar savaşları ile sarsılır Anadolu Moğol işgali altında ezilirken Başkent Konya da Şems i Tebrizi ile uğraşmaktadır Sarayın ve Konya halkının sevip saydığı Mevlana ile aralarına giren Şems adındaki bu sivri dilli adam kimdir Bir tüccar bir Kalenderi dervişi bir veli mi Yoksa Hasan Sabbah ın kalesi Alamut tan gönderilmiş bir casus asıl görevi davetçilik olan bir Batıni mi Roman bu sorulara tasavvufun dilinden bir yanıt ararken cinayetin perde arkasındaki olası siyasi entrika ve hesaplara da göz atar Aralarında Mevlana nın oğlu Alaeddin Çelebi nin de olduğu suikast çetesi adım adım cinayete yaklaşırken Şems in kimliği üzerindeki karanlık aralanmamıştır Bir nakkaşın hiç görmeden resmettiği bir suret bir rebab ustasının rebabında yeniden can bulan ses Buharalı bir tüccarın aynasında gördüğü güzellik ve ölüm ya da kendi korkularını hançerleyen bir katilin hiç susmayan vicdanı ve tıpkı bir kış güneşi gibi karanlık bulutların arkasında parlamaktadır Şems Yedi kişi karanlık kanatlı kargalar gibi sokakların ıssızlığını bela kılıcı gibi biçerek geçti Yedisinin de birbirine karışan soluklarından ve yalnız kendi soğuk rüzgarlarında savrularak hışırdayan cübbelerinden başka sesleri yoktu Elleri bir akrep gibi kuşaklarının kıvrımlarına gizlenmiş hançerlerin sapında döktükleri kanın kızıl ayak izlerinde koşuyordu Eb ül Fazl mescidi yakınlarına geldiklerinde fırtına aç kurtlar gibi şehrin surlarını aşarak minarelerin üzerinde ulumaya sokak aralarına dalarak evlerin kapılarını bacalarını dişlemeye başladı Ve kan kokusunun izinden giden azgın canavarlar gibi güçlü çeneleriyle yedisini birden kaparak kuyunun olduğu yere doğru sürükledi

Kitap Sepeti
73,00

Pan Yayıncılık

2010160 sf.
Ciltsiz
Kitap Sepeti

Tebriz in Kış Güneşi romanı Mevlana Celaleddin in mürşidi Şems i Tebrizi nin öldürülmesinin ardındaki gerçekleri 13 yy Anadolu Selçuklu atmosferinde ele almakta Selçuklu sarayı taht ve iktidar savaşları ile sarsılır Anadolu Moğol işgali altında ezilirken Başkent Konya da Şems i Tebrizi ile uğraşmaktadır Sarayın ve Konya halkının sevip saydığı Mevlana ile aralarına giren Şems adındaki bu sivri dilli adam kimdir Bir tüccar bir Kalenderi dervişi bir veli mi Yoksa Hasan Sabbah ın kalesi Alamut tan gönderilmiş bir casus asıl görevi davetçilik olan bir Batıni mi Roman bu sorulara tasavvufun dilinden bir yanıt ararken cinayetin perde arkasındaki olası siyasi entrika ve hesaplara da göz atar Aralarında Mevlana nın oğlu Alaeddin Çelebi nin de olduğu suikast çetesi adım adım cinayete yaklaşırken Şems in kimliği üzerindeki karanlık aralanmamıştır Bir nakkaşın hiç görmeden resmettiği bir suret bir rebab ustasının rebabında yeniden can bulan ses Buharalı bir tüccarın aynasında gördüğü güzellik ve ölüm ya da kendi korkularını hançerleyen bir katilin hiç susmayan vicdanı ve tıpkı bir kış güneşi gibi karanlık bulutların arkasında parlamaktadır Şems Yedi kişi karanlık kanatlı kargalar gibi sokakların ıssızlığını bela kılıcı gibi biçerek geçti Yedisinin de birbirine karışan soluklarından ve yalnız kendi soğuk rüzgarlarında savrularak hışırdayan cübbelerinden başka sesleri yoktu Elleri bir akrep gibi kuşaklarının kıvrımlarına gizlenmiş hançerlerin sapında döktükleri kanın kızıl ayak izlerinde koşuyordu Eb ül Fazl mescidi yakınlarına geldiklerinde fırtına aç kurtlar gibi şehrin surlarını aşarak minarelerin üzerinde ulumaya sokak aralarına dalarak evlerin kapılarını bacalarını dişlemeye başladı Ve kan kokusunun izinden giden azgın canavarlar gibi güçlü çeneleriyle yedisini birden kaparak kuyunun olduğu yere doğru sürükledi

74,00

Tebriz in Kış Güneşi

Nefrin Tokyay

Pan

2005160 sf.
Pandora

Yedi kişi karanlık kanatlı kargalar gibi sokakların ıssızlığını bir bela kılıcı gibi biçerek geçti Yedisinin de birbirine karışan soluklarından ve yalnız kendi soğuk rüzgarlarında savrularak hışırdayan cübbelerinden başka sesleri yoktu Elleri bir akrep gibi kuşaklarının kıvrımlarına gizlenmiş hançerlerin sapında döktükleri kanın kızıl ayak izlerinde koşuyorlardı Eb ül Fazl mescidi yakınlarına geldiklerinde fırtına aç kurtlar gibi şehrin surlarını aşarak minarelerin üzerinde ulumaya sokak aralarına dalarak evlerin kapılarını bacalarını dişlemeye başladı Ve kan kokusunun izinden giden azgın canavarlar gibi güçlü çeneleriyle yedisini birden kaparak kuyunun olduğu yere doğru sürükledi

Tamadres
75,00

Pan Yayıncılık

Aralık 2005160 sf.
Ciltsiz
Tamadres

Tebriz in Kış Güneşi romanı Mevlana Celaleddin in mürşidi Şems i Tebrizi nin öldürülmesinin ardındaki gerçekleri 13 yy Anadolu Selçuklu atmosferinde ele almakta Selçuklu sarayı taht ve iktidar savaşları ile sarsılır Anadolu Moğol işgali altında ezilirken Başkent Konya da Şems i Tebrizi ile uğraşmaktadır Sarayın ve Konya halkının sevip saydığı Mevlana ile aralarına giren Şems adındaki bu sivri dilli adam kimdir Bir tüccar bir Kalenderi dervişi bir veli mi Yoksa Hasan Sabbah ın kalesi Alamut tan gönderilmiş bir casus asıl görevi davetçilik olan bir Batıni mi Roman bu sorulara tasavvufun dilinden bir yanıt ararken cinayetin perde arkasındaki olası siyasi entrika ve hesaplara da göz atar Aralarında Mevlana nın oğlu Alaeddin Çelebi nin de olduğu suikast çetesi adım adım cinayete yaklaşırken Şems in kimliği üzerindeki karanlık aralanmamıştır Bir nakkaşın hiç görmeden resmettiği bir suret bir rebab ustasının rebabında yeniden can bulan ses Buharalı bir tüccarın aynasında gördüğü güzellik ve ölüm ya da kendi korkularını hançerleyen bir katilin hiç susmayan vicdanı ve tıpkı bir kış güneşi gibi karanlık bulutların arkasında parlamaktadır Şems Yedi kişi karanlık kanatlı kargalar gibi sokakların ıssızlığını bela kılıcı gibi biçerek geçti Yedisinin de birbirine karışan soluklarından ve yalnız kendi soğuk rüzgarlarında savrularak hışırdayan cübbelerinden başka sesleri yoktu Elleri bir akrep gibi kuşaklarının kıvrımlarına gizlenmiş hançerlerin sapında döktükleri kanın kızıl ayak izlerinde koşuyordu Eb ül Fazl mescidi yakınlarına geldiklerinde fırtına aç kurtlar gibi şehrin surlarını aşarak minarelerin üzerinde ulumaya sokak aralarına dalarak evlerin kapılarını bacalarını dişlemeye başladı Ve kan kokusunun izinden giden azgın canavarlar gibi güçlü çeneleriyle yedisini birden kaparak kuyunun olduğu yere doğru sürükledi

Pan Kitap
80,00

Pan Kitap

Aralık 20052. baskı160 sf.
13,5 x 19,5
Pan Kitap

Nefrin Tokyay ın yazdığı Tebriz in Kış Güneşi romanı Mevlana Celaleddin in mürşidi Şems i Tebrizi nin öldürülmesinin ardındaki gerçekleri 13 yy Anadolu Selçuklu atmosferinde ele almakta Selçuklu sarayı taht ve iktidar savaşları ile sarsılır Anadolu Moğol işgali altında ezilirken Başkent Konya da Şems i Tebrizi ile uğraşmaktadır Sarayın ve Konya halkının sevip saydığı Mevlana ile aralarına giren Şems adındaki bu sivri dilli adam kimdir Bir tüccar bir Kalenderi dervişi bir veli mi Yoksa Hasan Sabbah ın kalesi Alamut tan gönderilmiş bir casus asıl görevi davetçilik olan bir Batıni mi Roman bu sorulara tasavvufun dilinden bir yanıt ararken cinayetin perde arkasındaki olası siyasi entrika ve hesaplara da göz atar Aralarında Mevlana nın oğlu Alaeddin Çelebi nin de olduğu suikast çetesi adım adım cinayete yaklaşırken Şems in kimliği üzerindeki karanlık aralanmamıştır Bir nakkaşın hiç görmeden resmettiği bir suret bir rebab ustasının rebabında yeniden can bulan ses Buharalı bir tüccarın aynasında gördüğü güzellik ve ölüm ya da kendi korkularını hançerleyen bir katilin hiç susmayan vicdanı ve tıpkı bir kış güneşi gibi karanlık bulutların arkasında parlamaktadır Şems Tanıtım Yazısı ndan Yedi kişi karanlık kanatlı kargalar gibi sokakların ıssızlığını bela kılıcı gibi biçerek geçti Yedisinin de birbirine karışan soluklarından ve yalnız kendi soğuk rüzgarlarında savrularak hışırdayan cübbelerinden başka sesleri yoktu Elleri bir akrep gibi kuşaklarının kıvrımlarına gizlenmiş hançerlerin sapında döktükleri kanın kızıl ayak izlerinde koşuyordu Eb ül Fazl mescidi yakınlarına geldiklerinde fırtına aç kurtlar gibi şehrin surlarını aşarak minarelerin üzerinde ulumaya sokak aralarına dalarak evlerin kapılarını bacalarını dişlemeye başladı Ve kan kokusunun izinden giden azgın canavarlar gibi güçlü çeneleriyle yedisini birden kaparak kuyunun olduğu yere doğru sürükledi

Kitap Yurdu
81,25

PAN YAYINCILIK

01.02.2010160 sf.
Karton Kapak13.5 x 19.5 cmKitap KağıdıTÜRKÇE
Kitap Yurdu

Yedi kişi karanlık kanatlı kargalar gibi sokakların ıssızlığını bir bela kılıcı gibi biçerek geçti Yedisinin de birbirine karışan soluklarından ve yalnız kendi soğuk rüzgârlarında savrularak hışırdayan cübbelerinden başka sesleri yoktu Elleri bir akrep gibi kuşaklarının kıvrımlarına gizlenmiş hançerlerin sapında döktükleri kanın kızıl ayak izlerinde koşuyorlardı Eb ül Fazl mescidi yakınlarına geldiklerinde fırtına aç kurtlar gibi şehrin surlarını aşarak minarelerin üzerinde ulumaya sokak aralarına dalarak evlerin kapılarını bacalarını dişlemeye başladı Ve kan kokusunun izinden giden azgın canavarlar gibi güçlü çeneleriyle yedisini birden kaparak kuyunun olduğu yere doğru sürükledi

Nobel Kitap
90,00

Pan Yayıncılık

2010160 sf.
Nobel Kitap

Tebriz in Kış Güneşi romanı Mevlana Celaleddin in mürşidi Şems i Tebrizi nin öldürülmesinin ardındaki gerçekleri 13 yy Anadolu Selçuklu atmosferinde ele almakta Selçuklu sarayı taht ve iktidar savaşları ile sarsılır Anadolu Moğol işgali altında ezilirken Başkent Konya da Şems i Tebrizi ile uğraşmaktadır Sarayın ve Konya halkının sevip saydığı Mevlana ile aralarına giren Şems adındaki bu sivri dilli adam kimdir Bir tüccar bir Kalenderi dervişi bir veli mi Yoksa Hasan Sabbah ın kalesi Alamut tan gönderilmiş bir casus asıl görevi davetçilik olan bir Batıni mi Roman bu sorulara tasavvufun dilinden bir yanıt ararken cinayetin perde arkasındaki olası siyasi entrika ve hesaplara da göz atar Aralarında Mevlana nın oğlu Alaeddin Çelebi nin de olduğu suikast çetesi adım adım cinayete yaklaşırken Şems in kimliği üzerindeki karanlık aralanmamıştır Bir nakkaşın hiç görmeden resmettiği bir suret bir rebab ustasının rebabında yeniden can bulan ses Buharalı bir tüccarın aynasında gördüğü güzellik ve ölüm ya da kendi korkularını hançerleyen bir katilin hiç susmayan vicdanı ve tıpkı bir kış güneşi gibi karanlık bulutların arkasında parlamaktadır Şems Yedi kişi karanlık kanatlı kargalar gibi sokakların ıssızlığını bela kılıcı gibi biçerek geçti Yedisinin de birbirine karışan soluklarından ve yalnız kendi soğuk rüzgarlarında savrularak hışırdayan cübbelerinden başka sesleri yoktu Elleri bir akrep gibi kuşaklarının kıvrımlarına gizlenmiş hançerlerin sapında döktükleri kanın kızıl ayak izlerinde koşuyordu Eb ül Fazl mescidi yakınlarına geldiklerinde fırtına aç kurtlar gibi şehrin surlarını aşarak minarelerin üzerinde ulumaya sokak aralarına dalarak evlerin kapılarını bacalarını dişlemeye başladı Ve kan kokusunun izinden giden azgın canavarlar gibi güçlü çeneleriyle yedisini birden kaparak kuyunun olduğu yere doğru sürükledi

Yaykoop
187,50

Pan Yayıncılık

20052. baskı160 sf.
Karton Kapak13,5 x 19,5Kitap KağıdıTürkçe
Yaykoop

Tebriz in Kış Güneşi romanı Mevlana Celaleddin in mürşidi Şems i Tebrizi nin öldürülmesinin ardındaki gerçekleri 13 yy Anadolu Selçuklu atmosferinde ele almakta Selçuklu sarayı taht ve iktidar savaşları ile sarsılır Anadolu Moğol işgali altında ezilirken Başkent Konya da Şems i Tebrizi ile uğraşmaktadır Sarayın ve Konya halkının sevip saydığı Mevlana ile aralarına giren Şems adındaki bu sivri dilli adam kimdir Bir tüccar bir Kalenderi dervişi bir veli mi Yoksa Hasan Sabbah ın kalesi Alamut tan gönderilmiş bir casus asıl görevi davetçilik olan bir Batıni mi Roman bu sorulara tasavvufun dilinden bir yanıt ararken cinayetin perde arkasındaki olası siyasi entrika ve hesaplara da göz atar Aralarında Mevlana nın oğlu Alaeddin Çelebi nin de olduğu suikast çetesi adım adım cinayete yaklaşırken Şems in kimliği üzerindeki karanlık aralanmamıştır Bir nakkaşın hiç görmeden resmettiği bir suret bir rebab ustasının rebabında yeniden can bulan ses Buharalı bir tüccarın aynasında gördüğü güzellik ve ölüm ya da kendi korkularını hançerleyen bir katilin hiç susmayan vicdanı ve tıpkı bir kış güneşi gibi karanlık bulutların arkasında parlamaktadır Şems Tanıtım Yazısı ndan Yedi kişi karanlık kanatlı kargalar gibi sokakların ıssızlığını bela kılıcı gibi biçerek geçti Yedisinin de birbirine karışan soluklarından ve yalnız kendi soğuk rüzgarlarında savrularak hışırdayan cübbelerinden başka sesleri yoktu Elleri bir akrep gibi kuşaklarının kıvrımlarına gizlenmiş hançerlerin sapında döktükleri kanın kızıl ayak izlerinde koşuyordu Eb ül Fazl mescidi yakınlarına geldiklerinde fırtına aç kurtlar gibi şehrin surlarını aşarak minarelerin üzerinde ulumaya sokak aralarına dalarak evlerin kapılarını bacalarını dişlemeye başladı Ve kan kokusunun izinden giden azgın canavarlar gibi güçlü çeneleriyle yedisini birden kaparak kuyunun olduğu yere doğru sürükledi