Tebyinü l Kur an İşte Kur an 11 Nüzul Sırasına Göre 97 114 Sureler — Hakkı Yılmaz

Tebyinü l Kur an İşte Kur an 11 Nüzul Sırasına Göre 97 114 Sureler
Hakkı Yılmazİşaret Yayınları
Tebyinü l Kur an İşte Kur an 11 Nüzul Sırasına Göre 97 114 Sureler
Hakkı YılmazBu eser tefsîr değil tebyîndir Çünkü tefsîr sözcüğü terim olarak Kurânı Yüce Allahın muradına delâlet etmesi yönünden beşerî takat oranında açıklamak demektir Tefsîr sözcüğünün kökü açıklamak örtülü şeyi açmak anlamına gelen fesr sözcüğüdür Fesr sözcüğünün tefil babından mastarı olan tefsîr sözcüğü de bu anlama paralel olarak iyice araştırmak çok açıklamak anlamında kullanılmaktadır Bütün bunlar tefsîr sözcüğünün filolojik olarak şu anlamlara delalet ettiğini göstermektedir Anlaşılmamış kapalı müşkil müphem bir sözü konuyu ya da meseleyi anlaşılır hâle getirmek Bu bilgilere göre Kurân tefsiri diye yazılan eserler müellifleri böyle düşünmeseler de Kurânın kapalı müphem ve örtülü olduğunu peşinen kabul etmiş olmaktadırlar Hakkı Yılmazın büyük bir tititzlikle hazırladığı Tebyinül Kuran işte bu nedenlerden dolayı tefsir olarak değil daha doğru bir ifade olan tebyîn olarak tavsif edilmiştir Çünkü müellif eserinde Kurânın insanlar tarafından tefsir edilmeye ihtiyacı olmadığı gibi ezber bozan önemli bir düşünce serdetmektedir Buna ilaveten Kurânın bizzat kendisinin Yüceler Yücesi Rabbimiz tarafından yapılmış en güzel tefsir olduğunu beyan etmektedir Müellif bu düşüncesini ise şu âyetle desteklemektedir Onların sana getirdikleri hiçbir temsil yoktur ki sana hakkı ve en güzel açıklamayı getirmeyelim Furkan 33 Böylelikle Kurânın kendisinin en iyi tefir olduğunu ele aldığı meseleleri en güzel şekilde açıkladığını ve problemleri tamamen çözdüğünü ifade etmiştir Sûrelerin nüzûl sırasına göre tertip edilen ve Kurân ı Kerimin tebyîni olarak kaleme alınan bu özgün çalışmanın tamamı 11 cilttir Tebyinü l Kur an ın bu son cildinde 97 ila 114 sûrelere yer verilmiştir

İşaret Yayınları
Bu eser tefsîr değil tebyîndir Çünkü tefsîr sözcüğü terim olarak Kurânı Yüce Allahın muradına delâlet etmesi yönünden beşerî takat oranında açıklamak demektir Tefsîr sözcüğünün kökü açıklamak örtülü şeyi açmak anlamına gelen fesr sözcüğüdür Fesr sözcüğünün tefil babından mastarı olan tefsîr sözcüğü de bu anlama paralel olarak iyice araştırmak çok açıklamak anlamında kullanılmaktadır Bütün bunlar tefsîr sözcüğünün filolojik olarak şu anlamlara delalet ettiğini göstermektedir Anlaşılmamış kapalı müşkil müphem bir sözü konuyu ya da meseleyi anlaşılır hâle getirmek Bu bilgilere göre Kurân tefsiri diye yazılan eserler müellifleri böyle düşünmeseler de Kurânın kapalı müphem ve örtülü olduğunu peşinen kabul etmiş olmaktadırlar Hakkı Yılmazın büyük bir tititzlikle hazırladığı Tebyinül Kuran işte bu nedenlerden dolayı tefsir olarak değil daha doğru bir ifade olan tebyîn olarak tavsif edilmiştir Çünkü müellif eserinde Kurânın insanlar tarafından tefsir edilmeye ihtiyacı olmadığı gibi ezber bozan önemli bir düşünce serdetmektedir Buna ilaveten Kurânın bizzat kendisinin Yüceler Yücesi Rabbimiz tarafından yapılmış en güzel tefsir olduğunu beyan etmektedir Müellif bu düşüncesini ise şu âyetle desteklemektedir Onların sana getirdikleri hiçbir temsil yoktur ki sana hakkı ve en güzel açıklamayı getirmeyelim Furkan 33 Böylelikle Kurânın kendisinin en iyi tefir olduğunu ele aldığı meseleleri en güzel şekilde açıkladığını ve problemleri tamamen çözdüğünü ifade etmiştir Sûrelerin nüzûl sırasına göre tertip edilen ve Kurân ı Kerimin tebyîni olarak kaleme alınan bu özgün çalışmanın tamamı 11 cilttir Tebyinü l Kur an ın bu 10 cildinde 89 ila 96 sûrelere yer verilmiştir

İşaret Yayınları
Bu eser tefsîr değil tebyîndir Çünkü tefsîr sözcüğü terim olarak Kurânı Yüce Allahın muradına delâlet etmesi yönünden beşerî takat oranında açıklamak demektir Tefsîr sözcüğünün kökü açıklamak örtülü şeyi açmak anlamına gelen fesr sözcüğüdür Fesr sözcüğünün tefil babından mastarı olan tefsîr sözcüğü de bu anlama paralel olarak iyice araştırmak çok açıklamak anlamında kullanılmaktadır Bütün bunlar tefsîr sözcüğünün filolojik olarak şu anlamlara delalet ettiğini göstermektedir Anlaşılmamış kapalı müşkil müphem bir sözü konuyu ya da meseleyi anlaşılır hâle getirmek Bu bilgilere göre Kurân tefsiri diye yazılan eserler müellifleri böyle düşünmeseler de Kurânın kapalı müphem ve örtülü olduğunu peşinen kabul etmiş olmaktadırlar Hakkı Yılmazın büyük bir tititzlikle hazırladığı Tebyinül Kuran işte bu nedenlerden dolayı tefsir olarak değil daha doğru bir ifade olan tebyîn olarak tavsif edilmiştir Çünkü müellif eserinde Kurânın insanlar tarafından tefsir edilmeye ihtiyacı olmadığı gibi ezber bozan önemli bir düşünce serdetmektedir Buna ilaveten Kurânın bizzat kendisinin Yüceler Yücesi Rabbimiz tarafından yapılmış en güzel tefsir olduğunu beyan etmektedir Müellif bu düşüncesini ise şu âyetle desteklemektedir Onların sana getirdikleri hiçbir temsil yoktur ki sana hakkı ve en güzel açıklamayı getirmeyelim Furkan 33 Böylelikle Kurânın kendisinin en iyi tefir olduğunu ele aldığı meseleleri en güzel şekilde açıkladığını ve problemleri tamamen çözdüğünü ifade etmiştir Sûrelerin nüzûl sırasına göre tertip edilen ve Kurân ı Kerimin tebyîni olarak kaleme alınan bu özgün çalışmanın tamamı 15 cilt olarak tasarlanmıştır Yedi cildi yayınlanmış olan eserin diğer citleri de basıma hazırlanmaktadır Tebyinü l Kur an ın bu cildinde 87 ve 88 sûrelere yer verilmiştir

İşaret Yayınları
Bu eser tefsîr değil tebyîndir Çünkü tefsîr sözcüğü terim olarak Kurânı Yüce Allahın muradına delâlet etmesi yönünden beşerî takat oranında açıklamak demektir Tefsîr sözcüğünün kökü açıklamak örtülü şeyi açmak anlamına gelen fesr sözcüğüdür Fesr sözcüğünün tefil babından mastarı olan tefsîr sözcüğü de bu anlama paralel olarak iyice araştırmak çok açıklamak anlamında kullanılmaktadır Bütün bunlar tefsîr sözcüğünün filolojik olarak şu anlamlara delalet ettiğini göstermektedir Anlaşılmamış kapalı müşkil müphem bir sözü konuyu ya da meseleyi anlaşılır hâle getirmek Bu bilgilere göre Kurân tefsiri diye yazılan eserler müellifleri böyle düşünmeseler de Kurânın kapalı müphem ve örtülü olduğunu peşinen kabul etmiş olmaktadırlar Hakkı Yılmazın büyük bir tititzlikle hazırladığı Tebyinül Kuran işte bu nedenlerden dolayı tefsir olarak değil daha doğru bir ifade olan tebyîn olarak tavsif edilmiştir Çünkü müellif eserinde Kurânın insanlar tarafından tefsir edilmeye ihtiyacı olmadığı gibi ezber bozan önemli bir düşünce serdetmektedir Buna ilaveten Kurânın bizzat kendisinin Yüceler Yücesi Rabbimiz tarafından yapılmış en güzel tefsir olduğunu beyan etmektedir Müellif bu düşüncesini ise şu âyetle desteklemektedir Onların sana getirdikleri hiçbir temsil yoktur ki sana hakkı ve en güzel açıklamayı getirmeyelim Furkan 33 Böylelikle Kurânın kendisinin en iyi tefir olduğunu ele aldığı meseleleri en güzel şekilde açıkladığını ve problemleri tamamen çözdüğünü ifade etmiştir Sûrelerin nüzûl sırasına göre tertip edilen ve Kurân ı Kerimin tebyîni olarak kaleme alınan bu özgün çalışmanın tamamı 15 cilt olarak tasarlanmıştır Yedi cildi yayınlanmış olan eserin diğer citleri de basıma hazırlanmaktadır Tebyinü l Kur an ın bu cildinde 75 ila 86 sûrelere yer verilmiştir

İşaret Yayınları
Bu eser tefsîr değil tebyîndir Çünkü tefsîr sözcüğü terim olarak Kurânı Yüce Allahın muradına delâlet etmesi yönünden beşerî takat oranında açıklamak demektir Tefsîr sözcüğünün kökü açıklamak örtülü şeyi açmak anlamına gelen fesr sözcüğüdür Fesr sözcüğünün tefil babından mastarı olan tefsîr sözcüğü de bu anlama paralel olarak iyice araştırmak çok açıklamak anlamında kullanılmaktadır Bütün bunlar tefsîr sözcüğünün filolojik olarak şu anlamlara delalet ettiğini göstermektedir Anlaşılmamış kapalı müşkil müphem bir sözü konuyu ya da meseleyi anlaşılır hâle getirmek Bu bilgilere göre Kurân tefsiri diye yazılan eserler müellifleri böyle düşünmeseler de Kurânın kapalı müphem ve örtülü olduğunu peşinen kabul etmiş olmaktadırlar Hakkı Yılmazın büyük bir tititzlikle hazırladığı Tebyinül Kuran işte bu nedenlerden dolayı tefsir olarak değil daha doğru bir ifade olan tebyîn olarak tavsif edilmiştir Çünkü müellif eserinde Kurânın insanlar tarafından tefsir edilmeye ihtiyacı olmadığı gibi ezber bozan önemli bir düşünce serdetmektedir Buna ilaveten Kurânın bizzat kendisinin Yüceler Yücesi Rabbimiz tarafından yapılmış en güzel tefsir olduğunu beyan etmektedir Müellif bu düşüncesini ise şu âyetle desteklemektedir Onların sana getirdikleri hiçbir temsil yoktur ki sana hakkı ve en güzel açıklamayı getirmeyelim Furkan 33 Böylelikle Kurânın kendisinin en iyi tefir olduğunu ele aldığı meseleleri en güzel şekilde açıkladığını ve problemleri tamamen çözdüğünü ifade etmiştir Sûrelerin nüzûl sırasına göre tertip edilen ve Kurân ı Kerimin tebyîni olarak kaleme alınan bu özgün çalışmanın tamamı 15 cilt olarak tasarlanmıştır Yedi cildi yayınlanmış olan eserin diğer citleri de basıma hazırlanmaktadır Tebyinü l Kur an ın bu cildinde 52 ila 56 sûrelere yer verilmiştir

İşaret Yayınları
Bu eser tefsîr değil tebyîndir Çünkü tefsîr sözcüğü terim olarak Kurânı Yüce Allahın muradına delâlet etmesi yönünden beşerî takat oranında açıklamak demektir Tefsîr sözcüğünün kökü açıklamak örtülü şeyi açmak anlamına gelen fesr sözcüğüdür Fesr sözcüğünün tefil babından mastarı olan tefsîr sözcüğü de bu anlama paralel olarak iyice araştırmak çok açıklamak anlamında kullanılmaktadır Bütün bunlar tefsîr sözcüğünün filolojik olarak şu anlamlara delalet ettiğini göstermektedir Anlaşılmamış kapalı müşkil müphem bir sözü konuyu ya da meseleyi anlaşılır hâle getirmek Bu bilgilere göre Kurân tefsiri diye yazılan eserler müellifleri böyle düşünmeseler de Kurânın kapalı müphem ve örtülü olduğunu peşinen kabul etmiş olmaktadırlar Hakkı Yılmazın büyük bir tititzlikle hazırladığı Tebyinül Kuran işte bu nedenlerden dolayı tefsir olarak değil daha doğru bir ifade olan tebyîn olarak tavsif edilmiştir Çünkü müellif eserinde Kurânın insanlar tarafından tefsir edilmeye ihtiyacı olmadığı gibi ezber bozan önemli bir düşünce serdetmektedir Buna ilaveten Kurânın bizzat kendisinin Yüceler Yücesi Rabbimiz tarafından yapılmış en güzel tefsir olduğunu beyan etmektedir Müellif bu düşüncesini ise şu âyetle desteklemektedir Onların sana getirdikleri hiçbir temsil yoktur ki sana hakkı ve en güzel açıklamayı getirmeyelim Furkan 33 Böylelikle Kurânın kendisinin en iyi tefir olduğunu ele aldığı meseleleri en güzel şekilde açıkladığını ve problemleri tamamen çözdüğünü ifade etmiştir Sûrelerin nüzûl sırasına göre tertip edilen ve Kurân ı Kerimin tebyîni olarak kaleme alınan bu özgün çalışmanın tamamı 15 cilt olarak tasarlanmıştır Yedi cildi yayınlanmış olan eserin diğer citleri de basıma hazırlanmaktadır Tebyinü l Kur an ın bu cildinde 47 ila 51 sûrelere yer verilmiştir

İşaret Yayınları
Bu eser tefsîr değil tebyîndir Çünkü tefsîr sözcüğü terim olarak Kurânı Yüce Allahın muradına delâlet etmesi yönünden beşerî takat oranında açıklamak demektir Tefsîr sözcüğünün kökü açıklamak örtülü şeyi açmak anlamına gelen fesr sözcüğüdür Fesr sözcüğünün tefil babından mastarı olan tefsîr sözcüğü de bu anlama paralel olarak iyice araştırmak çok açıklamak anlamında kullanılmaktadır Bütün bunlar tefsîr sözcüğünün filolojik olarak şu anlamlara delalet ettiğini göstermektedir Anlaşılmamış kapalı müşkil müphem bir sözü konuyu ya da meseleyi anlaşılır hâle getirmek Bu bilgilere göre Kurân tefsiri diye yazılan eserler müellifleri böyle düşünmeseler de Kurânın kapalı müphem ve örtülü olduğunu peşinen kabul etmiş olmaktadırlar Hakkı Yılmazın büyük bir tititzlikle hazırladığı Tebyinül Kuran işte bu nedenlerden dolayı tefsir olarak değil daha doğru bir ifade olan tebyîn olarak tavsif edilmiştir Çünkü müellif eserinde Kurânın insanlar tarafından tefsir edilmeye ihtiyacı olmadığı gibi ezber bozan önemli bir düşünce serdetmektedir Buna ilaveten Kurânın bizzat kendisinin Yüceler Yücesi Rabbimiz tarafından yapılmış en güzel tefsir olduğunu beyan etmektedir Müellif bu düşüncesini ise şu âyetle desteklemektedir Onların sana getirdikleri hiçbir temsil yoktur ki sana hakkı ve en güzel açıklamayı getirmeyelim Furkan 33 Böylelikle Kurânın kendisinin en iyi tefir olduğunu ele aldığı meseleleri en güzel şekilde açıkladığını ve problemleri tamamen çözdüğünü ifade etmiştir Sûrelerin nüzûl sırasına göre tertip edilen ve Kurân ı Kerimin tebyîni olarak kaleme alınan bu özgün çalışmanın tamamı 15 cilt olarak tasarlanmıştır Yedi cildi yayınlanmış olan eserin diğer citleri de basıma hazırlanmaktadır Tebyinü l Kur an ın bu cildinde 39 ila 46 sûrelere yer verilmiştir

İşaret Yayınları
Bu eser tefsîr değil tebyîndir Çünkü tefsîr sözcüğü terim olarak Kurânı Yüce Allahın muradına delâlet etmesi yönünden beşerî takat oranında açıklamak demektir Tefsîr sözcüğünün kökü açıklamak örtülü şeyi açmak anlamına gelen fesr sözcüğüdür Fesr sözcüğünün tefil babından mastarı olan tefsîr sözcüğü de bu anlama paralel olarak iyice araştırmak çok açıklamak anlamında kullanılmaktadır Bütün bunlar tefsîr sözcüğünün filolojik olarak şu anlamlara delalet ettiğini göstermektedir Anlaşılmamış kapalı müşkil müphem bir sözü konuyu ya da meseleyi anlaşılır hâle getirmek Bu bilgilere göre Kurân tefsiri diye yazılan eserler müellifleri böyle düşünmeseler de Kurânın kapalı müphem ve örtülü olduğunu peşinen kabul etmiş olmaktadırlar Hakkı Yılmazın büyük bir tititzlikle hazırladığı Tebyinül Kuran işte bu nedenlerden dolayı tefsir olarak değil daha doğru bir ifade olan tebyîn olarak tavsif edilmiştir Çünkü müellif eserinde Kurânın insanlar tarafından tefsir edilmeye ihtiyacı olmadığı gibi ezber bozan önemli bir düşünce serdetmektedir Buna ilaveten Kurânın bizzat kendisinin Yüceler Yücesi Rabbimiz tarafından yapılmış en güzel tefsir olduğunu beyan etmektedir Müellif bu düşüncesini ise şu âyetle desteklemektedir Onların sana getirdikleri hiçbir temsil yoktur ki sana hakkı ve en güzel açıklamayı getirmeyelim Furkan 33 Böylelikle Kurânın kendisinin en iyi tefir olduğunu ele aldığı meseleleri en güzel şekilde açıkladığını ve problemleri tamamen çözdüğünü ifade etmiştir Sûrelerin nüzûl sırasına göre tertip edilen ve Kurân ı Kerimin tebyîni olarak kaleme alınan bu özgün çalışmanın tamamı 15 cilt olarak tasarlanmıştır Yedi cildi yayınlanmış olan eserin diğer citleri de basıma hazırlanmaktadır Tebyinü l Kur an ın bu cildinde 32 ila 39 sûrelere yer verilmiştir

İşaret Yayınları
Bu eser tefsîr değil tebyîndir Çünkü tefsîr sözcüğü terim olarak Kurânı Yüce Allahın muradına delâlet etmesi yönünden beşerî takat oranında açıklamak demektir Tefsîr sözcüğünün kökü açıklamak örtülü şeyi açmak anlamına gelen fesr sözcüğüdür Fesr sözcüğünün tefil babından mastarı olan tefsîr sözcüğü de bu anlama paralel olarak iyice araştırmak çok açıklamak anlamında kullanılmaktadır Bütün bunlar tefsîr sözcüğünün filolojik olarak şu anlamlara delalet ettiğini göstermektedir Anlaşılmamış kapalı müşkil müphem bir sözü konuyu ya da meseleyi anlaşılır hâle getirmek Bu bilgilere göre Kurân tefsiri diye yazılan eserler müellifleri böyle düşünmeseler de Kurânın kapalı müphem ve örtülü olduğunu peşinen kabul etmiş olmaktadırlar Hakkı Yılmazın büyük bir tititzlikle hazırladığı Tebyinül Kuran işte bu nedenlerden dolayı tefsir olarak değil daha doğru bir ifade olan tebyîn olarak tavsif edilmiştir Çünkü müellif eserinde Kurânın insanlar tarafından tefsir edilmeye ihtiyacı olmadığı gibi ezber bozan önemli bir düşünce serdetmektedir Buna ilaveten Kurânın bizzat kendisinin Yüceler Yücesi Rabbimiz tarafından yapılmış en güzel tefsir olduğunu beyan etmektedir Müellif bu düşüncesini ise şu âyetle desteklemektedir Onların sana getirdikleri hiçbir temsil yoktur ki sana hakkı ve en güzel açıklamayı getirmeyelim Furkan 33 Böylelikle Kurânın kendisinin en iyi tefir olduğunu ele aldığı meseleleri en güzel şekilde açıkladığını ve problemleri tamamen çözdüğünü ifade etmiştir Sûrelerin nüzûl sırasına göre tertip edilen ve Kurân ı Kerimin tebyîni olarak kaleme alınan bu özgün çalışmanın tamamı 15 cilt olarak tasarlanmıştır Yedi cildi yayınlanmış olan eserin diğer citleri de basıma hazırlanmaktadır Tebyinü l Kur an ın bu cildinde 57 ila 66 sûrelere yer verilmiştir

İşaret Yayınları
Bu eser tefsîr değil tebyîndir Çünkü tefsîr sözcüğü terim olarak Kurânı Yüce Allahın muradına delâlet etmesi yönünden beşerî takat oranında açıklamak demektir Tefsîr sözcüğünün kökü açıklamak örtülü şeyi açmak anlamına gelen fesr sözcüğüdür Fesr sözcüğünün tefil babından mastarı olan tefsîr sözcüğü de bu anlama paralel olarak iyice araştırmak çok açıklamak anlamında kullanılmaktadır Bütün bunlar tefsîr sözcüğünün filolojik olarak şu anlamlara delalet ettiğini göstermektedir Anlaşılmamış kapalı müşkil müphem bir sözü konuyu ya da meseleyi anlaşılır hâle getirmek Bu bilgilere göre Kurân tefsiri diye yazılan eserler müellifleri böyle düşünmeseler de Kurânın kapalı müphem ve örtülü olduğunu peşinen kabul etmiş olmaktadırlar Hakkı Yılmazın büyük bir tititzlikle hazırladığı Tebyinül Kuran işte bu nedenlerden dolayı tefsir olarak değil daha doğru bir ifade olan tebyîn olarak tavsif edilmiştir Çünkü müellif eserinde Kurânın insanlar tarafından tefsir edilmeye ihtiyacı olmadığı gibi ezber bozan önemli bir düşünce serdetmektedir Buna ilaveten Kurânın bizzat kendisinin Yüceler Yücesi Rabbimiz tarafından yapılmış en güzel tefsir olduğunu beyan etmektedir Müellif bu düşüncesini ise şu âyetle desteklemektedir Onların sana getirdikleri hiçbir temsil yoktur ki sana hakkı ve en güzel açıklamayı getirmeyelim Furkan 33 Böylelikle Kurânın kendisinin en iyi tefir olduğunu ele aldığı meseleleri en güzel şekilde açıkladığını ve problemleri tamamen çözdüğünü ifade etmiştir Sûrelerin nüzûl sırasına göre tertip edilen ve Kurân ı Kerimin tebyîni olarak kaleme alınan bu özgün çalışmanın tamamı 15 cilt olarak tasarlanmıştır Yedi cildi yayınlanmış olan eserin diğer citleri de basıma hazırlanmaktadır Tebyinü l Kur an ın bu cildinde 67 ila 74 sûrelere yer verilmiştir

İşaret Yayınları
Bu eser tefsîr değil tebyîndir Çünkü tefsîr sözcüğü terim olarak Kurânı Yüce Allahın muradına delâlet etmesi yönünden beşerî takat oranında açıklamak demektir Tefsîr sözcüğünün kökü açıklamak örtülü şeyi açmak anlamına gelen fesr sözcüğüdür Fesr sözcüğünün tefil babından mastarı olan tefsîr sözcüğü de bu anlama paralel olarak iyice araştırmak çok açıklamak anlamında kullanılmaktadır Bütün bunlar tefsîr sözcüğünün filolojik olarak şu anlamlara delalet ettiğini göstermektedir Anlaşılmamış kapalı müşkil müphem bir sözü konuyu ya da meseleyi anlaşılır hâle getirmek Bu bilgilere göre Kurân tefsiri diye yazılan eserler müellifleri böyle düşünmeseler de Kurânın kapalı müphem ve örtülü olduğunu peşinen kabul etmiş olmaktadırlar Hakkı Yılmazın büyük bir tititzlikle hazırladığı Tebyinül Kuran işte bu nedenlerden dolayı tefsir olarak değil daha doğru bir ifade olan tebyîn olarak tavsif edilmiştir Çünkü müellif eserinde Kurânın insanlar tarafından tefsir edilmeye ihtiyacı olmadığı gibi ezber bozan önemli bir düşünce serdetmektedir Buna ilaveten Kurânın bizzat kendisinin Yüceler Yücesi Rabbimiz tarafından yapılmış en güzel tefsir olduğunu beyan etmektedir Müellif bu düşüncesini ise şu âyetle desteklemektedir Onların sana getirdikleri hiçbir temsil yoktur ki sana hakkı ve en güzel açıklamayı getirmeyelim Furkan 33 Böylelikle Kurânın kendisinin en iyi tefir olduğunu ele aldığı meseleleri en güzel şekilde açıkladığını ve problemleri tamamen çözdüğünü ifade etmiştir Sûrelerin nüzûl sırasına göre tertip edilen ve Kurân ı Kerimin tebyîni olarak kaleme alınan bu özgün çalışmanın tamamı 15 cilt olarak tasarlanmıştır Yedi cildi yayınlanmış olan eserin diğer citleri de basıma hazırlanmaktadır Tebyinü l Kur an ın bu cildinde 1 ila 31 sûrelere yer verilmiştir